Bayram günü CHP’yi düşünürken…
Kurban Bayramınız kutlu olsun sevgili okurlar.
Dünkü gazetelerde köşeler, yine günlük siyasete ayrılmıştı. Eminim, bayram ziyaretlerinde de konu yine CHP’dir.
Bayramların ayrıştırıcı değil birleştirici olma özelliği taşıdığı eski dönemleri özlüyorum.
Tahmin edileceği üzere, CHP’nin eski-yeni bölünmesine uğramış olması, eskilerin yenileri yönetimden uzaklaştırma amaçlı yargı müdahalesi, manşetlerinden köşe yazılarına kadar bazı gazeteleri mutlu etmiş görünüyor.
Beklenti, Özgür Özel’in başını çektiği tasfiye edilmişlerin yeni bir parti kurarak yola devam etmesi olduğu…
Yeni kurulacak partiye isim önerilerinde bile bulunanlar var.
[İsim önerilerinden biri ‘Ekim Partisi’; Ekrem İmamoğlu’nin isim ve soy isminin ilk iki harfinden oluşuyor. Ne kadar ‘zekice’ değil mi?]
Belli ki, CHP içerisinden bir yeni parti çıksa rahatlayacaklar.
1980 darbesi sonrasında siyasi partilerin kuruluşuna izin verildiğinde, CHP kitlesi SHP ve DSP olarak ikiye bölünmüş, kapatılmış partilerin isimleri üzerindeki sansür de kalkınca CHP yeniden kurulduğunda, ikilik bu defa CHP ile DSP olarak devam etmişti.
2001 genel seçiminde DSP baraja takıldı, CHP tek başına Meclis’te temsil edilmeye başladı.
İstenen, herhalde tarihin bu biçimde tekerrür etmesi.
Düşünmek istenmeyen bir başka örnek var oysa: Tek parti dönemi CHP’sinin kendi içerisinden çıkan Demokrat Parti kadrosu tarafından iktidardan edilmesi.
Benzer bir başka örnek olay da Milli Nizam (MNP), Milli Selamet (MNP), Refah, Fazilet ve Saadet partileri geleneğinden gelen ve son kongresinde genel başkan adayı çıkartarak yönetimi değiştirmeye hazırlanan bir kadronun, bunu başaramayınca kurdukları Adalet ve Kalkınma Partisi.
AK Parti çeyrek asırdır iktidarda.
Ya beklendiği gibi bir yeni parti doğarsa CHP’den, o parti de CHP’nin geçmişe ait bagajlarından kurtulma çabasıyla kendisini iktidara talip hale getirirse ne olacak?
Herhalde “Olmaz öyle şey” diye düşünülüyor.
Oysa bizde de olan dünyanın başka demokrasilerinde olağan karşılanan bir durum.
Komşumuz Yunanistan iyi bir örnek.
Ülkesinde sol Syriza partisinin genel başkanı olarak dört yıl (2015-2019) başbakanlık yapmış Alexis Tsipras, önceki gün -26 Mayıs 2026- Atina’nın Thision Meydanı’nda yeni bir partinin kuruluşunu duyurdu.
ELAS adını taşıyacak parti bir sol ittifak.
Tsipras -Çipras okunuyor- ile eş zamanlı olarak, Yunanistan’ın en büyük tren kazasında 19 yaşındaki kızını kaybetmiş, devletin kayıtsızlığını sürekli sorgulayarak kamuoyunca tanınır bir figür haline gelmiş bir doktor kadın da -Maria Karysianou- ‘Hope for Democracy’ (Demokrasi Umudu) adını taşıyan bir parti kuracağını Selanik kentinde açıkladı.
Yunanistan ekonomik sıkıntılar ve yolsuzluk iddiaları pençesinde bir ülke ve Yunan halkı kolayca taraf değiştirebiliyor.
Tsipras ilk seçimde yeni partisini iktidara taşıma umudunda.
Acaba Özgür Özel ilk seçimde ‘birinci parti’ haline getirdiği CHP’nin genel başkanlığının yargı yoluyla elinden alınması sonrasında ne tür bir yol izleyecek?
Hemen fark edilen, partinin ellerinden alındığı kadronun bugünlere hazırlıklı oluşu.
Hemen her ihtimali göz önünde tutarak farklı senaryolar üzerinde çalışıldığı fark ediliyor. Yargının nihai kararı öncesinde ‘butlan kararı’ çıkmayacakmış gibi bir çizgi izledi Özgür Özel ve kadrosu; öyle bir durumun gerektirdiği türden bir mücadele ürettiler.
Mitinglerle taban genişletmeyi hedeflediler.
İstanbul il başkanlığı üzerinde yürütülen yargı destekli müdahalede kolayca teslim olmayacaklarını gösterdiler.
Mahkemelerde hazır bulunarak yargının partileri üzerinde bir silah olarak kullanıldığının anlaşılmasını sağladılar.
Anlaşılan, hiç değilse bir süre, CHP’de kalmayı ve partiyi ele geçirenleri yaptıklarına pişman edip yeniden göreve dönmeyi deneyecekler.
Sanırım, olaylar nasıl gelişirse gelişsin, Kemal Kılıçdaroğlu’nun koltuğunu terk etmeyeceğini Özel ve kadrosu da biliyor. CHP’nin altı oklu flamasına vurgun tabanını kaybetmemek için bu tavır zaten gerekli.
Kılıçdaroğlu ve kadrosu CHP tabanının sadakatine güvenen bir anlayışı temsil ediyor.
Yargının başlattığı CHP’li belediyeler üzerinden yürütülen yolsuzluk iddiasını, yeni yönetim, bundan böyle partinin önde gelen isimlerine de yaygınlaştırmak isteyecektir.
İddiaları yaygınlaştırmak için hazır bekleyen bir medya var zaten.
Ne olur?
Atatürk-İnönü-Ecevit ile irtibatlandırılan CHP, Kılıçdaroğlu elinde, yeni bir hüviyet kazanır.
Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu ve birlikte hareket edenler yeni bir parti oluşturmak zorunda kalır.
İktidarın CHP planı böylece yarı yarıya gerçekleşmiş olur. Diğer yarı da -CHP’nin kapatılması- şartlar oluştuğunda gündeme gelecektir.
Hepinize iyi bayramlar…
