Back To Top
Cihat’tan adalete bir 15 Temmuz hikayesi...

Cihat’tan adalete bir 15 Temmuz hikayesi...

 - Son Güncelleme: 15.07.2019 Pazartesi 09:46
- A +

15 Temmuz 2016 gecesi darbecilere direnmek için İstanbul ve Ankara’da sokaklara çıkan cesur vatandaşlar içinde herhalde o gece Genelkurmay Karargahı’nın önünde toplananlara ayrı bir parantez açmak gerekir.

Sıradan vatandaşların normal zamanlarda dahi önünden geçerken tedirginlik duyduğu Genelkurmay Başkanlığı binası o güne kadar yapılmış her darbenin merkeziydi. 

Şüphesiz bir darbeye direnmek için gidilecek en doğru ama en tehlikeli adresti.

Ama bu risk bile binlerce insanın o gece Genelkurmay’ın önünde toplanmasını engelleyememişti.

Gece boyunca binadan, helikopterlerden üzerlerine ateş açıldı, karargahtan çıkan tanklar insanları ezdi. O gece İstanbul ve Ankara’da darbeye direnilen noktalar içinde en çok şehit de (35) Genelkurmay’ın önünde verildi. 

Ama buna rağmen gecenin ilerleyen saatlerinde bir grup vatandaş bir adım daha ileri gidip, darbeyi merkezinde durdurmak için Genelkurmay’ın içine girdi.

O anlara ait cep telefonu kayıtlarında bir grup vatandaşın Genelkurmay karargahının koridorlarındaki odalara girip çıkararak o saatlerde kendisinden haber alınamayan Genelkurmay Başkanı’nı aradığı bile görülüyor. Bu cesur insanların çoğunun adını bilmiyoruz. 

Biri hariç.

Koridordaki güvenlik kamerası görüntülerinde kendinden emin adımlarla Genelkurmay’da dolaşan, telefonuyla görüntü çeken, kapıları zorlayan lacivert t-shirt, kot pantolon ve beyaz spor ayakkabılı gencin adı Muhammet Cihat Tahiroğlu. 

(https://www.youtube.com/watch?v=2wg6x1lYzyE 0.12 saniyeden sonra)

19-07/15/a1.jpg

Gazi Üniversitesi’nde Makine Mühendisliği okuyan 20’li yaşlardaki Tahiroğlu, Afşin’den Ankara’ya üniversite okumaya gelmiş. Babası Afşin’de esnaflık yapıyor.

Onun hakkında bu kadar çok şey bilmemizin nedeni 2581 sayfalık iddianamede saklı. 

Geçen hafta üç yıllık mahkeme sonunda kararların verildiği Genelkurmay Çatı Davası’nın iddianamesinde yer alan darbeci askerlerin ifadelerden okuyalım: 

“İkinci katta kalabalık bir sivil vatandaş grubu vardı. Vatandaşlara çıkmaları yönünde telkinde bulunduk, bunun üzerine bu esnada yukarıdaki kattan birkaç el silah sesi

geldi, bir süre sonra Genelkurmay İkinci Başkanı’nın eski koruma subayı sivil bir vatandaşa tabanca ile ateş ederek ayağından vurdu, tuğamiral ... vatandaşlara sürekli küfür ederek boşaltmalarını istediğini, bu esnada Özel Kuvvetlerden tam teçhizatlı 3 kişi geldi ve katta bulunan vatandaşlar dışarıya çıkarıldı.”

Güvenlik kamerası görüntülerinde az önce Cihat’ın da aralarında olduğu vatandaşların dolaştığı koridorlarda artık tam teçhizatlı askerler ve yerde yatan bir sivil görünüyor. Herkes dışarıya çıkarılmış. 

Ama bir kişi hariç. İddianamedeki bir ifadeden devam edelim: 

“Bekleme salonuna geçerek sabah saat 05:00 sıralarına kadar bekledik... Aynı katta bulunan Protokol Subaylarının

odasına gittiğimde burada masanın altına gizlenmiş 20’li yaşlarda kendisinin makine bölümü öğrencisi olduğunu söyleyen sivil bir vatandaş gördüm, kendisi ‘ateş etme çıkıyorum’ diye seslendi ve şahsa silahını doğrultarak ayağa kalkmasını söyledim. Mehmet Partigöç’ün yanında bulunan kareli gömlekli sivil giyimli subay olduğunu düşündüğüm

kişiye bu şahsı teslim ettim, bu kişi de sivil vatandaşı yere yatırarak ellerini gözlerini bağladıktan sonra onu tuvalete götürdü.”

Hikaye burada da bitmiyor. O akşam MİT’e gelen ihbar üzerine Kara Kuvvetleri Komutanı ile birlikte Kara Havacılık Okulu’nu teftişe giden, Genelkurmay’a döndükten sonra da darbeciler tarafından komutanlarıyla birlikte derdest edilip gözaltına alınan Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı’nın emir subayı yüzbaşı anlatmaya devam etsin:

“Beni Genelkurmay 2. Başkanı’nın Emir Subayı odasına

götürdüler ve kontrol altında tutulmam talimatını verdiler. Sabah 8-9 sıralarına kadar bu odada bekledim. Bir müddet sonra yanıma Cihat isimli bir vatandaşı Genelkurmay’a girdiği için getirdiler. Bir müddet sonra özel kuvvetler personeli güvenlik gerekçesiyle beni ve sivil vatandaşı üst kata çıkardı, saat 13.00 sıralarına kadar burada bekledik ve yanlarımıza özel kuvvetler personeli yoktu. Seslerin kesilmesi üzerine aşağı indik ve dışarıda bekleyen polislere teslim olduk.”

Artık darbe bastırılmış, polis Akıncı Üssü’ne gitmeyen Genelkurmay’da kalan darbecileri gözaltına almıştır. 

Ama o gece darbeye direnmek için Genelkurmay’a giren Makine mühendisi Cihat’ın uzun gecesi hala devam etmektedir. 

Hikayenin devamı iddianamenin 1534 ve 2499’uncu sayfalarında yer alan iki fotoğraf karesinde.

Fotoğraflarda sadece iç çamaşırlarıyla kalmış darbeci askerler polislerin arasında gözaltına alınırken görülüyor. 

19-07/15/a2.png

19-07/15/a3.png

İddianamedeki o karelerde bir kişinin ismi yok; Üzerindeki kıyafetler çıkarılmış olarak polislerin arasında götürülen Muhammet Cihat’ın. 

Muhammed Cihat, 16 Nisan günü öğle saatlerinde diğer darbeci askerlerle birlikte gözaltına alınıp, Başkent Spor Salonu’ndaki gözaltı merkezine götürülmüş, iki gün boyunca polislere sivil bir öğrenci olduğunu, darbecilere direnmek için Genelkurmay’a girdiğini, darbeciler tarafından gözaltına alındığını anlatmış ama o şartlarda kimseyi inandıramamıştı. 

Bu arada ondan geceden beri haber alamayan Maraş’taki ailesi endişeye kapılıp, Ankara’ya gelerek oğullarını aramaya başlamış, hastaneleri, morgları, polis karakollarını gezmişlerdi.

Ailesi, Cihat’ın izini ancak üç gün sonra bulabildi.  

18 Temmuz sabahı gerçek ortaya çıkınca Cihat serbest bırakıldı. 

 

19-07/15/a4.jpg

Başından geçenleri daha sonra sadece Maraş’ta çıkan bir yerel gazeteye anlatmış:

“Karargaha girdiğimizde o gece, darbeci askerler tarafından bizim üzerimize açılan ateş sonucu çoğu vatandaş canlarını kurtarmak için tekrar dışarı çıkmayı başardı. O gece Genelkurmay Karargahında en son ben kalmıştım. Boş olan, güvenlik kameralarının da bulunduğu bir odada gizlenmeyi başardım. Ancak sabahın erken saatlerinde darbeci subaylar tarafından yakalandım. Ellerimi ve gözlerimi bağlayarak sorguya aldılar. Bana, kimin talimatı ile buradasın diye sordular. Bende, o gece Cumhurbaşkanımızın canlı yayında vatandaşlara, sokaklara, meydanlara inin talimatıyla buraya geldiğimi söyledim. 16 Temmuz günü saat 15.00'a kadar darbeciler tarafından rehin alındım. Daha sonra Genelkurmay Başkanlığına giren polisler tarafından ifademe başvurulmak üzere götürüldüm. 18 Temmuz sabahı saat 06.00'da serbest bırakıldım."

https://www.marasgundem.com.tr/egitim/karargahta-oldurulen-sivil-vatandaslarin-canli-sahidi-afsinli-hemsehr-1408067h

O gece darbecilere Genelkurmay’ın içine girerek direnen, darbeciler tarafından gözaltına alınan, ardından darbeci diye gözaltına alınıp günlerce bir spor salonunda yarı çıplak direndiği darbecilerle yaşamış bir gün içinde darbenin bütün cephelerini görmüş o gecenin isimsiz kahramanlarından Muhammed Cihat’ın hikayesi böyle. 

Yine de o karmaşadan kurtulduğu, hakkındaki adalet de üç gün içinde tecelli ettiği için şanslı sayılır.

O gece Genelkurmay’da onunla birlikte darbeciler tarafından gözaltına alınan, ardından darbeci olarak tutuklanan ama hakkında adaletin tecelli etmesi için üç yıl hapiste yatması gereken Genelkurmay Harekat Plan Daire Başkanı Tümgeneral Baki Kavun onun kadar şanslı değildi.

Savcı iddianamesinde darbe gecesi sabaha karşı Genelkurmay’daki tutuklanma görüntülerini “darbe başarısız olunca kendi kendisini derdest ettirdiği” şeklinde değerlendirmişti.

O görüntüler “Kendi kendini derdest ettiren FETÖ’cü” başlıklarıyla günlerce gazetelerde ve televizyonlarda dolaşımda kaldı.  Hatta Anadolu Ajansı onun için özel bir video bile hazırladı.

https://www.youtube.com/watch?v=PI8fiFOOu6Y

Üç yıl süren mahkemede Tümgeneral Kavun, bu suçlamaları reddetti. Onun derdest edilerek, gözlerini bağlanıp gözaltına alındığını gören pek çok tanık ifadesi ortaya çıktı. 

Ve geçen hafta de Baki Kavun Genelkurmay Çatı Davası’ndan beraat etti.

Yine aynı davada üç yıldır tutuklu yargılanan Genelkurmay Başkanlığı Plan ve Prensipler Dairesi Başkanı Korgeneral Salih Ulusoy da darbecilik suçlamasından beraat ederek, tahliye edildi.

1959 doğumlu Ulusoy, darbe davasında yargılanan en üst düzey komutanlardan biriydi.  Darbeden beş gün sonra Genelkurmay Başkanı’nın yaveri Levent Türkkan’ın “Kesin cemaatçi olduğunu biliyorum” ifadesi üzerine tutuklanan Ulusoy, darbe sırasında bulunmadığı karargaha görüntülere göre gece yarısı gelmiş bir süre koridorlarda dolaştıktan sonra da oradan ayrılmıştı. 

Mahkemedeki savunmasında darbe haberini alınca direnmek için akrabası olan Memur-Sen’e bağlı sendika başkanı ile nizamiyeden Genelkurmay’a girmeye çalıştığını oradaki durumu görünce ayrılıp, başka karargahları denediğini, o gece Savunma Bakanı, Başbakan’ın danışmanıyla darbeye karşı faaliyetler için görüşmeler yaptığını anlatmıştı. Aleyhindeki haberlere, televizyonlara çıkan bazı emekli askerlerin ifadelerine rağmen, askeri bilirkişi raporu, HTS kayıtları ve tanık ifadeleri de bu anlatımları destekleyince Ulusoy üç yıl sonra darbe suçlamasından beraat etti.

Üç yıl sonra da olsa darbe yöneticisi üst düzey komutanların yargılandığı davada, iddianamelere rağmen verilen bu beraat kararları, Ankara’daki darbe davalarının Türkiye’deki yargı standartlarının çok üstündeki adalet performansının ve hakimlerin özgüveninin göstergesi. 

Özellikle de üzerinden üç yıl geçmesine rağmen hala darbeyle ilgisiz, mensubiyet dışında bir suçun, suçlamanın, delilin ortada olmadığı, düşük profilli isimlerin yargılandığı FETÖ davalarında bile pek çok hakimin eli bir türlü beraat kararı vermeye gitmezken...

Halbuki nasıl 15 Temmuz gecesi vatandaşların üzerine düşen görev darbeye direnmekti, Cihat’ın yaptığını yapmaktı. 

Bugün herkesin üzerine düşen görev de adaleti savunmak, masumların arada kaynamasını engellemek için titizlik göstermek, Ankara’da darbenin yöneticilerinin yargılandığı davadaki hakimlerin yaptığını yapabilmek.

Üç yıl önce o gece sokağa çıkmak cesaret istiyordu, üç yıl sonra bugün de herkes için adalet istemek cesaret istiyor.

İkisi de riskli, ikisinin de bir bedeli var ama ikisi de vatanseverlik.

Günün sonunda da hem Cihatlar hem de adaleti sağlayan hakimler hatırlanacak...

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Yazıklar olsun Yıldıray Oğur bütün hücrelere yerleşen uru temizlemek bu kadar kolay mı? sen kendi küçücük dünyanda kimbilir istemediğin neleri değiştirmiyor hatta farkına bile varıp yetişemiyorsun siz de yalnız bıraktınız ya bu davayı pesss Bi durup ben neredeyim diye bir sorun kendinize
süleyman d. 16 Temmuz 2019 22:53
Söyler misiniz: BİR DARBE NASIL olur da "ALLAH'IN BİR LÜTFU!" OLUR???
Sizi okudukça ülkeme dair umutlarım tekrar yeşeriyor.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 23:09
Dünyayi takip Eden biri olarak, konulari ele alis biciminiz gercekten Super. Sizin gibi düsünebilen insanlarin cokluguyla Avrupa avrupa oldu. Türkiyenin tek umudu sizin gibileri cogaltmak :)
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 21:31
Eyvallah Yıldıray Bey, Cihat amca oğlumuz. O tarihlerde biz de Ankara'da idik. Hayatımızın en zor üç günü idi. Ne emniyet kayıtlarında ne de hastane kayıtlarında ismine rastlıyorduk. Filan filan hastanelerde kimliği belli olmayan cenaze var deniliyor. Ayaklarımızı sürüyerek gidiyoruz, korkuyoruz. Ya oradaysa! Merdivenlere yığılıyoruz. Çok şükür yok diyoruz, umudumuzu yeniliyor, yeni izler arıyoruz. O üç gün gece gündüz böyle uzadı gitti. Sonunda bir hastane kaydında ismini buluyor ve Cihad'ımıza kavuşuyoruz. Rabbim o günleri bir daha yaşatmasın. Adalet tez elden yerini bulsun.Ramazan Tahiroğl
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 20:21
Demirel (seversiniz veya sevmezsiniz) "Haklı olmak yetmez; haklı kalmak da lâzımdır" derdi. Gerçek durumu çekinmeden yazdığınız için teşekkürler; Müslümanlığı ile tanınan yazarların adalet karşısındaki pozisyonlarını gördükten sonra bu iyi geldi.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 20:11
Kalemine sağık, tam yerinde adilj bir yazı.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 20:09
Yildiray Ogur, sen ne guzel adamsin yaa!
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 20:01
30-40 sene sonra bu konuda neler soylenecek neler anlatilacak merak ediyorum; Karaalioglu yazmisti; once sorunu cikariyoruz, sonra taviz vererek cozuyoruz ve zafer ilan ediyoruz. Allah’tan af dileyecek ve bu milletten ozur dileyecek, kul hakki yiyen cok kisi var bu ulkede
İbrahim Erdoğan 15 Temmuz 2019 17:42
O cesur insanlar (herşeye rağmen) sayıları çok olmasa da hâla varlar... Selâm olsun onlara!..
bruins33 15 Temmuz 2019 17:44
Allah senden razı olsun Yıldıray Oğur. seviliyorsun...
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 17:03
Adamlar 15Temmuz diyorlar Sehitlerimiz gazilerimiz var diyorlar amma Ekrem İmamoglu İbb baskani diye İbb onundeki anma toreninden gazetelerinde bir satir haber bile yok.Ben hayatimda boyle ahlaksizlik vicdansizlik gormedim.Orada sehit ve gazi olanlardandami utanmadiniz. Milli birlik ve demokrasi gunu he.Utanmakta hayada hic kalmamis bunlarda.
Ehl-i İrfan 15 Temmuz 2019 16:33
Sayın Oğur,sütun komşunuz A Taşgetiren dünkü yazısında soruyor ve sorguluyor;Bütün bu adamlar bir “Hocaefendi”nin büyüsü içinde aklını, iz’anını bir kenara bırakırken o kişi, insanların böyle bir akıl tutulması, böyle bir büyülenme içine girdiğini nasıl görmedi? Ve yarın herkes “İmamları ile mahşer ortamına geldiğinde” “İmamlar” nasıl bir savunma yapacaklar, büyülenmişler kendilerini nasıl savunacaklar? 15 Temmuz konusunda bugüne kadar dilinizi yuttunuz. Darbe süreci içinde yer alıp da sizinle iltisakı, irtibatı apaçık olanları nasıl izah edeceğinizi bilemiyorsunuz"İŞTE BÜYÜK SORU BU...
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 20:37
3
Oğur beyin farkını görmen gerekir: İktidarın bu dünyadaki icraatlarını sorguluyor.
'Okur' okuru 15 Temmuz 2019 14:45
Adalet, adalet, adalet.. Bu vatanın birliği, dirliği, ilerlemesi, güçlenmesine kasteden darbeci ihanet şebekesinin hakettiği cezayı çekmesi, tüm gerçekliğiyle teşhir edilmesi için de adalet gerekli.. Darbeyle, darbeciyle, darbe zihniyetiyle, ihanetle, hainlikle uzaktan yakından ilgisi-alakası olmayanların zulme, haksızlığa, iftiraya, haksız bir şekilde suçlanmaya maruz kalmaması için de adalete ihtiyaç var.. Adalet terazisi hiç bir kaydu-şartta kaçmamalı, kaçırılmamalıdır. Çünkü bu dengenin, bu mizanın, bu mülkün temeli adalettir, unutmayalım.. Sayın Oğur'un eline, vicdanına sağlık...
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 13:53
''Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz.En doğru, en hakiki tarikat medeniyet tarikatıdır.'' M. Kemal Atatürk.Allah rahmet eylesin sana Atatürk.Ne kadar haklı çıktın.Fetöcüler hak yemekte ve kibirde ustaydılar.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 16:46
4
Ne fetönün kendisi bir şeyh yada dervişti, nede mensupları Mürid, sadece CIA'nın Kasım Gülek eliyle kurdurduğu hakikatte İslâm ve Türk düşmanı hain bir örgüttü.. Gerçek şeyhlerin,mürşidlerin,müridleri tırnağı olunda öyle konuşun.. Gerçek olanlarını karalamak için önce sahnelerini piyasaya sürerler sonrada b.k atarlar..Hadi işinize gidin.. Çağdaş şeyhlerinizin eteğine yapışın,modern hurafelerinizle kendinizi oyalayın..
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 22:00
0
16.46 Siz işinize gidin.Diğer tarikatlarin,cemaatlerin yarın öbür gün fetö gibi darbe yapmayacağı ne malum?Bundan 10 sene önce fetö'ye de laf söylenmiyordu.Kamer genç ta 2009 da uyarmış.Beni sorarsan şeyhim yok!Özgürlükten ve demokrasiden yana olan bir insanım
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 13:41
fetönün has elemanlarının isimlerinin gizlendiği, fetönün dershanelerine bile kaydettirilmediği gizli tutulduklarını duydum.bir ana elemanları, bir de yan elemanları varmış.yan elemanları bitti sayılır.ama ana elemanlarına birşey olduğunu sanmıyorum.esas önemli olan ana elemanların tespit edilip bulundukları görevlerden el çektirilmeleridir.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 13:18
15 Temmuz millet iradesine askeri mudahele ile karsi cikmakti, millet iradesine sahip cikti. 31 mart istanbul secimlerinde de millet iradesine YSK ile mudahele edilmeye calisildi, millet 23 haziranda iradesine sahip cikti. Millet iradesi adil bir sekilde yonetime yansitilmali ve sunni, alevi, turk, kurt demeden milletin tamaminin iradesine saygi gosterilmeli.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 12:32
15 Temmuz gecesi siyasiler, bakanlar, devlet görevlileri, bilimum gazeteci, köşe yazarları ( bir kısmı hariç) vs, nerelerdeydi, neyi bekliyorlardı? Darbe başarılı olsaydı, şimdi nerelerde görev yapacaklar, kimleri alkışlayacaklardı? Keşke herkes kendi özeleştirisini açıkça yapabilecek cesareti gösterebilse.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 11:06
Bugun itibariyle karar gazetesi okumamaya karar verdim.Vahdetti koskundeki basin katilim rezaletine katilarak yandas sahte medya ile yan yana poz vererek ne kadar demokrat olduklarini gosterdiler.Milli birlik ve beraberlik diyenlerin ve hatta kizgin demir sogutma hikayelerinin dogru olmadigi cok acik goruldu.Zaten bir beklentide yoktu.Ne demisler kirk yillik yani olmazki yani.Onemli olan gostermelik demokratlik degil her zorlukta demokrat olabilmektir.Karar gazeteside bunu maalesef becerememistir.Yazik hayalkirikligi.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 12:09
0
İyi de karar gazetesi de orada yoktu ki. çağrılmadılar. öfken kime...
Mustafa 15 Temmuz 2019 10:22
15 temmuzda bile o karmaşaya, o kaos ortamında ki şartları bile bile yapılan bir kaç hatayı yazarak 15 temmuzu yorumlamak gerçekten aymazlıktır. Ve insanlardan utanmazlıktır. Bu kadar nefrete hangi ruh hali neden olur onu bilemem. Bildiğim bir şey varki dışlanmışlık size çok zarar vermiş
EMEKLİ BİR VATANDAŞ 15 Temmuz 2019 11:15
1
09.53 yorumcusunun yaptığı hikayeleri birkaç hata diye yorumlamanız gerçekten sizin de ne kadar bir yerleri savunduğunuz analıma gelmiyor mu? Sadece bu örnek bile yeteri kadar sizi üzmüyorsa ne demeli?
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 09:53
Allah darbecilerin de belasini versin darbeyi sebep yapip sucsuz insanlari cezalandiranlarin da. Sudan sebeplerle ihrac olan onbinlerce kisiden biriyim. Odtu mezunuyum. Is bulamadim khkli oldugum icin. 3 cocukla ortada kaldim. Yalniz kaldik kimse aramadi sormadi. Huzurumuz kalmadi. Psikolojimoz bozuldu. O ortamda bir kazada oglumu kaybettim. Yuvam dagildi. 3 yildir Gundelik islerle gecinmeye calisiyorum. 6 ay once Savci hakkimda takipsizlik vermis. Simdi Pardon gel deyip Beni ise iade etseler hatta atildigim kurumun basina getirseler nefayda. Hicbirseyin telafisi yok. Benim hesabim oteye kaldi
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 11:28
0
Kapısından geçmedik hainlerin. Bi başımıza gelenleri bilsen.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 20:14
0
Yok kardesim, hesabin oteye kalmasin. Haksizlik, hukuksuzluk kim varsa bu dunyada versin hesabini.
KARAR OKURU 17 Temmuz 2019 09:54
0
Never give up
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 08:37
Bu konuda hiç yorum yapılmaması ne tuhaf...
HERMES 15 Temmuz 2019 08:03
Sayın Oğur, hep vicdan ehli oldugunuz icin tesekkurler size, keşke sizin gibi mert insanlar ses çıkarabilse. Ancak, 2- 3 sene geçmiş, hapis yatmış-yatmamış ve beraat etmiş kim varsa devlet ozür dilemeli ve onların mahkemeye basvurmasina gerek kalmadan acilen maddi-manevi bir tazminat miktari belirleyip odemelidir, bu insanların cogu hala devlete saygisindan mahkemeye basvurmamakta, basvursada mahkemeler komik tazminata hukmedebilmekte. Cunku o surecte bu insanlarin ve ailelerinin yasadiklari seylerin hicbir sekilde telafisi mumkun degil ama en azından bir teselli. Gercek devlet budur.
Hermes 15 Temmuz 2019 11:19
1
Kastedilen, hapse düşen,-düşmeyen ama sonucta bütün suclamalardan beraat eden ve takipsizlik kararı verilenlerdir.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 07:24
Yine bamteline dokunmuşsunuz. Helal olsun. Yazilariniz tarihe düşülen birer not.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 07:23
Evet tum bunlarin vebali o fetullah seytaninin boynuna. Fitne cikardilar iftira attilar sucsuz insanlar kaldi arada Allah fetullahin serrinden korusun devlete hukumete zeval vermesin...
Sabır! 15 Temmuz 2019 05:59
Keskin sirke küpüne zarar verir.Bugün 15 temmuz darbe girişiminin üçüncü yılı siz hala haksız tutuklamalardan bahsediyorsunuz.Genç insanların ölümünden,sakat ve felçli hale gelmesinden söz etmiyorsunuz.Benim vergilerimle alınmış uçakların halkın üzerine nasıl çevrildiğinden söz etmiyorsunuz.Fetö den serbest bırakılanların bile biz günlük hayatımızda görüyoruz onlarla bağlantılı insanlar delil yetersizliğinden beraat etmişler.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 10:35
1
Bu darbe girişiminde feto kadar onlara her daim ve darbe günü yol verenleri de yargılarsak bir gün.o gün hak adelet gerceklesecek
Karar Okuru 15 Temmuz 2019 14:37
1
Ne istedilerde vermedik diyenlerin sorumlulukuğuda var.
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 21:09
0
Ey vatandaş, hele de bu donemde, yargı böyleyken, beraat eden insanların Fetöcü olmadığı mahkemece tescillenmistir, yani aklanmislardir, siz ve sizin gibi milyonlarca insan, Mahkemeden aklananlara göre, boyle bir mahkeme sureci yasamadiklarindan, Fetocü olmadiklari tescillenmediginden, Fetö ile iltisak-baglantili olma ihtimalleri vardir desek, ne dersin? Bu vicdana sıgar mi?
Maraşlı 16 Temmuz 2019 00:14
0
Daha hesap bitmedi kardeşim. Evet biz o alçakları asla unutmayız. Lakin unuttugunuz milleti uyuttugunuzu sandığınız onlarla yol yuruyenleri de biz asla unutmayacağız.
Sadece ADALET 15 Temmuz 2019 01:50
Bu şanlı direniş olmasaydı ülkemizin düşeceği durumları hayal etmeye bile korkuyorum. Şehitlerimize Allah'tan rahmet gazilerimize acil şifalar diliyorum..Suçlular en ağır şekilde cezalandırılsın..içimiz soğsun..ve kesinleşmiş bir suçu olmadığı halde KHK mağdur olanlara da acil ADALET diyorum..
Antifetocu muallim 15 Temmuz 2019 01:49
Elhamdülillah üç yıl önce sokağa çıktık ve direndik darbeden on gun sonra gözaltına alındım savciya ifade verdim ifademi de evraklarla destekledim turkiye gazetesi aboneligi darbe gecesi foto lari sosyal medya da antifeto paylasimlarim nedeni ile savcı beyin senin ne işin var burada sen antifetocu birisin sözüyle serbest kaldım göreve iade bekliyor iken ihraç edildim iki yıl sonra neden ihraç edildigimizi öğrendik wi fi hattimizdan bylock a girilmis nihayet üç yıl sonra takipsizlik aldık bylock a giren fetocüi tespit edildi göreve iade için adaletin tecellisini bekliyoruz
Karar okuru 15 Temmuz 2019 10:40
2
Beyefendi daha cok beklersiniz… Beceriksiz, niteliksiz insanlarin yonettigi ulkeler timarhaneye doner… Bu isin musebbiplerinin hepsi nin bir Eli yagda bir eli balda vatansevercilik oynuyorlar... Bakin bakalim hicbirinin esine, cocuguna, yakinina birsey olmus mu?? Halka ver mehteri… Kendine ver dolarlari, kupon arsalari… Allah bu millete akil fikir versin…
KARAR OKURU 15 Temmuz 2019 01:30
Üç yıl önce o gece sokağa çıkmak cesaret istiyordu, üç yıl sonra bugün de herkes için adalet istemek cesaret istiyor. IŞTE OZET BU
Mutlu Yücel 15 Temmuz 2019 01:07
Baş örümcek FETÖ her bir köşesine ağını kurmuş, bizimkiler bir haber. Yat, kalk çök kalk, sonra, yat yat,uyu.Derin devlet cin gibi,maşallah,Allah nazardan saklasın,karıştırıcılık,yalan,talan komplo, işi sulandırmak,mecrasından koparmak har şey" tığ teber şah-ı merdan.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN