DEM değişir mi?

Türkiye esaslı bir sosyolojik değişim sürecinde... Piyasa ekonomisinin geliştirdiği irili ufaklı girişimciler sınıfı, şehirleşme, eğitim, dünyaya açıklık öyle bir seviyeye geldi ki artık eski ‘köylü’ ve ‘kapalı’ toplum yapılarıyla devam etmek mümkün değil.

Demokrasi ve hukuk kavramlarını geçmiş hiçbir dönemde olmadığı kadar çok konuşmamızın ve talep etmemizin sosyolojik sebebi, budur.

Kürt meselesi açısından da Türkiye’de artık DEM gibi bir partinin bulunmasına itiraz eden bir akım yok.

Abdullah Öcalan da böyle bir çağda terörle yürüyemeyeceğini görüyor. Silah bırakma açıklamasında, PKK’nın “teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmış” olduğunu, yani komünist hareketlerden etkilendiğini ifade etmişti. Artık Türkiye’de ve dünyada şartlar değiştiği için “PKK’nın anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara” düştüğünü, “dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış” olduğunu söylemişti. (25 Şubat 2025)

Tamam da Kürt siyasi hareketi, çöken “reel sosyalizm”den devraldığı “teori” ile yürüyebilir mi?

DEM AÇILIM YAPAR MI?

Habertürk'ten Mahir Kılıç'ın kulis haberine göre, DEM adını değiştirip “Demokratik Cumhuriyet” yapacak... Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) gibi bileşenler kapatılacak. Partinin kadrolarında önemli değişiklikler bekleniyor…

DEM yetkilileri bu haberi yalanladı.

Ama sosyolojik bir gerçektir ki, DEM Parti hareketi değişmek, daha şehirli, daha açık ve kendi içinde çoğul-kimlikli bir dönüşüm geçirmek ihtiyacıyla karşı karşıyadır. Yalanlama bu ihtiyacı değiştirmez.

Yani ‘Türkiye partisi’ diye tarif edilen bir açılım…

Güncel olaylar ne olursa olsun, önemli olan Kürt siyasetinin ne ölçüde “reel sosyalizm”in totaliter etkilerinden ve “komünal” dediği kapalılıktan kurtulup iç yapısında demokratikleşmesi önemli bir mesele olarak ortada duruyor.

TOTALİTER FİKİRLER

İsmi bugün DEM Parti olan hareketteki totaliter zihniyetin örnekleri çoktur. Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) Aralık 2011’de Diyarbakır’da yaptığı çalıştayda ileri sürülen fikirlerin sadece ayrılıkçı değil, “totaliter” nitelikteydi. Çalıştaya katılan Cengiz Çandar, DTK tarafından sunulan “taslağın sorunlu… ütopik, daha önemlisi totaliter özelliklerini” eleştirmiş, Ahmet İnsel de “toplantı boyunca en kapsamlı, ciddi ve hatta ağır eleştiriler” yapmıştı. (Radikal, 4 Ocak 2011)

DTK hâla “hareketin bileşeni” olarak devam edecek mi?

Daha önemlisi, temeldeki KCK’nın, Öcalan imzalı 2005 belgesinde liberal demokrasinin reddedilmesidir, “komünal ekonomi” diyerek “reel sosyalist” modelin savunulmasıdır, “her alanda en son karar mercii, Önderliktir” diyerek kuvvetler ayrılığını reddeden totaliter bir sistemin inşa edilmesidir.

Öcalan “reel sosyalizm”in çökmüş olmasını bir hareket noktası kabul ettiğine göre, KCK’daki “reel sosyalizm”den gelen totaliter sistem konusunda bir açıklama yapmalıdır.

Demokrasi / demokratik” demek belirleyici değildir “demokratik halk cumhuriyeti” etiketli totaliter sistemler herkesin malumudur. “Demokratik”in bireysel özgürlük temelli tanımını Öcalan kabul ediyor mu?

‘YENİ MÜCADELE DÖNEMİ'

DEM’in ve Öcalan’ın “demokratik” kelimesini sıkça kullanmaları içte ve dışta “daha demokratik” görünerek güç toplamaya, meşruiyet zeminini genişletmeye yöneliktir. DEM Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın dediği gibi, “Barış ve demokratik toplum çağrısı yeni bir mücadele döneminin çağrısıdır (7 Eylül 2025)

Fakat “demokratik” kelimesine, asıl anlamının zıddına “komünal” ya da etnik-kabileci bir anlam vermek, çözümü kolaylaştırmayacağı gibi gerçek anayasal demokrasiyi de geliştirmez.

Sorun şu: Öcalan liderliğindeki hareket silah bırakmış ama siyaseten daha radikal, daha militan, merkeziyetçi ve “demir disiplinli” bir parti mi olacak? Yani totaliter…

Yoksa demokrasi deyince akla gelen serbest seçimli, fikir ve ifade hürriyeti gibi “birey hukuku” değerlerini esas alan ‘normal’ bir parti mi?

YORUMLAR (15)
15 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.