Uykusuzluğun sebebi beyninizin saatinin bozuk olması!

Uykusuzluğun sebebi beyninizin saatinin bozuk olması!

Bilim insanları, yeni bir araştırmayla uykusuzluğun (insomnia) temel nedenini ortaya çıkardı. Uzmanlar, kronik uykusuzluk çeken kişilerin beyinlerinin gece 'kapanma' moduna geçemediğini ve sirkadiyen ritimlerinde (vücut saati) yaklaşık 6,5 saatlik bir gecikme olduğunu tespit etti. Laboratuvar ortamında 24 saat izlenen katılımcılardan elde edilen veriler, tedavide biyolojik saati düzenlemenin kilit rol oynayacağını gösteriyor.

Uykuya dalma güçlüğü ve kalitesiz uyku nedenleri üzerine gerçekleştirilen yeni bir bilimsel çalışma, gece yatağa yattığında bir türlü gece zihin bulanıklığı yaşayan ve zihnini susturamayan milyonlarca insan için kritik veriler sundu.

Avustralyalı bilim insanları, bu durumun temelinde biyolojik saat mekanizmasındaki bozulmalar olabileceğine dair güçlü kanıtlar elde etti.

Araştırma, kalitesiz uyku sorunu yaşayan kişilerin beyinlerinin, gece saatlerinde bile gündüz gibi aktif kalmaya devam ettiğini gösterdi.

UYKUSUZLUK TOPLUMUN NE KADARINI ETKİLİYOR?

Sleep Medicine dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, uykusuzluk toplumun genelinin yaklaşık yüzde 10'unu etkiliyor.

Bu oran, ileri yaş gruplarında yüzde 33'e kadar çıkabiliyor.

Pek çok kişi geceleri durmak bilmeyen, aşırı aktif bir zihinden şikayet ediyor.

Bu durum uzun süredir 'bilişsel aşırı uyarılmışlık' ile ilişkilendirilse de, bu düşünce kalıplarının tam olarak nereden kaynaklandığı net değildi.

UYKUSUZLUK ARAŞTIRMASI NASIL YAPILDI?

Güney Avustralya Üniversitesi (UniSA) liderliğinde yürütülen bu yeni araştırma, kronik uykusuzluğu olan kişilerde zihinsel etkinliğin gün boyunca nasıl değiştiğini sağlıklı uyuyanlarla karşılaştırarak inceleyen ilk çalışma olma özelliğini taşıyor.

Araştırmacılar, uykusuzluğun temel göstergesi olan gece zihinsel faaliyeti azaltamama sorununun, altta yatan bir sirkadiyen ritim bozukluğundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını mercek altına aldı.

24 SAATLİK UYANIKLIK TESTİ NEDİR?

Çalışma için sıkı şekilde kontrol edilen laboratuvar koşulları oluşturuldu.

16'sı uykusuzluk sorunu yaşayan, 16'sı ise sağlıklı uyuyan toplam 32 ileri yaş katılımcı, 24 saat boyunca sürekli uyanık halde yatak istirahatinde izlendi.

Bu yöntem sayesinde çevresel ve davranışsal etkiler devre dışı bırakıldı ve bilim insanları beynin iç ritimlerini izole etme imkanı buldu.

Katılımcılar loş ışıklı bir odada, yatakta, kontrollü yiyecek ve aktivite düzeniyle 24 saat boyunca uyanık kaldı ve her saat başı düşüncelerinin içeriğini değerlendiren formlar doldurdu.

SİRKADİYEN RİTİM NEDİR VE NASIL ÇALIŞIR?

Elde edilen sonuçlara göre, hem sağlıklı uyuyanlar hem de uykusuzluk yaşayanlar, zihinsel etkinliklerinde açık bir sirkadiyen ritim sergiledi.

Bu ritim, zihinsel aktivitenin öğleden sonra zirve yapmasını, sabaha karşı ise belirgin bir düşüş göstermesini içeriyor.

Sirkadiyen ritim; vücudun 24 saatlik bir döngüde geçirdiği fiziksel, zihinsel ve davranışsal değişikliklerin doğal döngüsü ve aynı zamanda vücudun iç saati olarak tanımlanıyor.

UYKUSUZLUK ÇEKENLERİN BEYNİ GECE NASIL ÇALIŞIYOR?

Ancak araştırma, uykusuzluk grubunda dikkat çekici farklılıklar ortaya çıkardı.

Çalışmanın baş araştırmacısı Prof. Dr. Kurt Lushington, sağlıklı uyuyanlarda gündüzün problem çözmeye odaklı bilişsel halinin gece saatlerinde doğal bir şekilde gevşeme moduna geçtiğini belirtti.

Prof. Dr. Kurt Lushington, "Ancak uykusuzluk yaşayan kişilerde bu 'vites değişimi' çok daha zayıf" dedi.

Uykusuzluk sorunu yaşayanların düşünce kalıplarının gece saatlerinde bile gündüz odaklı kaldığı, beynin bir türlü 'sakinleşmeye' geçemediği gözlemlendi.

BİYOLOJİK SAAT NEDEN GECİKİYOR?

Çalışmanın en çarpıcı bulgularından biri de zamanlama ile ilgiliydi.

Uykusuzluk çeken grubun bilişsel zirvelerinin, sağlıklı gruba göre yaklaşık 6,5 saat gecikmeli yaşandığı tespit edildi.

Bu durum, iç biyolojik saatlerinin gece geç saatlere kadar uyanıklığı teşvik ettiğini gösteriyor.

UYKUYA DALMAK İÇİN BEYNİN NE YAPMASI GEREKİR?

Prof. Dr. Kurt Lushington, uykunun sadece gözleri kapatmak olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

"Beynin amaç odaklı düşüncelerden ve duygusal yükten ayrılıp yavaşlaması gerekir.

Uykusuzlukta bu kopuş hem zayıf hem de gecikmiş; muhtemelen sirkadiyen ritim bozukluklarından kaynaklanıyor."

UYKUSUZLUK İÇİN YENİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Çalışmanın eş yazarı Prof. Dr. Jill Dorrian ise bulguların uykusuzluk tedavisi için yeni kapılar açtığını belirtti.

Prof. Dr. Jill Dorrian, zamanlanmış ışık maruziyeti veya yapısal günlük rutinler gibi sirkadiyen ritmi güçlendiren müdahalelerin, bu düşünce salınımlarının doğal gün-gece döngüsüne dönmesine yardımcı olabileceğini ifade etti.

MINDFULNESS UYKUSUZLUĞA İYİ GELİR Mİ?

Prof. Dr. Jill Dorrian ayrıca, "Mindfulness uygulamaları da gece zihni sakinleştirmede etkili olabilir" diyerek bilinçli farkındalık tekniklerinin de tedavi sürecine katkı sağlayabileceğine işaret etti.

MEVCUT UYKUSUZLUK TEDAVİLERİ YETERLİ Mİ?

Araştırmacılar, mevcut tedavilerin çoğunun davranışsal stratejilere odaklandığını, ancak bu yeni bulgular ışığında sirkadiyen ritim ve bilişsel süreçleri birlikte hedef alan yaklaşımların uykusuzluğa daha etkili çözümler sunabileceğini vurguluyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN