Ziya Selçuk'un istifası

Ziya Selçuk Milli Eğitim Bakanı olduğunda Türkiye’de pek çok insan gibi ben de hem şaşırmıştım, hem sevinmiştim. Çünkü bu kadar ideolojik bir iktidar Ziya Selçuk gibi eğitim uzmanlığıyla öne çıkan bir ismi Milli Eğitim Bakanı yapmıştı!

Selçuk’un yıllardan beri savunduğu “bilgi kuramı” ve “belirsizlik mantığı”, Ak Parti’nin keskin şekilde belirli “ak – kara” mantığıyla bağdaşır mıydı?

CB sisteminin “tek kişilik hükümet” mekanizmasında Selçuk inisiyatif gösterebilir miydi?

Yine de çoğumuz ümitlenmiştik: Acaba Cumhurbaşkanı, başarısızlığını defalarca ifade ettiği eğitim alanında, Ziya Selçuk’la bir açılım mı yapmak istiyordu?

Açılım falan olmadı. Selçuk’un gelmesi sürprizdi ama istifası sürpriz değil.

SİSTEM SORUNU

Selçuk’un istifası üzerine yapılan yorumlarda sistemdeki “iki başlılık” ön plana çıktı. CB sisteminde bir dış halka vardır, bakanlıklardır bunlar. Bir de iç halka vardır, Beştepe’deki kurullar… Selçuk, Beştepe’deki Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu’nu aşarak doğru bildiği politikaları uygulayabilir miydi?

Uygulayamadı. Hatta Kurul üyeleri Ziya Selçuk’a yüklenen tweetler atmaktan sakınmadılar.

ABD sisteminden farklı olarak bizdeki sistem, bakanlıklarla Başkan arasında “kurullar” denilen böyle bir birinci halka yaratmıştır. Hiçbir siyasi yetkisi olmayan Bakanlar… Mehmet Uçum’un deyişiyle “başkanlık hükümetlerinde bakanların profili son derece düşüktür.” (Hürriyet, 25 Ocak 2017)

Bizde böyle. Bakanların “Cumhurbaşkanımızın talimatıyla” söylemi, sistemin en veciz tanımıdır…

BELİRSİZLİK MANTIĞI…

Ziya Selçuk, 6 yıl önce ‘Eğrisi Doğrusu’ adlı programda şöyle demişti:

Eğitim mutabakat işidir, ortak payda işidir... Eğitimle ilgili bir yasa söz konusu ise bu herhangi bir partinin ödevi değildir, bir ülke ödevidir. Böyle mutabakat olursa eğitim bir fırsat penceresi oluyor, yoksa bir tehdit penceresi oluyor.” (CNN Türk, 12 Aralık 2014)

İktidar eğitimde “ortak payda” arayışında mı?!

Selçuk aynı programda, şu hayati sorunumuzu da vurgulamıştı:

Bizde hemen her şey siyah beyaz, var yok, hep hiç, ya sev ya terk et, ya benimsin ya kara toprağın gibi bir patolojik ikilem içinde gidiyor ve arada grilerimiz yok; ‘başka ne olabilir’ gibi…

Biz tek tip değil, tek tipçi yetiştiriyoruz. Herkes kendi tipinin tekliğini savunuyor. Kendi değerleri üzerinden tekçilik yapıyor. Halbuki çocuklarımıza çok farklı seçenekleri düşündürmek zorundayız!

(https://www.youtube.com/watch?v=8y6jaVhzGZU)

Özellikle şunun altını çizmek isterim: “Çok farklı seçenekleri düşündürmek!

Diyorum ki, bize davanın ya da devrimin askerleri değil, hür düşünceli, araştırmacı, yaratıcı nesiller lazım.

BİLGİ KURAMI’

Ziya Selçuk bakan olduktan sonraki tek telefon konuşmamızda, sık sık söylediği “bilgi kuramı”nı sormuştum, şunu söylemişti:

Geleneksel öğretimde asıl olan ‘ne biliyoruz?’ sorusudur. Bilgi kuramında ise ‘nasıl biliyoruz?’ sorusu esastır… Fikirlerimizin kanıtını göstermemizi sağlayacak yöntemleri bize öğretir. Böylece kuramla kanıt, muhakemeyle hakikat arasındaki ilişkileri öğrencilerin sorgulaması sağlanır.” (Karar, 20 Mayıs 2019)

Evet, 13. asırda İbni Rüşd’ün kitaplarını meydanlarda yaktığımız, hadi daha yakınlara gelelim, 16. asırda Takiyüddin rasathanesini top atışlarıyla yıktığımız günden beri temel zihniyet sorunumuz!

Selçuk’un zihniyet değişimi amaçlı müfredat değiştirme girişimleri başarısız oldu.

İlk dönemlerdeki enerjisini kaybeden iki sene sonraki seçimlere odaklanan bugünkü iktidar uzun vadeli reform yapamaz, yapmıyor zaten.

BÜTÇE SIKINTISI

Selçuk, Kübra Par’a yüz yüze eğitimin 6 Eylül’de başlayacağını açıkladı. (Haber Türk, 21 Temmuz)

Fakat bütçede para yoktu! Muhtemelen Selçuk bu açıklamayla eğitime kaynak aktarılmasını sağlamak istedi. Türkiye pandemi döneminde en çok okul kapatan ülkelerden biriydi, daha fazlası kabul edilemezdi.

Bugünkü sistemde, YSK tercih süresinin uzatılmasını bile Cumhurbaşkanı açıklıyor.

Medyadaki haberlere göre, Selçuk’un 6 Eylül açıklaması da sorun yaratmış.

Yeni Bakan Prof. Dr. Mahmut Özer de kararlı, “Eylülde yüz yüze eğitim başlayacak” diyor. İnşallah diyelim, başarılar dileyelim. Bakalım bütçe sorunu nasıl çözülecek.

Ziya Selçuk bakanlıkta yaşadığı tecrübeleri mutlaka yazmalı, gelecek nesillere aktarmalı.

Salı günü YÖK Başkanı Prof. Yekta Saraç’ın görevden ayrılmasını yazacağım.

YORUMLAR (177)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
177 Yorum