Biraz da Fakir Fukara Fonu konuşalım mı?
Okur, izleyici konu değişsin istemiyor. Bir ayı geçti, borsadaki asrın fon dolandırıcılığıyla yatıp kalkıyoruz. Başka konuda yazılana, söylenene ilgi, iltifat yok.
Türkiye Yüzyılı, Ümit Yaşar Oğuzcan’ın Milyon Kere Ayten şiirine benzedi.
Bir fondur tutturmuşuz, saatler her zaman fon haberlerine beş var ya da fon mağdurlarını beş geçiyor, mevsimlerden fon vurgunundayız, günlerden fon skandalı ertesi, fonculardan bahsetmeyen diller kurusun, iki kere iki dört elde var fonzedeler, bundan böyle dünyada Ponzi sisteminin adı saadet zinciri olsun...
Ama kimseyi suçlayamazsınız, takıntı yapılmayacak gibi değil.
Madem fon da fon, milyon kere fon, başka şey dinlemek istemiyorsunuz... Fakir Fukara Fonu’ndan yeni haber var; gelin, biraz da onu konuşalım.
Yeni Şafak, 12 Ekim’de duyurdu. “Vatandaşlık maaşında detaylar netleşti: Kimler alacak, ne kadar ödenecek” başlıklı habere şöyle bir bakalım.
Deniyor ki:
“Kamuoyunda vatandaşlık maaşı olarak bilinen Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi GETAD’ın detayları belli olmaya başladı.”
“Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinesinde yürütülen çalışmayla 2,5 milyon haneye toplam 1,5 trilyon TL destek verilmesi hedefleniyor.”
“Hane gelirinde sınır ise en düşük emekli maaşı olan 23 bin 552 TL olarak belirlendi.”
Bakanlık, simülasyonla etki analizini çalışıyordu. Meğer tamamlanmış, bir taslak da hazırlanmış.
Bir eve giren toplam aile fertleri geliri asgari ücretin altındaysa vatandaşlık maaşından yararlanabilecekler. Üstü, asgari ücrete tamamlanacak. Gözleri aydın.
Fakat hemen değil. Aralık ayına kadar pilot iller seçilecek.
Prova amaçlı ilk destek ödemeleri, ocak- mart 2027 arasında başlayacak.
Aksaklıklar, eksiklikler çözülür de başarılı olursa 2027’de 81 ile yayılacak.
Kimlere vatandaşlık maaşı bağlanacağı ise kapı kapı gezilerek tespit edilmeyecek.
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının (SYDV) verileri esas alınacak.
Ancak beklenti bu muydu? Nasıl müjdelendiğini geriye sarıp hatırlayalım.
Yoksul sayısı azaltılacağına artınca zaten devlet yardımlarıyla ayakta duran vatandaşa yoksulluk nafakası bağlama fikri bulundu.
Hep seçime ayarlı bir müjde olduğu için seçim nafakası gibi de düşünebilirdiniz.
Sorun şuydu ki, yoksulluk nafakası bekleyenlerin gözü yollarda kaldı.
Aslında iktidarın 2023 seçim vaadiydi. Hemen o yaz başlayacaktı. Eksik kalan hâne gelirlerinin üstü 500 dolara tamamlanacak, deniyordu.
Beklentiye sokulan fakir fukara, bu vaade oy verdi ama 3 yıldır hâlâ vaat edileni alamadı.
En son 2026 yazında pilot uygulamayla prova edilecek, 2027’de tüm Türkiye’de yürürlüğe sokulacaktı.
Provası ertelene ertelene yine öbür seneye kaldı, bakalım kendisi 2027 sonuna yetişebilecek mi?
Takvim hâlâ belirsiz. Sorularsa aynı.
Meclis’ten ne zaman geçirilecek, seçime üç kala mı; bu bir.
Eksik gelir asgari ücrete tamamlanacak da bir asgari ücretle kaç kişi geçinecek, iki.
Hem yoksulluk nafakası bağlansa bile ‘eksik maaşların üstü devletten’ modeli nasıl sürdürülecek? Yoksullaşanlar azaltılmayıp çoğaltılırken Karadeniz gazıyla Gabar petrolü yeter mi, üç.
Finanse edecek petrolünüz, gazınız yoksa demokrasi ve hukuk açığını yoksulluk nafakası bağlayarak kapatabilir misiniz, dört.
Ve beşincisi; mevcut sosyal destekleri yeni bir adla birleştirip vermeye ‘yapısal reform’ denir mi, nesi yeni bunun?
Fak Fuk Fon’la ilişkisi de burada.
Resmi adıyla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu, 86’da rahmetli Özal döneminde kuruldu.
Halk arasında ve medyada Fakir Fukara Fonu yakıştırmasıyla ünlendi. Fak Fuk Fon kısaltmasıyla anılıyordu.
Anlıyoruz ki GETAD, işte bu fondan ‘fakru zaruret’ yani ‘aşırı yoksulluk’ içindeki muhtaç halka nafaka dağıtacak. İşlevi katlanarak sürüyor ama adı çoktandır unutulmuştu.
Zengin fon vurguncularının parası züğürt halkın çenesini yorarken ihtiyaç sahiplerinin, 3 yıldır her kapı çaldığında ‘odur’ diye koşup açtığı pansuman ilacı daha fazla gecikmez inşallah.
