PKK/KCK’lılara sağlanan kolaylıkla yetinilmemeli
PKK terörünü sona erdirmeyi amaçlayan 360’a yakın imzayla (357) sunulan yasa teklifi 468 oy desteği aldığına göre, Meclis’te temsil edilen siyasi görüşlerin büyük bölümü ‘çerçeve yasa’ iddialı metni içlerine sindirebilmiş demektir.
İYİ Parti dışındaki partiler teklife destek verdiler…
Demek ki, bazı konularda farklılıklar önemsenmiyor ve siyasiler yek vücut halinde davranabiliyor…
DEM Parti fazlasıyla memnun… Eş-genel başkan Tülay Hatimoğulları olumlu oy kullananları tebrik ederken, üyelerinin yarısının eli ‘evet’ oyu kullanmaya gitmeyen YENİ Parti’ye sitem bile etti.
Teröre bulaşmış bir örgütün mensupları için sırf silahlarını bırakıyorlar diye getirilen ceza ertelemesini, DEM’in diğer taleplerinin yerine getirilmesi de izleyecek…
DEM’in ‘‘Bu bir ilk adım’’ yaklaşımına iktidar cephesinden itiraz gelmedi.
Peki ya, ellerine silah almamış, ancak irtibat veya iltisak kurulup örgüt üyesi olarak yargılanarak kısalı-uzunlu cezalara mahkum edilmiş ve bazısı on yıldır cezaevlerinde bulunan kitle için de bir iyilik düşünülmesi gerekmiyor mu?
Cumhuriyet tarihinin nefreti en fazla hak eden olaylarından, 251 insanımızın hayatına mal olan 15 Temmuz (2016) darbe girişimi, bazen Cemaat bazen Camia adlarıyla anılan, o tarihe kadar ülke içi ve dışında üstlendiği eğitim çalışmalarıyla göze girmiş, en üst düzey ilgi ve destek görmüş bir grupla da bazısı ilişkili askerlerin eseriydi…
Sonradan Cemaat örgüt, ismi de FETÖ oldu.
Darbeye fiilen katılmış asker kişilerin pek çoğu yakalandı ve yargılandı.
Ülkenin bütününün lanetlediği darbe girişiminin bir de dolaylı etkilediği insanlar var…
Kimi, KHK’larla görevlerinden edildi, kimi ise cezaevlerinde…
İçlerinde darbe girişiminden haberli veya girişim sırasında görev üstlenmiş siviller de mutlaka vardır, ancak cezaevlerinde yıllardan beri yatan nicelerinden yükselen itirazların, çeşitli sebeplerle ama en çok da ülke adına dışarıda bayrak dalgalandırdıklarını düşünerek Cemaat-Camia döneminde faaliyetlerine katılmış insanlar olduğunu düşündürmesi gerekmez mi?
Esnaf, tüccar, sanayici paralarıyla, çeşitli mesleklerden kişiler zamanlarını vererek, kimi ise yalnızca çocuklarını dershanelerine-okullarına gönderdikleri, bankaya para yatırıp gazetelerini okudukları için, öğrenciyse telefonuna By-Lock indirtildiği için, darbe girişimi yüzünden suçlu damgası yedi.
Binlerce insan…
Her birine tek tek sorulsa, büyük çoğunluğu darbeyi planlayıp hayata geçirenleri lanetleyecek kişiler, dönemin hassasiyetleri göz açtırmadığı, dinleme yerine cezalandırma yoluna gidildiği için dertlerini anlatamadılar…
Bizzat bildiğim örnekler var.
Zaman gazetesinin ilk imtiyaz sahibi Alaeddin Kaya sözgelimi. Gazetesini elinden aldıkları, yolunu çok önceden ayırdığı halde, örgüt yöneticisi ithamıyla yargılanıp ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldı.
Yaşı 75’in üzerinde Alaeddin Kaya’nın, yaşa bağlı türlü rahatsızlıkları var. En önemlisi de, hiç ilgisi bulunmadığı halde darbe planlamak ve terör örgütü üyesi olmak gibi bir yaftanın muhatabı olmayı kaldıramıyor…
Kim bilir cezaevlerinde daha kaç Alaeddin Kaya vardır…
Ülkemizin en kıymetli hukukçularından beşi -Prof. Adem Sözüer, Prof. İzzet Özgenç, Prof. Faruk Turhan, Prof. Cumhur Şahin ve Prof. Tolga Şirin-, geçtiğimiz hafta, ‘darbe suçlusu’ sayılmış kalabalık grupla ilgili kapsamlı bir mütalaa yayımladı.
Mütalaa tam 71 sayfa…
Eminim, ceza hukuku alanında dirsek çürütmüş başka hocalar da onlardan farklı düşünmüyorlardır…
Raporun ayrıntılarına girmek istemiyorum; aslında üzerinden on yıl geçmiş ve hemen her fırsatta tel’in edilen hain bir olay bu ve ülkenin dört bir yanında aile bireylerinden bir veya birkaçı cezaevlerine düşmüşler bulunduğu için hatırlayanı çok fazla…
AK Parti iktidarı geçmişte darbelere bulaşmışları hesaba çekti.
Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya 12 Eylül darbesi (1980) yüzünden yargılandı…
Çevik Bir ile bazı asker-siviller (103 kişi) 28 Şubat post-modern darbesi (1997) için mahkeme önüne çıkarılıp çeşitli cezalara çarptırıldı.
Hepsi bu kadar…
İki darbeden dolayı binlerce kişi yargılanmadığı gibi, Evren ve Şahinkaya’nın ağırlaştırılmış müebbet cezaları mahkemece müebbete çevrildi.
Girişim halinde kalmış 15 Temmuz (2016) darbe girişiminden dolayı hapiste yatanların kaç kişi olduğu bilinmiyor bile…
KHK ile görevden alınan devlet memurlarının sayısını Anadolu Ajansı 125.678 olarak belirledi.
Darbelere -12 Eylül ve 28 Şubat’a- karışmış olanlara uygulanmış ölçüleri çok aşan 15 Temmuz için uygulanan ölçüyü, kıymetli hukukçularımızın mütalaaları istikametinde yeniden gözden geçirmekte yarar var.
Özellikle de, PKK/KCK’lılara tanınan kolaylıklar Meclis’ten büyük çoğunlukla geçmişken…
