Bahçeli’nin tavrı

MHP lideri Bahçeli, dünkü konuşmasında Öcalan için umut hakkı istedi. Fakat bu yeni değil. İlk defa 22 Ekim 2024’teki konuşmasında söylemişti:

“Gelsin TBMM'de DEM sıralarına katılıp silah bıraktığını ilan etsin, terörün tamamen bittiğini örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu dirayeti gösterirse umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılmasının önü de ardına kadar açılsın.”

Selahattin Demirtaş’ın tahliye edilmesini istemesi de yeni değil. AİHM kararı üzerine Bahçeli’nin söylediği sözler şöyleydi:

“Hukuki yollar sonuca ulaşmıştır. Tahliyesi Türkiye için hayırlı olacaktır."

Burada en önemli husus, Bahçeli’nin, AİHM’yi “hukuki yol” olarak kabul etmesidir. Demirtaş’ın tahliyesini içeren karara Adalet Bakanlığı itiraz etmiş, bu itirazı AİHM’nin 3 Kasım’da reddetmesiyle tahliye kararı kesinleşmişti. Bahçeli 4 Kasım’daki açıklamasında AİHM’nin son merci olduğunu kabul ediyor, “hukuki yollar sonuca ulaşmıştır” diyordu.

Evet Türkiye’de “hukuki yolların sonucu” AİHM’de belirlenir; sadece Demirtaş değil, herkes için…

AİHM KARARLARI BAĞLAR MI?

Bahçeli bizim anayasamıza göre doğruyu söylüyor. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni 1954’te onaylamak ve 2004’te Anayasa’nın 90. Maddesine yazmak, AİHM’nin nihai insan hakları mercii olduğunu kabul etmektir.

Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan, meşhur “AİHM’nin verdiği karar bizi bağlamaz” şeklindeki sözü, AİHM’nin Demirtaş hakkındaki ilk kararı üzerine söylemişti. Erdoğan, “AİHM sen neredesin? Bunun adı özgürlük ve hak arayışı demek değildir, terörperestliktir" demişti. (21 Kasım 2018)

Eskiden Bahçeli de bu görüşteydi, AYM’ye bile neler söylemişti?.. Bahçeli’nin yeni ve doğru tavrına göre ise AİHM “hukuki yolların” son merciidir.

Bahçeli dünkü konuşmasında Ahmet Türk ve Ahmet Özel’in belediye başkanı görevine iade edilmesi dahil, Öcalan ve Demirtaş hakkında söylediklerini ve daha önce de söylemişti. Evet, söylemişti ama dünkü konuşması sıradan veya basit bir “tekrar” sayılamaz.

Çünkü sözünün takipçisi olmakta ve dahası, AİHM konusundaki tavrıyla, AİHM ve AYM’nin bütün kararlarının mahkemelerce uygulanması gerektiğine dair kuvvetli bir vurgu yapmış oldu.

İktidardan Adalet Bakanı bile bu tavrı, bu duruşu gösteremedi.

İTİTFAK BOZULUR MU?

Belki de iktidarda bir çatlak görüntüsü vermemek için, MHP’den birtakım yetkililer, meslektaşımız İsmail Saymaz’a “uzun zamandır söylediği sözlerdir, yeni bir durum yok” diye açıklama yapmışlar.

Bahçeli ile Erdoğan’ın bu konudaki tavırlarının çok farklı olduğu apaçık ortada. Fakat Cumhur İttifakı’nda bir çatlak olmaz çünkü öyle bir çatlak her iki parti ve her iki lider için de zaaf demek olur. MHP’siz bir AK Parti Meclis’te iktidarını kaybeder… Ak Partisiz bir MHP ise kamu kurumlarındaki etkisini kaybedeceği gibi yeni politikasını izahta zorlanır.

Bahçeli zaten dünkü konuşmasında da her zamanki sert ve azarlayıcı üslubuyla Özgür Özel’e yüklenerek ve erken seçim ihtimalini kesin dille reddederek AK Parti MHP ittifakının sağlamlığını teyid etti.

Her ne olursa olsun, Bahçeli bu çıkışlarıyla AİHM ve AYM kararlarına güç kattı. İktidardan aldığı güçle bu kararları uygulamamak, kamu vicdanında bir defa daha itibar kaybına uğradı.

Bahçeli’nin, Tayfun Kahraman ve emsali hakkında niye aynı tavrı koymadığını sormak da kamu vicdanının hakkıdır. Bahçeli KHK’lılar dahil, tüm AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasını istemelidir.

ZEHİRLİ DİL

Kimlik soruları insanların kolayca ateşlenebileceği konulardır. Çözüm sürecinde de dilin mutlaka sakin ve müzakereci olması gerekir. Sosyal medyayı “ırkçı” diye suçlayan Tuncer Bakırhan öteden beri zehirli bir dil kullanıyor, bir türlü hukuki kavramlarla konuşan sakin bir dil sahibi olamadı. “Yüz yıllık kölelik” gibi tahrikçi kavramlarla etnik-intikamcı öfkesini faş ediyor.

Milliyetçilikleri yarıştırma saplantısını bırakmalıdır.

DEM yetkilileri arasında sakin dille konuşanlar elbette mevcut ve süreçte onların dili hakim olmalıdır. Öcalan’ın eksi yazdıklarına bakarak, onun da sakin bir dil kullanmaya dikkat ettiğini söylemek mümkün.

Çözüm üniter devlet içinde sağlıklı duygularla ve evrensel hukukla gerçekleşecektir. Bunun dışına yeltenmekten herkes sakınmalı.

YORUMLAR (21)
21 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR