Patinaj illüzyonu

Erken sayılacak bir yaşta kaybettiğimiz çok kıymetli düşünürümüz rahmetli Prof. Dr. Vehbi Başer Hoca, uzun sohbetlerimizden birinde, ülkemizin siyasi, kültürel, ekonomik vaziyetini şöyle izah etmişti:

“Duvara çarpmış olduğu halde hâlâ ilerlemeye çalışan bir araba gibiyiz. Gaza basıyoruz, tekerlekler dönüyor. Patinaj yapan tekerleklerimiz tozu dumana katıyor; etrafa sağır edici gürültüler ve yanık kokuları yayılıyor. Ama duvara dayandığımız için yerimizden kımıldayamıyoruz! Gerçekte hiçbir mesafe alamasak da çıkarttığımız toz, duman ve gürültü, yolculuğa bir şekilde devam ettiğimiz illüzyonunu yaratıyor!”

Algıların olguların önüne geçtiği zamanlar

Siyasetçiler için ilerleme değil, ilerleme algısının yerleştirilmesi yeterli. Bu hâl, statükodan memnun olanları rahatsız etmiyor. Bilakis, konforlarını sürdürmelerini sağlayan bu illüzyona inanmayı, can-ı gönülden istiyorlar.

Ama düştüğümüz patinaj, lastikleri aşındırıyor, motoru tahrip ediyor ve yerimizden kımıldayamadığımız halde yakıtımızı bitiriyor.

Yani patinaj hali hiç “sürdürülebilir” bir hâl değil.

Kendini tekrar tuzağına düşmek ölüme götürür

Öğrendiklerimizi daha sağlıklı, güvenli, huzurlu, mutlu bir hayat inşa etmek için kullanırız.

Yanlışlarımızı tekrarlamamaya, doğrularımızı geliştirmeye çalışırız.

Fakat hayat sürekli pozitif yönde ilerleme göstermez; inişli çıkışlı bir yolculuktur.

İniş zamanlarında, konforumuz azaldığında, güvenlik endişelerimiz arttığında, bizi neyin beklediğini bilemediğimizde, arayışlardan vazgeçme temayülümüz artar.

Yaşadığımız zamana nazaran daha iyi olduğunu düşündüğümüz geçmişi canlandırmak, “şanlı maziye kanatlanmak”, bir zamanlar işe yaramış pratikleri aynen kopyalamak cazip görünmeye başlar.

Fakat bu bir tuzaktır!

Elimizde, bir zamanlar ulaşabildiğimiz en iyi pratiklerin formülü olsa bile bunları bilinçsizce, papağanca tekrarlamak işe yaramaz.

Tekrara düşmek karikatürleştirir

Mekanik tekrarın her şeyi nasıl bir karikatüre dönüştürdüğünü anlamak için yapay zekâ ile kolayca bir deney yapabilirsiniz.

En beğendiğiniz bir fotoğrafınızı bir yapay zekâ uygulamasına yükleyin ve “bu resmi hiç değiştirmeden yeniden çiz” talimatı verin.

Siz “değiştirme” deseniz de çizilen resim verdiğinizin birebir aynısı olmayacaktır.

Sonra bu talimatı kırk kere tekrarlayın.

Resminizin her tekrar çizimde biraz daha deforme olduğunu, tekrarlar arttıkça artık hiçbir şeye benzememeye başladığını fark edeceksiniz.

Aynı nehirde iki kez yıkanamazsınız

Ne kadar “iyi” olursa olsun geçmişte kalmış bir şeyi yeniden “diriltmek” mümkün değildir.

Antik Yunan filozofu Herakleitos’un dediği üzere “aynı nehirde iki kez yıkanılmaz”.

Kainattaki her şey sürekli bir hareket ve değişim halindedir.

Nehre ikinci kez girdiğinizde, su artık ilk girdiğiniz su değildir; nehir değişmiştir.

Siz de hem zihinsel hem biyolojik olarak değiştiğiniz için artık aynı kişi değilsinizdir.

Yakın ya da uzak geçmişe dönmek bir yanılsamadır; kendini kandırmaktır.

Medeniyetin patinaj krizi

Şu an sadece bizde değil tüm dünyada medeniyetin patinaja düştüğünü görüyoruz.

Bu ciddi bir kriz.

Geçmiş güzel günlere dönme hayalleriyle yaşıyoruz. Dirilme, ihya, küllerinden doğma söylemleriyle oyalanıyoruz.

Geçmişin görkemli ama miadı dolmuş değerlerini bugüne kopyalamak, mazide kalmış bir hayalin silik ve çirkin bir karikatürünü üretmekten öte bir işe yaramıyor.

Tıpkı yapay zekânın deforme ettiği o kırkıncı resim gibi.

Nehir akıyor, zaman değişiyor ve tosladığımız duvar yerinde durmaya devam ediyor.

Bugünün ihtiyacı, geçmişin küllerine çaresizce üflemek değil; yeni bir ateş yakmak.

Medeniyeti düştüğü patinajdan kurtarmaya mecburuz. Bunun yolu, teknolojinin ürettiği refahı, yenilenmiş insani değerlerle birleştirip âdil biçimde paylaşmanın bir yolunu bulmaktan geçiyor.

Yeni değerler üretmeden, yalnızca geçmişi tekrar ederek ilerlemek boş bir hayal.

Bu patinajda ısrar edersek önünde sonunda yakıtımız bitecek.

Toz, duman ve gürültü dağıldığında bakacağız ki ne bir menzile ulaşmışız ne de mazimizi korumuşuz.

Elimizde sadece patlamış lastikler ve çarptığımız o soğuk duvarın sessizliği kalacak.

YORUMLAR (3)
3 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.