‘Ayakkabı yalamak’

Ak Parti Ordu Milletvekili Dr. Şenel Yediyıldız'ın, yaşça kendisinden küçük Tayyip Erdoğan’a ‘ağabey’ diyerek mahalli TV kanalında söylediklerini biliyorsunuz:

Tayyip ağabey Türkiye’nin başında. Dünyanın lideri. Kendi kendimize ihanet etmek gibi bazı şeylere sapıyoruz. Şimdi kalkıp da böyle ucuz sebeplerle Tayyip ağabeye ihanet etmek, Türkiye’ye ihanet etmektir…

Tayyip ağabeye ihaneti bırak, sırtımızda taşımamız lazım. Yani ayakkabısını elimizle yalamamız lazım…

Gittiğin yerlerde hep karşı çıkan cinsler var, ‘çok pahalı, alamıyoruz, yiyemiyoruz, gezemiyoruz’ diyenlere lâ havle diyorsun ya…”

Vesaire…

İTAAT VE İNTİSAP

Sakın alaya almayın; bu sözler asırlardır devam eden ‘itaat’ ve ‘intisab’ kültürünün günümüzde dışavurumudur.

Hür düşünmeye imkan vermeyen, yanlışları eleştirerek düzeltme hukukunun gelişmesini engelleyen bir kültür…

İktidar mensubu muhafazakarlar Sait Halim Paşa’nın bu kültüre yönettiği eleştirileri bir okusunlar bakalım.

SÖZ NAMIK KEMAL’İN

Ben hiçbir şey demeyeceğim, sözü, Namık Kemal’e bırakıyorum. Bizde hürriyet fikrinin, kuvvetler ayrılığının, aydınlanmanın, parlamentarizmin ve “vatan” şuurunun öncüsü büyük düşünürümüz Namık Kemal…

Magosa sürgünündeyken 1874-75 yıllarında yazdığı “Rüya” adlı eserinde yazdıklarına bakın:

Kimin eteğini öptünüz de ağzınız lezzet buldu? Kimin ayağına kapandınız da başınız göğe erdi? Dudaklarınız tuzlu, tuzlu çuhalara yapıştıkça şeker mi peyda oluyor? Yüzünüz terli, terli sahtiyanlara (kunduralara) dokundukça burnunuza mis kokusu mu geliyor?..”

Namık Kemal’in satırları böyle uzayıp gider.

Merhum Ziyaeddin F. Fındıkoğlu hocamızın 1941’de İstanbul Hukuk Fakültesi Mecmuası’nda çıkan Türk Hukuk Tarihinde Namık Kemal başlıklı makalesine bakabilirsiniz.

LİDER KÜLTÜ

Sayın Yediyıldız “haddimi aşmışımdır” diye açıklama yaptı. Sorun sözel olarak “haddi aşmak” değil, bu siyasi kültürdür!

Başka bir AK Partili vekilin “Allah, Başbakanımızı bizim başımıza nasip ettiği için her gün iki rekat şükür namazı kılmamız gerekir” dediği de biliniyor.

Bir başkası “Erdoğan ümmetin lideri” demişti. Başka birine göre “Erdoğan’a dokunmak bile ibadettir!”

Hele bir vekilin “Erdoğan Allah’ın tüm vasıflarını üstünde toplayan bir lider” şeklindeki asla kabul edilemez sözleri!

Bir akademisyen milletvekili bile “Erdoğan’ı görünce salavat getiririz” demişti!

Bu cümlelerdeki zihniyet hem sahabe İslamına aykırıdır, hem yanlışların görülmesine ve eleştirilerle düzeltilmesine engel olmaktadır.

YANLIŞLAR NASIL DÜZELTİLİR?

Bu siyasi kültür ‘yukarıda’ sorumsuzluk ve eleştirilmezlik, ‘aşağıda’ itaat ve intisap üretiyor, yanlışları düzeltmek mümkün olmuyor.

Türkiye milli gelirde on yıl geri gitti, bir AK Partili çıkıp da “neden?” diye sormadı, grupta bir genel görüşme açılmadı.

Kavga etmediğimiz ülke kalmadı; Araplar dahil… AK Parti grubunda dış politika hiç müzakere konusu olmadı!

Çıkardıkları kanunu da aynı kanunun Beştepe’den geri gönderilmesini de alkışladılar.

Sonuç ortada, Türkiye 2023 yılında, 2012’deki seviyesine düştü!

BÜYÜKLER DE YANILIR’

Cevdet Paşa, en büyük alimlerimizden biriydi… Hz. Osman’ın yüksek makamlara yakınlarını ataması, Hz. Ayşe’nin Hz. Ali’nin meşru halifeliğine karşı çıkması, Aşere-i mübeşşire’nin birbirine kılıç çekmesi gibi olayları anlatırken, hiç akıldan çıkmaması gereken şu satırları yazar:

Böyle garip haller insan olmanın hata ve gafletlerine örnektir. Küçükler yanılır da büyükler yanılmaz değil ya! Onlar da yanılır, hata eder, yanlış yola gider!” (Kısas-ı Enbiya, 1969, cilt 3, s. 227)

Elbette büyükler de yanılır! Tarihteki büyükler de bugün kime “büyüğümüz” diyorsak onlar da! Türkiye, “faiz sebeptir” gibi yanılmalar, yanlış politikalar yüzünden bugünkü ağır sorunlarla maruz kaldı. Yunanistan yüzde 1, biz yüzde 9 faizle dolar borçlanıyoruz!

Hukuk, kurumsal kalite, küresel refah, akademik yayın sayısı sıralaması gibi bütün ölçümlerde son on yılda ve özellikle de CB sisteminde baş aşağı gittik.

Yanlışlar zamanında eleştirilerle, müzakerelerle, tekliflerle, tartışmalarla düzeltilseydi, ülke bu hale düşer miydi?

Hocamız Ali Fuat Başgil ne demişti? “Yer yüzünde zararlı tek fikir, tenkit süzgecinden geçmeyendir.” (Yeni Sabah, 28 Ağustos 1961)

YORUMLAR (253)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
253 Yorum