Sait, ofsayt...
“Dilimize ‘Kokainli Roman’ diye çevirebileceğimiz şaheserin Beyaz Rusların semt-i dildarımızdaki yaşamlarıyla en ufak bir ilgisinin olmadığını...
Enis Batur Ahmed Haşim’in hakkını nihayet teslim ediyor
Mustafa Aplay’ın ‘Enis Batur ile Türk Denemesi Üzerine’ söyleşisi Epona Yayıncılık’tan çıktı. Denemede çok başarılı isimlerimiz...
Pera Palas’tan Tokatlıyan Oteli’ne...
“Pera Palas, edebiyatımıza, modern yaşam tarzının en önemli mekânlarından biri olarak giriyor. Aklıma da hemen Mehmet Rauf’un ‘Sönen Yıldız’,...
Rus gelirse aşka, Rus’un aşkı başka olur...
“Rejans Lokantası denince, herkesin aklına önce Beyaz Rusların geldiğinden eminim. Baronların, baroneslerin, kontların, düklerin ve generallerin,...
Kuşlardan Tımarhane’ye okuru uçuracak sayfalar
Büyüyen Ay’ın ‘Kuşlar Kitabı’na ve ‘Ben Bir Tımarhâne Kaçkınıyım’a bayıldım. Ali Nazîmâ Bey’in ‘Kuşlar Kitabı’, son yıllarda...
Seyhan Apartmanı’ndan Hamarat Apartmanı’na...
Edmondo De Amicis’in Cadde-i Kebir’den bir servi ormanına ve mezarlıklara çıkması 1874 yılındadır, soldaki sekiz köşeli Maksem de, az ilerideki...
Mona’nın gözlerinden zihinsel bir renk arşivi
Tatile çıkacaksanız yanınıza Thomas Schlesser’in Timaş’tan çıkan ‘Mona’nın Gözleri’ni de alın. Işıtan Tual Şekercigil’in müthiş...
Kazancı Yokuşu’ndan kayıp bir konak, kayıp bir mahfil...
"Mümkün olsa 19'uncu yüzyılın sonundaki Pera'ya birkaç saatliğine inmek isterdim. Asıl mesele Pera'da kiminle dolaşmak isteyeceğimizde ortaya...
'Hâneler dilsiz şikâyet, gidenlerin peşinde'
" Ayios Mamas eski Diplokionion'un Bizans devrindeki ismiydi, bir kroniktense mahalde Bizans'tan önce de yerleşimin bulunduğunu ve oradaki bir köprüde...
Nalbant Sokağı’nın kara bir günü...
4 Nisan 1915 günü polisteki bütün izinler kaldırılmış, bazı Ermenilerin oturdukları sokakların giriş çıkışları hafiyelere kestirilmişti....
‘Sosyalist Prens’
Selma ve Fazlı Keşmir kardeşler Can’ın en yakın arkadaşlarıydılar. Selma kocası Oktay Milor’dan oğulları Vedat beş yaşındayken boşanmıştı....
Mısır Apartmanı’ndan Narmanlı Apartmanı’na...
Mehmed Âkif son günlerini Mısır’da geçirmek istemediğinden “Muhammed Ali el-Kebîr” gemisiyle 16 Haziran 1936 günü İstanbul’a döndü....
Ahmed Rasim ile felekten bir gün...
Meşrûtiyet’ten epeyce önce olmalı, Ahmed Rasim’in sık sık Galata’da Sakallı Kosti’nin çakanoz mekânında yedi sekiz arkadaşıyla buluşup...
‘Bir kıvılcım düşer önce, büyür yavaş yavaş, bir bakarsın volkan olmuş, yanmışsın arkadaş’
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pire berber iken, deve tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar...
“Sallasana sallasana mendilini, akşam oldu göndersene sevdiğimi”
“Ayaspaşa Mezarlığı’ndan günümüze artık hiçbir iz kalmadı. Oraya kimler isimlerini ve kimliklerini bırakmıştı, maalesef bilmiyoruz. Oysa,...
‘Bir haykırsam belki duyulur sesim, ben yalnızım, ben yalnızım, yalnızım!’
Meşrûtiyet öncesi olsun, Kadıköyü’nden bacadan numaralı tontonlarla İstanbul’a inenler, unutmayın İstanbul dediğimiz o vakitler sadece Suriçi’dir,...
‘Bir yeşil erikli gaya, peşine de bir havidz çek!’
Bizim resmî istatistikler ‘14 ve ‘21 yıllarında İstanbul’un nüfusunun yüzde altmıştan fazlasını Müslümanların oluşturduğunu döktürüyor;...
“Bağlamaz Firdevs’e gönlünü Galata’yı gören, kâfir olur ey Müselmanlar o tersayı görende”
Fatih Sultan Mehmed’in Cennet Bahçesi derken aklından neleri geçirdiğini bilemiyorum ama kütüphâneleri ve kitapçıları birer Cennet Bahçesi...
