Back To Top
İyiliği emredip kötülükten sakındırarak dijitalleşme

İyiliği emredip kötülükten sakındırarak dijitalleşme

 - Son Güncelleme: 16.06.2019 Pazar 11:52
- A +

Yalova’da “Görsel İdrakin Egemenliği ve Ahlakı“ konulu bir panelde konuşan eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez şöyle demiş:

“Dini bilgi bizi birleştirmeye geldi. Şimdi dini bilgi bizi parçalıyor, bölüyor. Küçük küçük meseleler üzerinden ihtilaf ediyoruz.”

Elbette ki Sayın Görmez’in konferansta yaptığı konuşmanın tamamını dinlemeden konu hakkında konuşmak doğru değil. Ancak kabul edelim ki, Sayın Görmez’in medyaya yansıyan bu dikkat çekici sözleri eski bir diyanet işleri başkanı için cesur sayılabilecek bir (öz) eleştiri niteliğindedir.

Tabi bu ifadelere siyasi anlam yüklemek isteyenlerin faydacı okumasının da bu sözlere önem atfedilmesinde önemli bir rol oynadığını düşünmek mümkün. 

Fakat ben asıl Sayın Görmez’in, ilahiyat camiasının dijital dönüşüm karşısında konumlanması hakkında ipuçları verdiği şu sözlerini tartışmak istiyorum:

“… daha yakın zamanlardan itibaren yeni bir durumla karşı karşıyayız, dijital esaret. Dijital esaretle birlikte dünya bir ekran medeniyetine dönüştü. Bütün insanlık da o ekran medeniyetinin önünde sadece pasif seyreden, seyirci talebelere dönüştü. Bir ekran medeniyeti ve o ekranların önünde herkesin ekran önünde mahkum olduğu dini bir dünya ile karşı karşıyayız.”

 Dijital dönüşümün olası zararlarına karşı bir ilahiyatçının dikkat çekmesinde şaşılacak bir şey yok. İçinde bulunduğumuz dijital dönüşüm çağında dijital ürün ve hizmetler aracılığı ile bilinçsizce zaman kaybettiğimiz ve fikir erozyonu yaşadığımız inkar edilemez bir gerçek. Söz konusu etkinliği düzenleyenlerin tabiri ile “Görsel İdrakin Egemenliği ve Ahlakı“ dijital tüketiciler olarak hepimizin ciddiyetle meşgul olması gereken bir konu.

***

 Ancak bu etkinlikte (medyadan takip edebildiğimiz kadarı ile) ister istemez Tanzimat’dan bu yana belki de 3. Selim döneminden günümüze kadar bu ülkenin dindar kesiminin batıdan gelen dönüşüm tazyiklerine karşı reaksiyoner tavır almalarına yönelik geleneksel duruşu da gözlemlemek mümkün.  O meşhur ve naif “batının iyi yönlerini alalım kötü yönlerini almayalım“ tavrı. Uygulanması kaçınılmaz olan siyasi, sosyal, teknolojik ve düşünsel yeniliklere Emr-i bil-maruf nehy-i ani’l-münker hırkası giydirme çabası. Oysa dijital dönüşüm, işime yarar kısımları alayım üstü kalsın şeklinde bir etkileşimle halledilecek bir mesele değil.

 Sayın Görmez’in sakıncalarına dikkat çektiği ekran medeniyeti, dijital dönüşümün sadece bir kalemi. Dijital dönüşümün edilgen aktörleri ekran (display) karşısında kendileri için öngörülen görsel, işitsel ya da ticari ürünleri tüketirken, etken aktörleri yaşamın her alanında hayatı kolaylaştıran, geliştiren yenilikleri kovalayarak, dünyada yaşanan ağır rekabette mevzi kazanmaya çalışıyor. Elbette bu sürecin platform kapitalizmi ve total kontrol devletine ya dönüştüğü ya da ciddi dönüşme potansiyeli taşıdığı gayri ahlaki ve gayri insani yönleri de var. Ama sonuçta tüm risk ve yan etkileriyle birlikte önü alınamaz (zaten alınmaması da gereken) devasa bir dönüşüm yaşanıyor. 

 Bu kaçınılmaz dönüşümün zararlarından korunmakla yetinmek yerine dönüşümün iç  dinamiklerini kavrayarak ve belki de bugüne ve geleceğe yön vererek etkin bir rol oynamak neden mümkün olmasın? Böylesi özgüvenli ve gerçekçi bir duruş, hiç beklenmedik bir yerden, ilahiyatçılardan neden gelmesin?  Sahibi olduğumuz medeniyet birikimini arkamıza alarak dünyadaki bu dönüşümü niçin merakla ve ön yargısız olarak algılamayalım? 

***

 Olası zararlarına dikkat çekmenin yanında neden örneğin, yapay zeka kullanılarak tefsir çalışmalarına yeni bir açılım getirmek üzerinde kafa yorulmasın? Bizi “parçalayan dini bilgiler“ niçin algoritmalar refakatinde kaynağı, bağlamı ve sonuçları açısından nesnel bir veri olarak ortaya konulup, bu bilgileri kendi menfaatlerine yönelik suistimal etmek isteyen alim ya da önder müsveddelerinin önü alınmasın?

Erik Brynjolfsson ile Andrew McAffe’nin İkinci Makina Çağı kitabı neden ilahiyat çevrelerinde de konuşulmasın? Dijital dönüşümün dünya ve Türkiye’deki macerasını yazdığı “Daha yeni başlıyor“  isimli kitabıyla çığır açan dijital bilge Faruk Eczacıbaşı neden muhafazakar camiada da okunan bir yazar olmasın?

Zihinsel alışkanlıklarımızı, saplantılarımızı ve  ön kabullerimizi yıkacak yenilikçe adımlara o kadar ihtiyacımız var ki. Neden böyle bir yenilenme ve aydınlanmayı ilahiyatçılar başlatmasın?

Bu elbette mümkün.  Korunmak, sakınmak ve  yasaklamak  yerine anlamak, irdelemek  ve katkı sağlamak gerekiyor. Yani zorlaştırmamak kolaylaştırmak, müjdelemek nefret ettirmemek.  

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Takipci 16 Haziran 2019 10:58
Din adamlari profesyonel dindarlardır, ekmeklerini dinden kazanirlar. Muhtemelen Dijital gelismelerden endişeliler, cunki insanlar bir tikla ayetlere, hadislere ulasabiliyorlar, yani meydan bos değil... Eskilerde Sinema, TV günah sayilirdi, din adamlari TVden para kazanmaya baslayinca günah olmaktan cikti.
KARAR OKURU 16 Haziran 2019 06:49
Once demokrasi, insan haklari, hukuk devleti, kuvvetler ayriligi, bagimsiz yargi, tarafsiz YSK.
Karar Okuru 16 Haziran 2019 00:41
İlahiyatçılardan zihin açıcı, ezber bozan, geleceğe yönelik yol ve yöntem gösteren teklifler beklemek müslümanların yaşadığı coğrafya da pek gerçekçi görünmüyor. Çünkü ilahiyatçıların ve dini tahsil etmiş insanların toplumun seviyesi ve güncel siyasetle başının belaya gireceği bir girişim içinde olabilmesi tecrübeyle sabittir ki mümkün değil. Bunu deneyenler ya aforoz edilir, ya şeytanlaştırılır, ya da yanlızlığa terk edilir, (ülkeden kovulur) şayet başlarına başka bir şey gelmezse. Fikir özgürlüğü % 100 gerçekleşirse başka.
KARAR OKURU 16 Haziran 2019 00:29
Mehmet görmez özel bir alimdir ve bu ülke için çok gereklidir.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN