Back To Top
Demokrasiye ihtiyacımız mı var?

Demokrasiye ihtiyacımız mı var?

 - Son Güncelleme: 25.09.2019 Çarşamba 11:04
- A +

Tarihe bakarken insanlar, pozitivist öğreti etkisi ile ve çoğu kez farkında olmadan insanlık tarihini ilerlemeci (sürekli bir gelişme, olumluya gidiş hali) bir anlayışla ele alır. Genel yanılgımız bugünün dünden her şekilde daha iyi olduğu düşüncesidir.

Halbuki hayat da insanlık tarihi de öyle değildir. Geçmiş inişleri ve çıkışları ile bir süreci ifade eder. Bugün insanlığın geldiği seviye birçok yönü ile özellikle teknolojik açıdan dünden daha ileridir ama aynı şekilde pek çok konuda da daha geridir.

Montaigne denemelerinin birinde Afrikalı yerlilerin mi yoksa Batının Beyaz efendilerinin mi daha ilkel olduğunu sorar. Neden? Çünkü ilerilik de gerilik de göreceli durumlardır.

İleriliğe de geriliğe de dünden bugüne daha çok silah gücüne sahip, bilgiyi üreten ve kontrol edebilenlerin yani iktidarların karar verdiği görülüyor.

Asurlar ilk imparatorluğu kurduklarında savaş arabaları ve üstün disiplinleri ile büyük bir fark yaratmışlardı. Göçebeler de hızlı hareket kabiliyetleri ile yerleşiklere bir süre egemen oldular. Tüfeğin ve topun icadı imparatorlukların yapısını değiştirdi. İspanyol fatihleri ellerindeki silahlar ile devasa Amerikan uygarlıklarına kısa sürede boyun eğdirdiler.

***

Makyavelli Prens’i yazarken yeni bir şey yazmamıştı; o güne kadar yaşadığı, gördüğü ve okuduğu dünyanın bilgileri ışığında olan biteni resmetmişti. Makyavelli yazsa da yazmasa da ortaya koyduğu tespitler, belki de ilk ihtiyaç fazlası ürününün ortaya çıktığı günden beri, yaşanmış tecrübelerin kendisi idi ve zaten pek çok iktidar sahibi de bunları fiilen uyguluyordu. Siyaseti ve iktidarı ahlak ile birleştiren Konfüçyus’tan Yusuf Has Hacip’e birçok düşünür de oldu ama sonuçta onların bu düşünceleri çoğu kez bir iyi niyet temennisinden öteye gidemedi ve şahıslara bağlı kaldı.

Ömer adaletinden bahis başka, Ömer gibi adil olabilmek ise başka bir durum.

***

Demokrasi bugün elimizdeki yönetim şekilleri içinde -Churchill’in dediği gibi- bildiklerimizin en ehven-i şeri. Daha iyisini henüz kimse keşfedemedi.

Ya daha iyisini keşfedeceğiz ya da eldeki kötünün iyisi ile iktifa edeceğiz. Bunu neden söylüyorum, son dönemde özellikle muhafazakar-İslamcı cenahta alttan alta yükselen demokrasi karşıtlığından.

Dünyadaki tablo 20. yy. başlarına benziyor. 20. yy. başında Batıda demokrasi bir düşüş içinde idi ve neredeyse İngiltere, Fransa, ABD ve birkaç küçük Avrupa ülkesi dışında hemen her yerde otoriter ve totaliter rejimler Nasyonalizm, Faşizm, Komünizm, Kemalizm, Frankofanizm vb. yükselmişti. Ve işin ilginci bu rejimlerin hemen hepsi kendilerinin en iyi demokrasi olduğunu iddia ettiler.

Biz ise Doğulu ama yüzü Batıya dönük bir ülke olarak demokrasiyi ve onun ekonomik doktrini kapitalizmi ne içselleştirebildik ne de bundan tam olarak vazgeçebildik. Üretim ilişkilerimiz de hiçbir zaman Batı’daki gibi olmadı.

Batı’da demokrasi çoğu kez büyük sermayenin omuzlarında halkın desteği ile yükselirken bizde ise burjuva hiçbir zaman böyle bir rol oynamadı. Oynayamazdı da zaten.

Nasrettin Hoca fıkrası gibi bir durum: parayı veren düdüğü çalar!

Sermaye devlete göbeğinden bağlı iken halk ile işbirliği içinde olması mümkün mü? Sanırım cevap çok açık. Bunun tersi örnek hiç mi yok? Besim Tibuk, Ali Haydar Veziroğlu, Cem Toker ve Cem Uzan sayılabilir ama geniş halk kitleleri ile buluşamadılar. İçlerinde en başarılısı ise  %7.24 oy alan Cem Uzan’dı.

Belki siyasete direkt atılmasalar da bir siyasi partiyi destekleyen çeşitli sermaye grupları hep oldu. Ak Partinin yükselişinde büyük rol oynayan bir zamanların Anadolu Kaplanları gibi. Anadolu Kaplanları Ak Partiyi desteklerken daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük –başörtüsü özgürlüğü- ve adalet gibi beklentileri dile getirmişlerdi.

Ancak geldiğimiz noktada Anadolu Kaplanlarının hemen hiç sesi duyulmuyor. Halbuki sermaye sahipleri piyasada yaşananları bizzat içerden bilenler olarak siyasi karar alıcılara yol göstermesi gerekirdi.

Geldiğimiz noktada demokrasiyi sadece oy sayısına hapseden ve kazanılmış mevzileri kaptırmamak olarak gören bir zihniyete teslim olmuş durumdayız. Üstelik toplumda de güçlü bir demokrasi talebi yok, olanlarında sesi yeterince çıkmıyor ve pek çok kişi sadece karnından konuşuyor.

***

Namık Kemal’e atfedilen çok sevdiğim bir cümle var; “Türk söylemez, söylenir” diye. Maalesef söylenmekten bir türlü söylem kısmına geçemiyoruz.

Hem demokrasi neyimize ki?

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 16:13
Yazıda Cem Boyner'i yazmamışsınız
mizan 25 Eylül 2019 11:58
Demokrasinin en faydalı yönü herhalde halkın (seçilen insanın vazife yapması hususunda) birbiriyle çatışmaya girmemesine netice veriyor olmasıdır. Yoksa belki padişahlık, beylik o 'demokrasi' denen şeyden çok daha iyi olabilir, güzel işler yapıp daha hızlı icraat yapılabilir. Fakat başa geçecek idareciyi belirlemede herkes ittifak etmeyip kargaşa, itiraz, ihtilal çıkaranlar olabileceğinden seçimle idareci belirlenmesi ehvenüş-şer olarak kabul edilir.
Bekir 25 Eylül 2019 11:02
Bizim demokrasiye ihtiyacımız yoktur. Sadece para, makam, mevki, taht, saltanat ve ünvan lazım bize! Bütün gayretimiz bunları elde etmek için.
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 09:33
Demokrasi gömleği biraz büyük geliyor bize ama büyüyeceğiz. O gömleği de severek giyeceğiz.Yakındır.
hicabi cirit 25 Eylül 2019 09:20
Bizim topraklarda sağcısı solcusu liberali gerçekten demokrasi isteyen %2'yi geçmez. İdareyi eline alana kadar demokrasi söylemleri işe yarar sonra rafa kaldırılır. Bu söylediğim sadece siyaset için değil, aile içinden, okullardan ticarethanelere kadar heryer böyle çünkü insanımız böyle.
KARAR OKURU 25 Eylül 2019 06:10
Sn yazar şu an iktidarda kiler şu seçim işini elinde gelseler yok sayacaklar. Aslında Ortaklar tam birbirine güvenmiyorlar. Parlamento işlevsiz . Başkanın yıllarca önce izlenim dergisine verdiği demeçte demokrasi bizim için araçtır...amaç değil . İstanbul seçimlerinde entrikaları gördük ama halktan iyi tokat yediler...şu an mevzileri kaybetmemek için ellerinde geleni yapacaklar...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN