İstanbul’un suçu ne?

İstanbul güzel şehir. Dünyanın en güzel şehri.

Neye göre? Nasıl? Dünyada kaç tane şehri biliyorsun da İstanbul dünyanın en güzel şehri diyorsun?

Sayısını bilmiyorum, çok şehir gördüm. Şehir lezzetini en çok İstanbul’dan aldım.

Nasıl yani? Hiç Bağcılar’a, Esenyurt’a, Ümraniye’ye yolun düşmedi mi? Hiç trafikte kalmadın mı? Üç yüz metrelik yolu bir saatte geçemediğin olmadı mı?

Oldu hepsi. “İstanbul güzel” derken bizim şehre ettiğimiz kötülükleri dahil etmiyorum.

Biz çirkin evler yapıyoruz, kaldırımsız caddeler, sokaklar yapıyoruz, saçma sapan uydu kentler yapıyoruz.

Dar yollar yapıyoruz. Dar yolların bittiği yere şehir kadar büyük siteler, kazulet gibi AVM’ler, rezidanslar yapıyoruz.

Sonra trafik tıkanıyor. İstanbul felç.

İstanbul’un suçu ne?

(‘Fatmagül’ün suçu ne’ye benzedi. Benziyor da gerçekten. İkisi de tecavüz.)

Hemen bütün belediyelerde ve devletin şehircilikle ilgili birimlerinde birkaç yıl sonrasını göremeyen, bu demektir ki önünü göremeyen uzmanlarımız, idarecilerimiz var.

Varlıklı spekülatörlerimiz onları çok zorlanmadan ikna edebiliyorlar.

Kupon arazi, rantın kokusunu almakta mahir müteşebbisler ve uyumlu idareciler. Bu kazançlı iş birliği şehirlerimizi çirkinleştiriyor.

Yani İstanbul bizden bağımsız olarak güzel.

Tarihin ve coğrafyanın en cömert davrandığı şehir. Boğaziçi dünyanın hiçbir yerinde yok. Dünyanın hiçbir şehrinde hem Roma hem Bizans hem Osmanlı hem Cumhuriyet bir arada değil.

Burası Sepetçiler Kasrı. 17. Yüzyıl eseri. İstanbul’un güzel yapılarından biri. Sarayburnu’nun en ucunda.

Topkapı Sarayı’nın devamı sayılır. Sultan İbrahim tarafından yaptırılmış. Tarihçilerin ‘Deli’ dediği Sultan İbrahim. Şu anda Yeşilay’ın ikametgahı.

İstanbul Valisi Davut Gül “İstanbul’un Huzuru Türkiye’nin Huzuru” başlıklı sunumu burada yaptı.

Karşımızda Pera var. Tophane’den Haliç’e kadar panoramik bir güzellik.

Vali Bey 2023 ile 2025 arası verileri kıyasladı. Grafiklere bakınca her yeni yılda işlerin bir önceki yıla göre düzeldiğini görüyoruz. Suç miktarları azalmış, asayiş vakalarını aydınlatma oranları yükselmiş.

Gözlemleyebildiğim kadarıyla sistemimizin suçu önlemek ve failleri takip etmekle ilgili kısmı işliyor.

Kolluk iyi çalışıyor.

Siyasetten bağımsız olarak genel durum böyle.

Yeni donanımlar, mobeseler, yollardaki ve mekanlardaki kamera ve kayıt sistemleri, baz istasyonları, genetik bilimindeki ilerlemeler de suçun takibini ve vakaların çözülmesini kolaylaştırıyor.

Siyaset işin içine girdiğinde yani adaleti sembolize eden Themis gözündeki bağın arasından dışarı bakmaya başladığında terazi yanlış tartıyor.

Vali Bey’in yaptığı sunumun ayrıntıları haber olarak gazetemizde yer alıyor. Ben tekrar etmeyeyim.

Operasyon sayıları artmış. Tutuklu sayıları artmış. Vakaların çözülme oranları artmış.

Adli takiple serbest bırakma sayıları da genellikle artmış.

Her yakalanan suçlu değil tabii. Her tutuklanan da suçlu değil.

Suçlu bile olsa hâkim, infazla ilgili mevzuatımıza binaen polisin yakaladığını aynı gün ya da ertesi gün serbest bırakıyor.

Mevzuat Ankara’da imal ediliyor. Vali ya da şehrin yöneticileri ne yapabilir?

Ya da sen yakalıyorsun, hâkim de cezalandırıyor, ama Ankara’da siyasetçiler bir ‘reform’ yapıyor senin yakalayıp hapse koyduğun 50 bin kişiyi salıveriyor.

Soru-cevap faslında çok sayıda trafik sorusu soruldu. Şehir yıllardır çılgınca, çarpıkça ve ölçüsüz, plansızca büyütülmüş. Birisi “ben trafik sorununu çözerim” derse inanmayın, yalandır.

İstanbul’daki gazetecilerin bir kısmı Ankara ve İzmir’deki su sorunundan yeterince istifade edememiş olmalılar ki İstanbul’daki su durumu üzerinde durdular. Vali Davut Gül de siyasete girmeden İstanbul’da bir su krizi olmadığını anlattı.

Vali Bey asayişle ilgili rakamları verirken 2025’te 14 bin 95 çakarlı aracın denetlendiğini 2023’te 3 bin 29, 2024’te 3 bin 603, 2025’te 597 araca cezai işlem uygulandığını söyledi.

Cezalar çok yükseldiği için (İlk yakalanmada 138 bin ikincide 276 bin lira) cezai işlem sayısı düşmüş.

Yani ceza çakar sahtekarlarını caydırmış. Demek ki yasama doğru yapıldığı zaman faydası oluyor.

Merak ettim, İstanbul’da kaç tane çakarlı beyefendimiz ve çakarlı hanımefendimiz var?

Vali Bey’e sordum. O anda ellerinde böyle bir sayı olmadığını söyledi.

Zannediyorum bir yerlerde vardır. Bulduklarında ulaştırırlar.

Hayır, kötü bir niyetim yok, kilitli trafikte santim santim ilerlemeye çalışırken yanımızdan tuhaf gürültüler çıkararak geçen arkadaşlarımızdan İstanbul’da kaç tane olduğunu bilmek istedim sadece.

Gerçi lüzumsuz bilgi, kimseye bir faydası yok!

YORUMLAR (8)
8 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.