Back To Top
Ahmet Altan okumanın ağırlığı

Ahmet Altan okumanın ağırlığı

 - Son Güncelleme: 12.09.2019 Perşembe 09:50
- A +

Ya da dayanılmaz kışkırtıcılığı mı deseydim?

Alternatif başlık fikrini Hasan Cemal'den ilham aldım. Dün T24'teki yazısına, başlık seçerken yaşadığı kararsızlıkla başlamış.

Başlıkta "Yaşarken ölmek ya da hayatının efendisi olmak.." yazıyor.

Giriş cümlesi ise "Ya da Ahmet Altan'a mektup yazmanın dayanılmaz ağırlığı..."

Yazmaya oturduğumda benzer bir zorlukla boğuşurken buldum kendimi. Nereden başlayacağını bilemiyor insan.

Üstüne şunu da ekleyin; Altan'ın 'Bir Cümle' başlıklı denemesinde, hangi cümlesini kaldırsanız altından karanlık bir maceraya açılan gizli geçit kapıları çıkıyor. Karşı konmaz bir kışkırtıcılık, neresinden tutacağınızı şaşırmaz mıydınız?

Hasan Cemal, "Ahmet günaydın" diye, lafa sellemehüsselam dalarak şöyle kolaylamış:

"Huzurlu bir Eylül sabahı...

Böyle bir Eylül sabahı seni evden alıp hapse atmışlardı.

10 Eylül 2016. Üç yıl geçmiş..."

Daha fazla dağıtmadan ben de toparlıyorum.

P24, gözaltına alınışının üçüncü seneidevriyesinde, Altan'ın 'Bir Cümle'sini Türkçede ilk kez yayınladı. 9 Eylül'de ve şu takdimle:

"10 Eylül 2016 sabahı 'darbeye ilişkin subliminal mesaj vermek' suçlamasıyla gözaltına alındı. 23 Eylül 2016’da tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi ve Yargıtay’ın hakkındaki ağırlaştırılmış müebbet cezasını bozmasına rağmen hâlâ Silivri’de tutuluyor.

Altan’ın cezaevinde yazdığı 19 denemeden oluşan kitabı 'Dünyayı Bir Daha Hiç Görmeyeceğim' birçok dilde yayımlandı...

Türkçede henüz basılmayan bu kitabın 'Bir Cümle' başlıklı ilk denemesinde Altan, tam üç yıl önce bugün gözaltına alınışını anlatıyor..."

 Ama bugün gibi anlatıyor, size de yaşatarak, deneme değil sineroman havasında.

İlk kelimesi "Uyandım". Sonrası su gibi akıyor.

Bayram sabahı beklenen bir misafiri hazır karşılarcasına karşılanan polis, kapı arkasındaki bir çift göz gibi sizi de içine çekerek gizli tanıklaştıran bir canlandırma, oradaymışsınız hissi veren iç ve dış ortam tasvirleri, atmosfere sinen tuhaf haletiruhiye detayları ve kendi gözünün önünden gelip geçen dağdağalı bir geçmişin silinmez hatıraları...

O sabahın hikayesini okutmuyor, zihnine kurduğu sinema perdesine yansıtarak kendi gözünden sahne sahne izletiyor. Arada ileri geri de sararak, çifter dikişlerle...

Berrak, yalın, abartmadan, süslemeden, yabancılaştırmadan, gerçeklikten koparmadan, bağırıp çağırmadan, boyasız makyajsız bir teşhir.

Arka fona ise hukuk ve demokrasi mücadelesinin gölgesi vuruyor kendiliğinden; bir ileri iki geri, bir görünüp bir kaybolan doğal akisler...

Başa dönersek, Hasan Cemal'in nazire yaptığı şu kesiti alın mesela:

"Huzurlu bir Eylül sabahı, benim evimde olanlardan habersiz uyanıyordu.

Polisler evi ararken çay suyu koydum.

--Çay ister misiniz, dedim.

İstemediklerini söylediler.

Babamın sesini taklit ederek:

--Rüşvet değildir, dedim, içebilirsiniz.

Tam kırk beş yıl önce gene böyle bir sabah vakti, bu kez babamı almak için evimizi basmışlardı.

Babam onlara 'kahve içip içmeyeceklerini' sormuş, onlar istemediklerini söyleyince de gülerek, 'rüşvet değildir, içebilirsiniz' demişti.

Yaşadığım “déjà vu” değildi.

Aynı gerçeğin tekrarıydı.

Bu ülke tarih içinde çok yavaş hareket ettiğinden zaman ileriye doğru gidemiyor, dönüp kendi üstüne katlanıyordu.

Kırk beş yıl sonra aynı sabaha dönmüştü zaman.

Kırk beş yıl süren bir sabah içinde babam ölmüş, ben yaşlanmıştım, şafak ve baskın değişmemişti..."

Sanırım anlatıyor, okurken neden üstüme başlığa da koyduğum o ağırlığın çöktüğünü.

Fakat korkmayın, gözünüz yılmasın, okuru ya da seyirciyi ezmiyor altında.

Ayrıca çöken sadece ağırlık, karamsarlık filan değil. Bırakın yılgınlığa kapılmayı, semtine bile uğramıyor Altan'ın.

 Yahya Kemal'in 'Rindlerin Hayatı' şiirindeki o vakar içinde çıkıyor karşımıza; eyvallahı yok, aldırışsız ve dik:

"Bâzan kader, gelen bora halinde zorludur/Dağlar nasıl bakarsa siyah ufka öyle bak.../Bir aslan esniyor gibi engin vakar ise/ Rindin belâya karşı kayıtsızlığındadır."

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 16 Eylül 2019 19:08
Mazlumun yanında ,zalimin karşısında dik duran zarif insanlara ihtiyacımız var.Ahmet Altan ı FETÖ cü diye tanımlamak onu anlayamamaktan kaynaklanıyor.Umarım tez zamanda özgürlüğüne kavuşur.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 20:57
Ahmet Altan, fail i meçhullere, kireç kuyularına, beyaz toroslara isyan etmenin bedelini ödüyor. Abidevi bir şahsiyet, cesur bir kalem, yiğit bir insan. Allah tez vakitte kurtarsın onu.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 20:03
Ahmet Altan'in hapse atilmasini onaylayan yorumculara sesleniyorum. Neye dayanarak Ahmet Altan'a darbeci, fetocu diyorsunuz? Savcinin yazdigi iddianameyi okudunuz mu? Tabii ki hayir. Okusaydiniz, o iddianamede suc unsuru olmadigini gorurdunuz. Yargitay neden suclu degil demis? Hic merak edip Yargitay'in kararindaki gerekceleri okudunuz mu? Ne gezer; onyargili insanlar okumaz, sorgulamaz...Baska bir soru: savcilarin tarafsiz olmadigini, siyasi amacla hareket ettigini bilmiyor musunuz?
Karar Okuru 12 Eylül 2019 17:30
Bu hukuksuzluk ortamının içinde kendi açtığı yollar ile düşenleri de hukuksuzluktan korumak gerek
Köroğlu 12 Eylül 2019 19:07
1
Ha daha önce hukuk vardı da Türkiye'de, sonradan yok oldu. Yazıyı da okumamışsın. 45 yıl önce ne ise bugün de o Türkiye. Çetin Altan'ı yargılayan vasıfsız yağmacıların şark zihniyeti ile bugünkünün farkı yok. Mesele de o zaten. Erdoğan'dan zerre farkınız yok. Sığ kabileciliğinizden, sore loserlığınızdan gına geldi.
Karar Okuru 12 Eylül 2019 17:26
Kendi kazdığı çukura düşenlere ibret ile bakmak lazım. Ortadan kalkan vesayet filan değil, düpedüz deme çatma da olsa hukuk ve ahlak.
Köroğlu 12 Eylül 2019 19:13
1
Hangi derme çatma ahlak ve hukuk? Türkiye'yi 2001 krizine kim nasıl getirdi? CHP 367'yi eleştirdi mi? Eleştirmedi ise neden? Çetin Altan, Hrant Dink, Uğur Mumcu, Nazım Hikmet, Orhan Pamuk, Ahmet Kaya,... Bunlara girmiyorum bile. Sore loserlar.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 17:17
Ahmet Altan bu milletinin vicdanıdır. Bu gün olmasa da ileride anlaşılacak. Asla fetullahçı olamaz
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 14:58
Ne şimdi bu böyle dokunaklı bir yazıyı diyarbekir anneleri içinde yazsaydınız Ahmet Altanida savundunuz ya ne diyim iyice sevimli hale geldiniz chp bir bakanlık tamamdir adamlar açık bir şekilde yurtta sulh cihanda sulh dediler
batmayan güneş 12 Eylül 2019 14:18
Bu şahıs kendisini Keenlemyekün =Kimse dokunamaz, diyen bir gazeteci. Hele Amarikan vari oturuşu ve boz verişi???? Kimse işlemediği şuçtan dolayı ceza görüyorsa bu Zülümdür. Ama perdenin arkasınde kimlerle baberdi. 250 şehit yerde yatıyorken, o kimlerin kalemşörlüğünü yapıyordu, bakmak ve görmek lazım.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 21:36
2
Bu şahsı anlamamışsın "Keenlemyekün" yok hükmünde demek. Ayrıca Türkçe'ni düzelt batan güneş.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 13:40
Askeri vesayete yiğitçe direnerek onun sona ermesini sağlayan en önemli kalemdir A.Altan. Yeni muktedirlerin yaptığı ilk iş ise pespaye bir bahaneyle onu hapse tıkmak oldu..
Sabahattin 12 Eylül 2019 12:53
Gerçek muhalifler ya FETÖcü ya Kandilci denilerek nötralize ediliyor. Muhalefette sadece karikatürize kemalistler olsun isteniyor. Nasılsa iktidara bir tehdit değiller, tam tersine tabanı konsolide ediyorlar. Bir demokrasi değiliz. Hukuk devleti de değiliz. Bedelini fakirlik, endişe ve baskı olarak ödüyoruz. Düzeleceğine dair bir emare de yok. CHP+İP'den hiç umudum yok. HDP şamar oğlanı. Babacan hareketinin gücü yetecek mi göreceğiz. Umut etmek istiyorum.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 12:37
Darbecilece alınmakla darbeye destek aynı mı? Sayın Beki dolaylı olarak kendi okur kitlesine mesajı vermiş bol beğeni alır artık. Yoksa yazının kıymet i harbiyesi yok. Arada selam çakmak lazım.
Özay İbrahimbaş 12 Eylül 2019 11:33
Ahmet Altan'a "Fetöcü" etiketi yapıştırıp onu hapse tıkanlar, Ahmet Altan'ın düşünce okyanusunun kıyılarında bir çakıl taşı bile olamazlar.
gusto 12 Eylül 2019 14:59
10
sapla saman karışmasın, Altan'ın fetöcü olmadığını onu yargılayan hakim ve savcılar zaten biliyor herkes biliyor, asıl yargılanma sebebi terör örgütü fetöye bilerek isteyerek hizmet etmek, devleti hedef almak. kusura bakmayın biz bu devleti yolda bulmadık, can, iman ve kılıç hakkıyla kurduk
vatandaş 12 Eylül 2019 16:48
2
demokrasilerde devlet memurlarının hedef alınması normaldir, hatta gereklidir. her vatandaşın görevidir. emanet para ve iktidar kullanan memurlar her an hesap verebilir konumda olmalı. devlet memuru devlet değildir, devletin sahibi de değildir.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 21:22
1
gustooo, sapla saman karışmasın.adam düşünce okyanusundan bahsediyor. Ayrıca bilim, teknoloji, eğitim, ekonomi vs. de Dünya'nın bilmem kaçıncı sıralarına düşerken devletin, yegane meziyeti can, iman ve kılıç diye böbürlenmek olan kuruculardan kurtulması hayrınadır.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 11:12
Ahmet Altan, bu halk bilmese de, bu milletin vicdanıdır. Onu hapsetmek, halkın vicdanını hapsetmektir. Zulmün ona uğramaması mümkün değildi.
8 12 Eylül 2019 10:29
İnsanın vicdanı uyanıksa hakbilir, nesnel ve haksızlıklara karşı insan olmanın değerleri ile düşünebiliyor. Sn. Akif Beki'ye bu yazı için teşekkürler
Insanlarını kucaklamak, barışmak, toplumsal uzlaşmayı sağlamak bu kadar mı zor ya?
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 12:37
0
üretmek yerine çalmayı tercih eden toplumlarda, bu çok zor!
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 09:54
Hukuken hapiste olması savunulamaz. Ama zamanında Fethullah Gülenle iş tutup, suçsuz insanlara yapılan kumpasların tam göbeğinde yer alıp bugünlere gelişimizde büyük rolü olup, bir özeleştiri bile yapmayanları yüceltmek niye?
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 14:22
2
O kadar çamuru atıp da "Hukuken hapiste olması savunulamaz." demen yüce kişiliğinin bir göstergesi olmalı. İktidarın acımasına mazhar olup, nimetlenenlerdensin herhalde.
Karar Okuru 12 Eylül 2019 09:56
Demokrasiye ve hukuka olan inancınız, düşünce özgürlüğüne bakışınız, insan haklarından ne anladığınız; kendinizin değil, başkalarının aykırı düşünceleri, hakları, yaşam tarzları, inançları söz konusu olduğunda belli olur…
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 09:31
Yahu ‘, şu Ahmet, Mehmet, Nazlı birde o noktaya nasıl gelindi, FETÖ ile nasıl ve neden o kadar halvet oldular, biraz anlatıverseler de, biz de resmin tamamını görsek. Ölülerle dolu bir alanda, kıyıda duran bir kırmızı gelincikten bahsetmek gibi bu yazı, ve bu yazıda söz konusu edilen yazı.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 14:31
0
savcının iddianamesini oku (ahmet altanın savunmasını zinhar okuma), orada bol bol anlatıyor.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 15:57
0
Ahmet Altan dindar bile degil. Fetoyla halvet olan iktidardi, unuttun mu? AK Parti'nin ici fetocularla doluydu, bugun de eski fetocular trol oldular. Fetoyu ove ove bitiremeyenler, fetoyla can ciger kuzu sarmasi olup onlari devletin, yarginin icine yerlestirenler "Allah bizi affetsin" deyip kendilerini akladilar.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 09:02
Bu memlekette DARBE en cok kimin isine yaradı? Yoksa PERİNÇEK in dedikleri aşama aşama uygulanıyir mu? ???? Bunlar cevap bekliyor hâlâ...
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 08:22
İyiler azap çeker. Kötüler sefa sürer.Benin güzel ülkemde böyle gelmiş bilmem ki böyle gider.
Özkan 12 Eylül 2019 08:07
Eeeee bu kadar mı sayın yazar artık seneye kadar vicdanın rahat olur her halde ...Allah aşkına insanlar yaşarken biraz daha cesur olun.Çünkü onlar ölünce herkes imamın sorusuna aynı cevabı verecek.Siz bir Aydın sınız onlardan farkınız olsun ...
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 08:01
Ne dava’nın hayrı oldu ne de ideolojinin bu ülkeye. Vatan diye yola çıkanların, halkım diye yola çıkanların, demokrasi /hukuk diye yola çıkanların şahsi ihtiras ve gözü doymazlıkların ülkesi olmuştur bu topraklar hep. Ben de şöyle oh diyebileceğim günüm olsun isterdim yetmişlik yaşımda güzel bir Eylül sabahında.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 06:08
Zihniyet değişmedi. 1930 a döndü ülke İşin kötüsü yılarca peşinden gidilen bir davanın 30 lardaki filimi oynuyor.
Raşit 12 Eylül 2019 08:58
0
Ne vardı 1930 larda, ülke uzun yıllar işgalden kurtarılmış harabe halinde bir ülke.sanayi yok,yetişmiş insan gücü yok, para yok,kurumlar yok.Halkın üzerinde yıllarca süren savaşın yorgunluğu var. Birde Osmanlı'nın borçları yüklenmiş yeni cumhuriyetin başına.Elbet ki bazı sıkıntılar çekilecek. Ya şimdi düz yolda araba patinaj yapıyor. Ne eksik de 30 yılları hatırlar olduk. Yakın zamanda uçarken yere nasıl çakıldık.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 10:00
1
Evet 1930 larda malum Ulemanın ayrıcalıkları ellerinden alınmıştı.
musto 12 Eylül 2019 10:32
2
06.08 Anlaşılan çok fazla amerikan filmi izlemişsin 1929 başlayan büyük buhranı anlatmak istemişsin milyonlarca insan evsiz barksız işsiz intiharlar onlar batıda yaşandı. Atatürk ise Hitlerden kaçan bilim adamları ile okullar,sanayi tesisleri kuruyordu. Sen izlediğin filmi baştan bir,daha izle.Yorumcuların arasında yaşı kemale ermiş epey bir insan var.
musto 12 Eylül 2019 23:25
0
1930 Yıllar ile bugünü karşılaştırmak yol ayırımları tekrar isyanlar ikinci bir parti kuruyorsun nerdeyse kurtuluş savaşını yapmak için idam fermanı almış lider ve çevresini yok etmeye dönük çalışma içerisine giriyorsun.Parti başkanı olan Fethi Okyar partisi üzerinden Atatürk ve arkadaşlarından rövanş alma peşinde olanları görüyor.Bugün demokrasi var serbest seçimler yapılıyor çıkar kavgaları ikinci cumhuriyet kurma çabaları vd.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 05:24
Geçmiş geleceği doğurmuyor bu ülkede. Kendini ölümsüz kılmak için verimli hayatları tüketiyor,onların kanını içiyor bir vampir gibi. Bu fikri vahşeti seyrediyor hayat süren leşler. "Ey hayat süren leşler sizi kim diriltecek"NFK. Akif Bey teşekkürler az da olsa umut oluyorsunuz.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 17:21
1
Özgürlük ve demokrasi denilen yerde Necip Fazıl ın adı geçmemeli bence
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 05:12
Gulunc bir iddianame ile, delil, ispat olmadan agirlastirilmis muebbet. Yargitay karari bozuyor ama hala icerde. Bu arada hapisteyken yazdigi eser bircok dile cevriliyor. ingilizcesini okudum; muhtesem. Sucu da bu zaten: Yetenekli bir yazar olmasi, gercegi korkmadan sakinmadan yazmasi. iktidar icin "tehlikeli" bir insan.
mutlu yücel 12 Eylül 2019 04:48
Altan kardeşler, babalarının onurlu mücadelesi hissetmiş, tüm benliğiyle kabul etmiş ki aynı yolda yolcusu olmuşlardır. Bu ruh hali ile zindanlar onlar için aydınlık,bizler için dışarılar karanlıktır.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 09:35
14
FETÖ ile kanka olanları babaları ile aynı katagoride tartanlar , kimsenin yardakçısı olmadan onurlu bir hayat sürmüş olan Çetin Altan’a hakeder ederler!
mutlu yücel 12 Eylül 2019 11:09
1
Demokrat birinin FETÖ yardakçısı olmadığı,olamayacağını sen de bilirsin ama gerçek FETÖ ile koyun koyuna yatanların hedef saptırma oyunlarının uygulamalarından birinin olduğunu bilmezlik veya görmemezlikten gelirisin. Altan, aylar önce Aydınlık Gazetesinde yayınlanan silahlar ile ilgili haber yaptığı için de ceza aldığını, ceza vermek için bahaneler arandığını da bilmezsen diyeceğim bir şey yok artık.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 01:21
Değişmeyen şey sadece şafak ve baskın mıdır bu topraklarda? Domokrasiye, hukuka,devlete ve millete ihaneti sadece darbecilerin postalında mı arayacağız. Aydın geçinen yazan ,çizen kişi kalemiyle, sözüyle, sözde fikirleriyle! darbecilerin kirli hedefinde hizmet ediyorsa suçu şafak baskınıyla o sözde aydını içeri alan devlette mi arayacağız.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 05:28
1
Yargıtay yok demiş. Hukuk ve adalet varsa devlet vardır."Devletin dini adâlettir." Hz.Ali(r.a) İnsan kutsaldır devlet değil.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 05:28
1
Fetöye övgü düzenler hem mecliste, hem hükümette; Erdoğan'ı eleştirenler mahkeme kararlarına rağmen hapiste. Sonra masal anlatalım darbecilere hizmet ediyor diye...
Salih Göncü 12 Eylül 2019 07:03
0
Herkes her sözde kendine hizmet eden birşey bulur. Her canı isteyen her sözde birine hizmet eden birşey bulur. Dert üzüm yemek mi bağcı dövmek mi? Dert bağcı dövmekse, üzümün ne olduğu kimsenin umurunda olmaz. Kurt kuzuyu yiyecekse, kuzu suyun aşağısında da olsa, suyu bulandırdın denir, yenir.
KARAR OKURU 12 Eylül 2019 14:54
0
Değildir. Aydına "sözde aydın" diyen kafa da değişmez.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN