Kılıçdaroğlu da yüzde 29’un içindeymiş!

Mutlak butlan” kararıyla CHP Genel Başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu Euronews Türkçe’ye verdiği mülakatta Ekrem İmamoğlu’nun “siyasi tutuklu” olmadığını söylemiş.

Kılıçdaroğlu “siyasi tutuklu” kavramını da “siyasi görüşü dolayısıyla içeri alınmış bir insan değil” diyerek izah ediyor, hükmünü veriyor.

El hak doğru söylüyor.

Ekrem İmamoğlu “siyasi görüşleri nedeniyle cezaevinde” değil.

Ülkemizde bunun aksini iddia eden bir Allahın kulu yok...

Bilakis toplumun yaklaşık yüzde 60’ı, Dilek İmamoğlu’nun ifadesiyle, Ekrem İmamoğlu’nun bir buçuk yıldır cezaevinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sandıkta yenecek en güçlü aday olduğu için “siyasi rehine” olarak tutulduğuna inanıyor.

Toplumun yüzde 60’ı; Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşları ile Özgür Özel liderliğindeki CHP’nin belediyelerine yönelik “yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, haksız mal edinme” suçlamalarıyla yürütülen soruşturma, gözaltı ve tutuklamaların hukuki değil, siyasi bir operasyon olduğuna inanıyor.

Ve iktidar bir buçuk yıldır yürüttüğü olağanüstü propagandaya, iktidar medyasının topyekun olarak yürüttüğü itibarsızlaştırma haberlerine rağmen toplumun “dava hukuki değil, siyasi” inancını değiştiremedi.

***

Hatırlamakta fayda var, PanoramaTR, 19 Mart operasyonunun hemen ardından “İmamoğlu’nun tutuklanması hukuki mi, siyasi mi?”, “Tutuklama doğru mu, yanlış mı?” sorularıyla sahaya inmişti. Araştırma sonuçları oldukça çarpıcıydı. Toplumun yaklaşık yüzde 60’ı süreci siyasi buluyor, İmamoğlu’nun tutuklanmasını yanlış görüyor ve operasyonun asıl amacının İmamoğlu’nun önünü kesmek olduğunu düşünüyordu. (29 Nisan 2025)

Eş zamanlı olarak sahaya inen diğer araştırma kuruluşu da KONDA’ydı. KONDA’nın araştırma sonuçları da toplumun yüzde 62’si Ekrem İmamoğlu davasının hukuki değil siyasi olduğuna inandığını gösteriyordu.

Bir buçuk yıldır yapılan araştırmalar aradan geçen bir buçuk yılda toplumun fikrinin değişmediğini gösterdi. İktidarın var gücüyle yaptığı bütün propagandaya, sayfa sayfa, manşet manşet yaptıkları itibarsızlaştırma haberlerine rağmen ilk günlerde yüzde 60’a ulaşan “siyasi operasyon” kanaati sonraki aylarda birkaç puan gerilese de toplumun çoğunluğu İmamoğlu’na yönelik yargı sürecin hukuki değil, siyasi olduğunu inanmaya devam etti. Fikrini değiştirmedi.

Toplumun yüzde 60’ı hala Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seçimlerde yenecek güçte rakip olduğu için cezaevinde tutulduğunu, Erdoğan karşısındaki en güçlü rakip olduğu için diplomasının iptal edildiğine inanıyor. Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen yargı operasyonunun hukuki olduğuna inananların oranı yüzde 29’dan milim oynamadı.

Bu oranlar AK Parti’nin kendi tabanını bile ikna edemediğini gösteriyor. İktidar, Özgür Özel liderliğindeki CHP’yi silkelemeye, dört bir koldan boğmaya çalıştıkça yargıya güven de aynı oranda azaldı, yargıya güvensizlik arttı. Bugün toplumun yüzde 82’si yargıya güvenmiyor, AK Parti tabanının yüzde 50’ye yakını iktidarın yargıya müdahale ettiğine inanıyor.

Toplumun yüzde 60’ı Ekrem İmamoğlu’nun ‘siyasi rehin’ olduğuna inanıyor ama Kemal Kılıçdaroğlu çıkıyor ve Ekrem İmamoğlu “siyasi tutuklu değil, siyasi fikirlerinden dolayı içeride değil” tespitinde bulunuyor.

Kılıçdaroğlu bu gerçeği bilmiyor mu?

İmamoğlu’nun bir buçuk yıldır “siyasi görüşlerinden” dolayı cezaevinde tutulmadığını bilmiyor mu?
Biliyor elbette.

Aslında Ekrem İmamoğlu’na ve Özgür Özel liderliğindeki CHP’li belediyelere yönelik operasyon “siyasi değil hukuki” diyor.

Şaşırdım mı? Asla şaşırmadım. İktidarın siyasallaşmış yargısının verdiği “mutlak butlan” kararını hukuki olarak değerlendiren Kemal Kılıçdaroğlu elbette Ekrem İmamoğlu’nun “siyasi tutuklu” olmadığını söyleyecekti.

Sanki Ekrem İmamoğlu’nun “siyasi düşüncelerinden dolayı cezaevinde yattığını” söyleyen varmış gibi!

Meşru biçimde CHP Genel Başkanlığı yaptığı dönemde partisinin değişmesi ve dönüşmesi için ciddi bedeller ödeyen; CHP ile dindar-muhafazakâr kesimler arasındaki kalın duvarların yıkılması için çaba sarf eden, nitekim bunun karşılığını da alan, yıllarca CHP’ye mesafeli durmuş seçmenden oy almayı başaran bir lider olarak kalmak daha kıymetli olmaz mıydı?

Hadi “mutlak butlan” kararıyla CHP Genel Başkanlık koltuğuna oturdu, Ekrem İmamoğlu’na da kızgın, kırgın diyelim ama ortadaki büyük hukuksuzluğu dile getirmek daha erdemli bir davranış olmaz mı?

Genel Başkanlığı döneminde yaptığı emekleri adım adım hoyratça aşındırmak neden?

Ekrem İmamoğlu’nu eleştirmek başka bir şey ama karşı karşıya kaldığı hukuksuzluğu görmezden gelmek bambaşka bir şey…

Siyasi görüşlerinden dolayı içeride olmadığı ortada… Bir dönem yargıdaki siyasallaşmayı anlatan, bu ülkede “adalet yürüyüşü” yapan bir lider olarak Sayın Kılıçdaroğlu asıl mevzuya gelsin.

YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.