Günlerin bugün götürdüğü
Uzun zamandır yine yazamadığımı fark ettim…
Yazmadığımı değil; samimiyetle söylüyor ve okurun affını rica ediyorum: yazamadığımı.
Bugün 1 Mayıs.
Takvime, daha doğrusu cep telefonumun ekranına bakıyorum da, buğulu bir girdabın içinde yuvarlanıp adeta ilk gençliğime, çocukluğuma tekrar gidiyorum.
Devlet ricalinin 21 Mart mı yoksa 1 Mayıs mı bahar bayramı, diye ayırt edemediği günlere…
Devlet katlarında faşizmin çekleri imzalanırken, beni bahar alerjisi ve sinüzitin koymadığı; kortejlerde çocuklar gibi şen olduğum günlere.
Bildirim sesleriyle bugüne dönmesem, o heyecanlı ve romantik günlerde kalmaya devam edeceğim.
Gel gelelim teknoloji koyvermiyor.
O girdapta yuvarlanırken kulağımda Timur Selçuk’un sesinden kreşendo bir 1 Mayıs Marşı…
“Günlerin bugün getirdiği,” diyor, “baskı, zulüm ve kandır.”
Bugün…
Bugün günlerin getirdiği neredeyse hiçbir şey yok sevgili günlük; ne kaldıysa alıp götürüyor sanki.
Tıpkı Nâzım gibi, “trum trak trum trak” diye diye makineleştiğimiz günlerdeyiz.
Bize nasırlı elleri tekrar hatırlatan son madenci direnişi olmasa, öyle bir simülasyonun içindeyiz ki sanki bütün değer üretimini Nvidia çipleri yapıyor; artı değer sömürüsü yok, daha iyi bir dünyanın tek mimarı Musk ve robotları olacak diye düşünüyoruz.
Açlık grevinde birbirine sarılan baba ve kızın fotoğrafını görüyor, ürperiyorum.
Ekranın ışığı değil yüzümüzü aydınlatan; sanki insanlık (Kemal Özer’in şiirinde betimlendigi gibi) tekrar yerin derinliklerinden, susmak bilmeyen bir yer altı güneşiyle çıkıyor:
“diplere bastırılsa o kadar
boğulmak bilmez yankısıyla
yüreklerinin.”
Bu hislerle, eşref-i mahlûkat olan insanı ve insan kalma mücadelesini tekrar düşünüyorum.
Bu mücadele çeşitli biçim ve çehrelerde, tekrar tekrar tarihî yürüyüşünü sürdürüyor.
Kimi zaman 8 saatlik mesai, kimi zaman izin hakkı, kimi zaman evlerine götüremedikleri ücretlerinin ödenmesi için.
İnsan yapımı eserlere hasretle sarılacağımız günler hızla yaklaşıyor.
Yepyeni marşlar bestelenecek belli ki, daha sert tonlarda…
Günlerin bugün götürdüklerini sayıp döken marşlar.
Robotlardan ayırt edilmemizin giderek zorlaştığı şu günlerde, insan tarafımızın en büyük alâmetifarikası olan emeğin bayramı kutlu olsun.
1 Mayıs kutlu olsun.
