Kılıçdaroğlu iktidara hizmet edebilir mi?

Bunun için iktidarın öncelikle ne istediği sorusuna doğru cevabı bulmak gerek.

Cevap ise Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararına çanak tutan video mesajında saklı. Orada arınma ve temizlenme adına CHP’li belediyelere yolsuzluk soruşturmalarını haklılaştırıyordu.

İktidarın asıl beklentisi budur işte. Bay Kemal’in AK Parti’ye bir faydası olacaksa İmamoğlu ve CHP’ye yönelik yargı süreçlerinin hukuki olduğuna muhalif seçmeni inandırması yeter.

İktidarın güvendiği anketlerde bile çoğunluk, bu davaların siyasi değil hukuki olduğuna ikna olmadı.

Operasyonlar başlayalı bir yılı geçti, iddianemeler çıktı, yargılamalar ilerledi ama çoğunluğu ikna etme ihtiyacı devam ediyor.

Tabanda çoğunluk ikna edilemedikten sonra tavanda CHP’yi kaça bölerseniz bölün, oy dengesi ve sandık sonucu iktidar lehine değişmiyor.

CHP’nin Meclis grubunu, teşkilatlarını, yönetimini ortadan ikiye bölseniz, yarısı Kılıçdaroğlu’nda kalsa dahi seçmeni Özgür Özel’den koparmadıkça, İmamoğlu’ndan vazgeçirmedikçe neye yarar...

Özgür Özel demiyor mu, suçumuz seçim kazanmak diye...

İktidar, CHP’de kazanan takımla yani muhalefetle değil yolsuzlukla mücadele edildiğine seçmeni inandıramadı.

Kılıçdaroğlu da burada devreye giriyor. Belki iktidarın dışarıdan yapamadığını içeriden başarabilir.

Fakat Kılıçdaroğlu’nun iknaya kendisinden başlamak gibi bir zorluğu var. Çünkü bu soruşturmaların hukuki değil siyasi olduğunu başta kendisi de söylüyordu. Sosyal medya hesabında paylaşımları duruyor.

Şimdi meğer yanıldığını, aslında hukuki süreç olduklarını nasıl anlatacak? Etkin pişmanlıktan yararlanıp ifade değiştirmiş gibi görünmez mi?

İmamoğlu’yla, diğer tutuklu belediye başkanlarıyla dayanışma mesajları atıyordu.

Diyordu ki, CHP’den o kadar belediyeyi kazanmasının intikamı alınıyor...

Diyordu ki halkın iradesine, demokrasiye hukuksuz müdahaledir...

Özgür Özel’i, tekrar kurultay toplayıp yine genel başkan seçilerek şaibe iddialarını boşa çıkardığı için kutluyordu. Bu zorlukları omuz omuza birlikte aşacaklarını ilan ediyordu.

Suçlamalara tepki olarak, iktidar müteahhitlerinin ifadeleriyle temiz CHP’nin kirletilemeyeceğinden dem vuruyor, yolsuzlukla mücadele edilecekse parti ayırmadan bütün belediyelerde mücadeleye çağırıyordu.

Dün öyle düşünüyordu ama bugün tersini söylüyor.

Demezler mi; CHP o kadar kirliydi de Bay Kemal daha evvel niye fark edemedi, bu ani aydınlanmayı neye borçlu, aklı yeni mi başına geldi?

CHP’nin başındayken Aziz İhsan Aktaş’tan zırhlı araç alıp bir buçuk yıl bindiği hatırlatmalarını bile duymazdan gelen bir Kılıçdaroğlu’ndan söz ediyoruz.

Mahkeme kararıyla başa dönmeyi, sırf partiyi kirlenenlerden arındırmak için kabul ettiğine kimseyi ikna edebilir mi?

Kendi aldırdığı arabayı ‘haram parayla alınmıştır’ diye Genel Merkez önünde teşhir ettirdiğinde sadece kendi kalesine değil, iktidarın kalesine de gol atmıştı. İktidara üstün yararlılığı böyle gösterecekse hiç yararlılık göstermese daha iyi.

İlaç gibi bir ikna gücü olsa önce kendi başına sürer, mutlak butlan kararının siyasi değil hukuki olduğuna Özgür Özel’in arkasındaki kalabalıkları inandırırdı.

Daha kendi hesabını veremiyor, nerede kaldı Özgür Özel’den hesap sormak. Kendi himmete muhtaçken bir de AK Parti’ye mi himmet edecek?

İktidarın umudu Bay Kemal’se zor dostum, zor.

CHP’YE BUNU YAPAN DEM’E NELER YAPMAZ

Hukuk güvencesi sanki sadece yabancı yatırımcıya mı lâzım?

Adâlet Bakanı Gürlek, ürkmeden Türkiye’ye yatırıma gelebilmeleri için yabancılara hukuk güvencesi getireceklerini açıklamıştı.

CHP’ye Bay Kemal’in bir nevi kayyum atanması, Terörsüz Türkiye Süreci’nin ortaklarını fena ürküttü. Onlar da hukuk güvencesi arıyor.

Öcalan, DEM ve Kandil’dekiler Özgür Özel’in kaşına, gözüne hayranlıklarından başına gelenlere karşı çıkmadı. CHP çok mu umurlarında?

Duran Kalkan dertlerini açık açık söyledi, CHP’ye bunun yapılabildiği yerde bize neler yapılmaz diye.

Güya Meclis Komisyonu’nun önerileri hayata geçirilecek, Terörsüz Türkiye’nin önündeki hukuki güvence sorunu ortadan kaldırılacaktı. Beklenti buydu.

Ana muhalefetin başına gelenlerden sonra bakalım, hangi koruyucu düzenlemeyle Öcalan’a, DEM’e, dağdakilere güven verilebilecek.

YORUMLAR (3)
3 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.