Back To Top
Merkel’in tiranı

Merkel’in tiranı

 - Son Güncelleme: 01.09.2019 Pazar 11:58
- A +

Bir kitap bir anda nasıl popüler olur? El cevap: Tanıtımı popüler bir kişi tarafından yapılırsa. Almanya Başbakanı Angela Merkel yaz tatilinde muhtemelen istemeden, bir kitabın popülerleşmesine büyük katkı sağladı.

Bild gazetesinin fotoğrafçıları, Angela Merkel’in Güney Tirol’de sürekli tatilini geçirdiği bir otelin balkonunda kendisini Stephen Greenblatt’ın Der Tyran- Shakepeares Machtkunde für 21. Jahrhundert  adlı eserini (Tiran- Shakespeare’den  21 Yüzyıl İçin İktidar Bilgisi, İngilizce orijinali:  Tyarnt. Shakespeare on Politcs) okurken görüntüledi. Kitap William Shakespeare’in eserlerindeki siyasi şahsiyetlerin gücü ve iktidarı elde etme yöntemlerini analiz ediyor. 

Bir çok kitapsever dünyanın en güçlü kadını olarak bilinen Merkel’in siyasi stratejilerinin izlerini bulmak ümidiyle kitabın peşine düştü. Haberin ilk yayınlandığı Ağustos başında bir anda tükenen kitap, yeni baskıları ile şu aralar yeniden bulunmaya başladı. Artık piyasada erişilebilir olan kitap kuvvetle muhtemeldir ki bir iki hafta içinde bestseller listelerindeki yerinin alacak. Kitabın yazarı Stephen Greenblatt, bu kitabı yazma fikrinin Trump’un iktidara gelmesiyle ortaya çıktığını söylüyor. Eleştirmenler Özellikle 3. Richard’ın iktidara geliş ve kalış sürecindeki acımasız, ilkesiz ve zorba tavırlarını bir Trump göndermesi olarak değerlendiriyor ancak 210 sayfalık kitabın hiç bir yerinde ne Trump’un ve ne de 21. yüzyılda yaşamış bir liderin ismi geçiyor. 

19-08/31/ekran-resmi-2019-08-31-231149.png

Merkel’in hangi motivasyonlarla bu kitabı okuduğu bilinmez. Ancak kitapta Shakespeare’in 3. Richard, Kral Lear, Macbeth gibi karakterleri üzerinden güç ve iktidarın hangi saplantı, zaafiyet, korku, narsizm ve aşağılık kompleksi gibi psikolojik nedenlerle şekillendiğide dair analizler, zorbalara destek verenlerin ne tür saiklerle bu yöne meylettiğine dair açıklayacı tesbitler bulunuyor. 

***

Shakespeare’in tiran tiplemesini en bariz şekilde temsil eden karakteri şüphesiz 3. Richard. Bu arada 3. Richard’ın Shakespeare’in karakterize ettiği gibi zorba bir karakter olmadığı, güç savaşlarının müsebbibi değil mağduru olduğu, İngiliz tarihçilerin üzerinde ittifak ettiği bir konu. Shakespeare’in betimlediği gibi hafif kambur bir eli sakat, çirkin bir vücud yapısına sahip olmadığı da 2012 yılında ona ait olduğuna kesin gözüyle bakılan cesedinin bulunmasıyla ortaya çıktı. Bu ayrıntıyı da ifade ettikten sonra Greenblatt’ın, Shakespeare’in yarattığı 3. Richard karakterinin, bariz zorbalıklara rağmen nasıl çevresinin desteğini kazanabildiğine dair analizlerine göz atalım. 

Destekçilerinin farklı motivasyonları var. Bazıları 3. Richard’a gerçekten inananlar. Bunlar yanıldıklarını geç farkediyorlar ancak 3. Richard’ın kurbanı olmaktan kurtulamıyorlar. Bir diğer grup şiddet tehdidi ile sindirilenler. (İtaat etmeyenleri ceset haline getiririm! -Richard). Richard’ın ne denli zorba olduğunu anlayamayan başka bir destekçi güruhu da yapılanları görmezden gelip normal kabul ediyor. Bir diğer grup ise Richard’ın yaptıkları yanlışı gördüğü halde bunun günün birinde düzeleceğini düşünüp sesini çıkarmayanlar. 

Bir diğer destekçi tipi ise 3. Richard’ın yükselişinden fayda umanlar. Bunar her türlü hatayı görüyor ancak elde etecekleri menfaat için seslerini çıkarmıyor. Bunlara ilaveten 3. Richard’ın emirlerini bir gazaba uğramamak için istemeden olsa da uygulayanlar, bu emirleri uygulamakla rant elde edeceğini umanlar ve emirleri uygulayarak karşıtlarını eziyet etmekten keyif alanlardan oluşan hizmetliler tayfası var. Shakespeare zorba diktatörlerin çevresinde bu tür yardımcıların her zaman bulunduğunu söylüyor. 

***

Shakespeare’in iktidar analizlerindeki en dikkat çekici tespitlerden birisi de  güç merkezinde bulunan iktidar sahiplerinin  önemli tarihsel dönemeçlerde (Günümüzde bunu Sovyetler Birliği’nin sonu, büyük ekonomik krizler, umulmadık seçim mağlubiyetleri olarak örnekleyebiliriz) nelerin olabileceğini bilmemesi. Ellerinde her türlü bilgi, istihbarat, tahminler ve araştırmalar olmasına rağmen sürecin akibeti hakkında hiç bir tatmin edici bilgiye sahip değiller. Gücün merkezinde olmayanların, “merkezde olsak neler olup bittiğini anlar, ülkenin kurtulması için tedbirler alırdık“ şeklindeki düşüncesi Shakespeare’e göre hiç bir gerçekliği olmayan bir hayal. 

Greenblatt’a göre tıpki bireyde olduğu gibi, toplumun da kendi içinden çıkan sosyopatlara karşı bir savunma mekanizması var. Şayet böyle bir mekanizmaya sahip olmasaydık insanlığın varlığını sürdürebilmesi mümkün olmazdı. Toplumlar kendi içlerinden çıkan bir şahıs aracılığı ile oluşan tehlikelere karşı aslında uyanık ve bu kişiyi izole etmeye ya da dışlamaya her zaman muktedir oluyorlar. Bundan dolayı da tiranlık bir sosyal organizasyon normu değil. 

Greenblatt’ın Türkçe’ye çevrilen bir çok kitabı var. Ancak bu kitap henüz çevrilmedi. Umut ederim kısa zamanda dilimize kazandırılır. Özellike Shakespeare’i bilen okuyucular için muhtemelen farklı perspektifler sunan güzel bir analiz. Kitap, benim gibi Shakespeare’ın eserleri ile teması, henüz yeterli düzeyde olmayanlar için de, yazarı anlamak adına çok güzel bir başlangıç olabilir. 

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 01 Eylül 2019 16:07
Cumhurbaskani da bu kitabi okumus galiba.
KARAR OKURU 01 Eylül 2019 14:19
Kitapta, zam furyası başlayınca savaş tamtamlarının çalması ile ilgili bir şey var mı?
KARAR OKURU 01 Eylül 2019 10:40
Kaleminize sağlık,sanki çok tanıdık bir dönemden bahsediyor.Demek ki neymiş her dönem bir diktator heveslisi ,bir bana neci, bir de yalaka guruhu varmış.
KARAR OKURU 01 Eylül 2019 10:23
İktidarın merkezde toplanması çok riskli. Olabildiğince dağıtılmalı. Kuvvetler ayrılığı ve federasyon en iyisi.
Takipci 01 Eylül 2019 09:25
Tesekkurler sn yazar, okumadan okumus gibi olduk. Biz zaten fiilen o kitabin icinde yasiyoruz.
KARAR OKURU 01 Eylül 2019 03:43
Demokrasiler tehdit altında.
KARAR OKURU 01 Eylül 2019 03:31
Artik bu cagda bir diktatorun gucunu pekistirmek icin neler yapmasi gerektigini bilmeyenler varsa bu kitaptan birseyler ogrenebilirler. Bence Hitler'in veya Stalin'in hayat hikayesini okusalar da bu konuda bilgi sahibi olabilirler. Hatta bugun plebisit diktatorlerin veya Trump gibi diktatorluge hevesli insanlarin yaptiklarini, soylediklerini izleseler de yararli olur.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN