Back To Top
Reforma bağışıklık kazanmış toplum

Reforma bağışıklık kazanmış toplum

 - Son Güncelleme: 02.06.2019 Pazar 11:21
- A +

Yargı Reformu Paketi ve  milli eğitimde köklü bir dönüşüm vadeden Orta Öğretim Tasarımı  ile birlikte kısa sürede iki dönüşüm projesinin beyan edilişine şahit olduk. Tepeden inme reformların tabana yayılmadan unutulup gittiği sayısız örneği yaşayan toplum, her iki reformdan da fazla heyecan duymadı. Reformların iyi niyetle düşünülüp sonra unutulması nerdeyse milli bir gelenek. Köklü dönüşüm projelerinin sadece devletin görevi olduğunu düşünürüz ve başarısız olması durumunda iktidarı suçlayarak konuyu siyasi düzlemde anlamlandırmaya çalışırız. Yargı Reformu Paketi’ni bekleyen tehlike de bu.

Özellikle ifade özgürlüğü ve yargının bağımsızlığı başlığı aldında sürdürülen tartışmalarla algılanan adalet sistemi,  tüm yapısal sorunlarda  yaşandığı gibi, siyasi bir konu olmanın ötesine geçemiyor. Kamuoyu bu konularla siyasi bir konu olduğu müddetçe ilgileniyor, siyaset de kamuoyundan bu yönde bir baskı gelmediği müddetçe adım atmıyor. Elbette yargı devletin yetki alanına girdiği için yenilikleri devletten beklemek de normal. Ancak hukuk devletinin oluşmasında en az siyasi iktidarlar kadar, diğer aktörlerin de önemli bir rolü var. Barolar, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, uzmanlar, kanaat önderleri ve medya gibi. 

Bir hukuk devleti olarak arzulanan düzeyde olamayışımız, adalet sisteminin gayri resmi aktörlerinin de sorumluluğu altındadır. Örneğin Yargı Reformu Paketi ile yapılacak en önemli düzenlemelerden biri hukuk fakültelerinin beş  yıla çıkarılması. Avukatlık mesleğine girenler için Hukuk Mesleklerine Giriş Sınava şartı getirilecek, hakim ve savcı olmak isteyenler de özel imtihanlara girmek zorunda olacak.  Adalet sistemin en önemli uygulayıcıları daha yoğun bir eğitim ve elemeye tabi tutulacak. Ancak Türkiye’de hukuk üzerine tartışmalarda  yasalar ve uygulamalar eleştiriye uğrarken, hukuk personelinin yetersizliği gibi çok önemli bir konu hiç bir zaman ciddi bir tartışma konusu olmadı. Yapısal sorunları değil, bu sorunların doğurduğu sonuçları tartıştık. 

***

Hukuk gibi birikim ve uzmanlık gerektiren bir konu kamuoyunda tartışılırken siyaset gölgesinden sıyrılamadı. Burada sadece siyasi iktidarın hukuk üzerindeki etkisinden değil, kamuoyunun sorunu tartışma şeklini de kastediyorum. Kullanılan bu tartışma üslubunun hukuğun siyasallaşmasına sağladığı katkıyı gözardı etmemek gerekiyor. Yargı Reformu Paketi’nin de aynı kadere kurban gitmemeli.  

Oysa paket teknik anlamda gayet rahat anlaşılır ve izlenebilir bir metin. Ayrıntıları sıkça yazıldığı için tekrar etmek istemiyorum ancak pakette 9 amaç, 63 hedef ve 256 faaliyet zamanları tam olarak verilmese de açık bir şekilde ifade ediliyor. Kamuoyunun ve özellikle medyanın bu amaç ve hedefleri takip etmesi, sonuçlarını izlemesi, uygulamalar değerlendirmesi, projenin etkin hale gelmesine en büyük katkıyı sağlayacaktır. 

Bu reformu diğer reformlardan ayıran önemli bir özellik var. Türkiye, Yargı Reformu‘nda dile getirilen yenilikleri hayata geçirecek, insan gücü ile  teknik ve zihinsel potansiyele fazlasıyla sahip. Bu yeniliklerin  acilen hayata geçirilmesi gerekiyor. Siyasi irade böyle bir adım atmışken toplum olarak  bu reformları hayata geçirecek inisiyatifi gösteremiyorsak siyasi değil milli bir sorunumuz var demektir. Reform bu saatten sonra kamuoyunun sorumluluğu altındadır ve her ilgili kişi bu sorumluluğu ifa etmenin ahlaki yükümlülüğünü taşımaktadır.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 03 Haziran 2019 22:07
Ehli kal değil ehli hal lazım. Bağlayıcı olan uygulamalardır. Yargı bağımsızlığı uygulamalarla anlaşılır ve Yaşar. Eleştiri, tahammül, hoşgörü, ifade hürriyeti. Bunlarla ete kemiğe bürünür reformlar.
KARAR OKURU 03 Haziran 2019 22:01
Yargıda, sağlıkta, eğitimde reform neden deforme oluyor? Kaçıncı reform oluyor şu an. Demek ki her seferinde dağ fare doğuruyor. Çünkü ideolojilerden arınmadan yapılandırma var. Cemaat, tarikat perspektifi refleksi kokuyor daha önce militarizm Kemalizm kokuyordu. Evrensel hukuk normları olmadıkça çıkmaz sokakta nefes tüketilecektir. Nötr hali yoksa döngü devam eder. Hizip üstü hukuk anlayışı kuşatıcı inandırıcı ve şümullü olur. “Kaçıncı mekik dokuma” olmaktan artık uzaklaşmalıyız. Tekelleşme değil evrensellerime olsun.
KARAR OKURU 02 Haziran 2019 16:39
Hergun "caldilar, oylari caldilar" diye iftira atiliyor. "Imamoglu yunanli" diye Irkcilik da yapiliyor. Etkili de olur; bu ulkede Irkcilik toplumun her kesiminde cok yaygindir. Kemalist vesayet doneminde bile seviye bu kadar dusmemisti.
KARAR OKURU 02 Haziran 2019 13:39
AKP nin, "Ben yaptım oldu"zihniyeti ile ;Hiç bir şey doğru düzgün olmaz.Ancak ,arap saçı olur. Örnek;26 yaşını geçen,çalışmayan erkek her ay sağlık sigorta primi ödeyecek.Parası yoksa,babası ödeyecek. Ödemezlerse,faiz yürütülecek haciz gelecek. Şimdi soralım ;Çalışmayanı prim ödemeye nasıl mecbur tutarsın? Rüştünü ispatlamış adam, prim ödemezse, babasını nasıl mecbur tutarsın? Nitekim," Ben yaptım oldu" zihniyeti duvara tosladı.Kimse,ödeme yapmadığı için,ikide bir af çıkartıp top çeviriyorlar.
KARAR OKURU 02 Haziran 2019 11:06
Soru paketin içinde ne olup olmadığı değil, uygulamaya konulacağına güven duyulmamasıdır. Halihazırda yasalar, yönetmelikleri bile işlerine geldiği gibi uygulayanların reform yapacağına kim inanır.
KARAR OKURU 02 Haziran 2019 10:20
Siyasi erk sürekli kendine alan açıyor. Kazandığı yerleri reformla boşaltmaz.
KARAR OKURU 02 Haziran 2019 01:19
"reform" kelimesi insanlari aldatmak icin kullaniliyor. Zaten halkin %50si reform olsa da olmasa da, kiyamet de kopsa AK Partiye oy vermez. Amac, reform kelimesini kullanarak Istanbul Belediye seciminde oy avciligi yapmak. Secim biter bitmez, reform da baslamadan biter.
KARAR OKURU 02 Haziran 2019 01:11
Heyecan yaratmanın tek nedeni akp nin artık güven vermemesidir...
KARAR OKURU 02 Haziran 2019 01:03
Umarım yapılacak sınavlar sözlü değildir. Yoksa garibanın çocuğu perişan olur.
Okur 02 Haziran 2019 00:02
Sn yazar, çok önemli bir konuya değinmişsiniz, tebrikler. Sadece hukuk değil, her alanda maalesef bu böyle. Kanun, yönetmelik vs çıkıyor ama denetim yok, herkes gene bildiğini okumaya devam ediyor. Geçen yıllarda pitbulların ağzına kafes koyulmadan dışarı çıkılması yasaklandı, ama uyan yok! Meslek örgütleri meslek ve meslekdaş kalitesinin yükseltilmesi, meslek etiği vs standartlarının belirlenip uygulanması yerine sağ-sol siyasetle uğraşmaya devam ettikleri sürece bu işlerin iyiye gideceğine dair umudum yok maalesef!!!
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN