Köprü gelirleri ekonomik bağımsızlık için mi satılacak?

Bazı otoyollarla İstanbul’daki iki boğaz köprüsünün işletmesi özelleştirilecek, karar çıktı.

Biri 70’lerde Demirel’in, diğeri 80’lerde Özal’ın vizyonu ve milletin parasıyla yapılmış köprüler bunlar.

30 yıllık gelirlerinin diyelim, yarısını peşin almak karşılığında gerisi özel şirketlere bırakıldı.

Ekonomimiz şahlanmış, Türkiye Yüzyılı başlamıştı. İşimiz Almanya’dan güzeldi.

Eldekini avuçtakini satıyor, görüntüsü bunla uyumlu değil.

İktidarın başarı anlatısını bozacak, göze çok batacak, AK Parti’den önce de taş üstüne taş konduğunu hatırlatacak, paraya sıkışmış gösterecek sembolik bir özelleştirme bu.

5-10 milyar dolara o kadar mı âcil ihtiyacımız var, hazıra dağ mı dayanır, hem bütçedeki kara deliğin yanında çok küçük kalır bu yama filan dedirtir.

Muhalefetin diline düşmeye bile değmez, atılacak taşla ürkütülecek kurbağa arasında hiçbir orantı yok. Bildiğimiz AK Parti imajına düşkündür, bundan kaçınırdı.

Bir terslik var, başka bir açıklaması olmalı.

Oysa ekonomistler, kaynak ihtiyacı ve arayışından başka bir açıklamasını bulamıyor.

Nakit ineği, altın yumurtlayan tavuk benzetmeleriyle tanımlanan köprü ve otoyollardan söz ediyoruz.

Yeni Parti’li Deniz Yavuzyılmaz’la Kerim Rota’yı, İYİ Parti’li Burak Dalgın’ı dinliyorum. Soruyor, sorduruyorlar...

Kim alacaksa ballı bir kazanç sağmak için alacaktır ama millet ne kazanacak? Gelecekteki garantili gişe hâsılatını bugünden nakde çevirmek uğruna yarıdan fazlasını terk etmenin neresinde milli çıkar?

Sakıncaları sayılabiliyor da faydalarını anlatamıyor kimse.

İlk işaretini daha kasım 2023’te Mehmet Şimşek vermiş, ben de “ekonomik bağımsızlık böyle mi kazanılıyordu” başlığıyla irdelemiştim.

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, yurt dışında yoğun kaynak arayışlarına mola vererek Meclis’e gelmişti. Plan ve Bütçe Komisyonunda soruları cevaplarken de haberi müjdeledi.

Anadolu Ajansına göre; “şu an için özelleştirme kapsamında Elektrik Üretim A.Ş’ye ait bazı HES’lerin, bazı limanların, otoyol ve köprülerin” olduğunu anlatan Şimşek, ‘özelleştirme kapsamına yeni alınması planlanan herhangi bir varlık söz konusu değil” demişti.

Sırada özelleştirilmeyi bekleyen o köprülerle otoyolların hangileri olduğu artık netleşti.

Dış güçlere karşı ekonomik bağımsızlık savaşı veriyoruz diye kuru ekmekle soğana talim ettirilen halk sevinsin mi şimdi?

Ekonomiyi düze çıkarmak için kötüleşmenin sebeplerini düzelteceğine sonuçlarıyla mücadele eden günü kurtarma anlayışı, gözünü köprülere dikti.

Necip Fazıl’ın “ağlayın, su yükselsin/ belki kurtulur gemi” çağrısı bile daha gerçekçi kalır bunun yanında.

Zaten Berlin, Paris, Londra, New York bankerlerini kapı kapı dolaşarak dış güçlere karşı nasıl bağımsızlık mücadelesi verilebilirdi ki?

Körfez’de borç para bulma turlarına çıkarak, Suud’la Katar ve Emirlikler’den emanet paralarla Türkiye Yüzyılı ne kadar başlatılabiliyorsa ekonomik bağımsızlık mücadelesi de ancak o kadar kazanılabiliyor işte.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI TEKİN’İ KUTLUYORUM

OECD, 81 ülkede 15 yaşındaki öğrencilerle eğitimin niteliğini ölçüyordu, araştırma 91 ülkeye genişlemiş.

Örneklemdeki Anadolu ve fen lisesi öğrenci oranımız, yüzde 39’dan 62’ye çıkarılmıştı. Yine de 2022 test başarımızda sıçrama yoktu.

PISA 2025 testindeyse matematik, fen bilimleri ve okuma becerileri puanlarımız ciddi yükselmiş.

Fen ve okuma dallarında OECD ortalamasının üzerine çıkmışız, matematikte ise ortalamaya ancak yaklaşabilmişiz.

Öğrencilerin yüzde 36’sı, matematikte asgari yeterlik düzeyinin hâlâ altında.

Yani performansta bariz bir iyileşme var ama daha gidecek uzun bir yol bekliyor bizi.

Bakan Yusuf Tekin, sonuçları haklı bir gururla duyurdu.

Türkiye, OECD ülkeleri arasında üç alanda da puanını en fazla yükselten ülke olmuş.

Tüm ülkeler sıralamasındaki yerimiz de şöyle değişmiş:

Fende 15 basamak atlayarak 19., okumada 18 basamak atlayarak 18., matematikte 11 basamak atlayarak 28. sıraya yerleşmişiz.

Bakan Tekin, PISA 2022 testinde eskiye göre notlarımızdaki iyileşmeyi yeterli bulmuyordu. Yetersiz görmesini beğenmiştim. Daha çok çalışma sözü vermişti.

Eğitimin kalitesi ve içeriğine bakacağına şekil şemalle uğraşarak, eğitime maarif demek gibi boş kelime oyunlarıyla oyalanarak, ucuz polemiklerde muhalefetle çene yarıştırarak anlamsız işlere fazla vakit harcıyor, zaman kaybettiriyor diye az eleştirmedim.

Fakat PISA başarısında çabasının hakkını teslim etmemek olmaz. Bakan Tekin’i ve öğretmenlerimiz başta, emeği geçen herkesi kutlarım.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.