Back To Top
Her şey kültür ve sanat için...

Her şey kültür ve sanat için...

 - Son Güncelleme: 21.10.2019 Pazartesi 09:37
- A +

Sirkeci Garı, 1890’dan beri İstanbul’un Avrupa’ya açılan kapısı ve 129 yaşında.

1908’de Bağdat Demiryolu’nun başlangıç noktası olarak yapılan Haydarpaşa Garı ise 111 yaşında.

İstanbul’un sembolü olan bu iki tarihi garda bulunan bazı binalar ve açık alanlar, önümüzdeki 15 yıl boyunca sadece kültür ve sanat etkinlikleri için kullanılmak üzere, 2017’de 10 bin sermayeyle, 29 yaşındaki bir girişimci tarafından kurulmuş bir şirkete kiralandı.

Genç girişimci, hiçbir şekilde ticari amaçlar için kullanamayacağı bu tarihi mekanlardaki binalar ve alanlar için her ay TCDD’ye 300 bin TL kira ödeyecek.

Yani karşımızda, İstanbul’un iki yakasındaki bu tarihi mekanları, hiç para kazanmamayı göze alarak, sadece kültür ve sanat için kullanmak üzere, bu kadar yüklü bir rakama kiralamış gerçek bir burjuva var.

Bu mucizenin nasıl gerçekleştiğini anlamak için en baştan başlamalıyız.

22 Eylül 2019 Pazar günü Resmi Gazete’de Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü 1.Bölge Müdürlüğü Taşınmaz İhale Komisyonu Başkanlığı’nın bir ihalesi yayınlandı.

“Taşınmazlar kültür ve sanat etkinlikleri için kullanılmak üzere ihaleye verilecektir” başlıklı ihaledeki taşınmazlar, İstanbul’un en tarihi ve en kıymetli iki garının içinde yer alıyordu.

390 bin 700 metrekarelik bir alanı kapsayan Haydarpaşa Garı’nda içinde toplamda 2.340 metrekarelik iki bina ve bir depodan oluşan kapalı alanlar ve açık alanların olduğu 25 bin metrekarelik bir alan ve 98 bin 199 metrekarelik bir alanı kaplayan Sirkeci Garı’nda da 2.420 metrekaresi kapalı olmak üzere, 4.170 metrekarelik bir alan kiraya verilecekti.

Yani kiraya verilen Haydarpaşa Garı ve Sirkeci Garı’nın ana binaları değil. Zaten Sirkeci Garı’nın ana binası 2005’den beri pek de parlak olmayan bir demiryolu müzesine çevrildi. Haydarpaşa Garı ise 2010’daki “tuhaf ve şaibeli” yangından sonra dokuz yıldır açgözlü girişimcilerin gözü üzerinde atıl ve akıbeti belirsiz olarak bekliyor.

Ama İstanbul’un gözbebeği iki tarihi garın yakın çevresindeki binaların ve açık alanların kültür ve sanat etkinlikleri için kullanılmak üzere 15 yıl kiralanması, bu binaların ana dekorunu oluşturan tarihi binaların kullanış amacını ve akıbetini de etkileyeceği kesin.

Bu kritik ihaledeki tuhaflıklar şartnameye konan bir madde ile başladı:

“Son 5 yıl içerisinde “digital kültürel ve sanatsal faaliyetlerde” bulunduğuna dair en az 4.000.000,00 TL tutarında belge (iş deneyim belgesi) sunması ve envanterinde en az 20.000.000,00 TL tutarında digital ekipmanı barındırması ve bu ekipmanlar için 5.000.000,00 TL tutarında süresiz banka teminat mektubu verilecektir.”

Kültür ve sanat faaliyetleri için kullanılması düşünülen bir mekanda 20 milyonluk dijital ekipmanın neden gerekli olduğu sorusu bir tarafa, karşılanması ancak büyük kurumlar ve televizyonlar için mümkün olan bu ekipman şartı, ihalenin en baştan bir adrese teslim edilmek üzere açıldığı şüphelerini uyandırdı.

İlk tartışma da bu yüzden çıktı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu şartı eleştirerek, belediye olarak bu ihaleye gireceklerini açıkladı.

Bunun üzerine 25 Eylül günü Ulaştırma Bakanlığı, daha önce bir ihale için yapıldığına pek rastlanmamış bir açıklama yaptı ve tuhaf bir gerekçeyle belediyenin ihaleye girişinin rekabeti bozacağını iddia etti:

“Söz konusu ihale şartında, 'ihale sonrasında işletme için gerekli olan işyeri açma ve işletmek için tüm izinleri ve ruhsatlarını yüklenici firma kendisi alır' maddesi yer almaktadır. Bu nedenle İBB'nin veya iştiraklerinin böylesine bir ihaleye girmesi durumunda; ihale sonrası su, doğalgaz bağlatılması gibi işlerin Büyükşehir Belediyelerinde, işyeri açma ve işletme izinlerinin ise ilçe belediyelerinden alacakları için belediye ile ihalede yarışmak, diğer katılımcılarda caydırıcı etkisi olacak ve ihaleye katılımı azaltacaktır. İhalenin olmazsa olmaz kuralı olan rekabet ortamı sağlanamayacaktır. Oysa sözü edilen ihalede maksat, mülk sahibi olan idareye gelir sağlamak ve kültür sanat etkinliklerine imkân oluşturmaktır."

Bu tuhaf itiraza rağmen 4 Ekim günü yapılan ihaleye kapalı zarfla verilen dört tekliften biri İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (Kültür A.Ş-İSBAK-Metro A.Ş-Medya A.Ş) şirketlerinin oluşturduğu dörtlü konsorsiyum oldu.

Diğer teklif sahibi; Anadolu Kültürel Girişimcilik’ti. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı müze ve ören yerlerinin ticari işletmesini yapan firmaydı. Yani yine büyük ölçekli bir kamu şirketiydi.

Ticari amaçlar için kullanılamayacak, epey masraflı mekanları kiralamak için, bu iki büyük kamu şirketi dışında iki de özel şirket teklif verdi.

Bunlardan birinin sahibi olan Emre Kamçılı, Dean Martin, Tony Bennett, Elvis Presley, Marilyn Monroe, Beatles, Elizabeth Taylor, Charlie Chaplin, Frank Sinatra ve James Dean gibi dünyaca ünlü yıldızların özel eşyalarından oluşan 5000 parçalık
Efsanelerin Hazineleri adı bir koleksiyon sahibi olarak daha önce haber olmuş bir isim. Herhalde koleksiyonunu sergilemek için buralara talip olmuştu.

İhaleye teklif veren ikinci şirket ise Hezarfen Danışmanlık Limited Şirketi. Şirketin sahibi olan 1988 doğumlu Hüseyin Avni Önder, bir dönem AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları’nda görev almış, Büyükşehir Belediyesi’nde çalışmış. Şirketi kurmadan önceki son işi Okçular Vakfı Genel Müdürlüğü.

Zaten üç yıldır faaliyette olan şirket, Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği İstanbul Gençlik Festivali’ni, Okçular Vakfı’nın Malazgirt’teki kutlamalarını, Fetih Kupası’nı, Cumhurbaşkanlığı ve AK Parti’nin bazı mitinglerini organize etmiş.

4 Ekim günü kapalı zarflarla verilen teklifler açıldığında Kültür Bakanlığı’nın şirketi olan Anadolu Kültürel Girişimciliği teklif sunmayarak teşekkür edip çekildi, Emre Kamçılı'nın teklifi iş bitirme belgesi uygun olmadığı için değerlendirme dışı bırakıldı ve geriye şartnameye uyan iki teklif kaldı.

Kapalı zarflar açıldığında Hezarfen Danışmanlık şirketinin aylık 300 bin TL teklif sunduğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki 4 şirketin aylık 100 bin TL teklif sunduğu görüldü.

Fakat o gün beklendiği gibi ihalenin pazarlığın yapılacağı ikinci kısmına geçilmedi, “evrakların inceleneceği” söylenerek ihaleye 15 gün ara verildi.

Bu arada ayda 300 bin TL ile en yüksek teklifi veren Hezarfen Danışmanlık şirketi, 9 Ekim günü sermaye artırımına giderek, 2017’de kurulurken 10 bin TL olan sermayesini, 1 milyon TL’ye çıkardı.

15 günün dolduğu son iş günü olan geçen Cuma günü ise sadece Hezarfen Şirketi çağrılarak yeniden artırma ihalesi yapıldı ve ihale bu şirkete verildi.

Yeniden artırma ihalesine davet edilmek için bekleyen İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerine ise sadece ihale dışı bırakıldıklarını bildiren bir yazı gönderildi.

Dört belediye iştirakinden oluşan konsorsiyumun en başta şartnameye uygun bulunan teklifinin ihale dışı bırakılmasına TCDD üç gerekçe göstermiş; Her bir iştirakin ayrı ayrı 4 milyon TL’lik iş deneyim belgesi sunmaması; dört şirket arasında yapılan sözleşmede “müşterek ve müteselsilen” ifadesinin kullanılmaması ve dört şirketin aralarında imzaladıkları ortaklık sözleşmesinin ihale şartnamesinden üstün hale gelmiş olması.

Büyükşehir Belediye yetkilileri bu gerekçelere itiraz ediyor. Kelime tercihlerinin gerekçe gösterilmesine İmamoğlu “komik bahaneler” demişti.

Diğer gösterilen gerekçeler de belediye yetkililerine göre skandal:

“Konsorsiyum halinde tek bir yapı olarak ihaleye giren dört belediye iştirakinin hepsinin tek tek şartnamedeki 4 milyon TL iş deneyim şartını sağlama zorunlu değilken bu gerekçe tam bir skandaldır. Ayrıca sadece Kültür AŞ. son bir yıllık iş deneyim belgesi olarak 274.798.951 TL sundu. Eleme nedeni şartnamede istenen teknik envanterin eksikliği de değil. Aksine belediye şirketleri, Hezarfen şirketinin teknik envanteri eksik olduğu için itiraz etti.”

Belediye yetkilileri ihalenin ağır şartnamesini hatırlatıyor ve şöyle diyor: “Evet, ihaleye yeterliliği olan herkes girer ama koskoca İBB’nin dört şirketinin bir araya gelerek şartları zar zor taşıdığı bir ihalede bu profilde birinin böyle bir ihaleye girmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.”

Hezarfen şirketine yakın kaynaklar ise belediye şirketlerinin aylık 100 bin, kendi şirketlerinin aylık 300 bin teklif verdiğini hatırlatıyor ve “Her idare, böylesi bir farkta 300 bin veren şirketi çağırır tek başına, %10 artırım yaparak 'hayırlı olsun' der. %10 değil %20ye yakın artırımla aldı şirket” diye bu itirazlara itiraz ediyor.

Belediyeye göre bu tez de yanlış: “Şartnamede kapalı teklif usulü zarflar açıldığında pazarlığa geçilir hükmü var, pazarlığa geçmek zorunda, böyle bir gerekçe hukuki olmaz. Ayrıca ihale konusu yerler tarihi ve kültürel yer olarak tapuda şerh edilmesi nedeniyle bu yerlerin kiralanması özel bir yönetmeliğe ve pazarlık usulü ile ihaleye bağlanmıştır. Asıl idare çağırıp bu kadar yüksek ücreti nasıl veriyorsun, burada ticari faaliyet yok, rakibin yüz bin demiş diye sorgulaması lazım. Üstelik sermayen on bin lirayken.”

Büyükşehir Belediyesi bu gerekçelerle, bugün hem tüm yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunacak hem de ihale dışı bırakma kararına karşı da idare mahkemesinde iptal davası açacak.

Ekrem İmamoğlu, bu itirazlar için avukatlara çağrı yaptı. İstanbul Barosu da bu çağrıya iştirak edeceklerini açıkladı.

İhaleyi kazanan üç yıllık şirketin, ticari olmayan bir ihaleye, bu kadar para vererek nasıl ve neden girdiğini bilmiyoruz. Projeleri ve motivasyonları açıklanmadı. Ama İstanbul Belediyesi’nin dört şirketi ve Kültür Bakanlığı’nın şirketi karşısında bunu nasıl başarabildikleri hakkında her tecrübeli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının bir fikri var.

Ama buna rağmen iki gündür bu tartışmalı ihaleyi bile savunanların sayısı bir hayli fazla.

Üstelik bu insanların çoğunun bu özel şirketle hiçbir ilgileri de yok. Yine de İstanbul’un bu tarihi mekanlarının kendilerinin de içinde olduğu kamuya ait belediye şirketleri yerine bir özel şirkete verilmesini hararetle destekliyorlar.

Üstelik bunu az önce Aliya’nın ölüm yıldönümü için onun erdemli, mütevazi liderliğini övdükten, Alev Alatlı’nın “Her yasal olan hak, helal değildir” sözünü paylaştıktan hemen sonra yapıyorlar.

Ahlak lafta değil, hayatın içinde sınanarak ortaya çıkıyor. Aforizmalar, kimseyi erdemli yapmaya yetmiyor. Kültürel iktidar da siyaseten üniversitelere kayyım atayıp, kültür, sanat işleri yapsınlar diye birilerine bina vermekle kurulamıyor.

Yine de keşke bütün siyasi kavgalar kültür ve sanat amaçlı kullanılmak üzere tarihi bir mekanın kime kiraya verileceği üzerine kopsaydı...

 

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
ali namlı 24 Ekim 2019 11:02
Bir kere her zamanki gibi çok dikkatli ve ayrıntılı bir inceleme ve araştırma sonucu ; gerçekten bu konuda yazılan en doyurucu yazı olmuş ,çok teşekkür ederiz ! Yoruma gelince ; bir devlet ancak bu kadar rezil bir hale düşürülebilir , yazıklar olsun !
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 21:23
Yanlışlık yok mu acaba daha az teklif daha iyi mi ki? Bu durum kamunun yararınamıdır? :))
KARAR OKURU 22 Ekim 2019 11:23
0
Devlet ihalelerde sadece kar gözetmez, şirketin yeterliliğine, işi yapabilme kabiliyetine ve en önemlisi o şirketin o yükün altına girip o işi sürdürüp sürdüremeyeceğine bakar çünkü her iflas eden şirket, her tekrarlanan ihale, vergi verenlere ekstra yük demektir. 13 yaşında bile çocuk bile 10bin TL sermayeli bir şirketin ticaret yapılamayan bir alana ayda 350bin TL veremeyeceğini bilir, o teklifi bırakın görüşmeyi masaya bile koymaz.
KARAR OKURU 22 Ekim 2019 11:57
1
Kardeş yazıyı okumuyor musun? İhalenin usulü budur. Az teklif verene sorulur "diğer teklif 300 bin, sen buna çıkacak mısın" diye. Pazarlık sonucu kazanan belli olur.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 20:14
Ben çanakkale yazarını istiyorum
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 13:24
Kayırmacılık artık çok daha pervasızca yapılmaya başlandı. Hiç olmazsa çok daha güçlü bir şirketi çıkarsalardı. Buna gerek bile duymuyorlar. Çok yakında ihaleleri bile ortadan kaldıracaklar göreceksiniz. Çünkü artık kamu malı diye bir şey yok, herşey iktidarın tapulu malı, istediği gibi kullanır.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 12:57
AKP hükümetinde servetlerine servet katan, Koç, Sabancı, Doğuş vs. gibi holdingler İslamcı mı oldular...
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 15:40
0
Onlar üreten, insanlara iş veren şirketler. Bunlar gibi parazit, asalak değil. Kim iktidarda olursa olsun değer üretenlerin zenginleşmesinden daha normal bir şey olamaz.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 16:57
12
15.40, Bak sen. Kapitalizmi savunan komünistlik yeni moda oldu...
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 18:11
0
16.57 vakaa ile idealin arasındaki farkı anlamakta senin çapını aştı anlaşılan.Arkadaş bir olguyu tespit için onu yazdı. Yoksa o holdinglerin herşeyini onayladığı enazından o yorumdan çıkmıyor...
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 23:16
0
Bunun kapitalizmle alakası yok. Üretim her rejimde üretimdir. Ayrıca en komünist bile kapitalistleri bu asalaklara tercih eder.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 12:29
Bu habere göre şunu diyebiliriz ki, İmamoğlu kültüre bir değer vermiyor. Bir burjuvanın kültür için 300 bin TL verdiği bir yere 100 bin TL'yi layık görmüş.
Sabahattin 21 Ekim 2019 12:30
Merkezi devlet, askeri ve adli olmayan bütün varlıklarını belediyelere devretmeli. Şehir içinde kalan bütün askeri araziler ve binalar belediyelere devredilmeli. Askerler şehir dışına, sınırlara yakın yerlere çıkmalı.
KARAR OKURU 22 Ekim 2019 09:35
1
Deprem olunca çok ararsın askeri
