Hoş geldin kurtuluş ayı Ramazan
Rahmet ve bereket ayı Ramazan hepimiz için mübarek olsun, değerli okuyucular.
Ramazan ayı boyunca bu sayfada beraber olacağız. Ben aklımın erdiğince, bilgimin yettiğince yazılarımla, sizler de yorumlarınızla İslam’ın güzelliklerine dair bilgi ve görüşlerimizi paylaşacağız.
Ramazan’ın üstümüzü kaplayan bulutları inşallah bize ilâhî rahmet ve bereket yağmurları getirir; özellikle altmış yıldır soykırımcı İsrail’in ve arkasındaki zalim güçlerin derin acılar çektirdiği Filistinli, Gazzeli kardeşlerimizin kurtuluşuna; Müslüman dünyanın da bilinçsizlik ve tembellikten kurtulmasına vesile olur, inşallah!
Dünya ve ahiret huzurumuz, mutluluğumuz için gücümüz yetiğince çalışıp çabalayalım; ama bu sa’yu gayretlerimize mutlaka dualarımızı da katalım. Ramazan’ın gecelerini ve gündüzlerini dualarımızla da ihya edelim. İhya etmek, ‘can vermek’; yani ‘Ramazan’ı canlı yaşamak’ demektir. Ayette de buyurulduğu şekilde “yakararak ve sessizce”; bütün içtenliğimiz, ihlasımız ve ibadetlerimizle birlikte dua edelim. Bu ay ibadet ayıdır ve –Resûlullah efendimizin bildirdiğine göre- ibadetin özü de dua’dır.
***
Bilindiği gibi İslâm’ın doğduğu devirde ve coğrafyada ay takvimi kullanılıyordu. İşte bu takvimde dokuzuncu ayın adı Ramazan’dır.
Kur’ân-ı Kerîm’de sadece Ramazan ayı kendi özel adıyla anılmıştır (Bakara 2/185); bu durum Ramazan’a ilâhî bir iltifat, bu ayın ne büyük bir değer ve şeref taşıdığına, müminler için nasıl bir arınma ve kurtuluş vesilesi olduğuna işaret olarak yorumlanır.
Ramazan ayına bu ismin verilmesinin sebebi kaynaklarda kısaca şöyle izah edilir:
Ramazan sözcüğünün kök anlamı ‘ağır sıcaklık ve yanma’ ile ilgilidir. Bu ayda oruç tutan Müslüman açlık ve susuzluktan dolayı fizyolojik bir sıkıntı ve güçlük çeker. Bunun yanında, Allah rızası ve ibadet niyetiyle bu sıkıntıya gönüllü katlanarak oruç tutar; böylece bazı bedensel arzu ve eğilimlerini dizginleyip terbiye eder. Bu sayede günahları da yanıp yok olur. İşte bunlar Müslümanın bu ayda sergilediği zorlu çabalarla gerçekleştiği için bu aya ‘Ramazan’ denmiştir.
***
Ramazan denilince akla genellikle dört türlü ibadet gelir:
1. Oruç: Oruç, Allah emrettiği için kulun, günün belli bir vaktinde yemekten, içmekten ve cinsel ilişkiden uzak durmasıdır. Bu konu üzerinde ayrıca duracağız.
2. Teravih namazı: Bu namazı Peygamber Efendimiz başlatmıştır. Bu sebeple yerine getirilmesi sünnet olan bir ibadettir. Bunun anlamı şudur: Farz namazların aksine, teravih namazlarını kılmayan günahkâr olmaz; fakat kıldığı zaman sevap kazanır; Teravih, kulun manevi derecesinin yükselmesine, Allah’ın rızasını ve Peygamber’in şefaatini kazanmasına vesile olur.
Hz. Ömer, kendi döneminde halkın Teravih namazını cemaatle kıldığını görünce “Bu ne güzel yenilik (bid‘at) böyle!” diyerek memnuniyetini ifade etmiş, bundan sonra Sünnîlerde Teravih namazının cemaatle kılınması adet olmuş; sünnet olmasına rağmen Ramazan’a gösterilen saygıdan dolayı neredeyse farzlar kadar ilgi görmüştür.
3. Zekât: Aslında zekât Ramazan’a mahsus bir ibadet olmayıp, ne zaman zekâta konu olan malın üzerinden bir yıl geçerse o zaman verilmesi gerekir. Fakat birçok Müslümanın, Ramazan’da yoksullara yardım etmenin fazileti nedeniyle zekâtı bu ayda vermeyi adet haline getirdiği, ayrıca bunun uygulama bakımdan da bir kolaylık sağladığı bilinmektedir.
4. Sadaka-i fıtır (fitre): Ramazan’ın bir sosyal dayanışma ayı olması dolayısıyla bu aya mahsus bir malî ibadettir ve bayram namazı kılmadan önce verilmelidir. Ancak özürlü veya özürsüz olarak geciktirilmişse yine de uygun bir zamanda verilmesi gerekir.
Bu belirtilenler Ramazan’a mahsus olup ölçüleri, kuralları belli ibadetlerdir. Ancak Ramazan ibadetleri bunlardan ibaret değildir; bir de kulların iradesine bırakılmış olan başka ibadetler ve hayırlı ameller de var. Kısmet olursa Ramazan boyunca bunları da sizlerle paylaşacağız.
AYASOFYA CEMAATİNE KAVUŞTU
Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, Ayasofya-i Kebir Camii’ndeki restorasyon sürecinde kritik bir eşiğin geçildiğini belirterek, “Tüm süreç planlandığı gibi başarıyla tamamlandı, Ayasofya Ramazan’a hazır” müjdesini verdi. Ecdat mirasının korunması için Bilim Kurulu kararlarıyla yürütülen çalışmaların uzun vadeli bir programla devam edeceğini vurgulayan Aksu, caminin ibadet bölümünün bu mübarek ay boyunca cemaatiyle buluşacağını belirtti.
