Back To Top
Okulları kapatalım gitsin!

Okulları kapatalım gitsin!

 - Son Güncelleme: 14.02.2018 Çarşamba 00:31
- A +

Çorlu’da bir meslek lisesinde yaşananlardan sonra herkes meşrebine göre bir tepki verdi. Bu tepkileri burada yazmaya gerek yok.

Şu çok açık ki eğitimde artık kral çıplak ve öyle ağzımızı doldura doldura reform meform deme dönemi de geçti. Acilen eyleme geçmek gerekiyor.

Yaşı kırkın üzerinde olanlar eğitimci bir aileden gelmiyorlarsa muhtemelen olan biten karşısında şaşkınlığa uğramıştır. Bu yaş grubunun okul ve öğretmen anılarının şimdiki çocukların anılarına benzemediği kesin.

Elbette dün de okulu, öğretmeni hiçe sayan, çıldırtan öğrenciler vardı ama o öğrencilerin bile mutlaka korktuğu, çekindiği öğretmenleri ya da bir yerler olurdu.

Israrla yazıp çiziyorum; işin teorik kısmı çöktü, pratiğe bakmak lazım. Kusura bakmasınlar ama bu iş üniversite hocaları ile de çözülecek bir mesele değil.

Akademisyenlerin durumu teori ile pratik arasına sıkışmış Marksistlere benziyor.

***

Eğitim fakültelerinde öğretmenlik adına öğretilenlerin çoğunun sınıfta bir karşılığı yok, öğretmen adayları çoğu şeyi el yordamı ile öğreniyor.

Şanslı olanlar nispeten eğitim kalitesinin(?) yüksek olduğu değil; tabii ki kökleşmiş iyi kötü bir seviye yakalamış okullara düşenler oluyor.

Geçen yıllarda MEB’in öğretmenlere getirmek istediği ancak sonradan vazgeçtiği rotasyon uygulaması bir an için çok sayıda öğretmenin yer değiştirmesine sebep olmuştu.

Bu sirkülasyonda bizzat şahit olduğum bir durum okullar arasındaki farkı anlatmak için sanırım güzel bir örnek olur: Bu yer değişiklikleri sırasında -adı bende kalsın- X Lisesinden bir bayan öğretmenin tayini bulunduğu ilçenin sıralamadaki en iyi ikinci okuluna çıkar. X okulunda iken çoğu kez mutsuz ve bir an önce emekliliğinin gelmesini bekleyen öğretmenimiz ile tayininin üzerinden aşağı yukarı altı ay sonra tekrar karşılaştığımda çok şaşırmıştım. Öğretmenimizin yüzüne renk gelmiş ve etrafına mutluluk saçıyordu. Selamlaştıktan sonra “Öğretmenim maşallah değişiklik yaramış?” dediğimde “Şenol Bey, yıllar sonra ilk kez öğretmen olduğumu anladım ve ders anlatmaktan zevk aldım. Şimdi okula isteyerek koşa koşa gidiyorum.” demişti.

TEOG tartışmaları sırasında eğitim bilimci Dr. Özgür Bolat verdiği bir röportajda “okullar bilişsel beceri üstüne kurulu. Biliyor musunuz aslında çocukların yüzde 50’si okula gitmemeli.” demişti. Eksik bile söylemiş diploma zorunluluğu olmasa pek çok genç farklı mecralarda kendi kaderlerini çizer ve hayatta da daha başarılı olabilirlerdi.

Bolat çok önemli tespitlerde bulunmasına rağmen her ne hikmetse okullarda öğretmenlerin otoritesinin eskisi gibi devam ettiğini sanıyor. Halbuki öğretmenlik ile bekçilik arasında nitelik bakımından çok az fark var bugün hatta bekçilik daha rahat! Devletimiz pek çok okula ve öğretmene sadece şu görevi vermiş durumda “Bu çocukları sabahtan akşama kadar okulda tut. Tut ki dışarda suça bulaşmasınlar!”

Batı’yı örnek alırken her şeyi yarım yaptığımız gibi eğitimde de yarımız. Batı çok farklı gerekçelerle gençlerin bir kısmının bazı alanlarda uzmanlaşmalarını ileri yaşlara bırakıyor. Biz ise gizli işsiz istihdam ediyoruz. Kağıt üstünde günü kurtarıyoruz ama ya yarınlar?

Akademik eğitimden çok mesleki eğitime yönelmesi gereken milyonlar lise ve üniversite sıralarında ömür tüketiyor. Biz bu eğitimi uzatma işini Batı gibi kaliteli yapamadığımız için de elinde diploması olan ama hiç bir vasfı olmayan milyonlarca gencin geleceklerini karartıyoruz.

***

Bunlar eskilerin deyimi ile daha iyi günlerimiz; çok uzak değil yakın bir gelecekte bu mutsuz ve umutsuz kitleler hepimizin başını çok ciddi şekilde ağrıtacak.

Önlem alınamaz mı? Alınır ama kısır siyasi çekişmelerden bir türlü çıkamıyoruz ki!

Sınıftaki öğrencilere kazandırdığımız(?) ahlaki değerlere ise daha sıra gelmedi. Gençlerin her türlüsünü yetiştirdik; Atatürkçü, Milliyetçi, Çağdaş, Dindar ama gelin görün ki temel ahlaki değerlere sahip bir nesil yetiştiremedik.

Kimseyi suçlamayalım, bu ürün hepimizin. Bu hali ile liselerin çoğunu kapatsak emin olun ülkeye de çocuklara da daha az zarar veririz…

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Emekli bir vatandaş 14 Şubat 2018 22:40
Bu sebeplerden olacak ki her yeri İmam-hatip okullarıyla doldurduk,15 yıldır dindar nesil için çırpınıyoruz,müfredatları sık sık değiştiriyoruz,sınav sistem değişikliğine uyum sağlamak zaten mümkün değil ve karşımıza maalesef böyle bir eğitim ve böyle bir netice çıkıyor.Bir yerlerde hata mı yapıyoruz yoksa günü birlik ,ani kararlarla eğitimi içinden çıkılmaz hhle mi getiriyoruz?
KARAR OKURU 14 Şubat 2018 21:01
En hayırlı nesiller helal lokma ile yetişir bu eğitim sistemi ancak etten robot yetiştirir insan yetiştirmek başka bir sanattır diblomaya dayalı sistem maddeye tapmış bir toplum bir insanın kafası çalışabilir ama el becerisi ayrı bir bilimdir bunu ayırabilir isek iş çözülecek.
hayırsever 14 Şubat 2018 17:47
kbanket.kalkinma.gov.tr/index.php/471624/lang-tr bakanlık anketiyle eğitimi önceler bir liste oluşturabilirsiniz..
engineer 14 Şubat 2018 17:02
eğitim mi? ruhuna Fatiha, artık cep telefonlarından internetten ve tv dizilerinden eğitiliyor çocuklar, bir yorumcu arkadaş "homeschooling" önermiş, ne yazıkki "internet schooling" veya "media schooling" etkin biçimde içtimai hayatı gençliği ve çocukları tefessüh ettiriyor.
KARAR OKURU 14 Şubat 2018 13:31
Munazaraya acik felsefe ve sanat dersleri nitelikli okul ve ögretmenlerle birlikte egitim sisteminde yayginlastirilmasi gerektigini dusunuyorum.
KARAR OKURU 14 Şubat 2018 20:44
0
Herkesin kesin bir reçetesi var zaten.ama görünen o ki tek reçeteyle halledilebilecek dönemi çoktan geride bıraktık
ÖĞRETMEN 14 Şubat 2018 09:44
Bir Öğretmen olarak söyleyeyim hislerimize tercüman olmuşsunuz .Bütün yetkilerimiz elimizden alınmış çok pasif duruma getirilmişiz. Kimsenin çocuğuna bir şey diyemiyoruz.Dediğimiz anda hemen 147 ve BİMER e şikayet .Çocuğumun psikolojisini bozmuşsun deyip veli okulu basıyor.Bizde okulda mecburen dadılık yapıyoruz. Maalesef sorunları halının altına süpürüyoruz ve bir nesli kaybediyoruz uyandığımızda çok geç olacak.Karar vericiler kesinlikle öğretmen kökenli olmalı. Ortaokullarda bile benzer görüntüler yayınlanırsa hiç şaşırmayın.
Bir anne iki ogluda okutmus 15 Şubat 2018 09:35
0
Cok guzel dogru sizin gibi iyi ogretmende bulunuyormu kimseyede guvenilmiyor ben 60 yasindayim herkez de duruss degil simdi kucuk cocuklari bile bizim gibi yetistirmiyorlar her ustedigini aliyorlar benim bi oglum okuttum bi oglumda universitede 3 ucuncu sinifda basta onlara durus yalansiz olun temel ilkelerim bu kok islamiyet
KARAR OKURU 14 Şubat 2018 09:05
Son on yılda inşaata verdiğimiz değerin yarısını eğitim sistemine verseydik bugün çok farklı yerde olabilirdik. Temel problem eğitim sistemine ideolojik kaygılarla yaklaşılması. Herkes kendi adamını yetiştirme peşinde. Okuma-yazmanın, araştırmanın, hayata birşeyler katmanın derdinde değil kimse. Bu yüzyılı da ıskalayacağız bu kafayla.
KARAR OKURU 14 Şubat 2018 15:55
2
İskalamayanin hali buysa gerisini sen düşün. Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımı yapıldı eğitime, herkes elini taşın altına sokacak önce aileler sonra hocalar sonra da herşeyden haberleri olan ama sıra niteliğe gelince salaga yatan gençler tabiki de.
Köroğlu 14 Şubat 2018 08:26
Okullar ilçe belediyelerine bağlanmalı. Öğrenci-veli-öğretmen-siyasetçi-yönetici arasındaki mesafe kısalığında çok hızlı bir iyileşme olacağına emin olabilirsiniz. Tabi önce okulu bir toplum mühendisliği aracı olarak görmekten vazgeçip, çocuğa bilgi ve beceri kazandırılan yer olarak kabul etmek gerekir. Bunun için alttan yukarı baskı gerekli. Veliler, öğretmenler, belediye başkanları talepkar olmalı. Ses çıkarmalı.
KARAR OKURU 15 Şubat 2018 00:37
0
Yurtdışından yazıyorsunuz sanırım. Yazdığınız Türk mantığına pek uymuyor. Zaten Türkiye'de pek çok kişinin bunu anlayacağını da sanmıyorum. Özellikle belediyelere bağlama ve talepkar olma kısmını!
Baglam Herseydir 14 Şubat 2018 03:47
Aynen oyle, sayin yazar. Gerçekten ne guzel olurdu okul denen su kockosa yalanin, su candan bezdirici mahkumiyetin, su cehennemin bitmesi! Ama ne yazik ki okul falan kapatilmayacak, çunku kral çiplak deyip bir dunya cahili karsisina alabilecek, teknolojinin, ekonomik buyumenin vs. pariltisina karsi fitrat ve aile guzelligi ile kutsalliginin savasini verebilecek vizyon ve yurek sahibi adam yok. Ama ev egitimi (homeschooling) gibi bir sistem tartisilabilir artik en azindan. Sunu ilginc bulabilirsiniz, daha once gormediyseniz: Beyond Schooling By Hamza Yusuf & John Taylor Gatto (youtube'dan)
KARAR OKURU 14 Şubat 2018 01:39
Biz artık şımarık bir nesiliz.Anne babalar da şımarık.Şükrün yerini şikayet almış. Tevazunun yerini kibir, edebin yerini edepsizlik almış. İnsanlar ben dürüstüm içim dışım bir deyip,içlerindeki tüm pislikleri döküyor ve ben dürüstüm çünkü içim dışım bir diyor. Çocuk eğitimi anne doğduğunda başlar. Anne neyse çocuk odur. Herkes oğlu kızı mühendis doktor hakim olsun istiyor. Benim çocuklarım edepli olsun diyen kim kaldı? Kimse kızmasın, biz övünmeyi seven , tembel kurnaz bir milletiz. Bütün numaramız bu.
Bkesen 14 Şubat 2018 09:58
1
Öğretmenlerimize selam olsun. Tespitiniz doğru ve işe yarar başka numara da yok ve olamayacak gibi. Emeklilik için gün saydırdılar, artık.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN