“Acının siyaseti olmaz”

Önce Urfa ardından Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları… İlk saldırıda 16 yaralı, sonraki saldırıda 9 ölüm ve 13 yaralı.

Eli kalem tutanın hapse atıldığı ama eli silah tutanların sık sık affedilip serbest bırakıldığı bir ülke.

Rahmetli Amcamın söylemi ile “Oğlum bu ülkede suç işleme özgürlüğü var…”

Suç işleme özgürlüğü suç işleme cesaretine ne kadar dönüşüyor? Elbette “infaz indirimleri” adı altında ‘af üstüne af’ çıkartmak için el kaldıran Vekiller biliyordur. Hiç bilmeden insan el kaldırır mı?

Eli silah tutanların ne kadar takip edildiğini bilmiyoruz ama eli kalem tutanların çok sıkı takip edildiğini biliyoruz. Yazılan iki satır dokunduğunda sabahın köründe gelen polisten biliyoruz. Mahkemelerde verilen cezalardan biliyoruz. Halen zindanlarda yatan gazetecilerden biliyoruz.

İktidarımızın müthiş bir hoşgörüsü var… Ama eli kalem tutanlara değil.

Ayrıca bir de muhalif olmayacaksın. Eğer muhalifsen 4 yılda 75 saniyelik “düğün davetiyesi iletmek” örgüt üyeliğine sayılır ve derhal zindana atılırsınız. Iraz Bayrak’ı bir dinleyin…

Muhalifliğin bedeli çok ağır.

Bu ülkede muhalifler takip edildiği kadar suçlu ve suç potansiyeli olanlar takip edilse suç diye bir şey kalmazdı.

Hatırlıyor musunuz Balıkesir Edremit’te açık cezaevine gitmesi için serbest bırakın seri katil Mustafa Emlik 2 saatte 3 kişiyi öldürüp 7 kişiyi yaralamıştı. 21 yıllık hapis cezasına karşılık 5 yıl 9 ay yatması yetmişti. Çünkü iktidarımızın şefkatli elleri Mustafa Emlik’in infazının indirilmesi için TBMM’de kaldırılmıştı.

Anlayacağınız acının siyaseti olmuyor ama affın siyaseti oluyor.

***

Katile gösterilen şefkati gazetecilere göstermeyen sert siyaset bizim ülkemizde sahneleniyor.

Siyaset sadece Meclis’te mi yapılıyor?

Mesela Cuma hutbelerinde okunan ayeti hatırlayın: “Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder”

Dikkat ederseniz Cenabı Allah burada size önermiyor; emrediyor.

Peki, biz Milli eğitimde bu emri dinliyor muyuz? Okul müdürlerini, ilçe milli eğitim müdürlerini, il milli eğitim müdürlerini bu prensiple mi tayin ediyoruz?

Ya emniyette

Ya yargıda…

Gerçekten yargıda adaletle mi hükmediyoruz? Adaletle mi yargıç tayin ediyoruz? Mesela Ekrem İmamoğlu davalarında istenmeyen yönde karar verme eğilimindeki kaç hakim neden sürgün edildi? Var mı bir izahı?

***

Bir ülkede alimler (dini önderler) ve aydınlar (bilim-fikir önderleri) iktidar sofrasına oturmamalıdır. Alimlerin ve aydınların iktidar sofrasına oturduğu yerde iş bitmiş demektir.

Bilimin ve bilginin toplumlar açısından önemi büyüktür. Bir toplum bilim ve bilgiye mi yoksa taşra siyasetine mi yöneliyor; ayrıma bakmalıyız.

Mesela ülkeyi yönetenlerin oy tercihleri ile eğitim seviyesi ters işliyorsa yandık demektir. Yani iktidarın oy oranı ile eğitim oranı ters yönde gidiyorsa orada bilim-bilgi bitmiş demektir.

İşte orada kalem kuruşundan daha tehlikeli görülür.

***

Bir yerin adil yönetilip yönetilmediğini verilen oylardan mı izlersiniz yoksa başka göstergelere de bakar mısınız?

Mesela ben “beyin göçüne” bakarım. Beyin göçü olan yerlerin yozlaşacağını ve suç-mafya hakimiyetinin geleceğini görmek kahinlik değildir.

Bu konuda Samsun örneğini çok verdim: Batıya beyin göçü veren ama doğundan vasıfsız göç alan bir ilimizdir Samsun. 80’li yıllarda ülkenin en büyük 6. İli iken şimdi 17. Sıraya gerilemiştir. Ve Samsun suç oranı açısından kötü bir şehirdir. (Yaşam kalitesi de kötüdür)

Ve mutsuzluk - umutsuzluk..

Ne eğitimde ne istihdamda olan genç sayısında lider ülkeyiz. Okusan ne olacak diye bir dert okumasan ne olacaksın diye bir başka dert.

TEPAV yayınladı… Umut düzeyinde OECD sonuncusuyuz. İktidara biat yoksa, bağlılık yoksa aldığın puanların hükmü var mı? Mülakatta elenmek kaderindir ve kadere inanmak ise İslam’ın temelidir!

İstersen inanma…

***

Hani eğitim ile oy oranı ters olan iktidarlar var ya… İşte orada varoş yönetim anlayışı hakimdir. Yani ben dedim oldu mantığı…

Kurumlar ve kurumsal yapıların yerine lidere adanmışlık oluşur. Ve böyle yerde bilgi akışı ve sorun çözme kapasitesi düşer.

Varoş yönetim anlayışının geleceği yer de bellidir. Ve geldik…

Aslında ekleyebileceğimiz çok daha sorun var. Ama şimdilik burada bırakalım…

Allah’ın emirlerinin uygulanmadığı yerin ne olduğunu hep birlikte görüyoruz ve de yaşıyoruz.

Uyardığınızda bile dinsiz vatan haini ilan ediliyorsanız o topraktan nefretten başka ne bitebilir?

Umarım kelamımı anlayan çıkabilir… Umarım sonuçları değil süreçleri, yani sonuca giden nedenleri iyi anlayabiliriz.

Tabii burada hepsinden önemli bir kurum daha var: Aile… Evlenme sayıları, boşanma sayıları ve geçinme oranlarına baktığımızda tablo karşımızda öylece duruyor.

2013 sonrası kurulan 7,2 milyon hanenin yarısı kiracı… Ve ortalama kira çok yükseldi.

Evlatlarınıza vakit ayırın ve onları sevin. İyi bir evlat iyi bir gelecek için yapabileceğiniz en iyi hizmettir.

YORUMLAR (7)
7 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.