Back To Top
Paylaşılması dikkat çekecek bir yazı...

Paylaşılması dikkat çekecek bir yazı...

 - Son Güncelleme: 08.07.2019 Pazartesi 09:00
- A +

“Bağımsız, kar amacı gütmeyen, tarafsız”. 

2006 yılında kurulan SETA, hiçbir zaman kendini tarif ettiği gibi ve İngilizce’deki “Bipartisan” kelimesinin hakkını veren bağımsız ve tarafsız think-tanklerden biri olmadı. 

AK Parti’nin düşünce kuruluşu olduğu herkes tarafından bilinirdi. 

Ama bu şöhreti, çalışmalarının itibarına gölge olarak düşmezdi. 

Zaman zaman iktidara dönük eleştirilerin, gerçeği eğip bükmeyen tespitlerin yer aldığı raporları referans haline gelir, AK Partili karar vericiler tarafından da önemsenirdi. Düzenledikleri toplantılara her fikirden insan davet edilirdi. 

Hükümeti savunmak dışında, yapılması riskli de olsa hükümeti uyarmak gibi bir görevleri olduğunun da farkındaydılar. 

Örneğin, 7 Şubat 2012’deki MİT krizi sonrası, hükümete yakın çevrelerde “aman fitne olmasın” yayınları yapılırken, SETA’nın yöneticileri Hatem Ete ve Taha Özhan, doğrudan o zaman ki adıyla Gülen Cemaati’nin devlet içindeki yapılanmasının tehlikesine işaret eden çok etkili yazılar yazmışlardı.

Ama her şey gibi SETA da trolleşme temayülünden nasibini aldı. 

İşin geldiği son nokta ise “Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları” raporu oldu.

Dünyada devletlere, partilere yakın, onların finanse ettiği çok sayıda think-tank var. 

O yüzden kamuya yakın fonlarla, İstanbul Belediyesi’nin yan şirketlerinden KİPTAŞ’ın bir vakıf için yurt olarak yaptırdığı dev bir binada, iktidarın medyasının başında olan bir ismin başkanlığında, kapağında “Şimdi Zafer Zamanı” yazan dergilerle faaliyet yürütmek de bir think tank olmaya engel değil. 

Böyle bir think tankin Türkiye’de sayıları, okunurlukları-izlenirlikleri artan yabancı medya kuruluşlarıyla ilgili bir rapor yazması, bu raporda bu medya organlarının söylem analizini yapması, bu medya organlarının Türkiye’de muhalif yayınlar yaptığının bu analizde gösterilmeye çalışması da anlaşılabilir diyelim.

Ama dünyanın iyi üniversitelerinde master ve doktora yapmış akademisyenlerin çalıştığı, büyük imkanlara sahip bir düşünce kuruluşundan, emniyette yeni başlayan bir memurun, amirlerinin talimatıyla hazırladığı fişleme belgesini andıran bir rapor çıkması ancak kaynak ve insan israfı ile açıklanabilir.

150 yıl önce 2.Abdülhamit’e Balkanlardaki bir jurnalcisinden gelmiş, “Üsküp’te kahvede şöyle şöyle konuşuluyor” jurnalleriyle, 90’lar ve 2000’lerin başında Genelkurmay’ın medya andıçları arasında kalmış bir fişleme belgesi için 2019 yılında bu kadar masrafa girip think tank işletmek epey verimsiz bir yatırım olsa gerek.

Ama SETA’cılara göre yaptıkları fişleme değil, ağ analizi. 

BBC Türkçe, DW Türkçe, Amerika’nın Sesi, Sputnik Türkiye, Euronews Türkçe, CRI Türk ve Independent Türkçe’nin bütün çalışanları isimleri, RT’leriyle bu ağa takılmış, buralarda program yapanlar hatta arada yazıları ve konuşmalarıyla katkı verenler dahi tek tek fişlenmiş. 

Örneğin BBC Türkçe için yazılar yazan eski Hazine Müsteşarı, ekonomi yazarı Mahfi Eğilmez’in fişinde “Ekonomiyle ilgili yazdıklarıyla genelde olumsuz bir durum özeti sunduğu” yazılı. 

Independent Türkçe’ye yazan Prof. Osman Can ise ’Türkiye’yi hukukun işlevselliği, insan hakları, demokrasi ekseninde eleştirmekte ve zaman zaman hükümeti suçlayıcı ifadeler kullanmaktay”mış.

SETA yönetimi, rapora karşı her kesimden yükselen tepkileri pek de umursamadıklarını gösteren bir açıklama yaptı. Ne de olsa raporlarını beğenip beğenmediklerini umursadıkları merci kamuoyu değil. 

Açıklamada benzer çok sayıda çalışmaya örnek olarak da “RAND’ın “Russia’s Use of Media and Information Operations in Turkey”, Center for American Progress’in “The Roots of the Islamaphobia Network in America” ve Media Pluralism Monitor’un her yıl periyodik olarak yayınladığı raporları” gösterilmiş.

Halbuki internetten ulaşılabilen o raporları okuyunca “Üniversite öğrenciliği döneminde Radikal’de staj yapmıştır” ya da “Sosyal medya platformu Twitter’ı çok fazla kullanmamaktadır. Kullandığı zamanlarda ise BBC haberleri ve kişisel paylaşımlarına hesabında yer vermektedir. Zaman zaman Karar ve Cumhuriyet gazetelerinin haberlerini de hesabından paylaşmıştır” gibi insanlar hakkında isimleriyle manasız, gayriciddi ve hukuksuz fişlemelere rastlanmıyor. 

Ayrıca gazetecilerin, yazarların, uzmanların iktidarı eleştiren RT’lerini raporlamak gibi ayıp ve ucuz bir işle, Rus propagandasını, İslamofobiyi gözetlemek arasında da epey bir fark var.

Ama anlaşılan raporu hazırlayanların kafasında o farklar artık kapanmış. İktidarı eleştirmek, kırmızı düşman kuvvetleri gibi takip edilmek, fişlenmek için yeterli sebep. 

O yüzden düşmanı teşhir ederken hiçbiri ahlaki, hukuki sınır tanımamışlar.

Ama rapordaki insanı güldüren şu cümleler, mantık, zeka gibi filtrelerinin de kapandığını gösteriyor:

“Son dönemde Karar gazetesinin haberlerini ve özellikle Mehmet Ocaktan’ın yazılarını beğenmiş ve paylaşmıştır.”

“Twitter’da Yıldıray Oğur’un tweetlerini sıkça paylaşması dikkat çekidir.” 

“Zaman zaman Karar ve Cumhuriyet gazetelerinin haberlerini de hesabından paylaşmıştır.”

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaretten yargılanan Evrensel gazetesi genel yayın yönetmeni Fatih Polat’ı savunan paylaşımları retweet ederek tekrar dolaşıma sokmuştur.”

“Bu çelişki ... düşünce özgürlüğünü herkes için bir hak olarak görmekten uzak olduğunu ve hükümete yönelik eleştirilerinde samimi olmadığını göstermektedir”

“Venezuela’nın lideri Nicolas Maduro’ya destek paylaşımları emperyalizm karşıtı olduğunu göstermektedir.”

“Twitter hesabından Necmettin Erbakan, Ahmet Kaya gibi toplumun farklı kesimlerini temsil eden kişiler için başsağlığı dilekleri iletmiştir.”

“Türkiye’de toplumsal kutuplaşma olduğundan kurum ve kişilerin toplumsal erozyona uğradığından zaman zaman şikayetçi olan paylaşımlarda bulunmuştur.”

“Sosyal medya hesabı incelendiğinde Türkiye’de basın özgürlüğünün olmadığına yönelik Twitter paylaşımlarının mevcut olduğu görülmüştür.”

“Twitter hesabında BirGün’ü ve Marksizmi desteklediğine dair paylaşımları mevcuttur.”

“2018’de yabancıların özel izinle girebildiği Kuzey Kore’ye bir ziyarette bulunmuş ve bu ziyareti BBC Türkçe için haberleştirmiştir. Kuzey Kore’yi “yasaklar ülkesi” olarak niteleyerek yoksulluk ve eşitsizliğin ülkede çok yaygın olduğunu belirtmiştir.”

“...spekülatif konular üzerinden hükümete yönelik yaptığı suçlayıcı iddialarla dikkat çekmektedir.”

“Örneğin Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’e yönelik başlatılan soruşturmayı eleştiren birçok paylaşım yapmıştır.”

“Yerel seçimlere giden süreçte ise sık sık AK Parti, CHP,

MHP ve İYİ Parti’ye yönelik alaycı söylemlerde bulunmuş, Türkiye’de yargının olmaması ve muhalefetin kendine ait bir söylem dili geliştirememesinden şikayet etmiştir. “

“Bu süreçte Abdullah Gül’ün yeni parti kuracağı hakkındaki iddiaları içeren Cumhuriyet gazetesinin haberlerine de şahsi Twitter sayfasında yer vermiştir.”

“Paylaşımları ve yazılarına dayanarak hükümete eleştirel bir çizgiye sahip olduğu ve CHP’yi de AK Parti karşısında yeterince güçlü bir muhalefet partisi olarak görmediği söylenebilir.”

“Kıraathanelerde kek ve çay dağıtımı konusunu İran’ın 40. yıl kutlamaları üzerinden dahi hatırlatarak “kek mühim…” tweetiyle her iki tarafı da kinayeli bir dille yermiştir.”

“Zaman zaman hükümeti uyguladığı ekonomi politikaları nedeniyle eleştirmekte ve bu eleştirilerini faiz gibi konular bağlamında daha çok İslami temellere dayandırmaktadır.”

“YouTube hesabını aktif olarak kullanan yayın organı Mehmet Ali Alabora, Barbaros Şansal, Tolga Savacı gibi hükümet karşıtlığıyla tanınan kişilerin röportajlarına yer vermiştir.”

Dedikodu sınırlarında dolaşan bu tespitlerden en sarsıcı olanı şüphesiz en son 80’lerdeki filmlerinden hatırladığımız eski manken Tolga Savacı’nın bile “hükümet karşıtlığıyla tanınan kişi” haline gelmesi.

Kuzey Kore’yi “yasaklar ülkesi” olarak nitelendirmeye cüret eden gazeteciden daha kötü olmasın tabii.

Ama SETA’nın sevdiği ve güvenle dinlediği yabancı bir yayın kuruluşu olduğunu da öğreniyoruz; Çin Radyosu (CRİ Türk)!.

Raporda medya organlarının performanslarının tek tek incelendiği “mega projeleri” ve “ekonomik dalgalanma”yı nasıl gördükleri kategorilerinde Çin Radyosu anlaşılan sınıfı geçmiş:  

“Havalimanı açılışının bu raporda incelenen diğer mecralar tarafından işçi eylemleri ve Türkiye ekonomisine zarar verdiği iddiaları üzerinden haberleştirildiği düşünüldüğünde CRI Türk’ün farklı bir haber dili benimsediği ve mega projeleri desteklediği görülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin 95. yıl dönümünde böyle büyük bir projenin hayata geçirilmesinin mutluluğunu takipçileriyle paylaşmıştır.”

“CRI Türk’ün haber dilinden ekonomik dalgalanmaya karşı Türkiye’nin yanında yer aldığı sonucuna varılabilir.”

Peki diğer mecralar “ekonomik dalgalanma” da Türkiye’nin yanında yer almış mı?

Rapora göre DW Türkçe Alman çıkarları yüzünden biraz yer almış. Sputnik Türkçe de doların yükselmesinde Ankara’nın değil, ABD’nin rolüne dikkat çekerek geçer not almış.

Ama ya diğerleri;

“Yaşanan kur dalgalanması yalnızca Ankara’ya yönelik olumsuz eleştiriler ekseninde aktarılmıştır”, 

“Özellikle yabancı ekonomistlerin oldukça karamsar bir tablo çizdiği yayımlanan haberlerden anlaşılmaktadır.”

“Haberler her ne kadar bu krizin sorumlusu olarak doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı işaret etmese de yorumlarına başvurduğu kişiler aracılığıyla Türkiye yönetiminin krize neden olduğunu aktarmıştır.”

Ama fişlenmek için ille de “ekonomi kötü, dolar yükseliyor ve bundan hükümet sorumlu” demek gerekmiyor.

Mesela bir gazetecinin fişinde şöyle yazıyor: “Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Gülnur Aybet’in bir İngiliz kanalındaki tartışmasını “Zor Anlar” başlığıyla verdiği haberi sosyal medya hesabından paylaşması dikkat çekmektedir”

THY Genel Müdürü’nün bir açıklamasını eleştiren, Kenan Sofuoğlu’na laf eden bir tweet atmak bile bu raporun iktidar muhalifi radarına yakalanmaya yetmiş. 

Bir BBC Türkçe çalışanı ise tweetleri üzerinden fişlenmekten kolayca kurtulmuş; “Twitter hesabına RT’lerin onay anlamına gelmediğini yazmıştır.”

Ama gözetlenmekten böyle kurtulması zor. 

Raporun adındaki “uzantıları” ibaresi, zaten raporu hazırlayanların kafasında uluslararası medyanın Türkiye’deki ofislerinin beşinci kol faaliyeti olarak görüldüğünü gösteriyor. 

Halbuki bir medyanın uluslararası olduğunu söylüyorsanız, bu kuruluşların Türkiye’de temsilcileri olmasından daha doğal ne olabilir?

TRT’nin, Anadolu Ajansı’nın da dünyada ofisleri var. Buralarda da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları dışında, o ülkelerin vatandaşı olan gazeteciler çalışıyor. 

Herhalde onlardan “uzantılar” diye bahsedilmesi kimsenin hoşuna gitmez. 

Ama tabii ki Türkiye’de farklı bir durum yaşanıyor. Uluslararası medya kuruluşlarında normalin çok üstünde Türkiye vatandaşı olan gazeteci çalışıyor.

Peki neden? 

Bir yerde bu sorunun cevabına biraz yaklaşmışlar: 

“Çalışanların büyük çoğunluğu önceden CNN Türk, Radikal ve Habertürk’te görev almıştır. Kamu yayıncılığı yapan TRT de birçok çalışanın önceden yer aldığı kuruluşlardan biri olmuştur. Ancak rapor kapsamında incelenen çalışanların birçoğu mecralar el değiştirmeden önce bu medya kurumlarında görev almıştır.”

Peki bu insanlar neden bu medya kurumlarından ayrılmışlar?

Tek sesli, yerli ve milli medya kurmak için medyada yapılan tasfiyeler yüzünden olmasın?

Ama medyayı “tek sesli, yerli ve milli” yapmaya çalışırken, medyanın işsiz kalan kıdemli çalışanları yabancı medya kuruluşlarına transfer olmuş, artık iktidarı eleştiren haberlere ulaşamayan halk da Türkiye’yi bu yabancı medya kuruluşlarından takip etmeye başlamış.

Yani iktidarın yerli ve milli medya projesi, medyanın yabancılaşmasıyla sonuçlanmış. 

İktidar medyanın yüzde 90’ını kontrol ediyor ama halk Türkiye’de olan biteni Rus, Alman, Amerikan, Çin devletlerinin resmi medya organları üzerinden öğrenmeye çalışıyor.

Normal bir devletin bunun üzerinde oturup uzun uzun düşünmesi gerekirdi. Şayet, iktidara yakın, düşünmenin serbest olduğu ciddi bir düşünce kuruluşu olsaydı, onlar da oturup insanları “şunu dedi, bunu RT’lemesi dikkat çekti” diye fişleyeceklerine, bu sonuca dikkat çeken bir rapor yazarlardı. 

Tabii öyle bir rapor yazsalar, adlarının başka bir rapordaki fişlemeye “Hükümetin medya politikalarını eleştirmesi dikkat çekti” diye yazılması riski vardı.  

Ama risk almadan da “uzantı”dan başka bir şey olunmuyor.

Bu yazıyı okuyup paylaşmak isteyenler bile bir yerlere sunulan raporlarda adlarının yanına “Karar yazarlarını sık sık RT’lemesi dikkat çekti” diye yazılabileceği riskini baştan alıyorlar. 

Sırf bunun için dünyanın en iyi üniversitelerinde master, doktora yapmış akademisyenler çalışıyor, dikkatli olmakta fayda var! 

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 10 Temmuz 2019 22:15
Yıldıray Oğur, yazılarınızı epeydir takip ediyorum. Her yazınızı ayrı bir zevk ve heyecanla okuyorum. Tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız.
SETA da neymiş, SETA diye bir kuruluş mu var, seviye yerlerde gibi cıvık yorum sahiplerinin kültür seviyelerini çok merak ediyorum. Kelimenin gerçek manasıyla tam bir lümpen yorumu.
Karar okuru 09 Temmuz 2019 16:40
Bu şirket bir kamu görevi görmüyor ki ,bağımsız olsun.Dolayısı ile eleştiriler abartılı.üstelik gazete olarak sizler işinizi nekadar doğru yapıyorsunuz.aynaya bakmakta fayda var .
KARAR OKURU 09 Temmuz 2019 05:13
"İngilizce’deki “bipartisan” kelimesinin hakkını veren bağımsız ve tarafsız ..." İngilizce diyorsunuz ama, "bipartisan" daki "bi-"nin Farsça bir ek olduğunu ve "partizan olmayan" anlamına geldiğini sanıyor olmalısınız. ODTÜ'de İngilizce bu kadar kötü öğretilmiyor aslında.
'Karar'lı okur 09 Temmuz 2019 00:05
İnsanları tektipleştirmeye çalışan, demokratik düşünceyi bu ülke insanına gereksiz ve yersiz gören, sözüm ona kendilerini medeni, dindar ve vatansever sayan o "milli ve yerli" kimselerin ülkeyi ne hale getirdiklerinin fotoğrafını çekmiş yazar.. Harfiyen katılıyorum.. Bu ülkenin sağduyulu insanlarının vicdanı var ve hala ölmedi, bu böyle biline..
KARAR OKURU 09 Temmuz 2019 01:38
0
"Dindar" sozcugunu lutfen cikarin..
Sabır! 08 Temmuz 2019 18:46
Bir kurumu suçlu ilan etmek için,raporun tarafsız müfettişlerin elinden çıkması gerekir.Mahkemeye intikal etmişse savcının iddiasının tarafsız,mahkemenin vereceği kararında tarafsız hakimler tarafından oluşturulması gerekir.Sayın yazar sen tarafsızmısın ki,yazına değerlendirme raporuna itibar edilsin.Köşeye sıkışmış kedinin miyavlamaları gibi haliniz.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 18:14
ali babacan yeni parti kurma hazırlıklarına başlamış.hayırlı olmasını dilerim.ancak sadullah ergin o partide kesinlikle olmamalıdır.çünkü ben sadullah ergin'i kendisinin adalet bakanı olduğu dönemde, n.ç isimli kıza tecavüz eden adilerin ceza almamasıyla hatırlıyorum!kalbim kanamıştı adeta!bu adalet bakanı ise o zaman ''bir daha olmayacak'' gibi bir açıklama yapmıştı...hala hatırladıkça sinirlerim tepeme çıkıyor.
KARAR OKURU 09 Temmuz 2019 12:14
0
bu haberi bugün araştırdım biraz tekrar.malum üzerinden yıllar geçti.kıza ''rızası var'' denmiş.tecavüz edenler de ''iyi hal indirimiyle'' çok az cezalar almışlar.cezalar alt sınırdan verilmiş.kız tecavüze uğradığında 13 yaşındaymış ve rızası var denmiş.vicdanları yaralamıştı bu karar.şimdi bu tecavüzcüler ne oldu?hala hapiste olmaları gerekti gerçek adalet olsa!
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 17:38
SETA'nın tarafsız olmadığı çok açık. Ancak bu rapora fişleme de denemez, herkese açık raporun nesi fişleme olacak. Diğer mahallede de yandaş yazarların her tarafı faş ediliyor ki bunlar normal şeyler. Batıda da benzerleri çokça yayınlanan raporlardan biri... Muhalif çomarlara gaz vermek yerine karşılaştırmalı, objektif gazetecilik yapsan daha iyi olur sevgili Yıldıray. Dünyayı biraz daha yakından takip etmeni öneririm. 21.yy'dayız, bu tür yazıları herkese yediremezsin.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 20:24
1
Seta kim ki bu calismayi yapiyor.
Kafkameli 08 Temmuz 2019 16:05
:) Tabii ki Karar okuruz. Türkiye'de Dede Korkut'un yeni nüshasını manşet yapan -hem de defalarca- başka gazete var mı? Seta bunu da yazsın. Sizi zaten not almış tebrikler:)
arapgirli 08 Temmuz 2019 15:28
Ben medyada gördügüm bir şahsın geçmişte hangi konularda hangi duruşu sergiledigini bilmek isterim. Bunun neresi fişleme? Fişleme dedigin gizli olur, adamlar açık açık yayınlamışlar: İster kullanırsın, ister bi kenara atarsın. Batıda thinktanklar bundan çok daha agırlarını yayınlıyorlar (Charity comission raporu, V4 raporunda Soros'un Balkan faaliyetleri, vs.)
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 15:53
1
belki adam fişlenmek istemiyor!eğer merak ediyorsanız bunun için fişlemeye ihtiyaç yok!zaten insanlar fikirlerini olabildiğince yansıtıyorlar.fişleme hedef göstermek bir yerde.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 20:22
1
Batidaki demokrasi dinamikleri ile ulkemiz bir mi? Hep ayni mantiksizlik cimbizla bir olayi al karsilastir sonra iste var de. Yok oyle yagma
Ülkem yine boğucu sıkıcı patinajlı bir döneme giriyor.Bu filmi kaç kere seyrettiğimi bilmiyorum.Seta'cılara değer veriyordum.Son raporda seviye çok düşmüş.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 14:51
Akıllı alim sultandan uzak durur Akıllı sultan alime yakın olur. Nizamülmülk Buna para sultanlarıda dahildir
HACI MURAT 08 Temmuz 2019 14:35
SETA'nın 202 sayfalık raporunun amacının ve mahiyetinin ne olduğu cımbızlanan bir kaç cümleden anlaşılamaz bence.Merak edenlerin açıp tamamını okuması gerekir.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 16:57
1
Raporun mahiyetini Yildiray bey ozetliyor. Boyle bir raporu hazirlamak rezaletin daniskasi, ama seviye yerlerde surunuyor...
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 14:10
Bilgiye ulasmanin hic olmadigi kadar kolaylastigi bu zamanda kimisi bu imkanla kendini gelistirirken kimiside sig düsüncelerini ctrl c , ctrl v mouse ve iki haneli iq ile hazirlanabilecek bir dokuman ile arastirma diye cilalayip genis kitlelere bir tik ile yayiyor. Sonra kirk akilli o tasi kuyudan cikarmak icin ugrassin dursun
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 14:04
Seta gibi kuruluslara oldum olasi hep suphe ile bakmisimdir.Toplumu yonlendirme gorevleri oldugunu dusunuyorum.Bana gore yaptiklari resmen fislemedir.Gerci baskalarida yapiyorda neyse.Bu tur isleri ne zaman birakacagiz bilmiyorum.Ozgur dusunce ve elestiri herkes icin haktir.Hakaret yok amma.Yildiray feto zamanindan ornek bir iki kelam etmis.Ben baska isimlerle baska orneklerde verebilirim.Boyle seyler ulkeler icin bosa zaman kaybidir.Heleki bizim gibi ulkeler icin tam bir facia.Bizim baska buyuk sorunlarimiz var.
Has Parti 08 Temmuz 2019 12:59
Tank var ama think eksik Seta'da.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 11:44
bu düşünce kuruluşuna giden her kuruş boşa gidiyor desenize.. bunların yaptığını sokakta sıradan insanlarda yapar..
Mutlu Yücel 08 Temmuz 2019 11:17
3)Çünkü kendi vatandaşını fişlemekten başka işlere yer kalmaz. Çünkü bilirler ki en büyük tehlike kendi halkından gelir. Bu tür ülkelerde tankların namlusu daha çok kendi vatandaşına dönüktür. Dünden bıktık bugünkünü seçelim denir, bugünkü olur sana dünden beter. Dün, bugün birebir kopyası. Halkı bölme, vurgun soygun hık demiş birbirlerinin burnundan düşmüş. Sonra başlanır bugün ile dünün mukayesesi,”sen bir adım önde” “yok olmaz, siz buyurun”çekişmeleri. Hafıza durur, ikinizin de canı cehenneme demek akla gelmez.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 11:11
Tum kurumlar bozuldu, adalet, egitim, basin, burokrasi. Birincilik adaletin ama.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 14:40
1
Yargıyı ele geçiren,mahkemede işi olan iş adamlarını Pensilvanya'yı ziyaret etmek zorunda bırakan bir yapının elemanları,sempatizanları, iltisaklıları adalet diyorlar da başka bir şey demiyorlar.Biz de gerçekten adalet istediklerine inanıyoruz tabii.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 11:02
12 yıl önce Ankara'da sınava gitmiştim.Yolda SETA yazan kuruluşun villasını görmüştüm. Düşünce Kuruluşu yazıyordu üzerinde. Allah Allah ne düşünüyorlar acaba dedim. Milleti nasıl soyarız, nasıl kandırırız aldatırızı düşünüyorlarmış meğer.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 13:58
0
Onlar düşünsünler fislesinler. Biz burada BÜYÜK bir fatura hazırlıyoruz.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 10:57
Yakindan tanidigim bu arkadaşlar ıdeolojik gözlüklerini çıkarmadan egitimlerini bitirmisler. Konficyusun dedigi gibi : Dusunmeden okumak Aklı körlestirir
Karar Okuru 08 Temmuz 2019 10:52
Vesayeti kaldırıyoruz diye bu anlayışın peşinden koştuğunuz günleri hatırlatıyoruz yorum yayınlanmıyor. Adalet, demokrasi peşinden gidiyoruz diye bu çöküşe yol verenlere o zaman mı yanılıyodunuz şimdimi yanılıyorsunuz diye sormak hakkımız yok mu. Ölüme sebebiyet verin sonra pişmanlık öylemi. Hadi canım ordan!
Mustafa 08 Temmuz 2019 10:48
Yani şunu mu demek istiyorsun? Bu kuruluşlar Türkiye'nin aleyhine çalışmaz valla ben bunlara kefilim. Türkiye tökezlerse bir tekmede bunlar vurmaz. Fetöyü teslim etmeyenlerin bunlarla bir alakası yok. Basın özgürlüğü kapsamında seta'nın yaptığı yanliştır aslında bunlar tarafsız kuruluşlardır. Bir de yemin edersen bundan sonraki bütün yazılarına inanacağim
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 21:35
0
ben onlardan eminim ama sen epey şüphelisin. öncelikle neyin yararlı, neyin zararlı olduğunu ayırdedemediğin için şüphelisin. sonra, makam ve parayı görünce gözü başka birşeyi görmeyen bir zihniyetin temsilcisi olduğun için şüphelisin.
Ehl-i İrfan 08 Temmuz 2019 10:34
"Bir gün toprak altından çıkan tüm bombaları polisin gömdüğü tesbit edilse, bütün suikast planları iftira , bütün darbe planları orduyu yıpratmaya yönelik komplo, Ergenekon tamamen Tuncay Güney'in hayal gücünün eseri çıksa bile ÖH başkanlığı yapmış Kemal Yamak'ın hatıratı elimizde olduğu sürece derin devlet için başka bir kanıta ihtiyaç yoktur.Ergenekon için savcılar 2006'da harekete geçmeliydi."29/07/2009 Yıldıray Oğur Paylaşılması dikkat çekecek bir pasaj...
Karar Okuru 08 Temmuz 2019 11:48
0
Hala oralı olmadan yazmaa devam ediyor arkadaşlar!!!
bir okurunuz 08 Temmuz 2019 10:17
özgürlüğün olmadığı yerde-ne yazık ki kalkınmada olmuyor..
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 13:46
1
Bkz: Çin...
Tillo 08 Temmuz 2019 09:54
Fişleme yapmak suç değil mi sayin Oğur? C savcilari ne güne duruyor?
Şahin 08 Temmuz 2019 13:53
0
Kimi hangi savcıya şikayet edeceksiniz?
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 09:50
Babo öncü ve inşacı dindar neslimizin entelektül rol modelleri bunlar niye eleştiriyon! Yoksa fitne mi çıkarmak istiyorsun? :)
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 09:46
Hasan Basri Yalçın ve diğer seta uzmanları çıktıkları her tv proğramında niye akp'nin her yaptığını hararetle ve cansiperane savunuyorlar, bir düşünce insanı değerlendirmelerinde biraz obkektif, biraz kuşkucu olmaz mı diye merak ediyordum. Meğer sebep akp'nin hazineden seta'ya aktardığı milyon dolarlarmış yani duygusalmış ...
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 14:09
0
Onlar kim düşünce kim hepsi kurulmuş saat zamanı geldiğinde çalıyor
KARARLI KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 09:40
Teşekkürler, kaleminize sağlık Yıldıray Bey. SETA’nın düzenlediği “Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları” raporunda yer almadığına göre FOX TV ve CNNTürk’ü uluslarası uzantısı olmayan “yerli”, hatta “milli medya” sayacağız o halde. SETA araştırma ve raporu sonunda bizi bu noktaya getirdi. Selamlar...
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 09:34
Siyasi kariyerlerine çok farklı cephelerden başlayarak ülkede muktedir olduktan sonra değişen siyasi aktörlerin ciddi bir analize ihtiyacı var.bu gün ak parti ve rte eleştirisi yapmak çok kolay çünkü yok etmeye çalıştıkları siyasi şekle büründüler(star wars geleneği:)ama izahı zor olan bizim devlet kodlarımızda var olduğuna artık emin olduğum dönüştürme becerisi.D.Baykal,S.Demirel v.s başlangıç ve bitiş hikayeleri aslında siyasi tercihle izah edilemez.gül ve Davutoğlu bu bağlamda muktedir olmadıklarından sınıflandırılamaz.vel hasıl bu ülkede kim gerçek iktidar olursa sistem onu dönüştürüyor...
Türkiye nin en iyi konservatuarıni dereceyle bitir ısviçrede klasik müzik masteri pariste şan doktorası geri döndüğünde çift elektro dumbelek sincanli filiz
Karar Okuru 08 Temmuz 2019 11:55
0
Oralardan geri dönmek pek akıllıca olmamış
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 08:32
Yazınızı paylaşacam. Bu ileri zekalı arkadaşlar ne yaptıklarının farkında bile değiller . Bir ülke demokrasi ile bilimle ayağa kalkar, bunlar bunu bile idrak edemiyor ya!!
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 08:19
Seta böyleyse mit ve emniyeti düşünemiyorum bile...
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 08:07
darbelerin medyasıyla ve sözde gazetecileri ile hala hesaplaşılmadı
Karar okuru 08 Temmuz 2019 08:50
1
Sen bu akilla devam et… Boylece hic hesaplasamazsin…
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 08:01
yıllardır bu derenin kuşlarını bu derenin taşlarıyla vuran, küresel alçakları, medya-işadamı-sanatçı-akademisyen-siyasetçi-mafya vs yerli işbirlikçini de mercek altına alabilseydin sn.yazar.... fetö üzerinden mesela: fetönün liberalleri, fetönün medyası, fetönün darbecileri, fetönün casusları üzerinden olsun varsın....malum düşünmek taraf olmaktır;)
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 09:40
1
aynı fikirdeyim. bu derenin kuşlarını bu derenin taşlarıyla vuran, rusyanın taşeronluğunu yapan alçakları, medya-işadamı-sanatçı-akademisyen-siyasetçi-mafya vs yerli işbirlikçini de mercek altına alabilse çok iyi olur.
Karar Okuru 08 Temmuz 2019 10:46
1
FETÖ ne istedi ise veren, açılım rezaletini yapan, terörist mektubunu sahiplenen, aranan teröristi oy uğruna TV ye çıkaranlar değil mi bu derenin taşı ile bu derenin kuşunu vuran. Konu her şeyi unutan körü körüne itaat eden derenin balıkları ile ilgili
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 11:09
0
Fetonun siyasileri kismi bilerek yazilmamis gibi
KARARLI 08 Temmuz 2019 12:18
0
FETÖ'NÜN SİYASİ AYAĞI MESELA
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 07:57
Seçimden birkaç gün önce, Öcalan'ın mektubunun yayınlandığı günün akşamında habertürk tv de yayınlanan proğramda, SETA uzmanları Hasan Basri Yalçın ve İsmail Alptekin'in, AKP'nin seçimi kazanmasına katkısı olacağı hesabıyla mektubun kamuoyuna duyurulması konusunda gösterdikleri olağanüstü çabaları Türk milletinin gözünden kaçmadı. Bu olay, SETA'nın gerçekte değil sadece görünüşte bir düşünce kuruluşu olduğunu herkes anlamış oldu. İyi ama bir kuruluş, vergilerinden beslendiği bir milletin altını oyar mı ?
Şahin 08 Temmuz 2019 14:01
0
Burdan milyonlar kazanıyorsa neden oymasınlar?
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 14:15
0
Basri çok heyecanlı izlemek lazım
KARAR OKURU Ahmedâ 08 Temmuz 2019 07:10
SETA'nın bu fişleme raporu delil gösterilerek, soruşturma ve tutuklamalar gelir mi acaba?
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 12:39
0
sadece gelmez, mahkum da ederler, ornekleri var...
Mutlu Yücel 08 Temmuz 2019 07:02
2)Toplumun refahı kendileriyle mümkünmüş zihniyetine kendilerini de inandırırlar, kendilerini ilahlaştırırlar. Böyle ülkelerde hiçbir konuda kalkınma olmaz. Fabrikalar yerini AVM ler alır. Ülke de kalkınıyor havası vermek için devasa ama işlevsiz birkaç yatırım yapar ve onunla toplumu oylarlar, övünürler. Böyle ülkelerde halk dibi sürme fişlenirler. Dairelerin kurumların asli işlevi bu olur. Onun için diyelim Suriye söz konusu olduğunda, sabah çıkar öyle namazını Şam da eda ederiz derler.
Mutlu Yücel 08 Temmuz 2019 07:04
1)Demokrasi ışığını almayan ülkeler karanlıktır. Karanlıkta beslenemeyen toplumda cılız, asalak kişiler daha çok olur. Onlar ve düzenin kurum ve kuruluşları, tüm yetkileri kendisinde toplamış lider veya çevresine hizmetinde yarışırlar. Bataklık üzerindeki bu yarışta, hızlandıkça batarlar, battıkça daha çok cebelleşirler. Bu düzenin iktidarları, dost, düşman da aramazlar. İlke yoktur, dün kendine en çok çelme atanlarla bugün sarmaş dolaş olmakta pek beis görmezler.
KARAR OKURU Ahmedâ 08 Temmuz 2019 06:58
Demekki bunların, "Tek Millet"le kastettiği "tek tip insan" oluyor o zaman.
Musto 08 Temmuz 2019 06:56
Ya bizden olurunuz ya ber taraf olursunuz istediğimiz durağa gelince ineriz diyen bir kafadan çıkacak düşünceyi düşünemiyorum.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 06:13
yaziyi paylastim, kambersiz dugun olmaz nede olmasa
Ben 08 Temmuz 2019 03:32
Liyakat ey liyakat neredesin? Ülkenin üst düzey düşünce kuruluşu jurnal kuruluşu haline gelmiş dersin Türkiye'nin halini buradan anlarlar.
Şahin 08 Temmuz 2019 14:02
0
SETA "Ülkenin üst düzey düşünce kuruluşu" mı? Şaka yapıorsunuz demi?
KARAR OKURUahs 08 Temmuz 2019 03:15
Muhtemelen ben de Karar ve Sözcü okuyorum diye fişlenmişimdir. İnadına Yıldıray okumaya devam.
Çerkez Ethem 08 Temmuz 2019 02:18
...."SETA’nın sevdiği ve güvenle dinlediği yabancı bir yayın kuruluşu olduğunu da öğreniyoruz; Çin Radyosu (CRİ Türk)!".... çinin medya kanalını seven/güvenen herhangi bir kuruluştan, İnsanları fişlememeyi beklemek, eşyanın tabiatına aykırı olurdu ! Merak ettiğim bu akademisyenler'in nerelerini kullanarak, nasıl doktoraları ve masterları aldıkları ?!
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 10:32
0
Bunlara master ve doktora verenler de, tüm insanlığa ne büyük kötülük yaptıklarının farkına varmışlardır inşallah ...
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 01:19
Fişleme esasen bir insanlık suçu, eminim günün birinde bu suçun failleri adil bir yargılamaya tabi olurlar. Pelikan zihniyetinin, toplumu boğma gayretinin bedelini yerel seçimde ödedi Ak parti. Ama pek de ders alınmamış maalesef.
hacı 46 08 Temmuz 2019 01:18
Hergün KARAR okuyorum. Fişimi faturamı isterim eeyyy...... Yoksa bozuşuruz.
Mutlu Yücel 08 Temmuz 2019 06:55
0
Çok zekice bir düşünce,sayfalar dolusu makaleleri bir cümleyle anlatmışsın.Hem de espri katarak.
N. Güzel Eyler (2) 08 Temmuz 2019 00:47
AKP bu tehlikeli adamları kendisinden uzaklaştırmalı ve aslına dönmeli. Yoksa sanki bunların yaptıkları, AKP tarafından ısmarlanıyor gibi bir algı oluşabilir. Bu düşünce(!) kuruluşu acaba israilin MbS ye sağladığı toolları mı kullanıyor halkını fişlemek için, merak ettim! Halkına güvenen ve demokrasiyi gereğinde radikal bir biçimde destekleyen bi hareketin bu gün geldiği nokta ve içine düştüğü durum ibret verici.. Her eleştiride hainliğe giden bir yol buluyorlar. "Az gittik uz gittik. Dere tepe düz gittik. Bir de baktık ki bir arpa boyu yol gitmişiz" sözü,her halde kadîm tecrübe
Karar okuru 08 Temmuz 2019 08:54
1
AKP nereye uzaklastirsin? Bolivya uygunmudur? Ne AKP si? O senin aradigin siyasal parti yok artik… Bu raporlari yazanlar var artik orada... Mesele sadece rapor degil… Anlamadinmi hala…
N. Güzel Eyler (1) 08 Temmuz 2019 00:33
E bunlar şimdi herkesi takip mi ediyorlar? Nasıl bi düşünce kuruluşu bu böyle! Yuh olsun! Elleri ayakları dolanır da yüz üstü düşerler ve rezil olurlar inşallah. Bunların ruh ikizleri şu anda Türkiye'ye giremiyor. Kendilerinin başına gelecek te çok farklı olmayacak. Çünkü yöntemlerini taklit ettikleri ruh ikizleri, o yöntemlerle bu aşağılık ve vatansız duruma düştüler. Fenâ ve fâni bir adamın güzel ve bâki sözünde dediği gibi: "Amacınız, ona varmak için yürüdüğünüz yoldadır. Hiçbir iyi amaca pisliklerle dolu bir yoldan gidilmez!"
Fişleme kanunun çıkarılmasını tavsiye etmeliyiz. Ya da Anayasada yapılacak bir değişiklikle mi bunu Anayasallaştırsalar. Nasıl bir iş bu!!! Bunun gerçek olmadığını bir rüyada olduğumu düşünüyorum. Sabah uyanınca bir daha bakacam. Sonra da efendim neden bilimde İran’ın gerisindeyiz.... Ülkeye ve millete yazık oluyor.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 00:27
Muhterem KARAR okurları, sakın siz de bu yazıyı sağda solda paylaşarak başınızı yakmayın. Bi' rapor da size yazmasınlar hahahhahshaghdhd.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 00:09
Herkes bir şekilde, yavaş yavaş, sistemimizin, devletleşen partimizin nimetlerinden faydalanıyor-ya çok mutlu oluyorum. Neredeyse herkes sadece sıra kendisine gelince uyanıyor. Onlar bize biz onlara müstehak.
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 00:01
"Dusunce kurulusu" SETA bu kadar pespaye olursa, gerisi ne olur?
KARAR OKURU 08 Temmuz 2019 09:01
1
Mars'ta mı yaşıyorsun be mübarek?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN