Back To Top
Yargıda asıl sancı

Yargıda asıl sancı

 - Son Güncelleme: 07.06.2019 Cuma 08:13
- A +

Cezaevleri ağzına kadar dolu, hatta taşmış durumda. Ne yapmalı? Bir kısmını bir şekilde dışarı çıkarmalı. İnfaz sisteminde düzenleme olsun, “terör suçları, tecavüz benzeri suçlar hariç” diğer adli suçlarda ceza indirimi olsun. 100 bine yakın insan böylece cezaevinden çıkmış olur ve geride kalanlara yatacak yer açılır!

Böyle bir hazırlık var. Yargı reformu stratejisi ile birlikte bu süreç de ilerliyor.

Bir süre önce Yargı Reformu Stratejisi açıklandı. Ben bu tür girişimlerde asıl sancıyı bildiğimiz ama hakim iklim sebebiyle etrafında dolaştığımız izlenimi ediniyorum.

Asıl sancı ne?

Olağanüstülük iklimi.

Hep yazıyorum Türkiye bu tür olağanüstülük iklimleri içine girer ve yargının kimyası değişir.

En alt kademeden en tepeye kadar…

Yani kolluk kuvvetlerinin bakışından, savcılıklardan Anayasa Mahkemesine kadar.

Tek Parti döneminde mahkemelerin adalet dağıtması mümkün müydü?

27 Mayıs sonrasında Yassıada Mahkemelerinde adalet gerçekleşir miydi?

12 Mart, 12 Eylül mahkemeleri askeri iradeden bağımsız hhareket edebilir miydi?

28 Şubat’ta askerleri ayakta alkışlayan yüksek yargı mensuplarından başörtüsü yasağı ya da parti kapatma konusunda adil karar beklenebilir miydi?

Beklenirdi de, netice şu şu partilerin kapatılması, başörtüsü yasağının anayasaya uygun olduğu şeklinde olurdu. Anayasa Mahkemesi’nin kimyası ona göre şekillenirdi ve yüksek yüksek yargıçlar oturup gerekçe üretirlerdi.

Bugün de Anayasa Mahkemesi’nden şaşırtıcı kararlar çıkıyor. Yargıçlar “İklim”den etkileniyor. 

İklim ne?

İklim dün tek parti iklimiydi, ardından 27 mayıs darbe iklimi geldi, ardından yine darbe, yine darbe, sonra örtülü darbe iklimleri geldi.

Şimdi ne iklimi var ki yargının kimyası sağlıklı işlemiyor?

Biliyoruz yargıda bir FETÖ iklimi yaşandı. Orada sınırlı bir savcı – yargıç grubu, yargıyı kendi hesaplarına kullandılar. O yapının kötülüğü konusunda Türkiye’de farklı düşünen olduğunu sanmıyorum.

Sonra bir darbe girişimi yaşandı. 15 Temmuz.

Hüner, yargıyı bu tür zamanlarda içine girdiği türbülanstan korumaktı. İktidardaki kadrolar, daha önce bu tür durumlarda yargının darbesini yemiş insanlardan oluşuyordu. Yanlışlığın kendi zamanlarında oluşmasını önleyebilirlerdi.

Ama olmadı. Tüm sistem yeni bir kimya içine girdi. Birkaç yıldır yargı ile bağlantılı tüm alanlarda o kimyanın yan etkilerini yaşıyoruz.

KHK’lar… Olağanüstü hal. Olağanüstü Hal Komisyonu. İlk derece, istinaf, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi… FETÖ borsası. Yargıda aklandığı halde göreve dönemeyenler… Örgüt üyesi olmadığı halde örgüte yardım ve yataklık edenler… Olmadık insanların FETÖ şüphelisi olarak gözaltına alınması, tutukluluğu, yıllara uzanan tutukluluklar… İltisaklar, irtibatlar… Aynı anda hem PKK, hem DAİŞ, hem FETÖ suçlaması ile tutuklanmalar… Tutuklamaların cezalandırmaya dönüşmesi… Adalet Bakanı’nın ifadesiyle sık sık devreye giren ama bedelini vatandaşların ödediği “PARDON”lar…

Bu arada Trump’ı ve Merkel’i olduğu için cezaevinden çıkanlar…

Bir Trump ve Merkel bulamadıkları için yıllarını içerde geçirenler…

Kimi vatandaşın adalet duygusu fesada uğrarken, medyanın yargısız infazları… Hınk deyicilerin adalet duyarsızlığı…

İnsanın aklından şu soru geçmiyor değil. Acaba şu andaki yargı ikliminin koruyucu – kollayıcıları, kendileri böyle bir iklime maruz kalmak isterler miydi? Sabaha karşı gözaltına alınmak, uzatılmış gözaltılarla iradesi çözülmek, “Hele bir tutuklayalım” mantığıyla tutuklanmak, aylarca iddianame beklemek, sonra çarpık iddianamelerle boğuşmak, sonra “Bizden çıksın” mantığıyla ilk derecede, istinafta, Yargıtayda mahkum edilmek, sonra AYM’de, AİHM’de adalet aramak…

“Avrupa’dan bir ses çıksın da, bizimkiler zorlansın” gibi bir adalet arayışına mahkum olmak…

Evet efendim, yargının gerçek sancısını hepimiz biliyoruz. O sancı dindirilmeden reform- meform olmayacağını da biliyoruz.

Türkiye’de olması gereken “Yargı gücü bizim elimize geçti artık herkesi yargı kılıcı ile terbiye ederiz” mantığından kurtulmaktır.  Bu mantık maalesef dönem dönem onu – bunu -şunu yani herkesi zehirliyor. Ta ki, sonra gelenin kılıcı ile “Keşke biz şöyle yapmasaydık” deninceye kadar. Ne yazık ki o arada bir çok can gidiyor.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
MEKA 10 Haziran 2019 11:03
Çok geç yazılmış bir yazı...üç yıldır binlerce müslümana müslümanların gözü önünde zulmediliyor.Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır,demiş ya '' Müslümanlık nerde bizden geçmiş insanlık bile Alem aldatmaksa maksat aldanan yok nafile Kaç hakiki müslüman gördümse hep makberdedir Müslümanlık bilmem ama galiba göklerdedir.''
Okur 09 Haziran 2019 13:38
Allah razı olsun. Kalemine ve yüreğine sağlık.
okuyucu 08 Haziran 2019 11:28
Bu af mafya üyelerini de kapsıyor mu merak ediyorum. Örgütlü suçlar bu kapsam dışında tutulması gerekmez mi?
Muhtefi. . 08 Haziran 2019 10:20
Yargı kişinin VİCDANINDA başlar!..fetoslar duydukmu, duydunuz mu.?.topluca tövbelerini. ?..az,buçuklar hariç Nedametlerini .Gavurun Evinden Mevziye, Pusuya yatmış. Aziz Vatana İhanet peşindeler. .gayet açık, net. AFFEDELIMEZLER. Yargimiza gelince Ailede başlar Yargı. !.sonra oturduğumuz muhitte sonra Tüm Vatanda. Olmuyur Öyle kitaplara, yaz, çiz herkes kendine göre yorumlar. Ornek.Trafikte,Otobus, Sıcak pide vb sırasında herkes Haklara Riayet edecek, etmeli, etmeliyiz. Toplum Vicdaninda YARGI ÖNEMLİ. .sonrası kolay.
Deli Emin 07 Haziran 2019 21:14
İslam ülkelerinde işleyen, Allah'ın yürürlükteki sünnetullahı DEF ETME YASASI dır. Biz toplum ve idareciler bunu istiyoruz. Bakara /251"... Allah bir kısım insanlar ve kötülüklerini başka bir kısım insanlarla ortadan kaldırmasaydı, yeryüzü düzeni bozulur,fesat ortalığı kaplardı. Ama Allah bütün âlemlere karşı sınırsız lütuf sahibidir."buyurur. Yunus/14 de" Sonra onla (suçlu zulmeden)rın ardından sizi o yerde halifeler olarak iktidar verdik. Ki bakalım siz nasıl(adil mi zalim mi) davranıyorsunuz görelim." buyurur. Hani inananan!Fetö'cüler de inanmıyordu!Allah' ın DEF ETME yasası budur
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 20:14
Ahmet bey siz bir kanaat önderisiniz. Buna inandım ben.
tarih her şeyi not ediyor yazıyor. Elbette bugünleri de yazacak.Allah şahidim;Ahmet Taşgetiren gibi yureklileri, ne biz ne de çocuklarımız sizleri unutmayacagiz..Unutmayıp da ne mi yapacağız. ..dua ...size ve sizden olan nesillere
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 14:53
Allah aşkına irtibat ve iltisak ne demek. Bir kere ceza hukukuna aykırı kavramlar. irtibattan dolayi birine ceza verilebilir mi. irtibatin varsa tomatik olatak üyesin mantığı nedir. ülkede birbiriyle irtibatı olmayan mı var. En sevmediğim kişiyle bile irtibatı vardır insanın. Herkese uyan ama istenilen kişiye uygulanan bir maymuncuk. Sayin yazar siz esası eleştirmedikçe böyle bol ötesi kötü sonucları daha çok konuşursunuz. Orda irtibat ve iltisak kaldığı müddetçe bu eleştirilen sonuçlar doğal olacaktır. Öyle düzenleme böyle sonuçlar doğurur.
E.K 07 Haziran 2019 11:50
Sn yazar "sınırlı bir savcı – yargıç grubu," gibi muphem bir ifade kullaniyor..Tamam sinirli dogru. Ancak, bu sinirin ebati, genisligi ne kadardi? Neredeyse bazi mahkemelerde yargic, savci kalmadi... Adalet sistemi tarumar oldu..Kararlar gecikti...Daha once bu cete uyeleri tarafindan verilmis kararlar tartismali hale geldi...Alni secdeye degiyor diye adalet bu ceteye teslim edilmis...Iki kelimeyle cok basit bir olaymis gibi gecistiriyor sn yazar...Hala sinirlarinin nerede baslayip bittigini bilmiyoruz....Ilginc olan, adaleti bu duruma dusurenler hala devleti yonetiyor ve biz adalet bekliyoruz.
Hasan 07 Haziran 2019 11:32
doğru ama, dert var, çare yok, kendi kendilerini yemeye devam ediyorlar, bu gidişle kendi sonlarını hazırlıyorlar, herkese lazım olan adalet için maalesef bizim (sağ) Müslüman siyasetçilerde sınıfta kaldı. bir gün umarım bu sınıfta kalanlara da lazım olmaz bu adalet.
musto 07 Haziran 2019 11:03
Hocam yargı yargı olalı böyle bir dönem geçirmedi önce fetö eliyle sahte belge oluşturulur kamu oyuna servis edilir birileride destek için savcılık görevi üstlenir halkımızda alkışlar.Şimdi artık içeri atarsın gerekçe bulamazsan biraz daha yatır baktın olmuyor YSK verdiği karar benzeri bir kararı verirsin kim öle kim kala biz hesabı millete veririz.
Hakan Tutuğ 07 Haziran 2019 11:01
Sistemin içerisine hile, yalan, iftira, karalama, yıpratma, entrika, ayak oyunu, tuzak, adam kayırma, ayak kaydırma, istismar ve yolsuzluğun bulaşması makam tutkusudur, . İnsaf duygularının körelme halidir. Makam Tutkusu olarak ifade ettiğimiz dünyevileşme, asalet ayrımcılığını da içinde barındırmaktadır.
küskün vatandaş 07 Haziran 2019 10:19
Türkiye'de her 10 yılda bir birileri mutlaka bedel ödüyor. Devletin bekası diyerek birileri kendine vazife çıkarıyor ve düşman bildiklerine bedel ödetiyor. Bu bedeli nedense hep sahipsizler garipler yani halk ödüyor. Sağcısı, solcusu, alevisi, sünnisi, kürdü fark etmez bedel ödeyenler hep garipler. 3 yıla yakındır işsizim. Beraat ettiğim halde görevime dönemiyorum. Günlerim kendimi teselliyle geçiyor.
cumhur 07 Haziran 2019 10:08
"Adalet mülkün temelidir" maalesef sözde kalıyor.Şeriatın kestiği parmak acımaz sözü de !Sadece korku salmak için suçlu suçsuz ayrımı yapılmazsa bu masumların ahı muhakkak tutar.Ahır zamanda demek ki bunları görecekmişiz!Allah beterinden saklasın.
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 10:04
Kimse adaletsizlik oksun istemez..istememeli..Lakin 15 temmuz sabahı yetim kalan çocukların nesiller boyu sürecek mağduriyetlerinin bedelini,hesabını Ugandalılardan mı sorsun bu devlet..Ekonomiye yansımaları kime ciro etsin bu devlet..Devletin imkanlarını ihanete tahvil edenleri,onlara sefer tası olanları Allah Affetmiyorsa kula halt etmek düşer..Suçu olmayanlar konusunda hep beraber hassas olmak görevimiz..Ama sizin yaptığınız bu değil syn yazar...Artık yemiyor kimse...
Okur ve sorar 07 Haziran 2019 13:55
2
Sadece imani düşünceyle, yardım amacıyla hain şebekenin içinde hasbelkader bulunmuş bir annenin bebeğiyle beraber hapishanede bulunmasının doğru olduğunu Allah'mı bildirdi size ? "Allah affetmiyor" ifadesine göre ; ne zamandan beri size vahiy gelmektedir ?
şeyhmüslüm 07 Haziran 2019 15:07
3
Bu FETÖ cülere devletin bütünkademelerini teslim edip, Erbakan hocayı bırakıp FETÖ yü kendilerine hoca kabul edip sonra da menfaatleri çatşınca birbilerine düşüp 15 Temmuz a sebep olup, 250 kişinin şehit olmalarına ve yüzbinlercr kişinin gazi kalmasına sebep olanların hiç mi suçu yok. Neden FETÖ nün siyasi ağının araştırlmasınıistemiyorlar. Bir de bunu düşünün. Suçu hep başkalarınadeğil iktidarları için her şeyi mübah kabul edenlerin bu ülkeye verdikleri zaraları da bir düşünün...
Karar okuru 07 Haziran 2019 15:20
5
“Lakin 15 Temmuz sabahi yetim kalan cocuklarin nesiller boyu surecek magduriyetlerinin bedelini, hesabini Ugandalilardanmi sorsun bu devlet…” Hayir... Once bir aynaya baksin ben be halt ettim diye sonra vicdanina sorsun ne yapmasi gerektigini... Sonrada beraber yurumeyi biraksin o kimse... Vurun abaliya mantigi ile gelinen noktada kime ne anlatiyorsunuz…
Hermes 07 Haziran 2019 09:26
Hz. Mevlana, had aşılınca Allah'ın birşeyi mutlaka hakem tayin ettigini söyler. Ornek olarak; Hz. Nuh ve kavmi arasinda tufanı, Hz. Ibrahim ile Nemrut arasın da ateşi verir. Nemrutun makamı iddia(Savcılık) makamıdır(bu iklimden beslenenlerde Nemrut makamındadır), masumiyete bakmadan kolaylıkla en agır suçlamayla ateşe(mahkemeye) atmak ister. Mahkemenin masum olan Ibrahimleri yakmaması, gülistana dönmesi gerekir. Ama nerde?. Esas sorun, Nemrutlaşan Savcılar ve Savcılık sistemindedir, mahkemeler ise, beraat etseler bile uzun sure süründürdüğünden, ateş hükmündedir, insanları yakmaktadır.
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 08:25
5 yıl önce kanlı bıçaklı olunan malum birliğin başkanının her aşamasında içindeydik dediği bir reformdan bişey beklemek fazla hayalcilik olur...zaten yargı altın çağını yaşıyorken...
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 08:17
“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.”Ancak günün birinde sıra kendilerine geldiğinde adaletin onlara da lazım olduğunu anlamış olurlar. Adalet daha çok onu çiğneyenlere lazım olacağını hiç düşünmezler. Çünkü menfaat uğruna haksızlıklara göz yumuyor vicdanlar susuyor sözde din adamları ve aydınlar susmayı yeğliyor.böylece toplumsa bağlar kopuyor iç huzur güven kalmıyor
KARAR OKUR 07 Haziran 2019 08:13
Dünün yargısı Ergenekon ve balyozda yanlışlar yapmış olabilir bu yanlışlar hepten bu ülkede derin yapıları ortadan kaldırmaz yaşadığımız darbeler dönemi yaşanmadımı bugün yaşanan hukuksuzlukları intikama dönüştürenlere çanak tutan yol açan bi r iktidar anlayışı bunu bahçeli gibiler isteyebilir ama yönetme makamında olan vicdanlı insanlara ne demeli bir banka hesabı ve sarhoş yakınımın şikayetiyle 6 saat ifademi alan polis kendini cumhuriyet savcısından yetkili görüyordu ve yakında bütün cemaat mensuplarının ve hatta ak partililerin karşısına oturup hesap vereceğini büyükbir zevkle söylüyord
Hasan hoca 07 Haziran 2019 07:12
Üç aşağı beş yukarı budur.
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 06:47
Hani meşhur bir söz var ya Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma diye halbuki bugün ki iktidar attan düşmüştür en iyi attan düşenin halini anlayacak olan onlar olması gerekirken hâlâ da odunumda odunum diyor yola devam ediyor halbuki kendisi söylüyor du kızgınlığınız sizi adaletsizliğe sevketmesin
Murat Doğrusöz 07 Haziran 2019 06:27
Sayın Hocam;Bugünkü Adaletsizlikleri eleştiri yazınız üzerine,birileri hemen atlayıp,Başkanlık sistemini sorgulamaya açmış.Aynı şekilde SP'li platformlarda da cirit atıyorlar.Orada da çok hızlı Erbakancı!Başörtüsü aşığı!SP hayranı!rolündeler.Ama bu TAKİYYECİ'lerden geçmiş faşistlikleri ile ilgili bir nedamet belirtisi,özellikle ÖZÜR DİLEME kesinlikle göremezsiniz.Eğer bu Ülkede Adaletsizlklere,Zulümlere,Haksızlıklara dur deme mücadelesi olacaksa,HERKES SAMİMİYETİNİ ORTAYA KOYACAK.Kimse ben bu Ülkenin Beyaz Adamıyım,vesayet Hakkım! var,Benim Faşistim iyidir!Hele bir gücü ele geçireyim DEMİYECEK
İbrahim DİRİ 07 Haziran 2019 08:04
3
Hocan bugüne kadar hiç özeleştiri yazısı yazmışmı,hep haklı.
Adalet 07 Haziran 2019 05:41
Cesur ve adalet dolu bir yazı. Tebrikler.
hüseyin 07 Haziran 2019 05:25
afrika mantığı devlet yargı bir gücün eline geçince intikam aracı ezmek için kullanılır. Allah razı olsun taşgetiren hocam
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 02:26
“Avrupa’dan bir ses çıksın da, bizimkiler zorlansın” gibi düşünenleri kimsenin kınamaya hakkı yok, hele baştakinin hiç. Kendi de AİHM'e gitmişti bir zamanlar. İnsanlara gidecek kapı bırakmayanlar utansın.
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 01:27
Allah razı olsun böylesi dönemlerde doğru tesbitler yapmak cesaret ister sizde yapıyorsunuz inşallah sizin gibi yazarların çoğalması dilegiyle
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 01:26
Toplumda hukuk talebi, hukuk bilinci gelişmedigi sürece bu tartışmalar bitmez Ahmet bey.Fatih in rum mimarla mahkeme edilmesi masaldir ama Bursa'da ki "herkese helal müslümana haram " çeşmesinin hikayesi gerçektir. Bu toplum bu sosyoloji de hukukun gücü degil; gücün hukuku işler. Bal tutan parmağını yalar zihniyetinden ne bekliyoruz ki zaten...Af niçin çıkıyor? Adalet için mi? Yok hayır, oy avcılığı için. Sonra biz hukuktan, adaletten bahsediyoruz.Sevsinler sizin adaletinizi...
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 01:07
Halkın adalete olan inancı sarsılmış yargı artık güven kaybetmiş bir durumdadır.
Yazık ya 07 Haziran 2019 01:07
Ahmet abi olan garibanlara oluyor. iki yıldır zekat alma duruma geldim..Elektrik su paramı 87 yaşındaki annem ödüyor. yarın sabah KHK geçersiz işine başlıyorsunuz deseler. çektiğim bu sıkıntıların bedelini kimse ödemeyecek mi.. yaptık ama pardon.. öyle mi.. Bu ülkenin gerçek hukukçuları, gazetecileri, düşünce adamları saklandiklari yerden ne zaman cikacaklar
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 10:00
1
“Yarın sabah khk geçersiz” demeyecek kimse, bu hayalden vazgeçmeli önce,
Adaletin bu mu dünya 07 Haziran 2019 15:03
0
bu tür davalar bir türlü sonuçlanmıyor. 28 şubatçılar hala hak peşinde koşuyor.. yaşları 50-60 olanlar şimdi 70-80 yaşında, kimi de öldü. çocukları ve torunları davaları takip ediyor. yok yok bu saatten sonra hiç bir şey eskisi gibi olmaz..yılan ve çoban hikayesini bilen vardır..hani kuyruk ve evlat acısı...
KARARLI KARAR OKURU 07 Haziran 2019 01:06
En büyük eksiğimiz ve yanlışımız, her şey olup sadece adam olamamamızdır.
PATAGONYA 07 Haziran 2019 01:02
Bu arada Trump’ı ve Merkel’i olduğu için cezaevinden çıkanlar… Bir Trump ve Merkel bulamadıkları için yıllarını içerde geçirenler… Zenginlerin hatırlı siyasi dostları da zenginleri kurtarıyor. Geriye kimsesiz, garibanlar kalıyor. Kimi vatandaşın adalet duygusu fesada uğrarken, medyanın yargısız infazları… Adaletsizliğin borsasında adalet aranıyor. Kimsesiz ve garibanlar dünya adaletinden umudunu kesmiş, beklentilerini öteki dünyaya bırakmış durumdalar. Bütün bunlar hangi ülkede oluyor?
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 01:01
Doğru sözlere nedir?Elinize yüreğinize sağlık...
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 00:18
0.11 karar okuru. Başkanlık ile ne alaka . Daha referandum öncesi muhteşem miydi adalet. Başkanlığı yedirmeyiz.
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 00:11
Yanlis teshis Sayin yazar. Yargidaki sancinin sebebi "iklim" "turbulans" falan degil; Baskanlik sistemimiz. Bu sisteme referandumda evet oyu verenler baslarini ellerinin arasina alip bu ulkeye verdikleri zarari dusunmeli ve sorumluluklarini kabul etmelidir. Kuvvetler ayriliginin olmadigi bir duzende bu sanci azalmaz, bitmez; giderek daha da cogalir.
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 00:24
10
Yazara sen yanlış biliyorsun diyorsun sana yakışmadı
istanbuloglu 07 Haziran 2019 00:51
3
Cumhuriyet tarihinin hicbir doneminde Kuvvetler ayriligi islerlik kazanmadi.Ne dun nede bugun.Yargi hep birilerinin borazani oldu. Tabiiki Namuslu ve vicdanli yargi mensuplarini bu uygulamanin disida tutuyorum. Bu yargi mensuplari azinligi teskil ediyor.Yargi mensuplarinin ve Burokrasinin ekseriyeti jekobiyen bir anlayisa sahip oldugu icin; bizde Kuvvetler ayriligi ilkesi kocaman hikayedir.Sistem insiyatif alan degil Talimat alan Burokratlarla calismayi tercih ettiginden;Kuvvetler ayrigi ilkesi yurumuyor.
Murat Doğrusöz 07 Haziran 2019 05:32
19
Parti kapatmaları,367 rezaletleri,28 Şubat faşistlikleri,yargı brifinginde en ön sırayı kapmak için birbirini çiğneyen yüksek Yargı Mensupları,Başkanlık sisteminde yaşanmadı. Başkanlık sistemi revize edilebilinir,ama Türkiye için gereklidir.Bu çok açıktır da,bu gerçeği geçmiş vesayet gücü kullanıp,Millet'e eziyet edenler kabullenemez.Çünkü bilirler ki,o faşist kafa olduğu sürece sittin sene iktidar olamazlar.Ancak E.İhsanoğlu benzeri destekler ile avunurlar!Dertte Başkanlık Sistemi değil,Bu sistem ile Vesayet Gücüne tekrar kavuşamama derdidir.Millet Düşmanı O faşist kafa pusuda,Hortlatmayalım
KARAR OKURU 07 Haziran 2019 00:46
3
Yanlış teşhise yanlış cevap sayın yoran. Bu ülke de yargı hiçbir dönem siyasetin güdümünden çıkmadı. Sorun kafada.
Zd 07 Haziran 2019 00:02
Inşallah olağanüstü dönem zorunlulukları sebebiyle haksızlığa uğrayanlar adalet ile hakkına kavuşur.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN