İngiltere'de enflasyon oranı Nisan ayında 55 yıldır ilk defa negatife inmesinin ardından Mayıs ayında yeniden pozitif alana döndü ve ülkenin deflasyonla flörtünün kısa bir süreliğine olduğu sinyalini verdi.
İngiltere'den açıklanan resmi verilere göre enflasyon Mayıs ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0.1 yükseldi ve Nisan ayındaki yüzde 0.1'lik düşüşten toparlandı.Mayıs ayı enflasyon rakamı Reuters anketine katılan ekonomistlerin beklentilerine paralel gerçekleşti.
Aylık bazda ise enflasyonun yüzde 0.2 yükseldiği açıklandı. İngiltere Merkez Bankası (BOE) Başkanı Mark Carney, petrol fiyatlarının geçtiğimiz yılki düşüşünden toparlamasıyla beraber İngiltere'de de enflasyonun yeniden yükseleceğini ve ülkenin deflasyon dönemine doğru gitmediğini belirtmişti.
Şubat ayında sıfır enflasyon çok korkutmuştu
İngiltere'de Şubat ayı enflasyon verileri açıklandığında görüldü ki ülke tarihinde ilk kez yıllık enflasyon sıfıra gerilemişti. Ulusal İstatistik Ofisi, ocak ayında yüzde 0,3 olan enflasyonun daha da gerilemesinin en önemli nedeninin gıda ve alkolsüz içecekler olduğunu açıklamıştı.
Özellikle petrol fiyatlarının hafif de olsa yükseldiği Şubat ayında enflasyonun yine de düşmesi Sterlin'in Euro karşısında değer kazanmasına bağlanıyordu.
Tüketici memnun ama...
Türkiye gibi gelişen ülkeler enflasyonu düşürme mücadelesine devam ederken, İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleri gibi gelişmiş ülkeler aşırı düşük enflasyon ve hatta negatif enflasyon, yani deflasyon, riskiyle karşı karşıya.
Hayat pahalılığı ile eş anlamlı olarak görülen enflasyonun tamamen ortadan kalkması ve hatta fiyatların bir önceki döneme gire gerilemesi iyi bir şey mi, yoksa kötü mü?
Düşük enflasyon ya da deflasyon bir süre tüketiciler tarafından memnuniyetle karşılanan bir tablo yaratabilir. Pazar filelerinin daha ucuza dolması ve elde edilen gelirin daha çok mal ve hizmet almaya yetmesi tüketicileri memnun edecek bir gelişme gibi görülebilir.
Ancak enflasyonun uzun süre belirlenen hedeflerin altında kalması ekonomide bazı şeylerin yolunda gitmediği anlamına da gelebiliyor.
İstihdam ve ücret artışı, talep yönüyle oluşan enflasyonla ilişkilendirilen en önemli ekonomik değişken olarak kabul ediliyor.
Zayıf büyüme sarmalı
Yani bir ülkede istihdamın artmasıyla ücretler yükselir ve bu da tüketim harcamalarını artırır. Artan talep sonuncunda da mal ve hizmetlerin fiyatı artar.
Ancak son örnek İngiltere'de de olduğu gibi Avrupa genelinde arzu edilen istihdam artışının yakalanamaması sonucu enflasyon yaratacak bir ücret baskısı da oluşmuyor.

