Back To Top
Ankara’da çorak bir tarlaya bakarken...

Ankara’da çorak bir tarlaya bakarken...

 - Son Güncelleme: 11.09.2019 Çarşamba 14:18
- A +

Ankara’da şehir dışındaki bir lokantanın terasından kurak boş arazinin ortasına dikilmiş biçimsiz gökdelen vari inşaatlara bakıyoruz. 

Bütün gazetecilerin aylardır peşinden koştuğu Ali Babacan’la yaptığımız röportaja konacak fotoğrafların arka fonunda zorunlu olarak bu çirkin manzara olacak.

Babacan bu manzaraya bakarken “Yazık oldu, bütün ülke bunlarla doldu, paralar buralara gitti” hayıflandı. 

Bundan beş yıl önce hala ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı iken yaptığı meşhur uyarıyı hatırladık: “Üretmeden taşa toprağa para harcıyoruz.”

2002’den 2015’e kadar iki yıllık Dışişleri Bakanlığı dışında, 11 yıl boyunca ekonominin dümeninde bulunmuş, daha çok işiyle ilgili ve az konuşmuş Babacan’ın bugüne kadar akıllarda en çok kalmış açıklamasıydı o. 

Ama beş yıl önceki o uyarı dikkate alınmadı, paralar taşa toprağa gömüldü, sonunda ekonomi inşaat ekonomisinin peşine takılıp duvara çarptı. 

Aslında o uyarı Babacan’ın kendi partisiyle aklen yollarının ayrılmaya başladığının da ilk işaretiydi.

Zaten o uyarıdan bir süre sonra önce bakanlıktan sessiz sedasız ayrıldı, sessiz bir milletvekilliğinden sonra da bir daha konuşmadı..

Son tweetinin tarihi 20 Haziran 2015.  15 temmuz sonrası Demokrasi Nöbetleri’ndeki bir kaç konuşması dışında uzun yıllardır sesini de duymamıştık. 

Ta ki Temmuz 2019’da AK Parti’den kısa bir yazılı açıklamayla istifa edene kadar.

Aslında istifa, röportajdan tam başlangıç tarihinin 19 Şubat 2019 olduğunu öğrendiğimiz, yeni siyasi hareket için uzun süredir, devam eden çalışmaların bir son adımıydı.

Ama o çalışmalar da aylarca sessiz bir şekilde ilerledi. 

Babacan ve onunla birlikte hareket eden siyasetçiler, aralarında bizim de olduğumuz gazetecilerin ısrarlı röportaj tekliflerini  “henüz çalışmaların sürdüğünü” söyleyerek sürekli ileri bir tarihe ertelediler. 

Bu ertelemenin Babacan’ın tercihi olduğunu öğrendik.

Çünkü Babacan henüz partinin kadroları belli olmadan, o kadro bir araya gelip temel politikalar üzerinde konuşmadan tek başına çıkıp herkesi bağlayacak sözler söylemek istememiş. Bunun parti içi demokrasi açısından en baştan yanlış iliklenmiş bir düğme olacağını düşünüyormuş.

Karar’a röportaj vererek bu ilkeyi bir miktar esnetse de, yine de bazı konular üzerinde konuşmayı erteleyerek, ayrıntılara girmeyerek bu ilkesel tutumunu sürdürmüş oldu. Zaten röportajla ilgili de gelen eleştiriler daha çok bununla ilgiliydi. Genel prensipleri ve ilkeleri hatırlatıp, güncel meselelere pek girmemesi, parti hakkında kurulma tarihi dışında fazla ayrıntı vermemesi eleştirildi.

Bu aslında Babacan’ın siyaseti ve liderlik tarzı hakkında da röportajda tekrarladığı demokratik prensipler ve değerlerden daha fazla ve elle tutulur bir fikir veriyor. 

Lider merkezli değil, kadro merkezli bir siyaset anlayışını hayata geçirmeye çalışıyor. Bu tabii on yıllardır bunun tam tersine fena halde alışmış olan Türkiye’nin nasıl karşılayacağı bilinmeyen yeni bir tarz-ı siyaset.

Röportaja başlarken bunun farkında olmamıza rağmen, yine de sorularla bu ‘demokratik hassasiyette’ gedik açmak için epey uğraştık. 

Yine de kuruluş tarihi dışında parti hakkında fazla bir ayrıntı öğrenemedik. 

Ama temel ilke ve prensipleri açıklarken, bazı güncel konularda mesajlar verirken aslında epey bir şey de söylemiş oldu. 

Örneğin cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi mi parlamenter sistem mi sorusunu “Bu konuda şahsi bir kanaati olduğunu ama bunun kuracakları geniş ekiplerin vermesi gereken ortak bir karar olduğunu” söyleyerek yanıtlamadı ama öncesinde anlattıklarından Cumhurbaşkanlığı sistemine karşı olduğunu, güçlendirilmiş Meclis ve net kuvvetler ayrılığına dayalı bir parlamenter sistemi savunduğunu anlamak zor değildi.

Ya da dış politikayla ilgili içinde Rusya, ABD, AB, S-400, Suriye geçen cümleler kurmadı ama “Türkiye’nin sözünün gücünün azaldığını bu yüzden sık sık çözümleri askeri yollarla aradığı” tespiti çok şey anlatıyordu. Türkiye’nin “kurucusu ve üyesi olduğu uluslararası kurumlar ve parçası olduğu ittifak sistemleri”nin risk altında olmasından duyduğu tedirginliği anlatırken de aslında dış politikadaki tercihini ortaya koymuş oldu. 

Uzun bir süredir kimsenin dillendirmek istemediği “Kürt sorunu” terkibini kullanması, muhafazakar siyasetin zayıf karnı olan Alevilerin sorunlarından bahsetmesi kayyım, YSK’nın İstanbul seçimini iptali kararını eleştirmesi, muhalif olduğu için işsiz kalan gazetecilerden bahsetmesi, adlarını vermese de tutuklu gazeteci, sivil toplumcu, siyasetçiler üzerine konuşması yine net siyasi tercihlerdi.

Konu AK Parti’den istifasıyla ilgili eski defterlerin açılmasını gerektiren sorulara geldiğinde ise “Artık biz geçmişle uğraşmak istemiyoruz” diyerek böyle bir hesaplaşmaya karşı hevessizliğini gösterdi, “bunlar birbirine girsin çarşı karışsın” dışında bu yeni siyasi hareketlerden bir beklentisi olmayanları hayal kırıklığına uğratacak ama daha çözüm ve gelecek odaklı bir merkez siyaseti için akılcı bir strateji bu.

Yine de örneğin “iki kere iki dörttür diyebildikten sonra en kolay ekonomi toparlanır” derken yaptığı gönderme, Erdoğan’ın “ümmeti bölmeyin” açıklamasına “bölmek değil, toplumu birleştirmek için yola çıktık” cevabını vermesi, bakanken Bilderberg toplantılarına katılmasının, komplocu troll casplerine konu olmaya başlanmasına karşı ‘bu gezilerin gizli değil, Resmi Gazete’de yer almış Başbakan’ın onayıyla gidilmiş resmi geziler’ olduğunu hatırlatması, gerekirse polemiklerden de kaçmayacağının işaretiydi.

Partideki isimleri öğrenme konusunda röportaj öncesinden başladığımız ısrarlarımız ise sonuçsuz kaldı. Bu isimleri şimdi açıklamayı hem siyaseten hem de stratejik olarak doğru bulmadığını söyledi.

Türkiye’nin demokrasi, hukuk ve medya şartlarında bu anlaşılabilecek bir korumacılık. Bir parti koruma şemsiyesi olmadan adları açıklanacak isimlerin başına gelebilecekler tahmin etmek zor değil, bu muhtemel kadrolar için de pek teşvik edici olmazdı.

Zaten Babacan’ın bu ilk röportajını verebileceği ve “Partiyi 2020’den önce kuruyoruz” sözünü manşet yapabilecek medya organı sayısı da siyasete girdiği koşulları net biçimde gösteriyor. 

İlk röportajını görüntülü medyaya vermesi PR açısından aslında daha doğru olabilirdi. Güven veren ve samimiyet geçiren ikna edici bir konuşma üslubu var. 

Ayrıca kilo vermiş, neredeyse 40’larında gösteriyor. Muhaliflerinde bile iyi intibalar bırakmış genç ve başarılı bir siyasetçinin bizzat kendisini anlatması daha etkili olabilirdi.

Ama yine kadro oluşmadan herkes adına konuşmama hassasiyeti yüzünden , sürprizlere açık görüntülü ve canlı röportaj vermektense, daha kontrollü olan yazılı röportaj vermeyi tercih etmiş. 

Böyle bir röportajı yayınlayabilecek önündeki konvansiyonel medya listesi de çok uzun değildi: Sözcü, Cumhuriyet, Yeniçağ, Birgün, Evrensel, Yeni Asya ve Karar. 

Herhalde bu listeden Karar’ı seçmiş olması kimse için şaşırtıcı değil. Röportajı okuyanlar böyle bir röportajda sorulması gereken bütün soruların sorulduğunun hakkını teslim edecektir.

Belki Davutoğlu ile arasında olan görüş farklılıklarını biraz daha açmasını isteyebilirdik. Ama o konuda hassas olduğu, daha çok konuşmak istemediği için fazlasını sormadık. 

Davutoğlu ile özel bir bağı olduğu ve bu yol ayrımına üzüldüğü açıktı. Zaten bakanlığı bıraktıktan sonra özel işine dönmeye hazırlanırken, 2015’de Davutoğlu’nun ısrarıyla yeniden milletvekili olmuştu. Babacan’ın röportajıyla, Davutoğlu’nun manifestosu ve konuşmaları arasında fark bulmak da kolay değil. Aynı siyaset ve iktidar anlayışıyla sınandılar, tespitlerinin ve eleştirilerinin çoğu da ortak. Arada ideolojik değil, bir üslup ve tarz farklılığı olduğu anlaşılıyor. 

Babacan’ın tarzında en dikkat çekici taraf, Gül ve Davutoğlu ile şahsi ilişkilerinden bahsederken bile “biz” diye konuşmayı seçmesi.

Aslında “Ben” demek için CV’sinde epeyce malzeme var. 

Varlıklı bir Ankara ailesinde doğmuş, TED Koleji’ni, ardından dereceyle girdiği ODTÜ Endüstri Mühendisliği’ni birincilikle bitirmiş, 35 yaşında bakan olmuş, 11 yıl ülkenin ekonomisini yönetmiş, muhaliflerinin bile en azından ehliyetini teslim ettiği bir isim.

Aile hikayesi de sıra dışı. Halaları 60’larda başörtülü kadınların çok olmadığı üniversitelerde okumuş, kız kardeşleri yasaklara rağmen ODTÜ’de mühendislik bölümlerini bitirmiş sıradışı bir muhafazakar ailenin mensubu. 

Ama 1967’de Ankara İlahiyat Fakültesi’ne başörtüsüyle giren ve bu yüzden ihraç edilen ilk başörtülü üniversite öğrencisi olan halası Hatice Babacan’ın mağduriyeti üzerine de çok konuşmak istemedi. 

Onun bir hak ve özgürlük mücadelesi verdiğini söylemekle yetindikten sonra konuyu, kurulu düzene karşı çıkmak için yola çıkmış olan AK Parti’nin bugün kurulu düzen haline gelmesine ve bu kez başka kesimlerin hak ve özgürlük sorunları olduğuna bağladığı bölüm röportajdaki en dikkat çekici ve cesur analizlerden biriydi.

Genel olarak bütün konuşma boyunca daha az ideolojik referansları olan bir dil kullanmaya çalıştı. Vatandaşlık, devlet, haklar ve özgürlükler konusunda klasik liberal tespitler yaptı, İslami referansları  ve kelimeleri ölçülü kullanmaya çalıştı. Gerçekten toplumun farklı kesimlerini en baştan kaçırmayacak, ortak bir dil tutturma çabasını konuşmasında bile görmek mümkündü. 

Korku siyaseti yerine ümit siyaseti bundan sonra da Babacan ve çevresinden duyacağımız çalışılmış bir siyasi motto. 

Yine de “en kolayı ekonomi” derkenki özgüveni, ekonominin en temel mesele haline geldiği ve daha da geleceği siyasette en güçlü kozu olmayı sürdürecek.

Muhtemelen bu röportajdan sonra Babacan, parti kadrolarıyla yapacakları toplantılara kadar bir süre daha sessizliğini sürdürecek. Her olaya tepki veren siyasetçi moduna bir süre daha girmeyecek. O yüzden Twitter hesabını da kullanmayacak. Ama “2020’den önce” takvimini açıklayıp kendini bağladığına göre bu sessizlik de uzun sürmeyecek. 

2020 yılında siyasetin bugünkünden çok sesli olacağı artık açık. 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 07:07
Hakaret vs içermedigi halde! Yazdigim yorumu koymamissiniz? Sansür mü ediyorsunuz sayin editör! On yedi yilda sosyal devlet anlayisinin cenazesinin kaldirildi, yandas kesimler kalkindirildi yazdik ondan mi? Egitim, saglik, tarim hayvancilik bitti, kurumlar kapatildi, üniversiteler keyfe keder bölündü, her yer insaat oldu, sehirler mahfedildi dedik diye mi?
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 16:46
1
Babacan ve Davutoğlu akp den 1 puan bile götürse CHP iktidar. Neyse daha yaşınız genç 10yillik CHP iktidarından sonra babacan başa gelir.
KARAR OKURU 11 Eylül 2019 18:34
Bence " kaymak" kısmı daha çok kişi arasından. Paralar dördeee bölünecek.
KARAR OKURU 11 Eylül 2019 18:30
Hadi bakalım
ati 11 Eylül 2019 16:16
bu röportaj sırasında ''cemaat'' ve devlet'e ilişkin bir şey sorulmadı mı? ben devlet-cemaat ilişkisi hakkındaki fikir ve duruşunu sorardım yerinizde olsam?
KARAR'lı okur 11 Eylül 2019 16:02
Sayın Oğur, Babacan hakkındaki müspet kanaatleriyle birlikte, Ak Partiden ayrılmış bir siyasetçi hakkında öykündürücü bir yazı yazmış. Doğru, olabilir. Hatta geçmişine bakıldığında A.Babacan hakkında pozitif şeyleri söylemek de yadırganacak bi şey değil.. Ancak unutmamak gerekir ki, Babacan da onula birlikte siyaset sahnesine çıkacak olanlar da uzaydan gelmediler, Ak Parti içinde politika yaptılar, gelinen nokta itibariyle bunlar da en az onlar kadar ülkenin kronikleşmiş sorunlarından sorumlular, bu iyice biline..Demem o ki, sütten ağzı yananlar yoğurda üfleyecekler. İşleri kolay değil..
iyildiz 11 Eylül 2019 13:22
MİLLİ GÖRÜŞ'ün televizyonu TV5'de program yapıp da, burada MİLLİ GÖRÜŞ'ün gazetesi MİLLİ GAZETE'yi anmamak hangi düşüncenin ürünü acaba...
mutlu yücel 11 Eylül 2019 13:21
Babacanların siyasette, omurgaların sağlamlığı test edimiş saygın kişilerden biridir. Çünkü onlar AKP nin güçlü olduğu dönemlerde yanlış giden işleri söyleyip aksi devam ettiğinde de tavır koyanlardan olmuştur. Bir başka artısı da, bencil olmayan uyum ve kadro çalışmasını öne alan yapısıdır ki ilerde olası bir koalisyon veya ana muhalefette Kılıçtaroğlu gibilerle uyumla çalışacak olmasıdır.
ali namlı 11 Eylül 2019 13:04
Oldukça uzun yazınızı sabırla sonuna kadar okudum ! Allah aşkına memlekette bunca olan bitenler karşısında bu güne kadar neden sessiz kaldı ! Kendisi Ayda mı yaşıyordu , susması onun için en büyük manevi sorumsuzluktur , ayıptır ,utanç verici bir durumdur ! Bir söz var : '' Susan dil şeytandır '' '' Akıllı köprü arayana kadar deli dereyi geçer '' Babacandan ne köy olur ne kasaba !
ta'kipciniz 11 Eylül 2019 11:31
hepimiz(çoğunluk) dünya malı (para-iş-makam-ev araba = leş,laişe) peşindeyiz? buradan temiz insan, temiz toplum, ahlak , maneviyat, çıkar mı? çıkmayacağı belli; Ak Parti görevini yapmıyor, görev yapmıyor, iş yapmıyor, miting-kabul-efelenme-saldırı- bunları yapıyor,, Hani Yapısal Reformlar??? Yeni Anayasa ve Seçim Sistemi??? Herşey Seçim Kazanmaktan İbaret mi? '''İnsan Kazanmak''' değil mi bize dinimizin emrettiği???
arapgirli 11 Eylül 2019 10:41
Bir Babacan güzellemesi olmuş. İktidardaki bir parti içinden böyle bir harekete girişmek onu bölmek olur, ve diger bütün iç ve dış güçlerin destegini alırsınız. Babacanlar eger yigitlerse, ilk seçimde alacakları oyla ne yaptıklarının vebalini görüp çekilirler. (Bu arada inşaat sektörünü küçümsemek de nereden çıktı? Iraktan, Lİbyaya, Kazakistana vs. bu ülkenin yüzünü agartan ve ekonomisini ayakta tutan bu sektöre biraz insaf edin.)
Brahma 11 Eylül 2019 18:12
2
Alkol haramdır ustam azı da çoğu da haramdır. Tövbe etmek bir daha yaklaşmamak kurtuluştur.
M. Saim 11 Eylül 2019 10:08
Bir kardeşimiz, 'Bütün bu yaşananlardan sonra milletin "aynı davanın" bir başka mensubuna güvenmesi kolay olmayacak' diye yazmış. 'Bütün bu yaşananlar'ı yaşatan muhterem(!), yalnızca kendi davasının mensubu. Ben Babacan'ın ve Gül'ün AKP'nin varoluş felsefesinin kaldığı yerden devamı olacağı kanaatindeyim. Babacan olayının tiyatro olduğunu düşünen insanları bu kadar güvensiz ve özgüvensiz yapan da yine aynı muhteremdir.
KARAR OKURU 11 Eylül 2019 10:02
Höd hödçü, dişlayici ve kişi merkezli siyasete paydos. Medeni, Ilkeli ve kurumsal siyaset işbaşina
KARAR OKURU 11 Eylül 2019 09:24
Ha Ankaradaki o çorak tarla..Ha aklınızı teslim almış dinciliği hala muhafazakarlık diye yutturma çabası.Siyasal islam kurutur...kaçırtır..açlığa mahkum eden kuraklık yaratır.İnsan kuraklığı.
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 08:43
0
Umudumuz Ali Babacanın tekrar siyasi islam bataklığına girmemesidir. Bunun yerine akıl, bilim, adalet ve demokrasi ilkelerini benimseyen bir parti kurmasıdır.
Kamil 11 Eylül 2019 09:23
Sn Oğur, dünkü röportajda sn babacan sürekli 'adalet' vurgusu yaptı..adaletin en acı ve en bariz yaşanılanı günümüzde KHK mağduriyetileri..sizler bunu sorduğunuzda sn babacan çok basit ve kısa cümlelerle bu meseleyi geçiştirdi..bence bu denli "adalet" vurgusu yapan bir siyasetçinin bu konuda söyleyeceği net cümleler olmalıydı..ne yazik ki sn Babacan'ın klasik iktidar adayı muhafazakar siyasetçilerden bir farkı yok.. Yanılıyor muyum?
KARAR OKURU 11 Eylül 2019 16:46
0
Yaniliyorsunuz :) dogru yerde dogru zamsnda konusmayi bilmek önemli en azindan avrupada bu böyle. Tabi cahil bir toplum oldugumuz icin cok konusup gürlemeyi seviyoruz.
Okur 12 Eylül 2019 02:48
0
Alttaki cevap yazan yorumcuya:-haklisin dostum doğru zamanda doğru konuşmak lazım ve adaleti hukukçuların konuşması daha doğru olsa gerek değil mi? Endüstri mühendisi pazarlama uzmanı ve ekonomiden anlamasi onun haktan hukuktan adaletten de anladığı anlamına gelmez ve böyle ezber nakaratı tekrarlar durur.
KADİMADRAGLI 11 Eylül 2019 09:07
Sayın OĞUR, geçmişten bu yana gazetecilikten siyasete zaman zaman geçişler oluyor. Örneğin aynı gazetede yazdığınız Mehmet Ocaktan vb. Birçok gazeteci Aktif siyasete geçebiliyor. Ülke halihazırda sizin gibi meslek mensuplarının siyaset safına dahil olmanıza ihtiyaç duyuyor zannımca ne dersiniz?
Erzincanli 11 Eylül 2019 08:54
Geldigimiz nokta vahim. Denize dusup yuzme bilmeyen kopuge bile sarilir.
KARAR OKURU 11 Eylül 2019 08:55
Hayırlı olsun memleket için, umalım en kritik sorunumuz olan Kürt sorununu çözer. Yoksa bu ülke bir adım ilerleyemez demokrasi yolunda.
KARAR OKURU 11 Eylül 2019 08:23
Ulkede mevcut siyaset seviyesi o kadar yerlerdeki Babacan cok elit gelecek, soyledikleri tonlamaya degil icerige odaklanmayi gerektirecek. Ancak her durumda, tum toplumu dusunen, kavga degil hak, hukuk, liyakat, ozgurluk ve daha aydinlik bir gelecek hayal edenler icin bir umut olacagi kesin. Hayirli olur insaallah.
KARAR OKURU 11 Eylül 2019 16:44
0
Evet Cok dogru söylediniz, tek korkum bizim gibi toplumlarin Cok zeki insanlari anlayamaması
Habele-Hubele 11 Eylül 2019 08:13
Erdoğana soru soran gazetecilerin gazeteciliği gibi olmuş: “Şu konuyu şu yüzden sormadık.” Gazetecisin kayıtsız şartsız soru sormak cevaplanmasa dahi sormak senin işin. Daha gemi suya inmedi yahu.
KARAR OKURU 11 Eylül 2019 08:05
“Yazık oldu, bütün ülke bunlarla doldu, paralar buralara gitti” Net bilmediğim bir konu olduğu için soruyorum: paraların inşaata gitmesinde "11 yıl boyunca ekonominin dümeninde bulunmuş" Ali Babacan'ın sorumluluğu ne kadardı?
KARAR OKURU 11 Eylül 2019 07:47
Bütün bu yaşananlardan sonra milletin aynı " davanın " bir başka mensubuna güvenmesi kolay olmayacak gibi görünüyor. Yeni partilerin kurulmasının, o davanın bir stratejisi olduğunu, ak parti ile aralarındaki rekabetin ve atışmanın tamamen bir tiyatro olduğunu düşünenler bile var. Bu algıyı değiştirme konusunda Babacan ve Davutoğlu'nun işi hiç kolay değil ...
Allah aşkına 82milyonluk şu koca ülkede sözlerine güvenilir oturduğu koltuğa yakışan edepli dürüst kendi çocuklarınin iistikbalini türkiye nin bütün çocuklarıninkiyle aynı hassasiyetle düşünen 300 iyi insan yok mu
Muzaffer 11 Eylül 2019 15:19
0
Var da iyi insanlara siyasette yer yok. Bir örnek vereyim çalıyorlar ama çalışıyorlar diye yolsuzluğa prim veren bir siyasetimiz var. Çalmadan çalışıyorlar diyebileceğimiz günleri özlüyoruz.
KARAR OKURU 13 Eylül 2019 08:49
0
Çalıyorlar ama çalışıyorlar, bal tutan parmağını yalar sözleri bu halkın genel ahlak(ahlaksızlık) seviyesini ortaya koyan atasözleridir. Bunlar siyasetçilerin yolsuzluklarını, adam kayırmaları ve aldıkları rüşvetleri halkın büyük çoğunluğunun hoşgördüğü ve hatta kendileri o makamda olsa aynısını yapacaklarının ifadesidir.
KARAR OKURU 11 Eylül 2019 04:47
Ülkenin şu karanlık dönemde ne kadarda babacan ve seviyeli insanlara ihtiyacı varmış dizide kutlamak lazım ilkeli ve kararlı duruşunuz tarihe not düşenler için çok önemli Toplumun daha fazla gerginliğe tahammülü yok
KARAR OKURU 11 Eylül 2019 01:14
Her şeyi ben bilirim anlayışı betona tosladı. Haydi hayırlısı! Ülkem için iyi olan kazansın.
KARAR OKURU 11 Eylül 2019 01:15
Babacan,in en onemli tespiti: haklar ve ozgurlukler devletin verip geri alacagi seyler olmamali. Bu gerceklesirse Turkiye gercekten ucabilir...
karar okuru 11 Eylül 2019 13:19
4
rte de aynısını söylüyordu.biribirlrinin yedeği olanlardan hayır gelmez.
Karar Okuru 11 Eylül 2019 00:54
O zihniyetin hiç bir versiyonundan hayır gelmez. Bu gibi kişiler ortadoğu tanziminini yapanlar tarafından, safların ve popülist yığınların desteğini almışların arasına konulmuş kontrol mekanizmalarıdır. Oyun kurucuların kullanırız dedikleri zihniyet Devleti tahrip ettikten sonra kendi ikbalinin peşine düşebileceğini görüp, bu kontrol mekanizmalarını saf dışı bırakmayı başardı. Geçmişteki öngörülerdeki yanılgılara bakıp, bir kez daha değerlendirmekte fayda var derim. Yanlış adamlar ile doğru iş yapılmaz.
KARAR OKURUNA CEVABIMDIR 11 Eylül 2019 10:55
1
Çok fazla önyargılısın.Gerçi şu anki yapılanlara bakıp,böyle bir endişeyi dillendirmeniz de gerçeklerden uzak değil.Yani;sütten dilimiz çok yandı demek istiyorsun anlaşılan.Yine de bir şans vermek lâzım.Babacan'ın,babacan ve güven veren bir kişiliği var bana göre.Sizce öyle değil mi???
Ali baba 11 Eylül 2019 00:48
SECIM OLSA,,,OYLAR, OYLAR,, BABACANA
musto 11 Eylül 2019 00:35
AKP düşünsün altarnatifler çoğalıyor .
Bi insan 11 Eylül 2019 00:33
Allah yolunu acik etsin. Amin
KARAR OKURU 11 Eylül 2019 00:05
Ulkenin cikarini kendi cikarindan daha onemli sayan, ekonomiye bilimsel normlarla bakan, isinin ehli insanlara gorev veren, kavgaci degil uzlasmaci bir lidere coldeki bir su birikintisi gibi ihtiyacimiz var. Sayin Babacan'a basarilar diliyorum.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN