Back To Top
Peki devlet hakkında vatandaşın aklında kalan şüphe?

Peki devlet hakkında vatandaşın aklında kalan şüphe?

 - Son Güncelleme: 07.10.2019 Pazartesi 09:30
- A +

“Tarsus Kadın Cezaevi’nden bir hakim yazıyor. Aslında kitap olacak nitelikte uzun bir mektup. Çok kısaca özetliyorum: Çok zor bir süreç yaşadık. 16 haftalık hamileydim. Bütün bu süreci karnımda taşıdığım doğmamış bebeğimle yaşadım. (Cezaevi koşullarını anlatıyor, inanılır gibi değil.) Koğuşta meslekten ihraç edilen 14 kadın hakim ve savcıyız. İki aydan fazla bir süre geçti, tutukluyum. Cezaevinde yüzlerce tutuklu ve hükümlü varken bu kadar kişiye sadece bir doktor bakıyor. O da sadece perşembe günleri öğleden sonra. Şu anda 27 haftalık hamileyim. Bu benim ilk hamileliğim. Hastaneye demir kelepçelerle gidiyoruz. Doktorun bebeğin durumu iyi demesi bile bana yetiyor. Kilosunu, boyunu, görüntüsünü sormak aklıma bile gelmiyor. Gözyaşlarımı tutamadığım anlar da oluyor. İnanın hiçbir şey umurumda bile değil. Beni en çok yıpratan bebeğimin karnımda bu şekilde büyümesi. İkimiz de çok zor günler geçiriyoruz. Aslında ben koğuştaki şanslı bayanlardan biriyim çünkü eşim tutuklanmadı. Bu mektubu size yazma nedenim, sesimizi biraz olsun duyurabilmektir.”

Hapishaneden yazılmış bu mektup, bundan üç yıl önce Sözcü Gazetesi’nde Emin Çölaşan’ın köşesinde yayınlandı. 

Mektubu yazan FETÖ davasından tutuklanmış iki yıllık genç bir hakimdi. Fotoğraflarına göre başörtüsü takıyordu. Yani üniversitelerde hala başörtüsü yasağının uygulandığı yıllarda hukuk fakültesinde okumuştu. Batman’lıydı. 

Yani başörtülü Kürt bir kadın hakim, hapishaneden Sözcü yazarı Emin Çölaşan’a mektup yazarak sesini biraz olsun duyurabilmişti. 

Bundan 10 yıl önce söylense kimsenin inanmayacağı bu çaresizlik hikayesi böyle başladı. 

Genç hakimenin adı Fatma Işık’tı. 2014 yılının sonlarında ataması yapılmış bir idari yargı hakimiydi. Yani 20’li yaşlarının ortalarındaydı, 2014 yılında Mersin Vergi Mahkemesi’nde göreve başlamıştı. Batmanlıydı. 

Eşi Nazir Işık da adli yargı hakim adayı idi. Henüz stajyerdi, henüz göreve başlamamıştı. Siirt’liydi. 

İkisi de 2014 HSK seçimlerinden sonra hakimliğe başlamıştı, o seçimde oy kullanmamışlardı.

Fatma Işık, 15 Temmuz darbesinin ardından ağustos ayında gözaltına alındı. Suçlama “ByLock kullanıcısı olması, örgütün hakim savcı sınavına yönelik oluşturduğu "çalışma evleri"nde kaldığının belirlenmesi”ydi. FETÖ üyeliği suçlamasıyla tutuklandı. Tutuklandığı sırada 14 haftalık hamileydi. 

4.5 ay Tarsus Cezaevi’nde yattı. 

Bu sırada eşi, Mersin Adliyesi’nde stajyer hakim olarak bir süre daha göreve devam ettikten sonra önce açığa alındı sonra KHK’yla ihraç edildi, hakkında dava açıldı ama tutuklanmadı. 

Fatma Işık hamileliğinin son aylarında tahliye edildi. 

Genç hakim karı koca, Mersin’in kenar semtlerinden birinde bir akrabalarına ait gecekonduya yerleştiler. Bu arada çocukları İbrahim dünyaya geldi.

Nasır Işık, boyacılık yapmaya başladı. Ama, FETÖ damgası yedikleri Mersin’de tutunamadılar. Nasır’ın memleketi Siirt’e taşınıp, orada mantarcılık yapmaya çalıştılar ama yine yapamadılar.

Bu arada Fatma Işık, Tokat’taki bir soruşturma yüzünden tekrar gözaltına alındı. Polis tarafından götürülürken henüz yaşı dolmamış bebeğini yanına almasına izin verilmedi. Eşi bir emanet arabayla, bebeklerini alıp Tokat’a gitti. 6 gün gözaltında kalan Fatma Işık, serbest bırakıldı.  Ailece arabayla Mersin’e dönerlerken, gişelerdeki aramada Fatma Işık tekrar gözaltına alınıp, Adana’ya götürüldü. Zor bir gözaltı tecrübesinden daha sonra tekrar bırakıldı. 

Bu arada Adana Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden FETÖ üyeliğinden tutuksuz yargılandığı davada karar verildi, Bylock çıkanlara terör örgütü üyeliğinden standart olarak verilen 7.5 yıl hapis cezası aldı. 

Bu sırada ikinci çocuğuna hamileydi. 

Karar, hızlı bir şekilde istinaf mahkemesinde onaylandı. 

Yargıtay onayını beklerken Işık ailesinin ikinci çocukları Mahir dünyaya geldi.

Karı koca ikisi de KHK’lı oldukları için pasaportları yoktu. Sigortalı herhangi bir işe girip çalışmaları da mümkün değildi.  Kendi çevrelerinde dışlanıyorlar, memleketlerinde parmakla gösteriliyordu. Ailelerinin onları maddi olarak destekleyecek durumu da yoktu. 

Bir karar verdiler, biri üç yaşında diğeri 4 aylık iki çocuklarını da yanlarına alarak, onları kaçak yollardan Sakız Adası’na götürecek o tekneye bindiler. Teknede 9’u çocuk 19 kişi vardı. 

Çoğunluğu Türkiye’de FETÖ davalarında tutuksuz yargılanan, KHK’yla ihraç edilmiş, pasaportuna el konulmuş çiftler ve çocuklarından oluşuyordu. 

Sonrasını haberlerden okuduk. Tekne öğle saatlerinde Ege’de Koyun Adası yakınlarında battı ve beşi çocuk, ikisi kadın yedi kişi boğularak hayatını kaybetti. Yunan Sahil Güvenliği, aralarında Fatma ve Nasır Işık’ın da olduğu 4’ü çocuk 12 kişiyi kurtarıp, Sakız Adası’na çıkardı. Ama üç yaşındaki İbrahim ve dört aylık Mahir başaramayanlar arasındaydı. 

Zaten bu yazı da görenlerin aklından çıkmayan o fotoğraf karesi yüzünden yazıldı.

Sakız Adası’nda denize bakan bir tepedeki metruk bir mezarlıktaki iki bebek mezarının önünde perişan halde yığılıp kalmış Fatma ve Nasır Işık’ın fotoğrafıydı bu. Bir başka fotoğrafta baba Işık, beyaz küçük tabutların önünde, tek başına çocuklarının cenaze namazını kılarken görünüyordu. 

Siirt’te ve Batman’da büyümüş, aile fotoğraflarından varlıklı ailelerden gelmedikleri anlaşılan iki genç, hukuk fakültesi kazanmışlar, muhtemelen bu sıralarda, onların tanıştığı zamanlardaki adıyla ‘cemaat’le tanışmışlar, onların evlerinde okuyup, sınavlara hazırlanmışlar, hakimlik kazanmışlar ama daha mesleklerinin başındayken 15 Temmuz darbe girişimi olmuştu.

Haklarında somut bir suç tespiti olmasa da, Mersin’de görev yapan sıradan bir vergi hakimi ya da stajer hakim olsalar da, içinde bulundukları ‘cemaat’ bir darbeye kalkıştığı için onlar da terörist damgası yemiş, hapishaneye düşmüşler, açlığa ve yokluğa mahkum olmuşlardı.

Mahkemedeki ifadesinde indirmediğini söylese de, Fatma Işık,  telefonuna Bylock indirdiği iddia edilen 2014’ün yazında muhtemelen hala cemaatin evlerinde hakimlik sınavlarına hazırlanıyordu ve bunu indirmesi ondan istenmişti.

Ama onun telefonuna bu programı indirdiği için darbeden sonra darbeci terörist damgası yediği aynı 2014 yılının yazında, mesela Hüseyin Gülerce hala ‘cemaat’ adına televizyonlarda 17/25 Aralık operasyonlarını savunuyor, hakkında takipsizlik kararı verilecek meşhur işadamı Zaman gazetesine ortak oluyor, halen AK Parti’de vekillik yapan, gazetelerde yazan pek çok isim henüz net biçimde pozisyon almamış bekliyordu.

Ama 15 Temmuz darbe girişiminden sonra darbenin yükü terör örgütü üyesi olarak onların değil, varlıklı olmayan bir aileden gelen, taşradaki bir vergi mahkemesinde hakimlik yapan genç ve hamile bir hakimenin üzerine kaldı. 

Batmanlı ve Siirtli genç hakim çiftin, artık iki çocuklarına bakamadıkları Türkiye’den kaçmak için çıktıkları tehlikeli maceranın sonu, hiç bilmedikleri bir denizin ortasındaki bir adada iki bebek mezarının başında bitti. 

Onların çaresizlik içinde baktıkları denizin karşısındaki Türkiye’de ise aynı günlerde onlardan daha şanslı olan, haklarında  herhangi bir soruşturma açılmamış ya da haklarında açılan soruşturmalarda takipsizlik kararı verilmiş veya soruşturma açılmış, yargılanmış ama beraat etmiş KHK’lılar, üç yıllık bekleyişten sonra ilk kez Ankara’da kapalı bir salonda toplanıp seslerini duyurmaya çalıştılar.

Mesleklerini kaybetmiş, KHK’yla damgalandıkları için sigortalı başka herhangi bir işte çalışamayan, pasaportlarına el konulduğu için yurtdışına da çıkamayan binlerce insan ve ailesi, şanslarını kaçakçı botlarıyla  Ege’de değil, hala Ankara’da aramaya çalışıyor. 

Ama son yargı paketinde de bırakıldıkları araf halinden onlara bir çıkış kapısı açılmadı.

Halbuki, oradan buradan duyumlar, ihbarlar, söylentilerle amirlerinin kararıyla, haklarında bir yargı kararı olmadan KHK listelerine girmişlerdi.

Kabinenin yarısının Abant Platformu toplantılarına katıldığı 2009’da cemaat sohbetlerine katıldığı için,  bugün ülkeyi yönetenlerin bir kısmının yazarlık yaptığı yıllarda Zaman gazetesi abonesi olduğu için KHK’yla ihraç edilmiş, siyasetçilerin katılmak ve hitap etmek için birbirini ezdiği, Perinçek’in bile katılmayı düşündüğü 2007’deki Türkçe Olimpiyatları’nın müzik kasetinin suç delili olduğu davalarda yargılanmış insanlardan bahsediyoruz.

Ama devlet tarafından sıkıştırıldıkları bu cendereden çıkmak için bir araya gelmelerine bile izin verilmediği gün, Fethullah Gülen’le defalarca bir araya gelmiş, fotoğraflar çektirmiş, sohbetlere katılmış, himmet vermiş bir futbolcu hakkında daha “2013 yılı öncesinde olmak üzere örgütün dini sohbet toplantılarına katılmak ve para vermekten ibaret eylemlerin, şüphelilerin konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği” söylenerek takipsizlik kararı verildi.

Devlet memuru olsalar rahatlıkla iltisak kriterinden KHK listelerine girecek, hatta FETÖ’ye yardımdan hapiste yatabilecek  futbolcular şanslı, hala özgürce yeşil sahalarda top koşturup para kazanabiliyor, milli takımda forma giyebiliyorlar, teknik direktörlük yapabiliyorlar. 

Yine Zaman gazetesinde uzun yıllar yazarlık yapmış, Abant Platformu toplantılarına defalarca katılmış, yakınlarını kaybettiğinde Fethullah Gülen’in gazetelerde taziye yayınladığı yani eğer akademisyenliğe devam etseydi, yine rahatlıkla iltisaktan KHK listelerinde adını görebileceğimiz, AK Parti’nin Meclis Grup başkanı de aynı günlerde televizyonda katıldığı yayında “KHK’lara af var mı” sorusuna şöyle cevap verdi:

 “Öyle bir şey olmaz. KHK'lılar diye bir grup yok. Çok farklı nitelikler taşıyan insanlar var. Kimisine ilişkin delil bulunamamış beraat etmiş ama devlet aklında bir şüphe kalmış, onunla çalışmak istemiyor mesela. Kimisi için, hakikaten herhangi bir şey yok, tanıklar üzerinden suçlamalar olmuş... Bunları birbirinden ayırmak için mekanizmalar kurduk. Bunlar kolay işler değil. Terörle mücadele ediyorsun, ucu bucağı belli olmayan bir örgütle mücadele ediyorsun."

Gerçekten de ucu bucağı belli değil. 

İnsanlar işledikleri somut suçlardan değil, neredeyse selam vermenin bile içine girebileceği hukuki olmayan bir kavram olan iltisak kriteriyle yargılanıyor, ceza alıyor, işlerini kaybediyorlar. Bu belalı örgütle bir şekilde ya da tarihin bir döneminde iltisaklı olmuş, varlığı, gücü, referansı olmayan hiç kimseye devlet bir çıkış kapısı açmıyor, açmak da istemiyor. 

Bir kısmı doğrudan devletin kendisi tarafından aklanmış, hakkında takipsizlik kararı verilmiş insanların yüzüne bile bütün kapılar kapanmış durumda.

O yüzden kimileri çaresizlikle kendilerini kaçakçıların elinde Ege’nin sularına atıyor, burada kalıp hakkını aramak isteyenlerin ise ülkenin başkentinde bir araya gelmesine bile izin verilmiyor. 

Şimdi bu insanların aklında da bu devletle ilgili bir şüphe kalmaz mı? 

Sahiden bu devlet onların vatandaşı oldukları devlet mi?

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
İbrahim Erdoğan 08 Ekim 2019 14:59
Maalesef öyle!.. Değerli kardeşim...
KARAR OKURU 08 Ekim 2019 13:32
Ben kutahyada calisan bir ingilizce ogretmeniyim. Esim 3 sene sonra mit rapurunda program olabilir dedigi icin tutuklandi. 3 yasinda oglumla beraber kalakaldik. Bu ulkeye adaletin gelecegi yonunde hicbir inancim kalmadi.
KARAR OKURU 08 Ekim 2019 09:07
BU BAHSEDİLEN KİŞİ YADA KİŞİLER: BAŞLARİNA HAKSİZ OLARAK, TESADÜFEN GELENLER ÎÇÎN, HAYDİ TAYYİP BEY'E KİZSİNLAR, PEKİ AMA BU VATANDAŞLARİN FETULLAH GÜLENE;İHANETİ VE KENDİLERİNİ KANDİRDİĞİ İLE İLGİLİ BİR ÇİFT LAFLARİ VAR Mİ? EN AZ TAYYİBE KİZDİKLARİ KADAR FETÖYE KİZABİLİYORLAR Mİ? BU KONULARDA, TAYYİP BEY'E KİZİP AMA FETÖYE DE BÎR ŞEY SÖYLEYEN TANİMADİM. EN ZOR DURUMDA AMA DEYİP SUDUYORLAR.
KARAR OKURU 08 Ekim 2019 15:43
1
Sevgili Kardeşim..Öyle bir özeleştiri olsa zaten Türkiyenin yarısı yelkenleri indirir de,yok öyle bişey.Çünkü biz dilsiz şeytanız,yandaşız,zalimiz.Senin benim hiç vicdanımız yok...Mantık maalesef şöyle işliyor : Hiç haksızlık yapmadılar.Devlette yapılanmaları yok.Zaten fetö diye bir şey de yok.Varsa da devlet bulsun.Bulursa da bunlara sen masumsun desin.
Mahmut nem 08 Ekim 2019 01:19
Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste. Allah'ım sen büyüksün!
Koro 07 Ekim 2019 23:42
7-24 Devleti karaliyorsunz!? Bu devletin hic mi hakki yok?Sorulari calarken akillari neredeymis?
KARAR OKURU 08 Ekim 2019 04:28
1
500000 kişi gözltına alındı, kaç kişi soru çalmaktan ceza aldı acaba. Akntroş değiksen nu kadar düz düşünme kardeşim... Bozuk terazi gün gelir seni sen olmasanda çocuğunu tartar. Adliyede adalet ararken buraya yazdıklarını hatırlarsın...
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 19:53
0
Çalana soracaksın çalmasına müsade edene soracaksın bize değil
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 23:37
Yorum yok göz yaşı var
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 22:05
Tercüman olmuşsunuz duygularımıza teşekkürler
BEN ASLINDA YOĞUM 07 Ekim 2019 20:41
Devlet hakkında ne şüphesi ya artık devlet diye bir kavramı reddediyorum çıkarsınlar da artık vatandaşlıktan onlar da kurtulsun biz de kurt kışı geçirirmişte yediği ayazı unutmazmış asla unutmayacağım bize yapılan yanlışları
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 20:22
ve denizde boğulan bebelerin feryatları da duyulmadı.Bundan sonrası hukukun değil Allah ın sınırlarına girer.Mevla görelim neyler neylerse güzel eyler...
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 18:53
Çok acı...
ali namlı 07 Ekim 2019 17:38
Bu yazıyı okurken gözlerim doldu ;Allahü Teala bunlara ve bunlar gibisine sabır ve selamet versin, şefkatini ve merhametini esirgemesin !Ayrıca bütün okuyucu yorumlarını da sonuna kadar okudum ;her şey söylenmiş, sağolsunlar ! Hakkın, hukukun , adaletin hatta insanlığın yerlerde süründüğü böyle bir ortamda at izinin it izine karıştığı ,kurunun yanında yaşların da yandığı dolayısıyla devletin de acımasız ,hain hatta zalim olduğu bir gerçek ! İnsanlar suçlu olsalar bile cezasını insan gibi , insan haklarına uygun bir şekilde çekmelidir ; çoluk çocuk ölüme mahkum olmak ne demek !!!
Hislerime tercüman olmuşsunuz sayın yazar. Kimde, kaç kişide vicdan ve adalet duygusu kaldı ki? Bir devlet ki temsilen ve idare eden hükümetler (şu sıralar “hükümet adam”) memleketin evlatlarını birbirlerini kırmasını seyrediyor rahat koltuklarında. Bir ülke ki kime selam verdim geçmişte, acaba ondan da başıma gelecekler mi var diye düşünür vatandaşları. Gel de yanma bu memleket için. Yana yakıla ağlama! Biz hiç normal insanlar olamayacak, birlikte huzur içinde yaşayamayacak mıyız? Nasıl bir coğrafya bu? Geçmişte kim kimin ahını almıştı da mirası bize kaldı? Sıradan bir vatandaşım.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 16:01
Kan kussak bile adalet ve hukuktan taviz vermemeliyiz.Kinimiz,nefretimiz adalet ve hukuku zedelememeli. 15 Temmuz kapkara bir kâbus. Buna bilerek destek verenlerin iki cihanda burunları sürtünsün. Lâkin masum olanla olmayanı ayırt etmek gerek. Amma Pensilvandaki kişi ile bağlarını koparmaları gerek kardeşlerimizin. Hemde kayıtsız ve şartsız.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 15:03
zaman gazetesi yazari akp grup baskani naci bostanci bu aile icin ne dusunuyor acaba. gulerce hergun beyaz tv ye cikip boya badana halinde.. valla muhafazakarlardan dolayi muhafazakarligimdan utaniyorum.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 14:31
Yazınızı okurken Pinochet döneminde yazılmış bir film senaryosu ancak bu kadar trajik olabilir diye düşündüm. Söyleyecek sözüm yok, içim acıyor...
Bay Meçhul. 07 Ekim 2019 14:03
Yıldıray Bey kitabın tam ortasından konuşmuşsunuz. Öyle bir cendere ki bu ne bir çıkış kapısı aralanıyor ne de bir dost eli. Devletin önce teşvik ettiği, sonra teşvik ettiği eylemleri suç saydığı; garibana farklı kuralların, grup başkan vekiline farklı kuralların uygulandığı dipsiz bir kuyudan bahsediyoruz. Anayasanın 38. maddesi gayet açık: "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz" ama gel gör ki KHK'lılar sürüm sürüm süründürülüyor. Eminim bir gün bitecek ancak Işık ailesinin dramı gibi nice dramlar, yürekleri yakmaya devam edecek.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 13:40
Sağolunuz
Fikret ESEN 07 Ekim 2019 13:40
Haksızlık karşısında çoğunun yaptığı gibi neme lazım, başıma sıkıntı gelebilir diyerek, dilsiz şeytan durumuna düşmeden hakkı ve gerçekleri dile getirdiğiniz için Allah sizden razı olsun, hepimize de yardım etsin inşaallah.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 13:22
Ağzınıza yüreğinize sağlık. Dünün fetö aşıkları bu gün garibanları görmemezlikten geliyor. Güç onlarda Allah onları da inşallah başkalarından medet umacak duruma sokar ya da ellerinden ekmekleri işleri alınır da mağdurların halini anlarlar. Dualarım şu şekilde Allah'ım senin adaletine güveniyorum kulununkine değil, sen bize şah damarimizdan daha yakınsın bizi, kalbimizi, niyetimizi bizden daha iyi bilensin, bana ve benim gibilere zulmedenleri bu dünyada ve ahirette cezalandir... Beni darlıkta sabreden bollukta şükreden kullarından eyle...
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 12:32
Allah senden razı olsun Yıldıray bey
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 12:10
Şimdi ise ayaklarım camiye gitmi engelliyor. Benim hakkımda bu şekilde bir suçlama yapan imamın arkasında namaz kılmak içimden gelmiyor. Bildiğim kadarıyla hiçbir dinde böyle bir ithamla başkasını suçlayamaz. İnsan suç işlese dahi, din adamı bunu yargılamaz çünkü bu onun dini görevi değil. Bu dönemde din adamları ve halk iyi bir sınav vermedi. Yıllarca gözlerinin gördüğüne, kulaklarının duyduğuna inanmadı ancak, gözünün görmediği, kulağının duymadığını, iftirayı kendine inandırdı. Dindarım diyenlerin bu zalimliği neticesinde ülkede ateistlik niye arttı diye düşünülmesin!!!!!!!!
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 12:11
Yorumları ibretle okuyorum. "cemaat" şunu-bunu yaptı gerekçesini dillendirenlere diyecek söz bulamıyorum. Kimse suça karışanlar cezalandırılmasın demiyorki. İstenen; adil davranılması, suçlu-suçsuz ayrımının gereğince yapılması. Şu olanları normal karşılayan, Ege'de ölen bebeler için "denizler kirlendi, bende onun için üzülüyorum" diyebilen insanlara ancak şu söylenebilir; "Allah'ın kalbine merhamet vermediğine" ne yapabiliriz ki...
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 12:10
Mazlumun duasiyla Allah arasinda perde yoktur. Velevki bu mazlum gayrimuslim bile olsa.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 12:03
Neyle suçlandığını dahi bilmeden ihraç edildik, takipsizlik aldık, bırakın sokaktaki vatandaşı, camideki imam dahi görmediği bilmediği tanımadığı insanlar için " teröristleri devletten temizledik" diye yüzbinlerim günahına girdi, bayram namazı öncesiydi bu konuşma. Cami dolu olduğu için dışarı kendimi atamadım. Üzerime kaynar su dökülmüş gibi yandığımı hatırlıyorum Bayram namazına niyet ettimmi, namazı nasıl kıldığımı hatırlamıyorum. Ben bunlarla aynı dine inanıyor olamam diye düşünerek bunlar tarafından bana din adına anlatılanları tamamen kafamdan sildim. Bir anlamda dinsizleştim.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 11:53
Allah Bizi kurtarıcılardan kurtarsın. Dün Erdoğana bel bağlandı, bugün İmamoğluna. Bi kazık da o atmasın. Demokrat görünüp ulusalcı çıkmasın!
Takipçiniz 07 Ekim 2019 11:47
Cumhuriyet Tarihinin en dramatik, en zalim darbesi olmuştur 15Temmuz, zalimler işlerine devam etti, mazlumlar zalimlerin günahlarını çekiyorlar, Allahın divanındaki adaletten başka adalet kalmadığına tüm inananlar inanıyor. Devletin amacı adalet değil inananları sindirmek yok etmek. Çünkü muktedirlerin gelecekleri ve daimiyeti buna bağlı.
karar okuru 07 Ekim 2019 11:31
madem devlet sizinle çalışmak istemiyor deyip işin içinden çıkıyorsunuz, 28 şubat döneminin de devleti muhafazakar kesimle çalışmak istemedi, onlar da mı haklı idi. suçu sabit olanlar için itiraz yok, ama mahkemede suçsuzluğu kararlaştırılmış olanlar için "devlet sizinle çalışmak istemiyor" denilemez. yarın başka devlet başkaları ile çalışmak istemez, işin içinden çıkamazsınız.
kemal 07 Ekim 2019 11:25
Maalesef çoğunluk olarak haksızlık ve zulum karşısında dilsiz şeytana döndük iyiki varsınız.
Adalet 07 Ekim 2019 11:13
Bahsettiğiniz olaydan sayın cumhurbaşkanımızın haberi yoktur sanırım...umarım birileri söyler de,müdahale eder..
EMEKLİ BİR VATANDAŞ 07 Ekim 2019 11:46
1
ACABA!?
ta'kipciniz 07 Ekim 2019 10:44
Her suçun bedeli belli bir karşılığı olmalı (2X2=4) suçun cezasını yalnız ve yalnız mahkeme vermeli( kul değil) geç kalan adalet tabiki istenmez...(x+y=z)
Ömer 07 Ekim 2019 09:55
Somut suçu olmayan kimse yargılanmamalı. Somut suç nedir? İnsan öldürmek, hırsızlık yapmak, dolandırıcılık, hile, rüşvet, zimmete mal geçirme, devlette memur isen devlet hiyerarşisi dışında odaklardan emir almak,vb. Bunların dışında suç olmaz.
-Arkası kalınlara yaşama hakkı var. -Yalnızlar Allah'ın adaletini arar. -Sanma ki, Adl olan Allah ağırdan alır. -O cenneti ve cehennemi yaratır. -Cennette mazlumları tekrar diriltir. -Cehennemde ise zalimleri eritir de eritir.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 09:40
Akp dahil kimse yargılamaların doğru yapıldığını söylemiyor.Ammaa....Hep işimize geleni beğeni yağmuruna tutuyoruz.Adalet hukuk vurgusu saadece canımızı yaktığında aklımıza geliyor.Bu yazıyı beğenirsek fetöcü,eleştirirsek zalim oluyoruz.Her yapılanma duruma göre kahraman duruma göre de mağdur olabiliyor ama asla ve asla haksız olmuyor,hatası yanlışı olmuyor.Bugün mağdur olan kesimin prim yapıyor olmasının sebebi gerçekten mağdur olmaları.Peki neden kimse hala inanmıyor?Türkiyede herkes zalim olduğu için mi? Hayır...Çünkü hiçbir özeleştiriniz yok,hiçbir muhasebeniz yok..
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 09:38
Cemaat/FETÖ-PDY evlerine gitmeden sınava hazırlanan ve FETÖ-PDY referansı olmadığı için sınavı geçemeyen birilerinin de hikayesini buna ekleyerek birlikte okumak gerekir sanırım. Acaba, bunlar kimin rolünü çaldılar,
Yıldıray bey; Allah iki cihanda bahtiyar etsin..ülkenin bugünlerine şahitlik yapanlardan yazanlar olacaktır sizin gibi degerleri.her zaman hayırla anacagımız siz ve sizingibileri unutmayacağiz..dualarimdasın
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 09:32
Bu ancak olsa olsa üçüncü dünya ülkelerinde yaşanan olaylara benziyor diyorum ki biraz vicdan biraz merhamet Cenab ı Allah merhametlidir mazlum ile arasında perde yoktur meşhur o dillerden düşmeyen ayeti kerimeyi hatırlatmak istiyorum
karar okuru 07 Ekim 2019 09:23
Çocukların şefaat etme haklarının olduğunu okumuştum.Haksısızlığa uğrayanların şefaatçısı olsunlar.Çocuklar gelecek demek,fidan demek,anne demek,baba demek.....halk demek,toplum demek...sağlıklı gelecek demek....ümit demek...,
külyutmaz 07 Ekim 2019 09:23
Devlet denilen şey başka bir iş yapamadığı için siyaset yapan veya nefesi memur olmaya ancak yeten orta zekalı köylü çocuklarından oluşmuş ,amacı kendini yaşatmak olan bir çetedir.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 08:55
Ben de Akif gibi diyeyim o zaman. "Ağzım kurusun, yok musun Ey Adli ilahî?"
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 08:54
Yıldıray bey kalemine,yüreğine sağlık.
mutlu yücel 07 Ekim 2019 08:50
2)Şimdi düzen sizi torpil bulmaya mahkûm ediyorsa ve bahse konu yapılanmalarda bu konuda aracıysa ve bu aracılar her zamanda has evlatlarsa hangi vatandaş bunların kapısını çalmaz, önlerinde diz çöküp yalvarmaz, attıkları muz kabuklarını yaranmak için alıp yalamaz, sorarım size. Şimdi düzen sizi mecburi istikamet bu yuvalara hapsediyorsa hapsolan mı suçlu yoksa hepse den mi?
mutlu yücel 07 Ekim 2019 08:53
1)Türkiye gibi Osmanlıdan beri tek adamlarla yönetilmiş ülkelerde iş, aş, mevki, makam, sınav kazanma vs. işi sizi doğrudan torpil bulmaya yöneltir. Bunun yuvalarından biri FETO ve benzeri dini, diğeri Ergenekon gibi Kemalist tarikatlar yapı ve örgütlerdir. Bu yapılanmalar genelde gizli işbirliği içinde beraber çalışırlar, bazen biri diğerine kıyasla her istediğini alacak kadar daha bir ayrıcalıkla hale gelirse kıskançlıklar başlar, birbirinin boğazına sarılmalar yaşanır.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 11:49
9
Ergenekon diye bir örgüt yok, bu gizli-açık fetöcülerin devlete çökmek için kurduğu malum kumpas, bu birinci yalan. Bu memlekette her zaman torpil vardı ama bu boyutta, bir merkezden yönetilen ve bir hedefe yönelen organize sızma mekanizması asla olmadı, iyi kötü bir fırsat eşitliği ve sıvan hukuku vardı, bu da ikinci yalan.
Köroğlu 07 Ekim 2019 16:42
1
Ergenekon diye bir örgütün varlığı apaçık delillerle bir çok ayrıntı ile ortada. Alper Görmüş bu konuyu çok iyi toparladı.
Köroğlu 07 Ekim 2019 16:53
1
Olay sadece torpille sınırlı değil. Türkiye'de iktidar hiç bir zaman siyasetçilerde olmadı. Hep devlet içindeki çetelerde oldu. FETÖ, Ergenekon bu çetelerin irileri ve bilinenleri. Daha onlarca var. Türkiye'de iktidar bu çeteler arasındaki çatışmalardan ve ittifaklardan doğan dengeler sonucu ortaya çıkar. Özellikle TSK Türkiye'de gerçek siyasetin yapıldığı ana ortamdır. Türkiye'nin geri kalmasının ana sebebi budur. Egemenliğin millete değil çetelere ait olması. Çete her zaman kendi çıkarını düşünür. Ülkeyi değil.
Rumuzsuz 07 Ekim 2019 08:42
Vatandaşların "Kürt" olduklarını belirtmeyi ihmal etmemişsin helal sana ! Her Batman'lı,her Siirt'li Kürt ya...!
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 08:42
Eskiden yaptıklarını hatırlayınca fetöcü hakimlerle, savcılarla ve üst düzey bürokratlarla empati kuramıyorum ve üzülemiyorum. Ama hukuğa üzülüyorum, adalete üzülüyorum, bir kaç kuruyu yakabilmek için deste deste yaş yakma toptancılığına üzülüyorum. Bir de bir insan suçlu olsa bile hiçliğe mahkum edilmemeli. Cezasını çektikten sonra kendine yeni bir yaşam kurabilmeli.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 08:42
FETÖ'nun Allah belasini versin. O munafikdi kimse bilmedi (Devletimiz de bilemedi). Devletimiz aladetli olmali . Bizki okul dersane falan filan bir kez kapisindan gecmedik (gecenler suclu demiyorum) o bile yok yani, yemin ediyorum. 2013 nisan mayis ayinda 4 kez ankesor araman ver diye basimiza neler geldi neler 18 aydir yargilaniyoruz ki cok koyu akp'li idik; ama ayni tarihler de para verdigini soyleyen Emre takipsizlik aliyor...
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 10:35
1
Çok koyu AKPli olmanın karşılığını almissin. Niye şikayet ediyorsun?
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 11:29
1
10:35 İşte o konu da içim yanıyor. Biz bu Amerikadaki namussuza kanmadık; ama neden bedel oduyoruz. Onlar hain oldugu icin mi bu kadar magduriyet oluşuyor acaba? Devlet keske biraz adil olsa. Kudretli olanlara uygulanan kriter herkese uygulansa. Emre kurtulurken alkasizlar ayiklansa....
Efedamat 07 Ekim 2019 08:37
Yazınızı okudum ve dudaklarımdan ALLAHIM sözü döküldü. Cahiliye devrinde çocuklar kuma gömülürmüş. Şimdide ege sularına gömülüyor. Merhamet kaldırılmış kalbinizden Buz çölünde yol alıyorsunuz Repertuardan kaldırıldı diye ortalığı velveleye verdiğiniz reis beyden bir tirat. İyiki ahiret var.iyiki hesap var.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 08:29
Çok güzel özetlemişsiniz.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 08:25
Zamanında Erdoğan fetöyü tanımlarken "tepesi ihanet, ortası ticaret, tabanı ibadet" demişti. İhanet içindeki tepe yurt dışına kaçtı. Ortadaki ticatetçiler haraçlarını verip kurtuldular. Kabak tabandaki ibadet tayfasının başına patladı. En azından ben öyle görüyorum.
Murat Türk 07 Ekim 2019 08:27
Tam doksan yıl önce bir islam alimi idamla yargılanmış ve en şiddetli şekilde savunmasını yapmış İdamı beklerken beraat kararı almış o buna rağmen Beyazıt Meydanına çıkmış ve "Zalimler için yaşasın cehennem" demiş. Bugün kim olursa olsun hakikati söyleyecek İslam alimi var mı? Şimdikiler kendilerinden istenen fetvayı verebiliyor. Ortada doğru yada yanlış ne varsa hakikati söyleyecek islam alimleri çıkmayınca insanlar islamdan soğudu. Müslüman dimdik ve dosdoğru olmalıyken oyun hamuru gibi her şekle girmeye başladı.
Kasım Özdemir 07 Ekim 2019 08:10
Benim de aklımda kalan 'devlet dahil' kimseye güvenmemek.
Çerkez Ethem 07 Ekim 2019 08:03
Hala bilmiyoz, çözemedik vatandaşmıyız yada neyiz? Kriz dönemlerinde vatandaş olduğumuz hatırlanıyor. Cephelerde ölünmesi gerekince vatandaş olduğumuz hatırlanıyor. Vergiler gerekince vatandaş olduğumuz hatırlanıyor. Birde Seçimler olunca hatırlanıyoz. Keşke sistem/elit/politikacılar, kutsal işlerini yaparken, servetleri kat kat kat artarkende hatırlasalar! Çoğu t.c. vatandaşı gibi aman devlet bizden uzak olsun bizde onlardan uzak olalım diye düşünlerdeniz! Çünkü yararı onlara olurken zararı hep bizlere dokunuyor!
Hasan 07 Ekim 2019 06:26
Yıldıray bey, senden iki cihanda da Rabbim razı olsun...
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 07:17
2
Âmiin
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 06:05
Selam sana sn yazar. Her yazınızı okuduğum da İşte yazar , işte aydın diyorum. Tarafsız yazıyorsunuz, dürüst yazıyorsunuz. Bu karakteriniz için Allah ebeden razı olsun....
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 07:53
1
Amin
Hewal 07 Ekim 2019 05:30
Akp milletin aklını ve vicdanını aldı. Özellikle muhazakar mahalle sakinleri adınıza utanıyorum. Sadece size esefle bakıyorum. Bu hale nasıl geldiniz ? Acaba bu zulüm karşısında kendinizi nasıl rahatlatıyorsunuz.
Razi KARAR OKURU 07 Ekim 2019 17:55
0
Maaslarinin bir kismini khk lilara vererek gunun yarisinda uyuyabiliyorlar. Maasinin Tamamini verseler. Gun boyu uyuyabilirler. Gordugunuz gibi hersey parayla cozuluyor.
YARGI EĞİTİM EMNİYET ORDU MEDYA FUTBOLCU ŞARKICI TÜRKÜCÜ BAKLAVACI BÖREKÇİ ÇİĞ KÖFTECİ AYAKLARINA DOKUNULUYOR NEDENSE FETÖ'NÜN SİYASİ AYAĞINA HİÇBİR ŞEKİLDE DOKUNULMUYOR
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 04:26
Gergerlioglu'na gore 15 Temmuzdan beri 30 Turk vatandasi Meric ve Ege'de bogulmus. 46 KHKli da intihar etmis. Hapiste kotu kosullardan olenlerin sayisini bilmiyorum. Cemaatten nefret ederim, terorle de mucadele edilsin elbette ama boyle mi olmaliydi gercekten de? Baska yolu yordami yok muydu?
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 02:35
Burda anlatilan olay gozlerimi yasartti. Bunun filminin yapilmasi lazim. Bu kadar vicdansizlik olacak sey degil. Hem sucsuz insanlari acliga mahkum eden, hem de pasaportlarini ellerinen alip yurt disina cikmalarini da engelleyen bir iktidardan soz ediyoruz. Ve de bu adamlar Turkiye'nin bir hukuk devleti oldugunu, kendilerinin de dindar oldugunu iddia ediyor. Insaf !!
M. S. 07 Ekim 2019 02:34
Devlet halkın ücretsiz uyuşturucu aldığı bir tezgahtır. Kim kaparsa o çalıştırır. Uzak Doğudan hala vahşi batıya kadar tüm insanlığın kurup kurabileceği tezgah da buncadır. Ağlaşmanın lüzumu yok diyemem çünkü ben de ağlıyorum, dövüldükçe devleti kutsayanlara.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 01:41
Devlet bütün yolları tıkayarak bu insanları zorla kriminalize etmeye çalışıyor. Bir 12 Eylül sonrası Diyarbakır cezaevi örneği varken, neden aynı hataya ikinci defa düşüyor? Bu insanlar muhtemelen devlet aklının(!) amaçladığı hataya düşmeyeceklerdir ama aidiyetlerini kaybediyorlar.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 01:26
Sayın Bostancı, sizin aklınızda şüphe kalmış olabilir ama bizim sizinle ilgili bir şüphemiz yok. Dua ediyorum, Rabbim size ve hizmet ettiklerinize adaletiyle muamele etsin, bizleri de şahit kılsın. İbrahim ve Mahir bebek göremedi ama kalanlar görsün.
Karar okuru 07 Ekim 2019 08:18
0
Sn. Bostancı için duam şudur! Allah kendisine adaletiyle muamele etsin. Âmin...
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 01:26
Yoksul bir aileden geldim, yırtık ayakkabılarla ilkokul, ortaokul ve liseyi bitirdim. Çok zor şartlar altında üniversite okuyup, tam dört sene "Milli Kütüphane" de çalıştım. 2010 ve 2011 yıllarında 3 defa A grubu meslek mülakatlarından elendim. 2012'de artık bunca emeğin karşılığında bir kamu kurumuna yerleştim. Malûm 2013 yılında birilerinin ülke üzerinde oyunlar oynadığını her yerde dile getirdim. 15 Temmuz gecesi gözyaşları içinde, sabaha kadar lanet olayın son bulması için dua ettim. Ocak 2017'de, kendileri dışında oy vermediğim parti yöneticilerinin imzasıyla işimden el çektirildim.
Karar Okuru 07 Ekim 2019 09:19
0
Kendi seçtiklerin bunu sana yapmış ise ve haklı olsan da, ki haklısın, seçerkenki dikkatsizlik, öngörüsüzlük de sonuçta dönüp insanları vurur. Tek kişiye böyle güç verirken, yargı bağımsızlığını yerle bir ederken, anayasa değişirken, FETÖ ile ilgili uyarıları umarsızca din düşmanlığı diye yaftalarken bu günleri ve bu anlayışın varacağı yer konusunda uyaranları şu izm bu izm diye suçlarken buraya gelişin yolu açıldı. Tabi herkese adalet, en baştaki aldatılıyorsa ki onun aldanmasının yıkıcı sonuçları oldu, herkes aldanabilir. Memleket acı veren bir rezalet komediye döndü seçtiklerimizle!
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 10:42
8
Mustehakini bulmussun
Devlet memuru diyor ki: "17/25 den sonra o bankaya para yatırdım, çocuklarım da okullarına gitti"...! ama hala çalışıyorsun diyenlere, "yanılmışım" diyor. diğer yanda o bankaya para yatırmış , sendikasına üye olmuş diye binlerce insan işinden gücünden oldu..ilk zamanlardaki karışıklık kalmadı, insanlar bunu ayırt etmeye, değerlendirmeye, olup bitenleri görmeye başladı..adalet..herkes için adalet...
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 01:13
Diyelim ki ''cemaat'' bütün katmanlarıyla terör örgütüne dönüştü, onlarla irtibatlı, iltisaklı (her ne demekse artık) herkes terörist oldu (toplumun bu insanlara yaklaşımından bunu anlıyoruz, normal suçlulara yaşam hakkı tanırken bunları hiçliğe mahkum ediyor). Peki bu insanlar neden 'terörist' oldu? Darbeye giden süreci bu akşamki programınızda konuşmanızı isterim doğrusu. Devletin şuan ki ötekileştirici tutumu o zaman da yok muydu?
Yorumcu 07 Ekim 2019 01:10
Allah razı olsun Yıldıray Bey
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 00:57
İnsan çok ilginç bir varlık. Bu KHKlılar meselesinde en vicdansızsa konuşanlar yine bir zamanlar bu yapının içinde/çevresinde yer almış olanlar. A.İ.Yavuz'un İBB seçimleri sonrası tavrı, KHKlılar oy kullanamasın demesi, yine malum gazetece yıllarca yazmış Bostancı'nın bu açıklaması ve daha yüzlerce örnek. İlginç bir araştırma konusu olabilir; bu insanlar neden böyle pervasızca en zalim benim yarışına giriyorlar .
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 08:31
0
Gayet anlaşılabilir bir savunma refleksi.
Karar Okuru 07 Ekim 2019 00:51
E vesayeti kaldırmaK adına büyük hevesler ile bu anlayışa destek veriyordunuz. Adam öldükten sonra özür olmuyor. Kötünün iyileştirilmesi aldatmacası ile vehamet derecede bir çok daha kötüye yol verildi. Bu gün şu yazınıza tepki verilebilecek bir ortam kalmadı ise bu geçmişte verilen öngörüsüz destekler iledir. Bu saaten sonrası en iyisi çok konuşmamak.
KARAR OKURU 07 Ekim 2019 08:23
0
00:51, İşte senin gibi yaşlar yüzünden kurular da yanıyor. Eleştirdiğin şeyi kendin yapıyorsun. Yazar bir yanlış uygulamayı anlatıyor. Neymiş, geçmişte destekliyormuş. Geçmişte AKP'yi herkes destekledi. Bu suç mu? Geçmişte desteklemiş olmak, gelecekteki yanlışlarını desteklemeyi mi gerektirir? Bu nasıl bir yaklaşım? Şu anki adalet mekanizması tam da senin mantığınla çalışıyor, farkında mısın?
hamza akyol 07 Ekim 2019 11:16
1
08:23! galiba olayı yanlış anladın. sorun akpnin desteklenmesi değil, sorun; hukuksuzluğun, adaletsizliğin, haksızlığın desteklenmesi. fetö ve akpyi destekleyenler, haksızlık başkalarına yapılırken, yapılanla gurur duyuyorlardı, bugün kendileri de mağdur. fetönün dersanesine gidip istedikleri işe yerleştirildiklerinde gayet mutlulardı. oysa o zaman başkalarının hakkını yediler. tabi ki "oh" olmasın, ama bu zulmü kendimizin yarattığını da bilelim. hukuk için çalışalım.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN