En derin dostluklar da sınanır

Dış politik sorunların, iç politikada bitmek tükenmek bilmeyen polemiğe dönüşmesi hastalığı, Türkiye’nin yüz yıllardır yaşadığı bir açmaz. Yani dış politik bir sorun gerçek bağlamından kopartılıp, iç politik bir malzeme haline getiriliyor ve oluşan kamuoyu hiçbir soruna çözüm olamıyor. Kamuoyunun özellikle muhalif kamuoyunun siyasette etkin bir güç olamamasının temel nedeni de bu.

Azerbaycan’la yaşanan gerilimde de kamuoyunun tepkisi beklenildiği gibi oldu. Sorunu bir iç politik meseleymişçesine irdeleyip, gündem oluşturmaya çalışanların oluşturduğu kaos, gerçek sorunu tartışmamızı engelledi, engelliyor.

Azerbaycan’ın da bu krizi başarılı bir şekilde yürüttüğü söylenemez. Son olarak 31 Türk vatandaşına ülkeye giriş yasağı uygulanacağının açıklamasıyla, gerilim muhtemelen daha da artacak. Azerbaycan, Türkiye kamuoyunda tartışılmasın istiyor ama başörtüsü yasağı yokmuş gibi davranılması mümkün değil. Yasağın kalkması en ideali ancak bu mümkün olmuyorsa, ötekileştirici, ayrıştırıcı bir üslup yerine, yapıcı bir dil geliştirmek herkesin ortak sorumluluğu.

Ancak konu hamaset ve spekülasyona çok müsait olduğu için, sorunun gerçek boyutlarıyla değil sosyal medyada ilgi peşinde koşanların oluşturduğu hezeyan dalgaları ile savaşacağız.

Spekülasyonlarla oluşturulan keyifli komplo teorileri yerine empati yapmak belki daha fazla işe yarayabilir. Gerçekte neler olduğuna dair kesin bilgilere sahip olmadan, kesin hüküm vermekten imtina etmek gerekiyor.

İki ülke arasında, iki millet tek devlet şeklinde, bir olgudan ziyade, zamanında nezaketle söylenmiş ancak amacını aşan bir algıya evrilmiş abartılı dostluk söylemleri, Azerbaycan tarafında “büyük ağabey’” şeklinde bir hissiyatın oluşmasını neden olmuş olabilir. Azerbaycan Türkleri, muhtemelen iki millet tek devlet derken Türkiye’nin ‘’büyük ağabey’’ olduğu bir yapıyı kastetmiyor. Azerbaycan tarafından bu algıya karşı yapılan imalar da Türkiye’de tam olarak anlaşılmayınca “bir egemenlik çizgisi çizilmesi” ihtiyacı doğmuş olabilir.

İlik bakışta bize abartılı hata düşmanca gelen “Biz Türkiye’nin bir vilayeti değiliz, bağımsız bir devletiz ve iç işlerimize ideolojik müdahale kabul etmeyiz” düşüncesi, bir ulus devletin gayet makul bir tepkisidir. Bu söyleme kızmak yerine, Azerbaycan Türklerinin bu düşünceye nasıl vardıklarına dair özeleştiri yapmamız gerekiyor. Yeri gelmişken, iyi ilişkiler içinde bulunduğumuz diğer ülkeler hakkında, örneğin Suriye ve Pakistan, kullandığımız üslubun da bu ülkelerin kamuoyunda nasıl görüldüğünü sorgulamamızda fayda var.

Bölge yüzyıllardır büyük gerilimlerin, çatışmaların, ittifakların ve ayrılıkların yaşandığı bir bölge. İki millet bir devlet olsanız da menfaat çatışmalarının yaşandığı anlar olabilir. Türkiye’nin bütün komşuları ile geliştirdiği statükonun örneğin bir on yıl sonra aynı kalabileceğini kim iddia edebilir. Bölgede eksik olmayan dalgalanmalar iyi yönetebilen ülkeler, sorunlardan en az hasarla çıkabiliyor. Bölgedeki en kıymeti değer istikrar. Türkiye ve Azerbaycan istikrar konusunda en başarılı iki ülke.

Bu istikrarı bir cazibeye dönüştürmek için sayısız imkan ve yöntem varken, iki devlet arasındaki sorunların eşit göz hizasında çözülmesi net bir şekilde mümkünken, yaşanan bu gerilim gerçekten gereksiz. En derin dostluklar bile günün birinde sınanır. Aşılabilir hem de gayet rahat aşılabilir bir sınamayla karşı karşıyayız. Bu sınamadan hasar alarak ayrılırsak gerçekten çok yazık olur.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.