CB sistemi erken kireçlendi

AK Parti sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin birinci yıldönümünde “bazı yerlerde tıkanmalar, kireçlenmeler olabilir, bakacağız, bunları revize etmemiz lazım” demişti. (11 Temmuz 2019)

Çok erken bir kireçlenmeydi bu.

Aslında siyasi tarih ve siyaset bilimi çoktandır gösteriyordu ki, büyük bir ülkenin pek çok kurumlardan oluşan yönetimini böylesine merkezileştirmek ve şahsîleştirmek kaçınılmaz olarak “tıkanma ve kireçlenmeler” yaratır.

Ama CB sistemi hazırlanırken bu uyarılara kulak verilmedi. AK Parti ve MHP kurullarında bile müzakere edilmedi. Hemen hazırlanıverdi, Meclis’ten geçiriliverdi…

Referandum kampanyasında denize at süren Fatih Sultan Mehmet ve Çanakkale şehitleri görüntülerinin eşlik ettiği propagandalarla kabul edildi…

Ve iki buçuk yıla yaklaşıyor; vaziyet ortada.

NASIL İŞLİYOR?

İsmail Küçükkaya’nın programında Ali Babacan söyledi; “Orta Vadeli Programı açıklamadılar, gecikiyor.”

Bu işleri iyi bilen İbrahim Çanakçı’yı aradım. Çanakçı DPT’de, Hazine Müsteşarlığında, BDDK’da, IMF Türkiye temsilciliğinde yüksek görevler üstlenmiş birikimli bir bürokrat. Şimdi Babacan’ın partisinde.

Çanakçı hemen anlattı:

“5018 Sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre…”

Her sene Eylül ayının ilk haftası içinde, gelecek iki yılı kapsayan Orta Vadeli Program yayınlanır.

Bu sene de Eylül ayının ilk haftasında 2021-2023 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Mali Program açıklanmalıydı. Aynı kanuna göre hemen ardından Orta Vadeli Program’ın da açıklanmış olması gerekirdi. Çünkü bütçe bu iki dokümana göre hazırlanır!..

Bütçenin 17 Ekim’de yani yirmi gün sonra Meclis’e sunulması anayasa emri. Ama bütçenin dayanağı olacak iki Program henüz ortada yok!

Hani “daha hızlı” bir sistem gelmişti!

Çok dana önemlisi: Yarım asırdır hiç geciktirilmeden çıkarılan Beş Yıllık Kalkınma planları ilk defa bu sistemde bir yıldan fazla gecikerek Meclis’e sunulabilmişti: Temmuz 2019’de yasalaşan 11. Beş Yıllık Kalkınma Planı.

KAMU KURUMLARI

Anayasa hukukumuzun en saygın isimlerinden Prof. Kemal Gözler, CB sisteminde karar ve kararnamelerin nasıl gecikerek, ya da iyi hazırlanmadan yayınlandıktan sonra düzeltmek için yeni karar ve kararnameler çıkarıldığını çok sayıda örneklerle yazmıştır. (http://www.anayasa.gen.tr/cbhs-bilanco.htm)

Bu iktidarın Temmuz 2019’da yasalaştırdığı 11. Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda mesela deniliyor ki:

“Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi tarafından, yatırımcılara yönelik yatırım ortamı değerlendirme anketi yapılacak ve bu kapsamda sorun ve öneriler ilk elden tespit edilecektir.” (Parag. 326.6.)

Ne aşamada bilmiyorum ama Kanal İstanbul’dan daha önemli değil mi?

Bir ülkenin yatırım çekme kapasitesi güvenilir hukuki alt yapının olmasına ve böyle teknik çalışma ve düzenlemelerin varlığına bağlıdır.

Bunu yapacak olan da kurumlardır.

Ama aşırı merkeziyetçi böyle bir sistemde kamu kurumları ve liyakatli uzmanlar inisiyatif kaybederler; hele de liyakat yerine sadakat öne alınırsa…

Bunun bir örneği Merkez Bankası ve Türkiye’nin faiz macerasıdır.

MESELA MERKEZ BANKASI

Merkez Bankası’nın bağımsızlığı 2011’de kanunla gerçekleştirilmişti. Bu kanun 703 Sayılı KHK ile değiştirildi: Atamalarda siyasi iktidarın yetkisi büyük ölçüde artırıldı, liyakat kıstasları da gevşetildi. (9 Temmuz 2018)

KHK düzenlemeleri devam etti, sonra bankanın ana sözleşmesi de bu yönde değiştirildi.

6 Temmuz 2019’da “laf dinlemiyor” denilerek Başkan Murat Çetinkaya görevden alındı.

Ondan sonra faiz indirimleri başladı.

Ama enflasyon ve döviz de tırmanmaya başladı.

120 milyar döviz piyasaya sürülerek Dolar 6 lirada tutulmak istendi olmadı; dolar 7 lirayı aştı…

Nihayet dün faiz artırıldı; dolar biraz indi.

Görüyor musunuz, Merkez Bankası neden bağımsız olmalıymış?

Keşke “laf dinlemeyip” faizi hep pozitifte tutsaymış da 120 milyar dolarlık rezervleri erimeseymiş değil mi?

Biz niye geçmiştik CB hükümet sistemine?

Niye Bakanlar Kurulu’nu ortadan kaldırmıştık?

Niye Devlet Planlama Teşkilatı ve Başbakanlık Kanunlar Dairesi gibi devletin beyni olan kurumları dağıtmıştık?

Faturası çoook ağır oldu; işte ekonominin hali…

Hiç olmazsa devlet idaresinde “kurallar ve kurumlar”ın her şeyden önemli olduğunu milletçe anlamış olsak.

YORUMLAR (51)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
51 Yorum