Back To Top
Havalimanı yazısı

Havalimanı yazısı

 - Son Güncelleme: 12.05.2019 Pazar 09:35
- A +

Lütfen dikkat!” sözüne kulak kesilenler ve her an kendi adının son çağrı vesilesiyle zikredileceğinin tedirginliğini yaşayanlar…

Evet havalimanındayız.

Bir havalimanını sevmek veya en azından özlem hissiyle yaklaşmak belki garip gelir bazılarımıza. Ama öyle bir duygusal bağın mevcudiyeti artık şaşırtmıyor beni.

***

Geçmişte tren garları vardı. Ulaşım maceramızın merkezinde, tam ortasındaydı tren seyahatleri. Sonra otogarlar var işte. Ülkemizin demiryolları ile arasına mecburi bir siyasi mesafe koyuldu ve otogar maceralarımız başladı.

Ayrılıklara, kavuşmalara tanıklık etti; öykülere, romanlara girdi o mekânlar. Nice filmlere esin kaynağı oldu, geride acı tatlı hatıralar bıraktı.

Şimdilerde ise daha çabuk, daha pratik ve daha konforlu ulaşım araçları var. Çeşit çeşit uçaklar var. Havalimanları var, yeni geçiş güzergâhları var.

***

Havalimanlarının bir cazibesinin hatta bir bağlayıcılığının olduğunu düşünmezdim açıkçası. Milyonlarca Türk lirası veya döviz karşılığında uzak diyarlardan tahsis edilebilen, jet motorların uğultusunun yarışırcasına kulak tırmaladığı bu çelik ve camdan limanlar, iyi bir estetik kamuflaj ile gizleniyordu. Tayyarelerin sıralandığı ruhsuz geçiş güzergâhlarından ibaretti havalimanları. Tren garlarının sıcaklığını vermiyor, bir otogar çorbacısının samimiyetine yaklaşamıyordu. Havalimanları son çağrıya kulak kesilen yolcuların toplanma alanı, gürültü kirliliğinin zirvesinde kaybolmuş tatsız bir orkestraydı benim için. Öyleydi, öyle düşünürdüm.

Havalimanlarına sadece bir geçiş güzergâhı olarak bakardım. Ve fakat şimdi öyle düşünmüyorum.

Havalimanları da artık kavuşmaları, ayrılıkları, hayalleri barındırıyor. Havalimanları insana bir nevi her şeyin bir anda mümkün olabileceğini, sıradaki uçak ile dünyanın on bin kilometre ötesindeki diyara dahi ulaşabileceğini, bunun mümkün olduğunu hatırlatıyor. Sen yeter ki iste!

Dünyanın öbür ucuna havalanacak olan bir uçağın saat ve kalkış kapısını dijital ekrandan takip ederken hissedilen o tarifsiz duygu, gerçeğin bastırmasıyla birlikte bir anda kırık bir tebessüme sebep olabiliyor.

***

Gidenleri ve gelenleri kaçamak bakışlarla izler, merakla gözlemlediğin yabancı kavuşmalara sevinirsin, hüzünlü ayrılıklara şahit olmaktan çekinir, koşar adım bir alt kattaki kalabalıklara yönelirsin. Bir yandan ise eski bir şarkı nakaratındaki “gurbetlerden geriye dönüşlerim ol” sözünün anlamını içine işlemiş bulursun.

Havalimanlarını Ankara’ya benzetiyorum. Peruk gibi hüzünli bir hal sarıyor içimi.

Sonraki yazıda da havalimanı hikâyeleri olsun nasipse.

Mutlu pazarlar.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 13 Mayıs 2019 02:07
Yüreğime oturdu gerçekten. Lütfen devamını getirin Bekir bey.
KARAR OKURU 12 Mayıs 2019 17:43
Bakış açım değişti resmen, bir sonraki yazınızı merakla bekliyoruz inşallah. Teşekkürler.
salih 12 Mayıs 2019 13:47
biraz topa girseniz...hak, hukuk, adalet, geçim sıkıntısı, eğitimi yazsanız
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN