Bir gün bir özel harekat polisi, bir siyaset bilimi profesörü borsada…

Bu makaleyi dinle

00:00
00:00

İktidara yakın tvlerde fon gündemi gittikçe silikleşiyor, Azerbaycan konuşmak zaten yasak, geriye kaldı sadece Sarıgül’ün renkli hayatı…

Tutuklama, ev hapsi kararları sonrası ilk kez sosyal medyada fon dolandırıcılarını savunmak için troll hesaplar da devreye sokuldu.

Bunlar en azından dolandırıcılığın konuşulmasından iktidar çevrelerinde pek hoşlanılmadığını gösteriyor.

Ama anlaşılan adli soruşturmanın ilerlemesi konusunda farklı yaklaşımlar var.

Bunu Ertan Aydın’ın başına gelenlerden anlıyoruz.

Eski AK Parti milletvekili, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski danışmanı, AK Parti’nin son seçim kampanyası direktörü siyaset bilimi profesörü Ertan Aydın, fon soruşturmasında önce ev hapsiyle serbest bırakılmıştı.

Ama sonra savcılık itiraz etti.

Yeniden gözaltına alındı ve 25 Ekim’de tutuklandı. Koruma mekanizması çalışmadı.

Üstelik Ertan Aydın, mütevelli heyetinde Bilal Erdoğan’ın olduğu İbn Haldun’da siyaset bilimi profesörüydü.

Ama bu titri de işe yaramadı.

Hatta gözaltına alındığı anda İbn Haldun’un kadrosundan internette adı çıkarıldı.

Aydın, Tera Yatırım’ın bağımsız yönetim kurulu üyesiydi. Şirketin hesaplarını denetleyen ve risklerini inceleyen komitelerin başkanlığını yapıyordu.

Haziran 2025’te Tera’dan ayrılmıştı.

Ama sonra siyaset bilimi profesörü, eski bir siyasetçi olarak başka bir borsa şirketinin yönetimine girmişti.

Kuyaş’ın.

Peki bir siyaset bilimi profesörünün yatırım şirketlerinin mali risklerini denetleyecek hangi uzmanlığı vardı?

Ama sonra hikayeye daha yakından bakınca borsadaki bu şirketlerin yönetimine girmenin bir uzmanlık meselesi olmadığını anlıyoruz.

Kırıkkale Üniversitesi’nde yerel yönetimler okumuş, bir süre yerel gazetecilik, Ortadoğu Platformu başkanlığı, AK Parti’de Betül Satan Kaya’nın yardımcılığı yapmış 34 yaşındaki Erdin Özel’i Tera Portföy’ün başında görmüştük.

Erdin Özel, Ertan Aydın’dan dört yıl önce Kuyaş’ın sahibi bile olmuştu.

Ama kendisinden çok daha ilginç bir kariyeri olan bir ortağı vardı:

Özel Harekat polisi Ekrem Korkmaz.

Ekrem Korkmaz’ın resmî özgeçmişine göre 2003’te başlayan polislik kariyeri 18 yıl sürmüş.

Özel Harekât’ta çalışmış.

Kendi anlatımına göre 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Özel Harekât Daire Başkanlığı’ndaymış.

Irak’taki Süleymaniye Başkonsolosluğu’nda ve Suriye’deki Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde görev yapmış.

Mart 2021’de emniyetten ayrılmış.

Beş ay sonra nerede karşımıza çıkıyor?

Borsada.

Kuyaş adlı şirketin yönetiminde.

Kuyaş yani Kuyumcukent Gayrimenkul Yatırımları.

İstanbul’daki kuyumcu esnafının kurduğu yapı kooperatifinden doğmuş bir şirket.

2005’te kurulmuş. Kuyumcukent çevresinde iş yerleri, ofisler ve ticari binalar yapmak için yola çıkmış.

2012’de borsaya girmiş.

Yani kuyumcu esnafının gayrimenkul şirketi bu.

2021’de bu şirketin yönetimini değiştirmek isteyen bir grup ortaya çıkıyor.

Aralarında kim var?

Biri beş ay önce emniyetten ayrılmış Ekrem Korkmaz.

Ferudun Çavuşer ve diğer isimlerle birlikte mevcut yönetimin değiştirilmesini öneriyorlar.

Öneri kabul ediliyor.

Korkmaz yönetim kuruluna giriyor.

KAP kayıtlarında mesleği artık “finans sektörü profesyoneli.”

Suriye’de görev yapan bir özel harekât polisinin beş ay içinde borsada bir gayrimenkul şirketinin yönetimine girmesi hayli hızlı bir kariyer değişikliği.

Ama daha ilginci bundan sonra oluyor.

Korkmaz dokuz ay sonra Kuyaş’tan ayrılıyor.

Ama hemen sonra Kuyaş hisseleri şişirilmeye başlanıyor.

Şirketin hisseleri 2022’nin son üç ayında yaklaşık yüzde 284 yükseliyor.

Yani eylül ayında 10 bin liralık Kuyaş hissesi alan birinin elindeki hisselerin değeri aralık ayında yaklaşık 38 bin 400 liraya çıkıyor.

2024’te SPK, Kuyaş hisselerinde piyasa dolandırıcılığı şüphesiyle Mahmut Özmen adlı yatırımcıya altı ay işlem yasağı getiriyor.

2026’da ise bu kez büyük bir düşüş yaşanıyor.

Kuyaş hisseleri temmuz sonundan ekim sonuna kadar yaklaşık yüzde 87,5 değer kaybediyor.

10 bin liralık hisse 1250 liraya düşüyor.

Yani bir özel harekat polisi 18 yıllık mesleğini bırakıyor, beş ay sonra borsadaki bir şirketin yönetimine giriyor, 9 ay kalıyor sonra o şirketin hisseleri bir anda yükselip, sonra düşüyor.

Peki Korkmaz Kuyaş’tan ayrıldıktan sonra ne yapıyor?

Herhalde ilk deneyiminden çok büyük paralar kazanmış olmalı ki Kuyaş’tan ayrıldıkran yalnızca 83 gün sonra başka bir borsa şirketinin başına geçmiş.

29 Temmuz 2022.

Ekrem Korkmaz, Pera Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’nın yönetim kurulu başkanı oluyor.

Başkan vekili ise Erdin Özel.

Pera o tarihe kadar borsanın en meşhur isimlerinden Mehmet Kutman’ın Global Yatırım Holding grubunun kontrolünde.

Sonra bir anda borsayla alakasız iki isim geliyor, Global grubu kontrolü kaybediyor ve kalan hisselerini satıyor.

Korkmaz ile Özel şirketin yönetimini üstleniyor.

Üstelik yalnızca yönetici değiller. Şirketin yönetiminde söz sahibi olmalarını sağlayan imtiyazlı hisseler de ellerinde bulunuyor.

Sonra Pera’nın gayrimenkul şirketi olmaktan çıkarılıp yatırım holdingine dönüştürülmesi kararlaştırılıyor.

Bu değişikliğe karşı çıkan küçük yatırımcıların hisselerini satın alma işini hangi aracı kurum yürütüyor?

İşte tanıdık bir isim: Tera Yatırım.

Bir süre sonra Tera, Pera’ya ortak oluyor.

Sonunda şirketin adı Tera Yatırım Teknoloji Holding’e dönüşüyor.

Peki hisseler?

Tıpkı Kuyaş’taki gibi eski özel harekat polisi efekti burada da yaşanıyor.

2023 sonunda 1,20 lira seviyesindeki hisse Ağustos 2026’da 51,85 liraya kadar yükseliyor.

Yaklaşık 43 kat.

Sonra ne oluyor?

Ekim ayında 2,83 liraya kadar düşüyor.

Zirveden yüzde 94,5 kayıp.

O kadar fahiş yükseliş ve inişler ki bunlar SPK, Pera hisselerindeki işlemler nedeniyle Ekrem Korkmaz’ın da aralarında bulunduğu 19 kişi hakkında piyasa dolandırıcılığı şüphesiyle suç duyurusunda bulunuyor.

Korkmaz hakkında istenen belgeleri vermediği gerekçesiyle ayrıca suç duyurusu yapılıyor.

İlginç bir şekilde Erdin Özel bu 19 kişilik listede yok.

Şimdiye kadar ne gördük?

Eski özel harekât polisi Korkmaz, Kuyaş’ta yönetimi değiştiren grubun içinde.

Oradan ayrılıyor.

Pera’da Erdin Özel’le birlikte şirketin kontrolünü üstleniyor.

Pera, Tera’yla bağlantılı bir yatırım holdingine dönüşüyor.

Hisseleri onlarca kat yükselip çöküyor.

Korkmaz hakkında SPK suç duyurusunda bulunuyor.

Ama bu eski özel harekat polisini durdurmuyor.

Üçüncü durağa geçiyor.

Papilon Savunma.

Savunma ve güvenlik teknolojileri üreten, hisseleri borsada işlem gören bir şirket.

Papilon’un hikâyesinde önemli bir ayrıntı var.

27 Kasım 2024’te şirket yüzde 500 bedelsiz sermaye artırımı yapmış.

Borsayla ilgilenmeyenler için anlatalım.

Bir yatırımcının elinde bir Papilon hissesi varsa, bu işlemden sonra altı hissesi olmuş.

Ama şirketin değeri bir gecede altı katına çıkmamış.

Hisse sayısı altı katına çıktığı için hisse başına fiyat da aynı oranda düşmüş.

Yani eskiden 60 liradan işlem gören bir hisse, bu işlemden sonra teorik olarak 10 liradan işlem görürken yatırımcının elindeki hisse sayısı altıya çıkıyor.

Bu nedenle Papilon’un eski ve yeni fiyatlarını karşılaştırırken bölünmeyi hesaba katmak gerekiyor.

Peki bölünmeden sonra ne olmuş?

2025 başında yaklaşık 13 lira olan Papilon hisseleri, nisanda 45 liraya kadar yükselmiş.

Bu iki fiyat da bedelsiz sermaye artırımından sonraki fiyatlar.

Yani ortada bölünmeden kaynaklanan bir yanılsama yok.

Hisse birkaç ayda yaklaşık yüzde 246 prim yapmış.

Başka bir ifadeyle 10 bin liralık Papilon hissesi yaklaşık 34 bin 600 lira olmuş.

Üstelik bu yükseliş, şirketin hisse sayısının altı katına çıktığı sermaye artırımının hemen ardından yaşanmış.

Sonra satışlar başlamış.

30 Haziran’da büyük ortaklardan Doğan Demir, 4 milyon 350 bin hisse satmış.

Aynı dönemde başka bir büyük ortak ortaya çıkmış.

Atakan Öztiryaki.

Öztiryakiler, Türkiye’nin köklü sanayi ailelerinden.

1958’de Muharrem Öztiryaki’nin kurduğu küçük atölyeden doğan şirket, sonraki kuşaklarda büyük bir endüstriyel mutfak üreticisine dönüşmüş.

Atakan Öztiryaki ise bu sanayici ailenin sonraki kuşağından.

Aile şirketinin yönetiminde ve ortaklık yapısında yer almış bir iş insanı.

2025’te kurulan Öztiryakiler Savunma Ekipmanları şirketinin kurucuları arasında da bulunuyor.

Yani savunma ve sanayi sektörüne yabancı değiller.

12 Haziran 2025’te bir açıklama yapmış Öztiryaki.

Papilon’un yönetim kuruluna girmek istediğini söylemiş.

Mevcut yöneticileri şirket hisselerinde yeterince pay sahibi olmamakla eleştirmiş.

Şirketi daha fazla sahiplenen bir yönetim gerektiğini savunmuş.

Kendisinin üretim ve ihracat deneyimini Papilon’a taşıyabileceğini anlatmış.

O sırada Papilon’un yaklaşık yüzde 9,4’üne sahip.

Fakat bir ay sonra ilginç bir şey olmuş.

31 Temmuz’daki genel kurulda mevcut yönetimin değiştirilmesini önermiş.

Peki yerine kimi getirmiş?

Ekrem Korkmaz’ı.

Korkmaz yönetim kurulu başkanı olmuş.

Üstelik şirketi tek başına imzasıyla temsil edebilecek geniş yetkiler almış.

Öztiryaki ise yeni yönetimde yer almamış.

Daha da ilginci, aynı günlerde yaklaşık 10 milyon Papilon hissesi satmış.

Şirketteki payı yaklaşık yüzde 4,5’e düşmüş.

Bir ay önce şirketi yönetmek isteyen büyük ortak, şimdi hisselerinin yaklaşık yarısını satıp yönetimi Korkmaz’a bırakmış.

Neden?

Korkmaz’ı nereden tanıyordu?

Onu neden tercih etti?

Hisselerini kimlere sattı?

Bunları henüz bilmiyoruz.

Öztiryaki’nin hisseleri nisan ayındaki 45 liralık zirvede satmadığını da belirtelim.

Ama milyonlarca hisseyi nakde çevirdiği ve yönetim değişikliğini bizzat önerdiği kesin.

Bu yüzden Papilon’daki asıl soru yalnızca hisselerin neden yükselip düştüğü değil.

Öztiryaki’nin neden bir ay içinde şirketi yönetme fikrinden vazgeçip yönetimi Korkmaz’a bıraktığı.

Onun ardından Papilon hisseleri de düşmeye devam etmiş.

Temmuz sonunda yaklaşık 28,58 lira olan hisse, eylül sonunda 16,72 liraya gerilemiş.

Yıl sonunda yaklaşık 16 lira.

Yani Papilon’da yükseliş Korkmaz gelmeden önce yaşanmış, düşüş onun yönetimi sırasında devam etmiş.

Ekrem Korkmaz, yine tuhaf bir devirde devreye girmiş.

Hisselerinde olağanüstü hareketler yaşanan bir şirketin yönetiminin el değiştirdiği sırada karşımıza çıkıyor.

Haziran 2026’da Korkmaz Papilon’dan ayrılmış.

Yerine kim gelmiş?

Ferudun Çavuşer.

2021’de Korkmaz’la birlikte Kuyaş’ın yönetimini değiştiren isim.

Beş yıl sonra Papilon’da Korkmaz’ın koltuğuna oturmuş.

Tesadüfler bizi yeniden Kuyaş’a getiriyor.

Burada biraz duralım.

Korkmaz’ın bu şirketlerdeki asıl işi neydi?

Gayrimenkul geliştirmek mi?

Yatırım holdingi yönetmek mi?

Savunma teknolojileri üretmek mi?

Yoksa şirketlerin yönetimlerinin el değiştirdiği dönemlerde tercih edilen bir yönetici olmak mı?

Eğer öyleyse onu kimler tercih ediyordu?

Kimin hisseleriyle seçiliyordu?

Hangi yatırımcıların ticari planlarını uyguluyordu?

Erdin Özel için de benzer sorular var.

Pera’da Korkmaz’la birlikte şirketin kontrolünü üstlenmiş, ardından Tera Portföy’ün başına geçmişti.

Bu isimlerin kendi adlarına mı, yoksa başka yatırımcıların tercih ettiği yöneticiler olarak mı hareket ettiklerini anlamak için onları göreve getiren ortaklara bakmak gerekiyor.

Şimdi yeniden Kuyaş’a dönelim.

2026 Şubat ayında şirketin yönetim kuruluna üç bağımsız üye seçiliyor.

Ertan Aydın.

Mehmet Selim Bağlı.

İbrahim Dalmış.

Aydın eski AK Parti milletvekili ve Erdoğan’ın eski danışmanı.

Bağlı eski SGK Başkanı ve eski bakan yardımcısı.

Akademisyen İbrahim Dalmış ise Ertan Aydın’ın eski ortağı.

İkisi 2003’te Pollmark araştırma şirketini birlikte kurmuş.

Pollmark, AK Parti’nin seçim araştırmalarını yapan şirketti.

Dalmış yıllarca şirketin genel müdürlüğünü yürütmüş.

Daha sonra ANAR’da araştırma direktörü olmuş.

Yani Kuyaş’ın yönetimine birbirini tanımayan iki akademisyen girmemiş.

Yirmi yılı aşkın geçmişi olan iki eski iş ortağı birlikte girmiş.

Üstelik Aydın şirketin risklerini inceleyen komitenin, Dalmış da hesaplarını denetleyen komitenin başına geçmiş.

Kuyumcu esnafının kurduğu gayrimenkul şirketinin yönetiminde, AK Parti’nin eski seçim araştırmacısı iki ortak ve eski bir bakan yardımcısı var.

Peki bu isimleri kim önerdi?

Şirketin hangi ihtiyacı için seçildiler?

12 Ekim 2026’da Ertan Aydın ve İbrahim Dalmış aynı gün istifa ediyor.

Aydın 13 gün sonra tutuklanıyor.

Kuyaş’ın eski yönetim kurulu başkan vekili Abdullah Dal da aynı fon soruşturmasında tutuklandı.

Ama Kuyaş’ın neden bu kadar farklı isimlerin buluştuğu bir şirket haline geldiği sorusunu daha önemli kılıyor.

Kuyaş’ın yönetimindeki değişiklikler bununla da bitmiyor.

Ağustos 2026’da yönetim kurulu başkanı ve başkan vekili istifa ediyor.

Yerlerine Mehmet Emre Çamlıbel ve Caner Bingöl geliyor.

İkisi de Re-Pie yöneticisi.

Yönetimdeki Salih Tuncer Mutlucan da Re-Pie’den.

Yani Kuyaş’ın yönetiminde bu kez üç Re-Pie bağlantılı isim var.

Peki Re-Pie’nin Tera ve Bulls’la ilgisi ne?

2025’te TGS Dış Ticaret adlı şirketin hisselerini birlikte satın aldılar.

19 milyon dolarlık bir işlem.

Yani bu yatırım gruplarının birlikte şirket satın aldığı resmî kayıtlarda var.

Kuyaş’ın Şubat 2026’daki genel kurulunda Bulls Portföy tarafından yönetilen bir fon da pay sahipleri arasındaydı.

CHP Milletvekili Cevdet Akay ise Kuyaş hisselerindeki bazı işlemlerde Bulls Yatırım’ın satıcı, Tera Yatırım’ın alıcı aracı kurum olarak göründüğünü ileri sürdü.

Bu hisseleri kimler alıp sattı?

Hangi fonlar Kuyaş hisselerini taşıyordu?

Büyük fiyat hareketleri sırasında hangi hesaplar kazandı, hangileri kaybetti?

Bunları henüz bilmiyoruz.

Şimdi hikâyenin başına dönelim.

Suriye’de görev yapan bir özel harekât polisi, emniyetten ayrıldıktan beş ay sonra kuyumcu esnafının kurduğu bir gayrimenkul şirketinin yönetimine giriyor.

Oradan ayrılıyor.

83 gün sonra Erdin Özel’le birlikte başka bir şirketin kontrolünü üstleniyor.

O şirket Tera’yla ortaklık kuruyor.

Hisseleri onlarca kat yükselip çöküyor.

SPK, eski polis hakkında piyasa dolandırıcılığı şüphesiyle suç duyurusunda bulunuyor.

Sonra aynı kişi Papilon adlı savunma şirketinin başına geçiyor.

Bu kez hisseleri bedelsiz sermaye artırımı sonrasında birkaç ayda üç kattan fazla yükselmiş, büyük ortakları milyonlarca hisse satmış bir şirket.

Yönetimi değiştiren büyük ortak, hisselerinin önemli bölümünü satarken başkanlığa Korkmaz’ı öneriyor.

Korkmaz ayrılınca yerine Kuyaş’tan eski tanıdığı geliyor.

Bu arada Kuyaş’ın yönetimine Tera’nın eski yöneticisi, Erdoğan’ın eski danışmanı Ertan Aydın giriyor.

Kuyaş’ın yönetimi daha sonra Re-Pie yöneticilerine geçiyor.

Re-Pie’nin Tera ve Bulls’la ortak yatırımları var.

Üç şirket.

Üçünde de olağanüstü hisse hareketleri.

Üçünde de yönetim değişiklikleri.

Ve bu değişikliklerde tekrar tekrar karşımıza çıkan aynı eski polis.

Bütün bunların tek merkezden yönetildiğini gösteren bir belge henüz yok.

Ama artık araştırılması gereken şey yalnızca hisselerin neden yükselip düştüğü değil.

Bu şirketlerin yönetimlerini kimler değiştirdi?

Korkmaz’ı kimler göreve getirdi?

Büyük ortakların sattığı hisseleri kimler aldı?

Bir özel harekat polisi, bir siyaset bilimi profesörü bir gün borsada ne iş yaptı?

YORUMLAR (14)
14 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.