Savaş nereye?

Beyaz Saray’daki megaloman, Tel Aviv’ deki suç ortağı ile birlikte dünyayı korkunç bir ekonomik krize doğru itiyor. En ağır darbeyi de enerji ithalatçısı Avrupa ve Asya ülkeleri görecek.

Brent petrol fiyatı 119 doları gördü, bu satırlar yazılırken 105 dolardı. Oysa yılbaşında 62 dolar, Şubat başında 78 dolar civarındaydı. Goldman Sachs, dünkü açıklamasında “savaşın uzaması halinde petrolün 2008 yılındaki 147 dolarlık tarihi rekorunu kırabileceği” uyarısında bulundu.

Katar Enerji Bakanı Kaabi’ye göre, savaş bir on gün daha devam ederse petrol, 150 doları bulur.

İran tarafından, Devrim Muhafızları’na bağlı Hatem’ül Enbiya Merkez Karargâhı Sözcüsü İbrahim Zülfikâri dün “Eğer petrolün varil fiyatının 200 doların üzerine çıkmasına dayanabilecekseniz bu oyunu sürdürün" diye açıklama yaptı.

İRAN DİRENİYOR

İran Hürmüz Boğazını kapattı. İhracat yapamayan Körfez ülkeleri petrol üretimini kıstı. ABD ve İsrail, askeri tesislerle yetinmeyip İran’ın petrol tesislerini ve depolarını bombalıyor. Bütün insanlık ekonomik çöküntü tehlikesiyle karşı karşıya.

Petrol piyasası uzmanı Warren Petterson, “Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışını görmediğimiz sürece petrol fiyatları yalnızca yükselmeye devam edecek” diyor.

Sadece petrol değil, Katar ve Suudi Arabistan’ın petro-kimya tesislerini İran’ın vurması yüzünden gübre üretiminin yarı yarıya düşmesi ihtimali de tüm dünya tarımında kriz endişesi yaratıyor.

Zülfikâri, dünkü açıklamasında, Körfez ülkelerinin petrol tesis ve depoları hakkında tam istihbarata sahip olduklarını, savaş devam ederse bunları bombalayacaklarını da söyledi.

Savaşlarda dolu-boş çok tehditler savurulur. Zülfikâri’nin tehdidini ciddiye almak lazım. Çünkü Devrim Muhafızları İran nizami ordusunun çok ötesinde, ölümü göze almış, adanmış bir vurucu kuvvettir.

Hamaney yerine, oğlu Mücteba’nın seçilmesi de İran’ın kısa sürede pes etmeyeceğinin işaretidir. Sadece babasından dolayı değil… Mücteba, İran rejimindeki dengeler içinde Devrim Muhafızları ile özdeşleşmiş bir isimdir. Ayetullah olmadığı halde bu makama seçilmesi, önemli bir işarettir.

‘ÖLÜM VE YIKIM’

Trump’ın ‘Savaş Bakanı’, The Guardian’ın tam isabetle “çok tehlikeli bir kişi” dediği Pete Hegseth’tir. Militan bir Evanjeliktir. Gökten İsa’nın inmesini beklediği bu savaş için iki gün önce şöyle konuştu:

Başkentlerinin üzerinde uçuyoruz. Gün boyu gökyüzünden ölüm ve yıkım yağdırıyoruz.”

Hitler de savaşta böyle düşünüyordu muhakkak. Fakat Beyaz Saray’daki megalomanın rahat olmadığı da muhakkak. İran, beklediğinden çetin ceviz çıktı.

Savaş megaloman Trump’ın ve Göring gibi bir ruh hastası olan Hesgeth’in beklediği şekilde gitmiyor. İranlı ve Iraklı Kürtleri “kiralık silah” gibi kullanmak istemeleri, fanatik Senatör Graham Lindsey’nin ağzından, "eğer ABD ile bir savunma anlaşması istiyorsanız savaşa dahil olup İran'ı vurmak zorundasınız" diye tehdit etmeleri bundan.

İstiyorlar ki karada Kürtler savaşsın, Araplar havadan bomba ve füze yağdırsın…

Savaşın uzamasını, hele de Amerika’ya dönecek tabutların çokluğunu düşünmek onları da tedirgin ediyor.

ABD’de “Amerikan milliyetçiliği”, artık İsrail vesayetinden Amerika’yı kurtarma yönünde işaretler veriyor. Ekonomi de onu endişelendiriyor.

Trump’ın dün akşam “Savaş büyük ölçüde tamamlanmış durumda” diye konuşması, bu endişenin ifadesi olsa gerek.

Kasım ayında Amerikan seçmeni bu hayduda bir tokat atarsa insanlık rahat bir nefes alacak.

SAVAŞIN SONU?

İran’ın ABD-İsrail ittifakını mağlup etmesi tabii söz konusu değil. Süresini kimse kestiremiyor ama bu savaş bir gün bitecek. ABD-İsrail ikilisi ahlaken utanç içinde askeri ve maddi bakımdan da hasar görmüş olarak çıkacaklar.

Trump’ın hiçbir ahlaki ve hukuki prensip tanımayan, açıkça “uluslararası hukuka ihtiyacım yok” diyen haydutluğu Avrupalı ve Arap müttefiklerini teyakkuza sevk etmiş durumda. ABD yalnızlaşma yolunda...

Türkiye’nin savaş dışı kalması, buna dikkat etmesi, dilini buna göre ayarlaması doğrudur.

Avrupa’yla ilişkileri yeniden geliştirmenin de zamanıdır.

Kendimizi dünya lideri sanıp ona buna meydan okumanın faturasını çok ödedik.

Elbette İspanya’yı alkışlıyorum ama öyle davranmak için o ekonomik ve kültürel seviyeye, o hukuk zihniyetine, o endüstriye, o ekonomik istikrara, o kurumlaşmış demokrasiye sahip olmak lazım.

YORUMLAR (17)
17 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.