Back To Top
Sorun sadece TEOG’da değil!

Sorun sadece TEOG’da değil!

 - Son Güncelleme: 20.09.2017 Çarşamba 00:58
- A +

Eğitim-öğretim faaliyetlerinin içinde birisi olarak baştan söyleyeyim ki TEOG’un kaldırılması ve bugünden yarına tümden sınavsız bir sisteme geçilmesi mümkün değil. Devletinden özeline bütün okullarda öğrencilerin notları öğrenciden ve öğretmenden bağımsız şişirilmek zorunda kalınırken, okul notlarına dayalı öğrenci yerleştirilmesi nasıl mümkün değilse bütün okulların kendi sınavlarını kendilerinin yapmaları ve öğrenci seçiminde serbest bırakılmaları da –bu daha çok devlet okulları için- o derece doğru değil.

Bizim yapısal olarak çok daha ciddi problemlerimiz var.

Çeşitli vesilelerle yazıyorum, mevcut geçme sistemi ile öğrencilerden dayatılanlar ile başarı beklemek hayalciliktir. Mevcut sistem tüm kozu –olumsuz anlamda- öğrenciye verirken öğretmenin öğrenciyi etkileme ve yönlendirme gücünü tamamen elinden almış durumda. Öğretmenlerin yetersizliği belki de en son konu.

***

Sınıf geçme baskısını kaldıralım derken neredeyse bunu imkansızlaştırdık. Bu da olması gereken elemenin başka türlü yapılmasına yol açtı.  Daha da kötüsü disiplin yönetmelikleri ile ödül-ceza dengesi de tamamen bozuldu. Başarılı, uyumlu, gayretli öğrenci ile uyumsuz, sorun çıkaran, verilen hiçbir görevi yerine getirmeyen hatta arkadaş ve de öğretmenlerine karşı şiddete kadar giden eylemlerde bulunabilen öğrenciler adeta korumaya alındı.

Ve böylece sistem adeta ekonomik olarak geri kalmış bölgeler için adeta sıfırlandı.

Bizim ilk ve orta kademede verilen eğitimin kalitesini arttıracak ve bu aşamada öğrencileri yetenek, beceri ve birikimlerine göre doğru şekilde yönlendirecek bir sisteme ihtiyacımız var. Akademik bir başarı gösteremeyecek öğrencilere “sen de bu sınavlara gireceksin” diyerek Fen Liselerine girecekmiş muamelesi yapmak öğrenciye zulümden başka bir anlam taşımıyor, daha kötüsü aileleri de kandırıyoruz.

Belki de bu çocuklar çok iyi birer usta olacaklar, teknoloji üretecekler, sanatçı ya da sporcu olacaklar ama biz bu çocukları mesleki eğitim alabilecekleri ya da yeteneklerini anlayabilecekleri en uygun zaman diliminde ulaşamayacakları bir akademik başarı peşinde koşturmayı marifet sanıyoruz.

TEOG kaldırılmalı ancak MEB’e ait Fen Liseleri ve Köklü Anadolu liseleri için Türkiye’nin en ücra köşesindeki başarılı öğrencilerin de buralara girmelerini sağlayacak adil bir sistem kurulmalıdır. TEOG beğenmesek de pek çok alt ve orta halli aile çocuklarının Galatasaray, Kabataş gibi köklü okullara ya da bulundukları yerlerdeki en iyi okullara yerleşmesine imkân sağlayabiliyordu.

Hâlbuki geçmişte bu okullar belli bir zümrenin çocuklarının tapulu malı durumundaydı. Geçmişte yayınlanan bir OECD raporu, Türkiye’deki Fen Lisesi öğrencilerinin % 90’nından, köklü Anadolu Liselerindeki öğrencilerinin de %75’inden fazlasının Türkiye’nin en zengin tabakasının çocukları olduğu tespiti yapıyordu. Ve bu gerçek bugün de çok değişmiş değil…

Sağlam bir ilk ve orta kademe eğitiminin öneminin herkes farkında ancak onca çaba ve müfredat değişikliğine rağmen hala bir türlü doğru yolu bulamıyoruz.

Bizim gelişmiş ülkelere göre eksikliklerimizde belli. Bu eksiklikleri gidermemiz gerekiyor. Örneğin Batı ve Doğu’da pek çok ülke yabancı dil eğitiminde çok başarılı iken biz neden başarısız bunu düşünmemiz gerek.

Bugün insanlar çocuklarını niçin bu seçkin okullara göndermek istiyor, gücü yeten neden özel okullara para harcıyor?

***

Açıkçası çoğunluk iyi bir yabancı dil eğitimi ve de iyi bir üniversiteyi kazanmanın yolu olarak görüyor bu okulları. Ancak burada gözden kaçan, bu köklü okulların çoğunun öğrencilerin akademik başarısından çok kişisel, sosyal ve kültürel gelişimine de önem verdikleri gerçeği. Çünkü bu çocuklar zaten akademik başarıyı elde edebilecek bir alt yapı ile buralara kadar geliyorlar. Buna sahip olmayanlar içinde alternatif yollar üretmeliyiz. Çocukları illa 12 yıl sınıfta tutacağız hastalığından da vazgeçmeliyiz.

TEOG’dan vaz geçerken biraz da bu noktalara da dikkat edilmesi kanaatimdeyim. Unutmayalım ki biz mal üretmiyoruz ve ürünümüz insan!

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 20 Eylül 2017 19:46
Disiplin konusu çok önemli ders anlatamıyoruz okumak istemeyen problemli çocuklar yüzünden ders işlemek akıntıya karşı kürek çekmek gibi zor bir iş. Öğrenmek isteyenler için çaba sarf edeceğimize istemeyenlerle zaman kaybediyoruz.Cunku yaptırım yok.
KARAR OKURU 20 Eylül 2017 18:39
"Terk ettiğimiz eskinin dün umut bağladığımız "yeni" olduğuna aldırmıyoruz." İsmet ÖZEL
Ramazan ARSLAN 20 Eylül 2017 10:54
Onbeş yılda 6 bakan değiştiren Yeni gelenin Devrim niteliğinde değişiklik yapıyoruz dediği Bir sonraki devrimde Önceki devrimin devrildiği Bir eğitim sisteminden söz ediyoruz. YÖK müdür YOK mudur belli olmayan kurul Yardoç’luk kaldırılmalıdır dendiğinde farkına varmışsa Böyle bir sorunun… Bırak da gerekli olup olmadığına Biz karar verelim diyemiyorsa Koca koca adamlar… Kendisi orada otururken TEOG kaldırılsın emri başka yerden geldiğinde Rahatsız olmadan Oturmaya devam ediyorsa Milli eğitim bakanı… Ben niye buradayım demiyor da TEOG kalksın emrinin altını doldurmaya çalışıyorsa … Biz şimdi Önümüze konulan TEOG konusunu niye konuşuyoruz ki? Bize soran mı var? Bizi dinleyen mi var? Maksat yazı yazmaksa eğer Biz de yazdık işte
VATANDAS 20 Eylül 2017 10:33
Sayın hocam ne ilgili bakanin ne de başbakanın haberinin ,bilgisinin ve bu konuda bir proje ya da bir çalışmanın varlığından şüphe ediyorum.Böyle bir akşam bir tv programında ifade (talimat)ile bir sistemle oyananıyorsa söylenecek bir sözün olmadığı kanaatindeyim.Daha ilgili bakanlığın TEOG sınavlarında 'açık uçlu' sorular da sorulacak denilmesinin mürekkebi kurumdan, 2017-1018 1.TEOG takvimi belirlenmiş iken,dersaneler,etüt merkezleri,özel okullar,devlet okulları daha aylar öncesi bütün hazırlığını yapmış ve hatta derslere başlamışken ,velilerin çocuklarını ilgili yerlere kayıt yaptırıp ödemelere bile başlanmışken,ilgili kuruluşlar kitap,soru bankası,deneme sınavları ve yaprak testlerini bastırmışken mi yapılır böyle bir değişiklik.Daha önce örneğin mayıs/haziran aylarında bu kararı alsaydınız ,yanlış veya doğru,ne olurdu sanki.Şu an rehber öğretmen olan kızım daha ilköğretimin ilk yıllarında "baba en büyük yangını milli eğitim yapıyor"demişti ve gerekçesi de kendisinden bir yaş büyük abisiyle hiçbir kitabı ortak kullanamamalarıydı,çünkü her yıl kitaplar değişiyor bırakın şehirden şehire aynı şehirde okuldan okula değişen kitaplar vardı.Dolaysıyla her eğitim -öğreti yılının başlangıcında kolilerce kitap vs.çöpe giderdi.Bu da bir nevi ormanları yakmaktı o yaştaki bir öğrenci için.Devlet okulları Ağustos ayında 8.sınıflar için TEOG hazırlama kurslari yaptı.Öğrencilerin tatilini yedi,ders veren öğretmenlere ders ücreti veren bu bakanlığımız şimdi "bize güvenin"diyor .Nasıl güvenilecek.Sadece geçen 15 yıldaki eğitimde yapılanları görünce.Yapamadıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır mı demek isteniyor acaba?Bir yıl sonrasını. planlayıp buğday mı ekiyoruz,10 sonrasını planlayıp meyve ağacı mı dikiyoruz yoksa 100 yıl sonrasını planlayıp insan mı yetiştiriyoruz?Daha fazla yazmak istemiyorum ben de emekli bir öğretmen olarak çok üzülüyorum,ama sizin gibi duyarlı yazarlara yazmaktan gayrı bir çarem de maalsef yok.Aksi takdirde hemen sıfatımız hazır.Vatana,millete ve de din-i mübini İslama zarar veriliyor diye düşünüyorum. T
Köroğlu 20 Eylül 2017 09:31
Hiç bir OECD ülkesinde eğitim merkezden yönetilmez. Çok fazla parametre ve yerel koşul var. Bütün okullar ve öğretmenler MEB'den alınıp ilçe belediyelerine bağlanmalı. Tüm Türkiye'de geçerli olacak bir baz müfredatın üzerine ilçe belediyeleri kendi karar verecekleri yöntemler ile kendi müfredatlarına kendi karar vermeli. Kendi öğretmenlerini, yöneticilerini seçmeli. Özlük haklarına ilçe karar vermeli. Okulda geçme kalma sistemine kendi karar vermeli. Sadece diploma için belli bir krediyi doldurma koşulu aranmalı. İlçede yaşayan her çocuğun ilçedeki istediği okula gitme, istediği eğitimi alma özgürlüğü olmalı. Üniversiteye giriş koşullarına her üniversite kendi karar vermeli. Eğitimin amacı sanayinin ya da toplumun ya da devletin ihtiyacını karşılamak değildir, çocuğun ilgi alanında gelişmesini sağlamaktır. Eğitimin çıkış noktası çocuğun ihtiyaçlarıdır, devletin, toplumun ya da sanayinin değil. Ondan sonrası kendiliğinden olur.
KARAR OKURU 20 Eylül 2017 09:18
Aslında meslek lisesi gibi okullara yerleşimde teog puanı aranmasa sorun kendiliğinden çözülür, sınava giren öğrenci sayısı otomatik olarak düşer bir de genel liselerin tekrar geri gelmesi lazım yoksa öğrenciler meslek ve imam hatipler arasında tercihe zorlanmış oluyor, çünkü başka seçenek yok...
KARAR OKURU 20 Eylül 2017 04:09
Onca saçmalığı içimize sindirdik, kabullendik, buna da alışırız.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN