Back To Top
İstanbul’un kararsız havası

İstanbul’un kararsız havası

 - Son Güncelleme: 16.04.2019 Salı 08:41
- A +

Martın sonu bahar olmadı. Nisanın yarısı geçti, İstanbulluların yüzüne gülmedi hala güneş. Kasvetli, boğucu bir gökyüzüne uyandılar dün yine. Tepelerinde kara bulutlar dolaşmaya devam ediyor.

Fakat ne beklenirdi ki zaten. “İstanbul’un delişifek takvimi” başlığıyla Karar’da yazmıştı Beşir Ayvazoğlu. Bu coğrafyanın havasına güvenenlerin hayal kırıklığı yaşaması mukaddermiş, haklı çıktı.

‘Coğrafya kader değildir, kör talih neden yenilmesin’  umutları, başka bahara kalmadı mı bakın işte!

Midhat Cemal Kuntay’dan rivayet ediyor Ayvazoğlu. “İstanbul’da mevsim yok” başlıklı yazısında nanemolla bir Osmanlı vezirinden söz edermiş. Dört mevsimin üstlüklerini yanına almadan sokağa çıkmayan tedbir kumkuması bir paşa.  İstanbul’da takvimin yalan olduğunu en iyi bu vezirin anladığını iddia ediyor üstat...

Ayvazoğlu, eskilerin “İstanbul’da iki mevsim vardır, lodos ve poyraz” dediklerini de hatırlatıyor bize.

“Ama bu mevsimler düzenli olarak birbirini takip etmez; keyifleri ne zaman isterse, o zaman şaşaalı bir şekilde arzıendam ederler. Bir bakarsınız kış ortasında bahar, bir bakarsınız yaz ortasında adeta kış” diye yazdığında, bahara çalıyormuş penceresine vuran hava. Takvim yaprakları 31 Aralık 2017 tarihini gösteriyordu oysa.

Midhat Cemal’den şunu da naklediyor: “İstanbul iki şeyin oyuncağıdır; Marmara’nın ve Karadeniz’in. Bu ikisinden hangisinin keyfi hâkimse o gün ilk veya sonbahardır, kış veyahut yazdır.”

Yalnız, her mahallesi ayrı takvimde yaşarmış şehrin, bir mevsimde değil. Mahalleden mahalleye iklim şartlarının nasıl değiştiğini de Midhat Cemal’den dinleyelim:

“Süleymaniye yazı, Gedikpaşa kışı inkâr edebilir. İstanbul’da on bir ay, on bir yalandır. On bir ay diyorum, çünkü bir tek ay var ki, o en şahsiyetlisi, en seciyelisidir; çünkü hiç olmazsa seciyesizliğini gizlemiyor ve kancık olduğunu anlayacaklar diye korkmuyor: Mart.”

Refik Hâlid Karay da “İstanbul’da Hava Kararsızlığı”ndan şikayet edenlerdenmiş bu arada.

“İstanbul havasının hiç de hoş olmayan bir tarafı da bizi uzun bir kıştan sonra kararlı bahara kavuşturmamasıdır. Elli yıl yaşamış bir İstanbullu, en fazla on veya on beş Hıdırellez’in ılık ve güneşli geçtiğini görebilmiştir. Kırmızı kiraz üstüne bembeyaz kar yağdığını bile hatırlayanlar vardır” serzenişi Karay’a ait.

İstanbullular havalardaki bu kararsızlığı bilmelerine rağmen, birbirlerine ‘nedir bu soğuk, yaz gelmeyecek galiba’ diye yakınmaktan vazgeçmezmiş yine de. Buna, “Yaz gelse ne olacak” sorusuyla karşılık veriyor Karay. Sabahı öğlesine, öğlesi akşamına uymayan güvenilmez bir yaz olurmuş bu. İstanbul hayatında hava düzensizliği şüphesi veya tehlikesi, tabii bir halmiş o yüzden.

Madem başa gelen çekilecek, havaya küsen ruh halinize göre bir esintiyle bitirelim en iyisi.

Güftesi Kemâl Şâkir Yakar, bestesi Osman Nihat Akın’dan uşşak bir şarkı: Bir güneş bahtıma bir gün doğacaktır sanırım/Kara bahtım o gün aydınlanacaktır sanırım/Gönül elbet bu karanlık geceden kurtulacak/Kara bahtım o gün aydınlanacaktır sanırım...”

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Halil 16 Nisan 2019 23:08
Okuyucular da hep kendi keyiflerine göre yazı bekliyorlar yazarlardan!
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 22:14
Nasıl bir dönüştür bu hayret. ALLAH selamet versin.
Mahsuni 16 Nisan 2019 15:01
Bugun karar gazetesi yazarlarinda bir tuhaflik oldugunu hissediyorum , neden acaba ...!
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 13:11
Istanbul gavurun elinden alınmış gibi yazmışsınız hırsızlık yapan yunan mi acaba
borego 16 Nisan 2019 11:33
anlayana.. çok iyi dokundurmuşunuz birilerinee..
Öyle bir anlatım ki, sen mevsimler sahipsiz ve kendi kendine değişiyor.
konuk1 16 Nisan 2019 11:16
kusura bakmaın akp adayı inali bey oylarının çalındığını bunun planının bir yil önce önce yapıldığını söylüyor bir yıl önce neredeydiniz diye sormazlarmı verilen oylara sahip olamayanların kendilerine açıkça oy veren fikirlerini beyan eden insanları ne kadar koruyabilirki
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 11:05
Bugünkü Karar'da 1.sayfa ve Makalelerde hafif bir politika değişimi hissediliyor.
Habele-Hubele 16 Nisan 2019 11:23
4
En bariz değişiklik de İbrahim Kiras'ın yazısında. Neredeyse usulsüzlük var şahit oldum diyecek.
musto 16 Nisan 2019 10:49
Aşık Veyselin Karnın yardım kazma ile belinen yine beni karşılardı demet demet gül ile. Toprağa olan sevgisini ne güzel ifade etmiş. Bunların toprak aşkı kazmayı vurdukca AVM ler yükseliyor. bu yararlı İstanbul sevdasından nasıl vazgeçilir.
kemal 16 Nisan 2019 10:39
Gazetenin kalibresine göre bu yazı sığ kalmış...
selman 16 Nisan 2019 09:23
Çok güzel bir yazı olmuş :)
KARAR OKURU 16 Nisan 2019 02:06
İstanbul'un havası böyle giderse siz dövizin havasını görün o zaman. Kendi menfaatleri için bakalım ne poyraz ne lodoslara davetiye çıkaracaklar.
Mahsuni 16 Nisan 2019 01:05
Akip beki beyefendi bu havada yazacak baska yazi bulamadinizmi ? Istanbul ? Binali yildirim ? Ekrem imamoglu ? Mazbata? ysk? maltepe? buyuk cekmece? 16.gün ?
musto 16 Nisan 2019 00:50
Ak parti süreyi uzatarak mağduriyet yaratmak için nerdeyse bir ordu kurdu bu gün Binali Bey tam kadro naklen yayınla mağduriyetini ilan etti televizyonlarda akp savunucularından geçilmiyor İmamoğlunun maçlara gitmemesi için kulüp yöneticileri tehdit ediliyor. Anlaşılan seçimi yeniletmek taraftarlarını tekrar mağdur olduk havası ile sandığa götürmek yalnız sert kayaya çarptılar karşılarında aynı kökten yetişmiş bir İmamoğlu var.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN