EBERE PAUL ONUACHU
Şampiyon tamamladığı 2022 sezonundan beri transfer isabetsizliği ile dikkat çeken Trabzonspor, dördüncü sezonunu yaşadığı bu evrede, isabetsiz transferlere oranla daha az sayıda da olsa çok iyi futbolcular da yakalamayı başardı.
Bunların en başında da Paul Onuachu gelmekte.
2.01 boyu ile özellikle futbol sporu için olağanüstü bir fiziğe sahip olan Ebere Paul Onuachu, Afrika’nın futbolcu tarlalarından biri olan Nijerya doğumlu. Ülkesinin milli takımında da görev yapan dev santrafor, Trabzonspor transfer geleneğinin ta Şota Alvarazde transferinden beri” diğer mevkilerdeki isabetsizlik ile ters orantılı olarak” yüksek isabet kaydettiği santrafor transferlerinin en sonuncusu ama belki de en özelliklisi.
Fizik olarak dünya futbolunda da çok nadir görülebilen 2.01 gibi çok uzun bir boya sahip olan Paul, futbol oyununda bu kadarının çabukluğu, tekniği ve esnekliği azaltabileceği gerekçesiyle dezavantaj olarak kabul edilebilirliğine rağmen normal boy ortalamasındaki rakiplerine göre gerek çabukluk, gerek teknik ve gerekse de esneklik anlamında çok daha iyi bir performans ortaya koymakta.
Üstelik Paul bunu , dünyanın en iyi ve en hızlı futbolcularının bulunduğu Premier League’i bir kenara koyarsak Türkiye Süper Ligi ile birlikte daha önce oynadığı ve her ikisinde de şampiyonluklar yaşadığı Belçika ve Danimarka liglerinde de başardı. Hem de defalarca. Gol krallıkları yaşadı, şampiyon oldu ve yılın oyuncusu seçildi.
Ebere Paul Onuachu aynı zamanda çok karakterli bir oyuncu. Tam bir beyefendi. Kısa sürede Trabzon şehrinde oluşturduğu sinerji ve karşılıklı sevgi şaşkınlık verici seviyede.
Zeki, çevik ve ahlaklı tanımının da ta kendisi. Öyle ki ezeli rekabet olan Fenerbahçe maçında, rakibine sert davranan genç oyuncuyu kolundan tutup Fenerbahçeli oyuncudan özür diletecek kadar.
Paul Onuachu ile yolları bir önceki sezon kiralık olarak kesişen Trabzonspor, o sezon Paul’un yaşadığı uzun sakatlıklara ve bir aydan fazla bir süre bulunduğu Afrika kupası katılımı ile epeyce sayıda bir maç kaçırmasına rağmen onunla birlikte ligi zorladı ve kupada finale kaldı. Hatta Paul kupa finalinde Beşiktaş’a , topu kendi yarı sahasından alıp ta rakip kaleye kadar taşıyıp sonra da ağlara gönderdiği ve o sprintiyle yine fizik kurallarını zorlayan kalitede jeneriklik bir gol attı ancak o gol o maçta Trabzonspor’a yetmedi.
Trabzonspor bu sezonda transfer başarısızlığı geleneğini bozmadı.
Evi ayarlandı, imzayı attı, forma numarası bilmem kaç, çocuklarına bakıcı tutuldu vesaire diye ismi lanse edilen bir çok yıldız futbolcunun özellikle genç taraftarlarda yarattığı heyecan, bu oyuncuların günler sonra yaptığı“ Trabzonspor’un teklifinden haberim dahi yok “ açıklamalarıyla yerini hayal kırıklığına bıraktı.
Özellikle Fatih Tekke Hoca’nın da “ yarın geliyor ve takımımıza büyük güç katacak” beyanından ve oyuncuyu Madrid’den getirmek için oraya sayın başkanın özel uçağının gönderildiğinin kamuoyu ile paylaşımından sonra” bu kez tamam” zannı ile pankart ve flamalar hazırlayarak havaalanına karşılamaya giden genç taraftarların sevinci, Saúl Ñíguez’in uçağa bile binmeyi reddetmesi ile tam bir yıkıma dönüştü. Fatih hoca bile öfkesini gizleyemezken sayın asbaşkanın “ iyi ki gelmedi, göreceksiniz daha büyük yıldız gelecek” açıklamasının ciddiyeti olmayan tipik bir gaz alma beyanı olduğu ortaya çıktı.
Yaz transfer dönemi boyunca ardı arkası kesilmeyen skandalların, tutarsızlıkların, belirsizliklerin, plansızlıkların, programsızlıkların, hedefsizliklerin, vaziyeti idare etmelerin hatta edememelerin üzerine taraftarlar bir de Uğurcan Çakır skandalına maruz bırakıldı.
Kendi takımına takviye bekleyen Trabzonspor taraftarları bir ay boyunca TV’lerde, yazılı ve görsel medyada Trabzonspor’un kaptanı ve kalecisi Uğurcan’ın ezeli rakiplerinden Fenerbahçe’ye mi yoksa Galatasaray’a mı imza attığı tartışmalarını izledi.
Nihayet bir ay sonra televizyona çıkan sayın Başkan” ne münasebet, ezeli rakiplerimize para ile futbolcu satmayız” dedikten birkaç gün sonra Uğurcan Çakır Galatasaray’a satıldı.
Sayın asbaşkan bu kez gaz alma görevini, Uğurcan’ın fiyatına KDV miktarını da ilave edip rakamı şişirerek “ bizi ilkesiz bulabilirsiniz ama bakın ne para kazandık” minvalinde” vaaaay iyi para “ sloganına yatırım yaparak yaptı. E tabi Uğurcan’ın boynu da taraftarlara sunuldu.
Hem Uğurcan’ı hem de Onana’yı beğenmeyen taraftarların önümüzdeki sezon nasıl bir kaleci izleyecekleri merak konusu bu arada.
***
Ligimizde Osimen gibi, Icardi gibi, Kante gibi bir çok fenomen yıldız mevcut.
Ancak kim ne derse desin, şu an için bize göre bu ligin basketbol tabiriyle MVP si Paul Onuachu’dur.
Şüphesiz futbolcu beğenisi ve performansı eşitler ve birbirine yakınlar arasında bir çok anlamda göreceli de olabilir ancak Paul Onuachu gerçeği rakamsal olarak ta ortadadır.
Trabzonspor yönetimi, işte bu oyuncuyu, geçen yıl artık sayısını hatırlayamadığımız kadar çok olan başarısız transferlerden herhangi birinin gönderme maliyeti miktarı kadar bir rakam yüzünden transfer etmedi.
Üstelik tam beş ay boyunca pazarlık etmesine rağmen.
Birkaç milyon euro yüzünden vazgeçilen transfer nedeniyle Trabzonspor önce Avrupa Ligi’den sonra da Konferans Ligi’nden elendi.
Onuachu’nun bu sezon gösterdiği performans, eğer bu oyuncu geçen yıl Rapid Wien ve St. Gallen maçlarında forma giymiş olsaydı sonucun Trabzonspor aleyhine olmayacağına dair açık bir gösterge bize göre.
Sonuçta ortada, Trabzonspor yönetiminin açık bir iş bilmezlik, ufuksuzluk, vizyonsuzluk ve beceriksizliği neticesinde Trabzonspor’un geçen sezon Avrupa kupalarından elde edilebilecek 20 ila 30 milyon Euro bir gelirden mahrum kaldığı gibi, ligde de efsane diye pazarlanan bir işsizin mahareti(!) sonucu küme düşme hattından ancak Fatih Tekke hocanın işbaşı yapması ile kurtulduğu gerçeği var.
Kısaca Paul Onuachu aslında başlı başına bir TEKZİP!
Peki kime tekzip?
Zamanında Georgi Hagi’yi pahalı bulup almayan, Giorgi Kinkladze’yi dört gün Trabzon’da bekletip geri gönderen, Yusuf Şimşek’i yine dört gün kampta tutup imza attırmadan Beşiktaş’a gönderip yedi puan gerideki Beşiktaş’ı şampiyon yapan ama Trabzonspor kulübüne sürekli vasıfsız personel dolduran “ yerleşik yobazlığa” karşı bir tekzip.
Yerleşik yobazlık nepotizm yani adamcılık ile felç ettiği altyapıyla üretimi kuruttuğu gibi transfer müdahaleleri ile de Trabzonspor’un hedefsizliğini ve başarısızlığını adeta organize etmekte.
Trabzonspor camiası, taraftarı, çocuklar ve gençler için özellikle Olai ve Onuachu “yanlarına konacak yeni yıldızlarla birlikte zirveye yürümek “ anlamına gelirken; yerleşik yobazlık ve onun tahakkümü altında kıvranan yönetim için maalesef” bunlar kaç paraya satılır” etiketiden ibarettir.
Trabzonspor, artık iyice iki buçuk kulübün tekeline hapsedilmek istenen Türkiye liginde, eğer yine ve yeniden baş kaldırmak istiyorsa; acil ve öncelikli olarak geri kalmış yerleşik hegemonya ve onun tahakkümünden kurtulmalıdır.
