İktidar AB’ye o vize tavizlerini verecekti madem

Birkac gündür heyecan verici haberler okuyoruz. İktidar, AB’yle vize krizini çözmek için harekete geçmiş.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı, vize serbestisi diyalogunda AB’den yapıcı karşı adım bekliyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz duyurdu, AB’yle vize serbestisi anlaşmasındaki tıkanıklığı aşmak için yeni bir hazırlık başlatmışlar.

Adalet, İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları birlikte çalışıyormuş. AB’nin kalan 6 şartını yerine getirecekmişiz.

Yılmaz diyor ki; Türkiye üzerine düşeni yapacak ama AB de siyasi irade göstermeli, yapıcı adımlarla karşılık vermeli, yoksa sonuç almayı başaramayız.

Ya AB’nin kalan 6 kriterini tam karşılamaya o kadar niyetli değiliz, karşılamış gibi yapıp bununla yetinmelerini, ödevi tamamlanmış kabul etmelerini istiyoruz...

Ya da gereğini tam yapsak bile bizi geriye eli boş çevirebileceklerinden endişemiz var.

Boşa değil bu güvensizlik. Daha bir ay önce, 10 Haziran’da yazdıklarım nedenini anlatıyor.

Avrupa Parlamentosu, son Türkiye Raporu’nu büyük çoğunluğun onayıyla kabul etmişti.

Hukuk ve demokrasi notumuz daha da kırılmış, kötüleşmelerden sorumlu tutulan yetkililerimize ilk kez yaptırım istenmişti. Ankara hâliyle tepkiliydi.

İktidar; kendilerine haksızlık edildiğinden, önyargıyla bakıldığından, iç işlerimize ve bağımsız yargımıza karışılamayacağından söz ediyordu.

Çekilen resti hatırladınız değil mi?

AB üyeliğine başvurduğumuzda kriterlerine uyup uymadığımızı denetleme hakkını onlara biz vermemiştik sanki.

Ayrıca demokrasi ve hukuk, ülkelerin iç işleri olarak görülemezdi. AK Parti, başka ülkelere gelince hâlâ iç işleri saymıyor.

Hepsi bir yana, iktidarın AB’ye vermediği şu vize tavizlerinin izahı nedir diye sormuştum.

İktidara zor gelen, yapmamak için direndiği, bin dereden su getirdiği, uğruna herkese yeşil pasaport dağıtmaya bile razı olduğu, yeter ki olmasın diye çırpındığı tavizlere bir daha bakalım.

AP Türkiye Raportörü Amor’a göre; AB’ye vizesiz seyahat Ankara’nın elindeydi. Dilerse kalan 6 kriteri karşılayarak hemen çözebilirdi. AB, bütün pasaportlarımıza serbest dolaşım tanımaya hazırdı.

Ama yetkililer bunun yerine, o meslek grubuna da buna da yeşil ve gri pasaport dağıtarak sorunu çözmeyi tercih ediyordu.

Ne uğruna?

AB’ye hangi ağır tavizleri vermemek için, bunca zaman arkadan dolanıp gerekirse yeşille gri pasaportu herkese verme pahasına direndiğimizi sormayın.

İktidar o kısmını anlatmamayı tercih ediyor.

2016’da, Davutoğlu’nun Başbakanlığında AB’yle vize serbestisi anlaşması yapılmıştı.

Vizesiz seyahat o yıl başlayacaktı.

Bunun için karşılamamız gereken 72 kriterden geriye sadece 6’sı kalmıştı.

İşte 10 yıldır bekletilen o 6 kriteri sıralıyorum size.

Terör suçu tanımının yasa değişikliğiyle netleştirilmesi, bir.

AB polis örgütü Europol ile operasyonel işbirliği anlaşması, iki.

Avrupa Konseyinin yolsuzlukla mücadele önerilerinin uygulanması, üç.

Suçla mücadele alanında tüm AB üyeleriyle iş birliğine gidilmesi, dört.

Düzensiz göçmenlerle ilgili Geri Kabul Anlaşması’nın tam uygulanması, beş.

Kişisel verileri koruma yasasının Avrupa standartlarına getirilip ilgili kurula bağımsızlık tanınması, etti size altı.

AB’nin beklentisi bunlardı, 6 kriter karşılanırsa vize serbestisini hemen devreye sokmak istiyorlardı.

Gören de çok ağır tavizler koparmaya çalıştıklarını sanacak, demiştim.

Vize serbestisi şartlarını sağlamak yerine arkadan dolanmanın da sonuna geldik demek.

Yolsuzlukla gerçek mücadelede, hak hukukta eksikliklerimizi gidermeye çağırıyorlardı. AB’nin uyarı ve tavsiyelerine iktidar artık rest çekmeyip kulak mı verecek?

E demezler mi, madem eninde sonunda yapacaktınız ne beklediniz? Onca vize çilesini niye çektirdiniz? Hem bunları hak olduğu için vatandaşlarınıza değil de vize için AB’ye taviz olarak mı veriyorsunuz ki direndiniz?

YORUMLAR (4)
4 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.