Sayın Oğur ihaleye İBD'den üç kat daha fazla teklif veren bir firma var. Böyle durumda yine açık artırıma geçmek hata. O vakit baştan açık artırım yapılsaymış. Kapalı teklifin ne kıymeti kaldı. İBB işi kelepire getirmek için düşük fiyat vermiş. Yani firma bileğinin gücüyle bu işi almış. Yalandan mide bulandırmaya gerek yok. Ancak sen bir şey yapacaksan ihaleden sonra bu yapıların ihalede belirtilen amacın dışında kullanılıp kullanılmadığını takip et.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 11:00
Normal vatandaşın bu iktidarın nimetlerinden yararlanma şansı hiç yok.Gönlünden ne koparsa ona razı olacaksın yada yandaş olacaksın.Vegide,salgıda,en başta takipte olacaksın ödemelerini aksatmayacak şikayetlerin kamu kurumları ve mahkemeler tarafından siyasi görüşün doğrultusunda karara bağlanır.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 15:38
4
Şecaat arz ederken merd-i kıpti şirketin söylermiş. İktidar niğmetinden yararlanmak ne demek?
Karar Okuru 21 Ekim 2019 10:17
Hadarpaşa ve Sirkeci Garı ihalesi verilen şirketin sahibi görülen 'gariban' ın o şirketin sahibi olma ihtimali, piyangodan herhangi birine büyük ikramiye çıkma ihtimalinden daha az. Öyleyse neden neden bu sahtekarlığı yapıyorlar?
zelzele 21 Ekim 2019 12:34
0
yarin hukuk karşısına yine bir garibanı dikmek için:)
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 09:54
Ak Parti iktidarı bu ülkenin ormanlarının, nehirlerinin, şehirlerinin, tarihi eserlerinin ve bunların gerçek sahipleri olan vatandaşlarının başına gelmiş en büyük talihsizliktir. Oy verenleri rövanş alma hırsıyla bunu görmezlikten geliyorlar ama çocuklarınız arkanızdan güzel konuşmayacak.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 08:14
Istanbul secimlerinin iptali ve tekrari icin yapilan caba daha iyi anlasiliyor. Siyasal islam iktidarda kaldi evet ama tum ilke ve degerlerini kaybetti.
Mustafa Fıratlı 21 Ekim 2019 08:03
İlkesel hareket edilmeyince bu itirazlar hep olacaktır. Olmalıdır da. Nihal Bengisu hanımefendi de aynı konuyla ilgili tweet attı. Ancak benim dikkatimi çeken husus şu. Biz kendi çevremizle ilgili eleştirilere hassasiyet gösterirken, doğru mu bilmiyorum amma aynı eleştiriyi büyükşehirin yapmış olduğu ve ihalesiz araç kiralama iş ve işlemlerini konuşmadık.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 12:25
0
Siz de onları yazın. Bilgilendirin. Yolsuzluk, kim yaparsa yapsın, yolsuzluktur.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 07:44
Bu ihaleyi alan firmanın 2017 kurulup parti ilişkileri sayesinde iyi paralar kazandığı aşikar. Güzel! Şimdi de ne vergi ödemişler!? Açıklasınlar görelim. Değirmenin suyu nereden geliyor sorusu yetmez, nereye gittiğine de bakmak gerekir! Ha, debisi de önemli.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 15:50
0
“Sanki ülkede hukuk ve adalet varmışcasına” mı diyorsun 13:53?
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 13:53
6
7.44, Kedi meraktan ölürmüş. Bildiğin bir şey varsa git suç duyurusunda bulun.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 07:38
Tamam..anliyorum..denize dusen yilana sarilir.memleketin bu berbat ortaminda tabi ki alternatiflere yesil isik yakmali ama Su Imamoglu hayranliginin boyutu biraz abartili ve bana fenalik geldi acikcasi.vasatin alti vasiflari olan bu adam sirf ferasetsiz akp lilerin cekememezlikleri yuzunden altin oglana dondu.birgun baskan olursa bunu sadece ve sadece bazi akpli siyasilerin aptalliklarina borclu olacak, kendi "vasiflarina" degil.
moshe 21 Ekim 2019 09:08
1
yaptigin yorum cok sacma. Burada tamamiyla karakter oldurme yapiyorsun. Burada konu ihale. Bu konuda soyleyecegin birsey var ama taraf oldugun icin haklilik konusunda birsey soyleyemiyorsun ama kisilere (yazar ve imamoglu) vuruyorsun. Yorumun entellektuellik olarak bakinca etiksiz ve gizli bir ajanda.
Adalet Yakın 21 Ekim 2019 11:11
1
Vasat mı?? Bu ülke bundan daha vasat yönetim görmedi. Cehaletin zorbalığın prim yaptığı, bilginin bilgeliğin böylesine hor görüldüğü ender zamanlar. Bundan daha da vasat olmak mümkün mü gerçekten!!?
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 02:42
PArsel parsel satiliyor Türkiye. Kaz daglari, haydar pasa , bunlar göz önünde olanlar, olmalarina ragmen bu hoyratliklaktan cekinmiyorlar, gez anadoluyu burdur u manisayi gör nerelere dha ne sekil çökülmüş seissiz sedasiz. HAydarpasayi bile konusamazken burduru mu konusucaz tabii. Eşe dosta peşkeş çekiliyor tarihi sembol yerlerimiz, üstüne de mehter calinip kutlaniyor. GArip bir dönemde yasiyoruz.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 02:34
"Ama İstanbul Belediyesi’nin dört şirketi ve Kültür Bakanlığı’nın şirketi karşısında bunu nasıl başarabildikleri hakkında her tecrübeli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının bir fikri var." Tırnak içerisine alarak alıntıladığım bu cümle çok açıklayıcı bence. Ya sizce ?
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 01:30
Goz gore gore kayirmacilik, yolsuzluk, hukuksuzluk. Bu iktidardan miras kalacak olan en zararli sey budur.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 01:27
İki tarafın da cevaplarına yer vererek yane tane çok güzel anlatmışsınız. Başka yerde böyle ayrıntılı ve kaliteli habercilik bulamıyoruz.Bilgilenmiş olduk teşekkürler.
Adalet Yakın 21 Ekim 2019 01:28
Kar amacı güden bir şirket ancak milyar dolarlık bir şirketse, prestij ve reklam amacıyla ticaret yapılamayacak bir yerin kirasına 350bin TL verebilir. Bu parayı 10bin TL sermaye ile vermeye kalkan şirketin sahibine ihale kurulunun deli gözüyle bakmış olması gerekir.
Has Parti 21 Ekim 2019 01:26
Ankara Yht kazasından sonra Ulaştırma Bakanı 'Yüksek hızlı tren işletmesinde sinayalizasyon şart değildir' demişti. Böyle bir dehayı bakan yapanın bu zeka ve ahlak abidesi 'adamı' orada tutma sebebi meğerse Haydarpaşa ve Sirkeci Gar ihalesiymiş. Yazık bu ülke için şehit olanlara, kolu bacağı kopan, kör olan insanlara. Hiç bir şeyden utanmayan onlardan ve onların bu ülkeye emanet ettiği yetimlerden utanır. Ne garip bir ülkede yaşıyoruz bir gün gurur duyduğunuz ülkenizden ertesi gün midemiz bulanıyor.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 00:52
Yıllar önce Oktay Ekşi sana bir tartısma programında 'Sen bu tartısma adabını nereden aldın' diye sataşmıştı, sinirimden ekrana plastik bardak fırlatmıştım. Yıllar sonra da ben soruyorum, sen bu sağduyuyu, bu gözlem kabiliyeti nereden aldın? Allah seni anana babana varsa çoluk çocuğuna bağışlasın. Senin gibi yazarların toplandığı bir gazete olsa da onu okusak.
Karar Okuru 21 Ekim 2019 08:51
5
Tabi geçmişte bu şikayet edilen yapının kurulması sırasındaki kandırmalara kapılarak verdiği desteği de unutmamak gerek. Bir şeyi kötü diye düzeltme kandırmacası ile daha da kötü olmasına katkı sağlamışsanız çorbada tuzunuz var demektir.
Köroğlu 21 Ekim 2019 12:27
4
08:51 Yani 10 generalin yönettiği bir ülke olarak kalsa idik daha iyiydi diyorsun. Niye? O zaman da hukuk, demokrasi, kurumsallaşma yoktu. Niye bugünden daha iyi olsun? Aradaki tek fark devlet rantının laiklere değil sünnilere akmaya başlaması. İhaleler laiklere değil, sünnilere gidiyor. Devlette memur olmak için de laik milliyetçi değil sünni milliyetçi olmak gerekiyor. Bir de içki reklamı yapılamıyor. Öte yandan aynı milliyetçi, devletçi, militarist, hukuksuz, baskıcı, antiliberal, antibatı zihniyet devam ediyor. Bir fark göremiyorum ben.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN