9 Temmuz 2020 Perşembe
BIST 100
118713
%-0,52
DOLAR
6,8575
%-0,06
EURO
7,7889
%0,11
ALTIN
398.613
%-0,07
19°/27°
İSTANBUL
Güneşli
29.06.2020  08:46
SON GÜNCELLEME: 
29.06.2020  22:04
O kadar haklılıktan bu kadar haksızlığa...
85
+
-
AK Parti Grup başkanvekili Özlem Zengin, Meclis’te kadın cinayetleriyle ilgili yaptığı bir konuşmada “AK Parti gelene kadar kadın kelimesinin adı yoktu Türkiye’de” dedi ve sosyal medyada eleştirilere hedef oldu.

Zengin, bu cümleyle aslında neyi kastettiğini şöyle açıklamaya çalıştı: 

“Evet kadın vardı, zaten bunlar yoktu demiyoruz. Benim söylemek istediğim şey elbette bu değildi. Bunlar vardı; ama Türkiye'de kadınların yüzde 70’i de yoktu, hiçbir mesleği olamıyordu, üniversiteye gidemiyordu, milletvekili bile olamıyordu. Önemli bazı isimlerin eşi bile olamıyordunuz. TRT’de izleyici konuk bile olamıyordunuz. Alkışlamak için bile TRT'nin dekorunda oturamıyordunuz. Peki bu gördüğümüz Türkiye tablosu muydu? Hayır değildi.”

Bu kez de “Önemli bazı isimlerin eşi bile olamıyordunuz” cümlesiyle kadını değersizleştirdiği, birinin eşliğine indirgediği gibi eleştiriler aldı.

Halbuki normal bir hafıza sahip herkesin hatırlayacağı gibi yukarıdaki paragrafın her kelimesi doğruydu ve bütün bunlar bu ülkede yaşanmıştı. 

Hem de öyle 50 yıl önce, siyah beyaz fotoğraflarda değil,  Google’da tarama yaptığınızda gazetelerin internet sitelerinde okuyabileceğiniz kadar yakın zamanlarda.

Evet, Türkiye’de başörtülü bir kadının “Önemli bazı isimlerin eşi bile olmasına” izin verilmedi. 

Bunun söylenmesi değil, bizzat yapılmış olmasıdır esas ayıplanması gereken, kadınları aşağılayan. 

Gençler belki hatırlamayabilir. 

Ama sırf “türbanlı first lady”ye karşı bundan 13 yıl önce düzenlenen Cumhuriyet Mitingleri’nde  meydanları dolduran milyonlarca insan herhalde unutmamıştır.

Hala hatırlamayanlar için Google’a girip “türbanlı first lady” ya da “türbanlı eş” yazalım ve 2007 Cumhurbaşkanlığı krizi günlerinden önümüze çıkan bir kaç haberi okumaya başlayalım:

“Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adaylığına ve Köşk’te ilk defa türbanlı bir ’First Lady’ olma ihtimaline Kadın Sivil Toplum örgütlerinden tepki geldi.Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Cumhuriyet Kadınları Derneği, 14 Nisan’daki Cumhuriyet Mitingi’nin devamı olacak 29 Nisan Mitingi’nin Gül’e yönelik olacağını ve Çankaya’nın laik kalması için ellerinden geleni yapacaklarını söylediler. Gül’ün laik cumhuriyetten intikam almak için aday gösterildiğini savunan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Türkan Saylan, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Başbakan’ın eşlerinin türbanlı olmasının çok dikkat çekici olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne ülkesini şikayet etmiş bir kişinin, cumhurbaşkanı eşi olarak Köşk’e çıkması çağdaş Türkiye’nin insanlarının onaylayamayacağı bir girişim. Türbana tamamen karşı değiliz, yasalara uyuluyorsa herkes takabilir. Ancak siyasi simge olması gereksiz. Bizim seçmediğimiz bir ailenin Çankaya’ya çıkması, laik Türkiye’ye aykırı ve bu zorla yapılıyor” (Hürriyet-2007)

“Şimdi ise “ille de Abdullah Gül” kararı ile muhtemelen kendi kendilerini çelmelemekteler. Göreceğiz. AB cephesinde bu kararı sevinç çığlıkları ile kutlayanlar ya da Türkiye’nin geleceği açısından kaygı duyanların yorumlarını izlemekteyiz. “Türbanlı bir eşin olması ya da din ağırlıklı bir politikanın temsilcisi olmak” hiç bir şekilde Cumhurbaşkanı olmaya engel değildir” diyenler acaba kendi ülkelerinde aynı soruyu nasıl cevaplandırırlardı çok merak ediyorum.” (Birgün-2007)

Bu haber de, Özlem Zengin’e sosyal medyadan cevap verirken yıllar önce “Özlem Zengin gibi birini” nasıl “morarttığını” anlatan emekli komutana gelsin:

“Türbanlı olduğu için "Asker nasıl kapı açacak?" sorularına neden olan First Lady adayının imdadına Cumhurbaşkanlığı Protokol Yönetmeliği yetişti. Protokole göre Cumhurbaşkanına bir subay yaver olarak hizmet ederken First Lady’ye yaver verilmiyor. First Lady’ye Cumhurbaşkanlığı Koruma Müdürlüğü’nce tahsis edilen koruma memuru eşlik ediyor.” (2007- Hürriyet)

Başörtülü kadınların sadece Cumhurbaşkanı eşi olmasına değil, mesela Merkez Bankası başkanı eşi olmasına da izin verilmiyordu. 2006 yılında Merkez Bankası başkanı ataması bu yüzden krize dönmüş, günlerce adayların eşlerinin başörtüsü konuşulmuştu.

Dünyada bir Merkez Bankası başkanı atamasında asla yaşanmış olamayacak bu çılgınca tartışmayı hatırlamayanlara yine Google’dan bir kaç haber: 

"İşte Türkiye'nin merak ettiği eş. Merkez Bankası Başkanvekili Başçı'nın kararnamesi Köşk'te. Ancak Başçı'nın niteliklerinden çok eşinin türbanı tartışılıyor. Merkez Bankası Başkanvekilliği görevine getirilen ve Devlet Bakanı Ali Babacan'ın Cumhurbaşkanı'na bıraktığı kararnamede ismi olan Erdem Başçı'nın eşi Sıdıka Başçı'nın evlendikten sonra başını kapattığı öğrenildi.” (2006- Sabah)

“Adnan Büyükdeniz'in veto edilmesinin arkasında Eşinin türbanlı olması ve Albaraka Türk gibi faizsiz bankacılık yapan bir kuruluştan gelmesi muhtemel nedenlerin en güçlüleri olarak gösteriliyor. Hükümet bu kez Sezer'in onaylayacağı isim arayışında daha titiz olacak. Yani kararnamesi Köşk'e gönderilecek adayın kesinlikle 'türban sınavı'nı geçmiş olması şart. Halen vekil başkanlık yapan Erdem Başçı'nın bu sınavı geçmesi pek mümkün değil. Çünkü eşi türbanlı. O zaman geriye Sezer'in daha önce Hazine Müsteşarlığı'na atanmasına onay verdiği Halil İbrahim Çanakçı ile önce Sermaye Piyasası Kurulu üyeliğine, sonra da TMSF Başkanlığı'na atanmasına onay verdiği Ahmet Ertürk var. Ancak Çanakçı, Ertürk'e göre biraz daha avantajlı. Çünkü eşi türbanlı değil. TMSF Başkanı Ertürk ise eşinin türbanlı olmasına rağmen başarılı çalışmaları nedeniyle Sezer tarafından bilinen bir isim.” (2006-Radikal)

“Ne zaman 'kapandı' Sıdıka Başçı? Erdem Başçı'nın bir rivayete göre Babacan'ın danışmanlığına getirilmesinden sonra, bir iddiaya göre ise Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı'na atanmasının arefesinde."(!) Böyle oldu çünkü, Sıdıka Başçı'nın "kapanması", "oportünist", "pragmatik" ve "kariyerist" gibi samimiyet içermeyen seçimlerin toplamanın bir sonucudur. "Sıdıka Başçı'nın neredeyse 40'nda örtünmesi tüm bu kavramlara uyuyor. Özellikle de sonuncusuna." (2006- Sabah)

“Merkez Bankası Başkanı’nın eşi Duriye Yılmaz’ın dünkü Akşam Gazetesi’nde yayınlanan fotoğrafını uzun uzun seyrettim. Artık "bir cemaate aidiyeti ifade ettiğine" hiçbirimizin şüphesi kalmadığı bir şekilde bağlanmış bir baş. Düz ayakkabılar. Sıradan bir duruş. Kadınlık farkı neredeyse sadece türbana indirgenmiş bile diyebilirsiniz. En tanıdık ama en çarpıcı unsurlar, kapıdaki ayakkabılar. Üçü de erkeklere ait. Üçü de çamurlu. "Acaba bu evin kadınları hiç mi dışarı çıkmaz" diye sordurtan bir görüntü.” (2006-Hürriyet)

Özlem Zengin haklı, bu ülkede televizyonda başörtülü kadın görmenin bile tepkilere neden olabildiği günler yaşandı. Öyle televizyonun siyah beyaz günlerinde değil, 10-12 yıl önceki Türkiye’de. Yine kısa bir taramada ilk karşımıza çıkanlar:

“TRT’de Cuma geceleri yayınlanan Enine Boyuna adlı tartışma programının konukları arasında ilk kez bir türbanlı sosyolog-yazar yer aldı. TRT’nin canlı yayınlanan programı boyunca telefonları, tepki nedeniyle kilitlendi." (2008- Cumhuriyet)

“Gazeteci yazar Nezihe Araz'ın dünkü cenaze töreninde görev yapan türbanlı TRT muhabiri dikkat çekti. TRT yetkilileri ise kurumlarında türbanlı bir çalışan bulunmadığını, yasal olarak türbanlı birinin kurumlarında çalışamayacağını ifade etti.” (2008- Milliyet)

“Popstar Alaturka’nın Cuma gecesi yayınlanan bölümünde gergin dakikalar yaşandı. Başörtülü yarışmacı Çiğdem Özdemir şarkısını okuduktan sonra jüri üyesi armağan Çağlayan “Sizden popstar olmaz. Çünkü popstar giyimi, sahnede duruşu ile de dikkat çekmelidir” dedi. Salondaki bir izleyici “Bu program Suudi Arabistan’da yapılıyor. Orada kızlar başörtülü. Kimse bunu yadırgamıyor” deyince diğer jüri üyesi Gülben Ergen, sert bir giriş yaptı. Gülben Ergen, “ Burası Arabistan değil, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti. Türkiye, Arabistan olmadı, olmayacak da” dedi. Gülben ergen’in alkış alan ateşli konuşmalarını Bülent Ersoy kesti. Ersoy, “Bu hadisenin demogojik hale getirilmesine karşıyım. Çiğdem’in üzerinden böyle tartışmalar yapmak son derece yanlış ve tehlikeli. Gülben Hanım’ın söylediklerine şiddetle karşı çıkıyorum. Zaten hepimiz Atatürk’ün çocuklarıyız” dedi.”( Hürriyet-2009)

Herhalde bu kadarı yeterli. Hafızalar biraz tazelenmiştir. 

Görüldüğü gibi öyle köleliği meşrulaştıran sahneleri yüzünden geçen ay HBO’nun arşivinden çıkardığı Rüzgar Gibi Geçti gibi 70 yıl önce çekilmiş bir filmden, ırkçı görüşleri nedeniyle Princeton Üniversitesi’ndeki binadan adı kaldırılan Birinci Dünya Savaşı yıllarındaki ABD Başkanı Woodrow Wilson’dan bahsetmiyoruz.

Henüz taze, hala etkileri süren, hayatın pek çok alanında devam eden, yerli ve milli bir ayrımcılık hakkında konuşuyoruz.

O yüzden her hatırlatıldığında “yetti artık mağduriyet edebiyatınız” deme hakkınız yok. Daha yıllarca anlatılacak, belgeselleri çekilecek, hatırlatılacak, hala sürdüğü alanlarda mücadeleler devam edecek. 

Eğer bunun bugün hala siyaseten kullanılmasından rahatsız olanlar varsa, onlara düşen de bu ayrımcılığı reddetmek, küçümsemek değil, tam aksine bu meselenin tarihiyle ve bugünüyle yüzleşmek, “ne büyük bir yanlışmış” diye hayıflanmak, empati kurmaya çalışmak, başörtülü kadınların hala pek çok sektörde görünür olamamasını, ayrımcılığa uğramasını dert etmek, buna karşı mücadele etmek olmalı.

Seküler kesim bunları yapmaktan imtina ettikçe, bir de üstüne “yetti artık mağduriyet edebiyatınız” diye üste çıkmaya çalıştıkça, tabii ki muhafazakar kitleyi her türlü eleştirisini bir kenara bırakarak yekvücut haline getiren başörtüsü ayrımcılığı travması da iktidar tarafından siyaseten kullanılmaya devam edilecektir.

Nitekim Özlem Zengin’e verilen sert tepkiler üzerine de böyle oldu, AK Partili siyasetçiler olan biteni inkar edenlere, küçümseyenlere yaşananları hatırlattılar. 

Peki, başörtüsü ayrımcılığı defterleri açılınca bugün artık karşımıza sadece muhalifler mi çıkar?

Yukarıda Google’dan bulduğumuz arşiv haberlere sırasıyla biraz daha yakından bakalım.

Başörtülü kadınların “önemli bazı isimlerin eşi bile olmaması” için 2007’de yapılan Cumhuriyet Mitingleri’nde Atatürkçü Düşünce Derneği adına konuşma yapmış bir profesörü, bugün Cumhurbaşkanı tarafından atandığı üniversitenin rektörü olarak her akşam televizyonlarda iktidarı hararetle savunurken, hatta 13 yıl önce eşi başörtülü diye Cumhurbaşkanı seçilmesine karşı çıktığı Gül’ün “davaya” ihaneti üzerine konuşurken görebilirsiniz.

Yine o günlerde Birgün gazetesinde o yazıyı yazarak, “eşinin türbanlı olması bir kişinin cumhurbaşkanı seçilmesine engel olmamalı” diyen Avrupalıları saflıkla suçlayan kişi de bugün Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi.

Merkez Bankası başkan adaylarının eşlerinin başörtüsüne kafayı takmış o günkü Sabah’ın başyazarı, bugün herkesi başörtüsü düşmanlığıyla suçlayan Sabah’ın genel yayın yönetmeni. 

O günlerde Merkez Bankası başkan adaylarının eşlerinin ne zaman kapandığıyla ilgili analizler yazan aynı gazetenin ekonomi yazarı ise, bugün o gazetenin Ankara temsilcisi ve gün aşırı Erdem Başçı, Ali Babacan’ın ne kadar başarısız oldukları üzerine analizler yazıyor.

Merkez Bankası başkanı Durmuş Yılmaz’ın eşi için o yazıyı yazmış köşe yazarının hala tutunabildiği iktidara yakın medyada, başörtüsüne özgürlük insan zincirine destek verdiği için DGM’de yargılanmış Ahmet Taşgetiren, yıllarca başörtüsü yasağına karşı yazılar yazmış Gülay Göktürk, Ali Bayramoğlu, Kürşat Bumin gibi isimler eleştirileri nedeniyle yazdırılmadı. 

Artık herkes ve her şey birbirine o kadar karışmış halde ki.

Örneğin başörtüsü ayrımcılığının sembolü olmuş Medine Bircan vakasında, ağır kanser hastası yaşlı kadına, evine yakın bir sağlık kuruluşuna sevkini sağlayacak raporu, sağlık karnesindeki resmi başörtülü olduğu için vermeyen dönemin başörtüsü yasakları şampiyonu İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi dekanı, 2015 ve 2018’de iki kere AK Parti’den Kahramanmaraş’ta milletvekili adayı oldu, bu başvuruları sırasında iktidarı destekleyen hararetli konuşmalar yaptı, son yerel seçimlerde de şansını MHP’den belediye başkanlığı adaylığı için denedi.

Yine başörtüsü ayrımcılığının sembol görüntülerinden olan 1995’de Sivas’taki Hemşirelik Meslek Yüksek Okulu’ndaki mezuniyet töreninde dönem birincisi başörtülü kıza yemin ettirmeyen, başörtülü kızların diğer arkadaşları tarafından darp edilmesini izleyen okul müdürü profesör de AK Parti iktidarı sırasında kariyerine, imzacı akademisyenler ya da Şehir Üniversitesi’nin başına gelenleri yaşamadan devam etti, daha geçen yıl Gaziantep Üniversitesi’nden emekli oldu, halen Mersin’de özel bir vakıf üniversitesinde yöneticilik yapıyor, iktidardan da gayet memnun görünüyor. 

O gün mezuniyet töreninde saldırıya uğrayan başörtülü hemşirelere, hastanesinde sahip çıkmış başhekim ise bugün ancak özel bir hastanede çalışıyor, Facebook’una göre bu aralar en çok da Şehir Üniversitesi’ne reva görülenlere kızıyor. 

Başörtüsü ayrımcılığı defterleri eğer bir bir açılırsa, 28 Şubat uygulamalarının sürdüğü 2000 yılında Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli’ye bağlı DPT’nin Marmaris’teki yaz kampına “çağdaş ilkeler kapsamı dışındaki kıyafetlerle” girilmesini yasaklayan ve bundan beş yıl öncesine kadar iktidara yakın medyanın dilinden düşürmediği genelgeyle de, başörtülü ilk milletvekili olan Merve Kavakçı’nın vatandaşlıktan çıkarılma kararının altındaki yine Başbakan Yardımcısı olarak Bahçeli’nin ve MHP’li bakanların imzalarıyla da karşılaşmak mümkün. 

Aynı Bahçeli, o gün Merve Kavakçı’nın yanında durmuş ve bu yüzden siyaseten beş yıl yasak almış Nazlı Ilıcak için geçen hafta “masum gösterilmeye çalışılan sorunlu kişi” dedi.

Bugün her akşam televizyonlarda iktidarın en güçlü destekçisi olan Doğu Perinçek de yıllarca “devrim kanunları uygulansın” diye kampanyalar düzenlemiş başörtüsü yasaklarının bir numaralı şampiyonu değil miydi?  

Bugün iktidarın barolara karşı çözüm ortağı  Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da, Ankara Hukuk Dekanlığı ve Ankara Barosu başkanlığı günlerinde başörtüsü yasaklarının güçlü savunucularından biriydi.  Ya da şimdilerde yerli ve ve milli bilge yazar muamelesi yapılan Alev Alatlı, 2008 yılındaki üniversitelere başörtüsü özgürlüğü düzenlemesine karşı “Gözlemlediğim odur ki, korkutan tülbent değil, türban” diye başlayan bir yazı yazmıştı. 

Hiçbirinin ağzından Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığına benzer başörtüsü konusunda “yanlış yaptık” özeleştirisi çıkmadı.

Ama bugün onlar başörtüsü yasakçılığı suçlamalarından muaflar, yasakçılığın yükü ise bu mazisiyle yüzleşmeye çalışan Kılıçdaroğlu’nun üzerine yıkılmış durumda.  

Üstelik CHP’nin esas yasakçı kanadı Baykal ve yakın adamları, bu mazileriyle ilgili tek bir kelime etmeden AK Parti’den belediye başkanı seçilip, iktidar medyasında kendilerine rahatça yer bulabilmişken...

Bu uzun ve üzücü hikayenin en hazin kısmına geldik. 

“Önemli bazı isimlerin eşleri olmalarına” dahi izin verilmeyen başörtülü kadınların AK Parti iktidarının 13’üncü yılında önemli bazı isimler olmalarına nihayet izin verildi.

Yıllarca AK Parti teşkilatlarında siyaset yapmış Özlem Zengin de nihayet, pek çok erkek AK Partili’den daha fazla hakkı olan makamlara geldi, milletvekili oldu, şimdi de partisinin Meclis’te grup başkanvekilliğini yapıyor.

Ama maalesef ayrımcılığa uğramış olmak, beklendiği gibi kimseyi başka ayrımcılıklara karşı hassas yapmaya yetmiyor. 

Mafya liderlerinin bile salıverildiği af görüşmeleri sırasında, siyasi tutukluların neden kapsam dışında tutulduğuna yönelik eleştirilere “darbeciler olmasın mı cezaevinde, PKK'lılar olmasın mı cezaevinde, DHKP-C’liler olmasın mı cezaevinde” diye cevap veren Zengin, kendisi gibi ayrımcılığa uğramış başörtülü kadınların da arasında olduğu hapishanelerdeki bu saydıklarından hiçbirisi olmayan binlerce siyasi tutuklu hakkında, yıllarca mağduru olduğu toptancı bir suçlamayı dillendirmekten çekinmemişti.

Tıp fakültesinden son sınıfta başörtüsü yüzünden atılmış, hakkını AİHM’de aramış, orada bile ayrımcılığa uğramış Leyla Şahin de yıllar sonra AK Parti’den milletvekili seçildi, insan hakları komisyonu üyesi oldu, her türlü ayrımcılığa karşı herkesten duyarlı olması beklenirken “Türkiye’de insan hakları ihlali olduğunu söylemek artık abestle iştigaldir” dedi.

Özlem Zengin, haksız eleştirilere karşı DHA’ya uzun bir röportaj verip kendini savunabildi. Sosyal medyada kendisine hakaret eden bir kişi hemen gözaltına alındı.  Bundan 10-15 yıl önce başörtülü kadınların böyle lüksleri yoktu. 

En azından ülkedeki bir ayrımcılıkta mesafe alınmış olması sevindirici, ama ülkedeki diğer ayrımcılıkları ve adaletsizlikleri bununla örtmeye çalışmak da o kadar kahredici. 
 
Böyle bir ayrımcılık hikayesinin sonu başkalarına yönelik ayrımcılıklara, adaletsizliklere, hürriyetleri tanımamaya çıkmamalıydı. 

Tarih önünde yerden göğe kadar haklıyken, insanı yerin dibine sokacak kadar haksız duruma düşmek bu olsa gerek...


 

YORUMLAR (85)
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
05.07.2020 17:10
Muhteşem bir yazı yine👏🏻👏🏻👏🏻
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Trabzonlu
03.07.2020 19:43
zulme uğrayan hayatları mahvedilen inançlı insanları yıllar sonra güç sahibi oldular daha beterini yapıyorlar dolaysıyla o dosya kapandı hatta alacaklıyız demeye getirmişsinde, 1 bu dosyada eksik olan bu zulmü ağzında salyalarla yapanlar yaptıklarından pişmanmı? 2 yarın yine iktidara gelse aynı arzuyla yanıp tutuşmuyorlarmı? 3 başı açık olanlar iktidar değişti dün hayatlarını kararttıklarımız ya bizede aynı şeyleri yaparlarsa diye hiç korkmuşlarmıdır? bu ülkede binlerce hayat kararırken o siyasi partileri destekleyenler köşe yazarları aydınlar duyarlı vatandaşlar sizinle daha ahirette hesapla
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Yaya Ozala soru
02.07.2020 00:44
Yaya Ozal@20.22 Kabede namaz kilmis muezinlik yapmisin elmali, ozturk ates mealleri elinin altinda biriysen bunlari Islama referanssizmi yapip duryodun? hemde istisna yok deyip herkezi butunuyle kotuluyon. Dusuncen belli. Gaz vermis Seytanin gozluklusumusun? o halde sen yaya kalmissin adin yahya olsa ne olmus?
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Yahya Özal
01.07.2020 20:22
Adımı bile yanlış yazıp cevap verdiğini sanan arkadaş, dinler özel ilgi alanım. İzinli olduğunda köyünde müezzinlik yapana yedeklik etmiş, Kabe'de namaz kılmış, iki ünv. bitirmiş birine yanıt verirken sallamak yerine sorduğu soruya ya da yazdığı düşünceye karşılık ver bence. Hani derlerya "ben demek kör şeytanlıktır" evet din konusunda şeytanın gözlüklüsüyüm. Elmalı, Y.N.Öztürk, Süleyman Ateş başta bir sürü meal elimin altında ve okunmuş, bsyrımda sizin gibi olup olmadık atlayıp bu Kuran'da yazıyor diyenlere kapak olmak üzere tüm Kuran mealleri sık kullanılanlarımda. Şimdi lütfen sorunuz ...
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Yaya Ozala cevap
01.07.2020 00:25
Yaya ozal@19:17 referansi din olan birileri yanlis yapiyorsa bir yerlere elbet toslayacak ama onlarin toslamasi seni kurtaracak mi saniyorsun islam kitabi kuran bilmeden etmeden konusan islami butunuyle kotuleyen senin gibi muzevirci ataistlerin ne mal oldugunu zate anlatiyor. sen kendi derdine yan adam gibi tenkid et.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Karar okuru
30.06.2020 22:54
Yıldıray bey! Tam benlik bir yazı olmuş harika!.. duygularıma hitabeden doyurucu bir yazı. Eliniz dert görmesin. ALLAH razı olsun.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Yahya Özal
30.06.2020 19:17
Referansı din olan her şey (düşünce, ideoloji, siyaset,vb.gibi) eninde sonunda bir yerlere toslayacaktır. Gerisi teferruattır. Hele referans islamsa Dünya'daki islam ülkelerine bakmak yeter. Tümünde hırsız yöneticiler, eğitimsiz yığınlar, mutsuz insanlar çoğunluktadır. İstisna? Yok ki yazabileyim.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Tuncay Yaşasın
30.06.2020 18:45
sen ne kadar güzel bir adamsın. diline kalemine sağlık..
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
H.K.
30.06.2020 11:33
Yıldıray bey, bu iş M.Kemal Atatürk Paşamızla başladı & TCyi bugünkü kısırdöngüye mahkum etti. Bunu dedikçe bazen yadırganıyor.M.Kemal&Millet haklı bi savaş verdi. Kurtulmayı hakettiler.Paşamızın Atatürklüğe yükselme yolunda hatalar başladı.*İstismar edilen güç, gücünden düşer*.Bu iş CHPyle zirve yaptı.Başörtüsü takıntıları vs hataları neticede AKP’yi doğurdu.Güç,el değiştirdi ama yeniden istismar edilir oldu.Gerçeklerin bastırıldığı ortamda işin özeti:Teorim/hipotezim bu,kızan kızsın.Bu kısır döngüden çıkmanın önşartı Paşamızın hatalarını resmen kabul etmek &Besmeleyle yeniden organize olmak!
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Kandırıldık
30.06.2020 03:21
Türkiye’nin demokraside, insan haklarında, basın özgürlüğünde, eşitlikte, mutlulukta, refahta karnesini dünyanın en kötüleri arasına sokan bunlar. Çünkü hiç ders almadılar, hiç düşünmediler, hiç kafalarını kumdan çıkarıp ideoloji gözlüklerini bir kenara bırakmadılar. Bunlar gerçekten bizi kandırdılar. Bunlara itiraz etmeyenler ve ses çıkarmayanlar da aynı yolun yolcusudur. Yarın kimseden yardım ve destek beklemesinler. Ne içerde ne dışarda bir tane dost bırakmadılar.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Mağduruz diyenler zalim oldular
30.06.2020 03:15
İdeolojik gözlüklerini hiç çıkarmadılar bunlar. Mağduruz dediler ama hiç bir şey öğrenmediler. Bu kadar AKP’li, zamanında hepsi haksızlığa uğramışlar, bugün aynısı başkalarına yapılıyor ve bunu savunuyorlar, yada sus pus oturuyorlar. Bunlar utanmazlar gerçekten. Yazıklar olsun. Bir daha asla bunlara güven olmaz. Samimiyetsiz iki yüzlülermiş.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
30.06.2020 02:02
Bir bilge kişiye sormuşlar Dünyada en zor olunan nedir. Cevap vermiş. Adil olabilmektir
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Şeytan
30.06.2020 00:41
Haksızlık karşısında susan dil şeytanmış. İnançları böyle söylüyor. Ama hiç umurlarında değil. Gelsin ihaleler, gelsin koltuklar, gelsin ballı kaymaklı makamlar. Buymuş bunların derdi. Bir tanesi çıkıp itiraz etmiyor. İlkesiz, onursuz, omurgasız ve sonunda tarihin çöplüğüne gidecekler öylece.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Mustafa ALSANCAK
30.06.2020 00:20
Nasıl oluyorda Cumhuriyet Türkiye’sinin Ana Duvarları üzerine kurulmuş eğitim sisteminde okuyup ve hem de milletvekili olmuş olan Özlem ZENGİN hanımın yaptığı konuşmada Kadın varlığının meydana çıkmış olması AKP sayesinde olduğunu söylemekle gülünç duruma düşmüş oluyordu..Atatürk’ün kadın hakları İçin nelere imza atmış olduğunu görmemezlikten gelmesi onun beyin sisteminin tutulmuş olmasından ileri gelmiştir düşüncesine sebep olmuştur. Bu kadar nankör olmak neyin nesidir? Bu insanların beynini nasıl böyle yıkatabiliyorlar diye sormak gerekir.Belki de gözleri kapalıdır yaşarken muhteremlerin.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
29.06.2020 23:59
Şu anda Türkiye'de basın camiasında araştırma yönüyle, analizleriyle bu kadar kaliteli bir yazar yok. Yıldıray Bey yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum, zevkle okuyorum. Yeni yazınızı bir dizinin yeni bölümünü bekler gibi bekliyorum:) Kaleminize kuvvet.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Bedr
29.06.2020 22:20
Oha Özlem Zengin Kadın dedi, Yıldıray Bey iki-üç sayfa başörtüsü propagandası yaptı.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
ali namlı
29.06.2020 22:09
Ben özür dileyerek söylüyorum ki dinine bağlı bir insanım .Bu başörtüsü mağduriyetini görevde iken ben de yaşadım . Bu gün 72 yaşındayım şunu belirtmek istiyorum :Silahlı Kuvvetlerde , emniyette yani belli bir üniforması olan mesleklerde ve örneğin hakimlerin ,öğretmenlerin mutlaka standart bir kıyafeti olması ,dini bir simge taşımaması gerekir .Onların dışındakilerin takması gayet normaldir .Selam ve saygılarımla.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
okur
29.06.2020 20:12
Yıldıray gene döktürmüşsün. Eline emeğine sağlık. Çok parçalı bulmacayı bizim yerimize çözüp gerçekleri tüm çıplaklığı ile göstermişsin gene. Yazını okuyunca hüzünlendim. Makam mevki için bu kadar alçalmaya değmez.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
29.06.2020 20:08
Hacı Murat diye trol ordusunun ortak yazı yazdığı genel bir ad var. Bu yazıyı okuyup, çerçeveletip tavanlarına assınlar. Yazıyla geçmişe ve günümüze tutulan aynadan sonra bugün yapılan zulüm ve yanlışları savunmak için geçmişte atıf yapmanın ne denli samimiyetsiz olduğu ortaya çıkmıştır. O gün gerçekten mağdur olan veya mağdur olanların yanında duranlar bugün daha da mağdurlar. Geçmişte mağduriyetler yaşanırken ortalarda görünmeyen yada karşı cephede duranların ise el üstünde tutuldukları istismarcı birilerinin tokat gibi yüzlerine vurmuştur umarım. Yüzleri varsa?
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Bilal ç.
29.06.2020 20:05
"Hiçbirinin ağzından Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığına benzer başörtüsü konusunda “yanlış yaptık” özeleştirisi çıkmadı" bu kadar mı her şey için bir kere laf edince bitiyor mu?
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
29.06.2020 19:45
Iyi yazi. isabetli ve etkili. Bende soyle bir dusunceye yol acti: Gecmis haksizliklarin magduru anilan kadinlar, kendileri gibi haksizliga ugramis kadinlarla bile empati kuramiyorlarsa, acaba, tersinden hareketle, magduriyete yol acanlarla empati kuruyor olabilirler mi? Bir baska ifadeyle, bize haksizlik yapanlara haksizlik etmisiz, suyun basina gecince boyle oluyor, bak biz bile aynisini yapiyoruz diyorlar mi? Keske yazar gibi genc ve acar olsaydim da bu varsayimimi arastirip tespit veya teyid edebilseydim.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
29.06.2020 19:38
Cok vicdanli bir yazi,dünün ayiplariyla utananlar bir yana,dünün magdurlari yarin utananlar kisminda yerini alacaklar.Biz hep böyle utanacakmiyiz😢Selam olsun dün yaptiklarindan,söylediklerinden bugün utanmak zorunda olmayanlara
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
29.06.2020 19:15
Yine güzel bir yazı. Yine analizler,karşılaştırmalar, hatırlatmalar güzel olmuş bir yazı. Tebrik ve takdir ediyorum. Emeğinize gönlünüze sağlık.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
29.06.2020 19:11
Güzel yazı olmus. Bir sonraki yazınızda tülbent ile türbanı istirmar edenlerin farkını yazalım. Ülkeyi istirmarcilar yönetiyor, devletin, ordunun, adaletin, gençliğin ve gelecegimizin ne durumda olduğu belli. Belki de korkulan bu idi. Temiz kalp bir yana bir şeyi kullanıp seçilmek amacı diğer yana. Başımıza darbe geldi bunlardan. Kandirilmayalim.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
29.06.2020 18:01
Sizin film seridi gibi dizdiginiz bu gercekleri Özlem hanimi tiye alanlarda biliyor. Kücük bir ifade hatasini kulanip herkes dalga gecti, neden???? Cünkü Özlem hanim bir zamanin magdugu bir kadin olmasina ragmen hükümetin o kadar yanlisina parmak kaldiriyor ki!!!! Hepimiz anladik ne demek istedigini, ama öyle bir yerde oturuyor ki ve öyle yanlislarin günahini üstleniyorki bize onu tiye almak kaliyor!!! Kendisi cidi davransa bizde onu cidiye alip ona göre konusurduk. Adamin biri Ceheneme giden yola tas tasiyoru diye onu emekci sinifindan sayip savunalim mi??? Yok önce hakaniyet herkese!!!
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Deli
29.06.2020 17:44
Çok yerinde bir yazı olmus. Buna ekleyeceğim sadece basortusu magduru ama bu menfaat girdabına kapılmamış, bugünkü haksızlıklar içinde dertlenen basortululer çok. En çok uzuldugumde siyasette kose kapmis bu tiplerin sürekli başörtüsünü öne çıkarıp yaptıkları yanlislari başörtüsüne fatura etmeleri. Bunlara diyecegim , sende herhangi bir siyasetcisin başörtülü veya değil. Yerden yere vurduğun o eskilerden tek farkın belkide başörtüsü. O yüzden mefaatle kirlenmiş ellerinizi başörtüsünden cekin.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Mustafa ALSANCAK
29.06.2020 17:30
3)Emekli öğretmen Harmanlı ilkokulunda Türkçesi zayıf olan öğrencilere Türkçe dersi vermesi için görevlendirilmişti. Fakir çocuklar kışın okula ayağında tokyo tabir edilen beş liraya satılan lastikten yapılmış ayakkabılarla tirtir titreyerek gelirlermişti .EMİNE HANIM ÇOK ÇALIŞKANDI .Emeklerimizi hiç boşa çıkarmadığı gibi okul arkadaşlarının kızdırmak için takılmalarına da aldırış etmeden Türkçeyi güzel konuşur hale getirdi.Büyüdü sonra koca kız oldu.Şimdi de Başbakan eşi oldu.Gurur duyuyorum onunla.Yeter ki insanlarda azim ve düşünce olsun demişti.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Mustafa ALSANCAK
29.06.2020 16:46
2)Resmini gazetelerde görünce şaşırmışlardı.Seneler böyle gelip geçti.SN Erdoğan artık eşini de yanında götürmeyi adet haline getirince Avrupalıların da sempati ile yaklaştıkları görüldü.Hele o zamanlar AKP özgürlükler hususunda çok daha toleranslı bir yaklaşım içinde olduğundan çok demokrat görünüyorlardı.Allah bir kuluna yürü kulum yürü dedikten sonra neler yapmaz ki...İstanbul Üsküdarda seneler öncesi KARACAAHMET MEZARLIĞININ ORTASINDA HARMANLI İLKOKUL VARDI.Bu okulda öğretmenlik yapmış bir öğretmenle bir otobüs yolculuğunda yan yan yana oturmuştuk. Kısa bir konuşma konuşma geçmişti .
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
29.06.2020 16:43
Yine mükemmel bir yazı. Kitabın ortasından. Arşivlik. Elinize sağlık Yıldıray bey. Bağlantılar mükemmel. Örnekler harika. Analiz yerinde. Hele son paragraf varya tam bir altın vuruş. Nakavt etmişsiniz adeta. Siz yazmasanız hala rol yapmaya devam edecekler buna eminim. Düşürün bunların maskelerini. Siyasal "İslam" cıyız diye yola çıkıp sonunda Derin "Devlet" çi olanları deşifre edin, afişe edin böyle. Bravo. Kaleminize sağlık.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
karar okuru
29.06.2020 16:22
mit emniyet istihbarat her türlü imkan elinde olanlar, aldatıldık allah affetsinle kurtuldular.... darbe yapan yada soru çalanlar mübbeti fazlasıyla hak etti... ama hiç bir şeyden haberi olmayan öğretmen öğrenci , çocuklu kadın, kız, erkek öğneciler yüzbinler haberim yoktu aldatıldık deyip kurtulamıyorlar terör örgütü üyeliğinden hapislere gittiler
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
hamdi p
29.06.2020 16:05
Ben bu yazıdan anladığım insanlar bencildir kendi mağduriyeti yaşatan mantık mağduriyet kalktığında bu mantık tu kaka oluyor
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
...
29.06.2020 15:57
Bir zamanlar özgürlüğü için sesimi yükseltip cezayla ödüllendirildiğim, "türbanlı kardeşlerim(!)" dediğim, ama güçlünün yanında durup, hatta kıyam ve rüku etmekten utanmayanlara bir çift lafım var. Sizden minnet görmek için yapmadım, haklının yanında yer almak içindi mücadelem. Ama bir gram hakkım geçmiş ise haram olsun.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Süleyman Atabay
29.06.2020 15:47
Bende artık yetti diyorum bu mağduriyet bugün toplumun akp den geriye kalanı herkes mağdur fazla geriye doğru gitmeyelim 1 sene önce secimlerde İmamoğluna yapılanlar yıldırıma yapılsaydı 100 yıllık mağduriyet yaratırlardı
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
29.06.2020 15:15
Malum günleri biz de yaşadık ama hiçbir şey şimdiki kadar kötü değildi. Mesela sevgili Özlem hanım tacizci polisi savunmuyordu 28 Şubat günlerinde. Bugün Merve hanımlar, Özlem hanımlar koltuk uğruna her çirkinliğe sessiz kaldılar, hatta daha ileri gidip savundular. Bu kubbede hiç de hoş bir seda bırakmadınız Özlem hanım. Değer miydi...
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Osman müftüoğlu
29.06.2020 15:08
Emevi müslümanlarını korumak da senin görevin Yıldıray
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
kafaoglu
29.06.2020 15:03
Uzun ve emek mahsulü bir yazı olmuş tebrik ediyorum kardeşim lakin iktidar kös dinliyor tenkitlere antenleri kapalı, o kadar kötü savruldular ki başka çare kalmadı..Yalakalığın bu kadar çok işe yıaradığı bir dönem hatırlamıyorum,kaleminizi boşuna yormayın işe yaramıyor,almıyor,almıyor almıyor vesselam. Kalemine sağlık kardeşim....
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
hamza akyol
29.06.2020 14:18
(2) insanın olmamasının da ana olarak 2 boyutu var. Birinci boyutu, karakterli, ahlaklı, düşünebilen, değerlendirebilen, karar verebilen, sorumluluk alabilen, bilen varlık olması, ikinci boyutu ise, bu varlığın bir değerinin olması boyutu. birinci olmayınca ikinci de olmuyor. öncelikle ülkemizde insan yok. birinci anlamında insan yok. yani beyni olan, değer yargıları olan varlık yok. Bunu takiben ikinci anlamında insan yok. toplumda düşüncen ile, bilgin ile, değerlerin ile birşey ifade etmezsin. insan olarak bir değer ifade etmezsin. köpek muamelesi görürsün mesela.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
hamza akyol
29.06.2020 14:14
tavşana kaç tazıya tut kısır döngüsüne sıkışmak... ya da "bir deli kuyuya bir taş atar 40 akıllı çıkaramaz" durumu. eline mikrofonu alan konuşuyor sonra da yıldıray oğur gibileri onun taşını çıkarmaya çalışıyor. İnanamıyorum. Eline mikrofon alan sıradan birisinin gündem belirlemesine inanamıyorum. Bu ülkede kadın değil, bu ülkede insan yok. insan yokken, insanın bir cinsi olan kadının olup olmadığını tartışmak, tam bir at gözlüğü ile olaylara bakmaktır. bu ülkede kürt de yok mesela. ama kürdün olmaması da insanın olmamasından ayrı ele alınamaz.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Hep Okur
29.06.2020 14:08
Hakkıdır Güce Tapan Milletimin İstiklal
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
karar okuru
29.06.2020 14:04
En çok mazlum olan, en cok zulmeder.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
29.06.2020 13:56
Kaliteli yaşam, insanlıktan geçer. Ha o, ha bu, ha şu.... Ha örtü, ha branda.... İçi dolu mu? Boş mu? Yaşananlar iyi ışık saçmıyor... Aldatmayalım bir birimizi.....
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
hasan büyükdere
29.06.2020 13:50
özeti:adil düsünmeye çalışmak ve adaletli, olabilmek,tüm yaratılanlar için empadi yapabilmek.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Oğuz Han
29.06.2020 13:37
İnsan hakları ve Özgürlükleri sadece başörtülü kadınların hakları üzerinden ele almak çok sığ olmuş. Yazarın kapasitesi oysa daha fazla. Çok yanlı bir yazı.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Mürsel
29.06.2020 13:14
Özlem Zengin'in anlattığı kadın hikayeleri İst.Sözleşmesi doğrultusunsa gelişiyor.Yarın bir kadın vekil çıkıp Zengin'lerin ürettiği bu kadın aile mağdur ve mahcubiyetleri anlatacak.Hayat bir çark gibi döner ve söner.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU
29.06.2020 13:13
Demekki ortak doğrular kaybolmuş.Herkesin kendi menfaatine gelen doğruları var.Biz millet olmaktan çıkmış keskin uçlar haline gelmiş bir toplumuz.Onun için sizin bu yazınıza da her iki taraftan yorumlar gelecektir.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Mürsel
29.06.2020 12:41
Yakın tarihin emarı gibi.Fırıldaklar yükselir mertler düşer ve durur ödülü ahrete kalır.Ahrette de ödülsüzse( ihlaslı değilse) pisi pisine gitti. Anladığım Perinçek ve sağdaki ikizi iktidarı ahtapot gibi sardı.Ya dediği gibi" Tayyib"i bitirecekler ya da kendileri harcanacak.Hükümet yıpranmış ve devlet bağı ikincil olduğundan, devlet bağı birincil olanlar hükümeti bitirecek gibi. Böyle olursa büyük felaketi bekle.Motoru patlamış tır gibi bizi savaşa sokmasınlar.İT de olduğu gibi.O yüzden Gelecek ve Deva partileri bu büyük belaya hazırlıklı olmalı.Allah korusun.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Kürdandan uçurtma yapan adam
29.06.2020 12:36
Kanunun lafzına abesle iştigal izafe olunamaz, hakikat güçlünün ağzından çıkandir,iti öldürene sürüturler ve iki kalp arasındaki en yakın mesafeye NEZAKET denir. Şimdi bu adam ne dedi, değerli üstadım yazınızı okudum, tasvip ve takdir ettim velakin bu coğrafyanın tarzı bu 300 yıla kadar normali makulde aramaya devam
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Adamın Biri
29.06.2020 12:36
Artık şuna iyice inanmış durumdayım. İnsanlar güce tapar. Güç kimdeyse onun etrafına bakın. Dün AKP nin zayıf zamanlarında AKP ye saydıranlar bugün neden AKP nin safındalar bir düşünün.İlkeler mi....? Amaan canım sende! Bizim toplum zaten ilkeli insanı sevmez.Sevseydi Osman Bölükbaşı nı H.Celal Güzel i Muhsin Yazıcıoğlu nu iktidar yapardı.
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Nereden nereye
29.06.2020 12:19
Kaleminize sağlık .
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
ZoZo
29.06.2020 12:16
Aaa hayret trolsuz kalmis buralar ! Bari yokluklarini aratmayalim :))) " yildiray yine bom boş bir yazi olmuş ne anlattin simdi ? " " yine chp guzellemesi " " amma savruldun yazar " " bi zamanlar sende destekledin hesap ver " " cok gereksiz bir yazi " Hadi selametle :))))
YORUM YAZ
KARAR OKURU olarak yorum yazıyorsunuz.
Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
SON DAKİKA HABERLERİ
  • Anadolu Ateşi 20. yılında Yenikapı’da yanacak
    03:23
  • Beklentiler tek tahminler çift hane
    03:18
  • İstanbul'da eş zamanlı terör operasyonu
    03:18
  • Nijerya'da petrol boru hattında patlama
    03:03
  • Trabzon şampiyonluk yolunda yara aldı
    02:57
  • Espanyol küme düştü
    02:37
  • Rusya'nın Suriye tasarısı reddedildi
    02:15
  • Van Gölü'nde batan tekne bulundu
    02:11
  • Bana sorarsanız bugün ibadete açılsın
    02:10
  • Malatya'da art arda deprem 
    02:00
  • Bunu cevapsız bırakmayalım
    01:54
  • Atama kararları Resmi Gazete'de
    01:43
  • Barolara ilişkin kanun teklifinin ilk 2 maddesi kabul edildi
    01:39
  • ABD'den tepki çeken hamle
    01:22
  • Meclis'te çoklu baro gerginliği
    01:20
YUKARI