Back To Top
‘Maarif ıslahı’ beklerken farenin doğurduğu dağ!

‘Maarif ıslahı’ beklerken farenin doğurduğu dağ!

 - Son Güncelleme: 27.05.2019 Pazartesi 08:12
- A +

“Eğitim reformu” deyimini bilerek kullanmadım; çünkü haddinden fazla kullanıldı ve yıprandı. Ben bildiğimden beri hükümetler “eğitim reformu” yaparlar. Büyük büyük lâflar ederler, fakat küçük ve ekseriya yanlış uygulamalardan öteye gidemezler. Yapılanlara “havanda su dövmek” bile denemez. Çünkü havan küçük, dövülmek istenen suyu almıyor! 

Bu “eğitim sistemi” reformla düzelmez! Bu sisteme vurulacak yamalar tutmaz, çünkü delik çok büyük. Köklü bir ıslahat lâzım! Bu iş Milli Eğitim’de bir sebeple bulunan beş-on bürokratın kafasıyla olmaz. Bu beş on kerameti kendinden menkul Millî eğitim bürokratına bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir. Ancak geniş kapsamlı istişarelerle bir yere varılabilir.  

Saha ile ilgili her anlamı karşılayacak şekilde kullanılan, yani gerçek anlamı belirsizleşmiş olan “eğitim” kelimesi ile de olmaz.  

Eğitim, “terbiye” karşılığı uydurulmuştur, Dil Kurumu sözlündeki karşılığı halen budur. Şimdi Millî Eğitim Bakanlığı, “Milli Terbiye Bakanlığı” mıdır?  

Hadi ordan, terbiyesiz! 

Peki bakanlığın adında geçen “eğitim”in mânası ne? Bilen beri gelsin! Alnından öpelim.  

Bakanlığın adında 1940’a kadar “maarif” vardı. Bu kelimenin mânasını bilmeyenler şimdilerde “eğitimci”likten geçiniyor, maalesef. Derdimiz insan yetiştirmek, bu da “dil”le olur. Yabancı dille asla olmaz, kendi dilimizle olur.  

Yeni programı hazırlayanlar hangi dille konuşuyor?  

Siz buna sahiden Türkçe mi diyorsunuz? Kelimelerin sonuna yerli yersiz -sel, -sal ekleyerek Türkçeye hizmet etmiş mi oluyorsunuz?  

Hadi “varsayalım”! 

“Akademik” demekle “akademi”yi lise seviyesine mi indirmiş oluyorsunuz? Yüksek öğretim liseleşirken bunu yapıyorsunuz hem de! Üniversite liseye öykünüyor, lise üniversiteleşmek istiyor! 

Siz aslında liseleri iptidai seviyesini indiriyorsunuz! (Hadi “ilk okul” diyelim.) 

Lisede “akademik gelişime erişen” gençlerimiz üniversitede ne halt edecekler? Bırakın, üniversite akademik bir kurum olduğunu hatırlasın.  

Gelelim “kariyer”e! 

Siz bu kelimenin mânasını gerçekten biliyor musunuz? Kariyerin aslı “araba yolu” demek. Tabii bu anlamı bizi ilgilendirmiyor. Kariyerin Türkçesi: Meslek! 

Gençlerimizin meslek seçimi ile ilgili yönlendirmeler orta öğretimde yapılabilir mi? Bu doğru olur. Fakat buna “kariyer” denilmez, “yönlendirme” denilir! 

Bakın hele reforma: Liselerde bir de “kariyer ofisi” açalım! Bu zırvalamaktan başka bir şey değil. Her kariyer ofisine bir “şef” yahut “direktör” tayin edelim, yanına sekreterler filan koyalım. Bürokrasi içinde bürokrasi icad edelim.  

Gelsin “tasarım beceri atölyeleri”, “Sertifika programları” ve ille de “potfolyo çalışmaları”! 

Tebrik ederim: Henüz Türkçe sözlüklere girmemiş bir kelimeyi gümrüksüz ithal etmişsiniz: Portfolyo! Gerçi bankacılık alanında kullananlar var. Fakat, sizin bu kelimeden kast ettiğiniz nedir?  

Bu kelimenin Türkçesi yok mu? Var: Cüzdan! Bu kelimeyi hem de öğretim sözlüğüne sokmak cüzdanla mı ilgili vicdanla mı?  

Bu ülkenin Millî Eğitim Bakanlığı’nda Türkçe hassasiyeti olmayacaksa, nerede olacak? Fizik-sel aktiviteler! Sanat-sal aktiviteler! Yesinler Türkçenizi. 

Büyük yenilik: “Bilgi kuramı dersi!” 

Bu dersi müfredata zorunlu olarak ekleyenleri “bilgikuramı”nı açıklamaya davet ediyorum. Hem de felsefe ve mantığı seçimlik yaparak “bilgikuramı” dersi yapılabilir mi, bu konuda da parlak fikirlerini öğrenmek istiyorum.  

Bu kelime epistemoloji kelimesinin tercümelerinden biri. Bilgukuramı, bilgiteorisi yahut bilginazariyesi…Bilginin kaynağı, metodu, sınırları gibi konularla uğraşan felsefe dalı, marifet nazariyesi, ilmiyat, ilmiyat-ı mebhas-ı marifet. İbn-i Sîna bir nevi bilginazariyesi mahiyetinde bu girişten sonra ampirik bir ruhiyat yapmaya başlıyor (H. Ziya Ülken). 

Felsefeye girmeden epistomoloji okumak. Binanın temelini atmadan çatısını çatmak! 

(Hani tarihi seçmeli yaparak inkılâp tarihi okutmak gibi bir şey.)  

Üniversiteleri üniversite yapamadık, liseler üniversite imiş gibi yapalım bari! 

Biz dağdan dağ doğurmasını bekliyorduk, yıllar geçti fare bile doğurmadı. Birileri kalktı, fareye dağ doğurttu! Dağ ki ne dağ! 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Halil Kalesiz 30 Mayıs 2019 11:26
Mehmet Bey bağırmayın. Duyan yok. Dün duymadılar, Bugün Duymuyorlar, yarın da duymayacaklar. Ellemeyin yol yapsınlar, baraj yapsınlar, havaalanı hatta havavereni yapsınlar. Bakalım belki kurtulur gemi. Bunlar da Türkçenin düşmanı. Bunlar Necip Fazıl'ın Güzelim Türkçesini bıraktılar Nurullah Ataç'ın tilcikleriyle konuşup yazıyorlar. Unuttun mu, Senin Necip Fazıl Makemesine çağırdığın Nuri Pakdil'in şahitliği Pakdil'in dilinin Türkçeye tercüme edecek kimse olmadığı için şahitliği kabul edilmemişti. Değişen bir şey yok. Dil devrimi bitti başar
Biz yıllardır kendimizi kaybetmişiz.Adeta kemdimizi arıyoruz.Ama yanlış yârde arıyoruz.Kendimizi nerede kaybettiysek ancak orada bulabiliriz.Kendimizi tnımamız,Kendimizi tanımlamamız gerekiyor.Bize ait olan bie Eğitim Modeli ortaya koymamız lazım.Yıllardır başkalarının elbiselerini giydik.Hiç biri bedenimize uymadı.Zevkimize de uymadı.Kendi bedenimize ve zevkimize uygun elbise dikmenin zamanı geldi de geçti bile...
Mustafa Sahin 28 Mayıs 2019 10:32
Kusura bakmayin hocam. Yazinizin giris kismini okuyunca ciddi bir degerlendirme makalesi okuyacagimizi zannetmistik. "Yabanci dil" dedigimiz Ingilizce gunumuzde artik olmazsa olmaz bir dil. Butun dunya bu dilde bilim uretiyor. Belki ilkokul seviyesinde verilmeye baslanmasi gerekiyor...
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 19:46
Bakan beyi anlamak lazım. beklemekten başka çare görmüyorum. Çünkü ME deki hastalığın kesin tedavisi acı reçete istiyor. Bu reçete veliye de öğrenciye de siyasetçiye de çok acı gelir. Eğer bakan bey yapabilirse.
Karar Okuyucusu 27 Mayıs 2019 18:22
Din dersi mecburi hale geliyor ya, o bize yeter! Çocuklar Ebu Cehil, Ebu Lehebi öğrensinler. Peygamberin torunlarını katleden Mevlana'ya Hz. diye bir zihniyetten ne beklenir, çağı yakalayacak değiller ya. Emperyalizm önlerine ne getiriyorsa onu uygulamaya çalışıyorlar. 2 nci Beyazıt da babasının akli ilimleri olmayan aklı ile iterek, nakli ilimlerle Osmanlı'nın çöküşünü hazırlamıştı. Eh... O da sofuydu, bunlar da sofu. 17 yılda sanırım 10 cıvarında bakan geldi, her biri güzel güzel değiştirdi maarif, marif oldu arif...
Ne değil nasıl olmalı? Maalesef bizde öğrenim süreçlerinde "ne "düşüneceği öğretilmekte;"nasıl" düşünüleceği değil... Bu da verimsiz bir tarla gibi bir manzara ortaya çıkarmaktadır!Halimiz budur.
Faruk AKSOY 27 Mayıs 2019 12:01
Helal olsun Mehmet bey, harika bir yazı. Liseler niçin 4 yıla çıkarıldı. Evlatlarımız 1 yıl daha geç mesleğe başlasınlar diyemi? Bundaki gizli amacı reis nasıl görmez.Anlamak mümkün değil. Birde bu konuyu inceleyim derim
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 10:46
Var türlü parlak söz anlamı yok
Bakanlıkta bunlara karar veren arkadaşları gerçekten merak ediyorum.Bir kurul varsa buradakiler meseleye ne kadar hakim.Cikan kararlar dünya ülkelerinden parça parça alınıp yamalı bohça yapılmış gibi.Bilinçli olarak geri birakiliyoruz.Dil eğitimi sanki ogrenmemek üzerine, matematik çocukların çoğuna kendini aptal hissettirecek şekilde karmaşık hale getirilmiş.Tarih bilmeniz gerekenler bunlar.. yeterli.. sorgulama.. Hiçbir dersin hayattaki uygulamasının karşılığı yok.Kisaca özgür beyin istemiyoruz biz sizin yerinize düşünürüz deniyor.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 09:39
Valla ne dedidiginiz belli degil hocam. Ne istediginiz de anlasilmiyor. Neyi elestirdiniz siz simdi? Kullanilan dile mi takildiniz ? Egitim reformu sizce nasil olmali onu da soyleyemiyorsunuz ? Nedir? Fiziksel veya sanatsal dendigin de anlayamiyor musunuz ? Turkceyi azirelerden alalim, olur mu o zaman ozune mi doner dilimiz?? Osmanlica egitim gelsin hakikaten , bu adamlar bir gece de mi bir omur de mi bilemiyoruz ama; cahil kalmis . Okudugunu anlayamaz olmuslar.
Takipci 27 Mayıs 2019 09:12
Orta Dogu'nun baskin zihin yapisi henüz Orta Cagi asamamistir. Bunun sonuclarini her alanda Geri Kalmislik olarak yasiyoruz. Egitim de bundan payini fazlasi ile aliyor...
karar okuru 27 Mayıs 2019 11:24
7
Bu kadar kendini aşağılayan bir zihniyet olur mu? Orta Doğu'nun baskın zihin yapısıymış. Aynı uyduruk şeyleri papağan gibi tekrarlamak ne kadar hoşunuza gidiyor.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 16:43
2
Bu aralar " orta doğulu" lafı birilerinin yorumlarında pek moda. Ne iş ben de anlamadım
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 07:30
Ders adlarına takılmak doğru değil. Belirleyici olan, kitaplardaki anlatım kalitesi, ve öğretmen formasyon kalitesidir. 9. sınıf fizik, matematik kitaplarını açın, konuyu bilen insanın bile kafasını karıştıracak bir anlatım var, felaket. Talim Terbiye Kurulu sorumlu bundan, değişime oradan başlamak gerekir.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 07:28
Sayın yazar, Fildişi kulende lugat parçalamakla da olmaz maaaaaarif ıslahaaatı.. Bugünden yarına değişim istiyorsan o sadece kıyafet değiştirmede olur; egitimde değil. Hemencecik te asip kesmişiniz bakanı. Sabredin bir 5 yıl. Çok değil- eğitim için-
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 09:54
0
Komik oldu bu.. Yıllardır Aynı atıp tutmalar sonuç hiç olamadı.Egitim sanki egitilmemek için
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 03:36
Henry Rosovsski bir üniversitede dekan olmak diye Tübitak yayınların dan çıkmış bir kitabını yıllar önce okumuştum. Özetle şöyle diyordu.: Üniversiteler özgün düşüncelerin geliştiği özgürce düşüncelerin paylaşılabildiği mekânlardır. Rektörün ve dekanın en büyük görevi bu ortamı sağlamak olmalıdır... Maalesef üniversitelerimiz çoğaldı ama Fransızca bir kelime olan liseleşti... Sistem ve metodoloji yerine keyfilik aldı başını gidiyor. Almanya'da cimnazyumu (liseyi) bitiren bir genç kendi dili haricinde Latince yi (ing.ispany.fransızc) dan
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 03:06
Öfke ile yazmış neye kızdığı belli değil. Şekle takılmış özü anlamamış.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 02:38
Hay ağzınıza sağlık! Ne kadar da güzel ifade etmişsiniz. Bıktık yahu bu süslü kelimelerle kurulu reform gayretlerinden. Anladığım kadarıyla bakanlık bürokratları cümleler 'ne kadar süslü ve anlaşılmaz olursa' o kadar iyi gözükür anlayışındalar. Performans,portfolyo,kuram, sanatsal, eğitsel,kariyer,ofis... Böyle bir yere varamayız."Biz" olmak zorundayız.
musto 27 Mayıs 2019 02:38
Bu kadar üzülme kaldrırız inkılap tarihini olur biter bu millet sıkıştıkça kimden ilham alacağını gayet iyi biliyor elin Norveçlisi çaresiz durumda Atatürk gibi düşün demiş.
KARARLI KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 01:46
Lise, not, diploma, kariyer, Portfolyo, Fizik-sel aktivite! Sanat-sal aktivite… Milli Eğitim Bakanlığı denince nedense akla hep, Fransız şairi Voltaire’in, bugünkü Avusturya ile etrafındaki bir avuç toprağa hükmeden Mukaddes Roma İmparatorluğu için söylediği söz geliyor: “NE MUKADDES, NE ROMA, NE DE İMPARATORLUK.”
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 01:38
Kariyerin aslı “araba yolu” demek. Tabii bu anlamı bizi ilgilendirmiyor. Kariyerin Türkçesi: Meslek! Şarkıda şarkıcı “çocukta yaparım, araba yoluda mı diyor o zaman.”
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 01:35
Lisede “akademik gelişime erişen” gençlerimiz üniversitede ne yapacaklar? Tabiat boşluk kabul etmez. Evlilik hazırlık çalışmalarına daha fazla vakit bulmuş olurlar.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 01:34
Istanbul seciminde oy hirsizligi yapilmis. Her sandigin basinda AK Partiden ve MHPden temsilciler varken onlarin gozunun onunde birileri oylari calmis, kimsenin haberi olmamis. Nasil basarmislar bu isi? iste orasi bir muamma.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 16:51
0
Eğitimle alakalı kardeş. Okumuşlar ampülün üzerine vurulan geçerli oyları okuyamamışlar. Biz de onu konuşuyorduk.
KARARLI KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 01:32
“Bizim ortaokullarımız, liselerimiz, bazı sergilerde boşa işleyen makinalara benzer.” A.H.Tanpınar
Karar Okuru 27 Mayıs 2019 01:30
Dil ile kavga, gelişmiş yaşamla kavga. Asıl sorun uyum sağlama ve gelişme becerisi olmaması bu coğrafyada. Gelişmiş dünya aldı başını gitti. Uymaz isen elenir gidersin Osmanlı gib.
KARARLI KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 01:29
“Şehadetnâmeli cahil mi istersin bu âlemde? Maarif şimdi bizde meyvesiz eşcâra dönmüştür.” Şair Eşref
KARARLI KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 01:25
“Alimse bizim maarif ehli/ Tercih ederim ulûma cehlî.” Fazıl Ahmet Aykaç
KARARLI KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 01:21
Eğitim, terbiye yerine kullanılıyor. Terbiye, Arapça pürüzleri gidermek manasına gelir. Eğitim kelimesinin İngilizce karşılığı olan “education”, Latince “educe” kelimesinden türemiştir. Bu da “dik tutmak” anlamına gelir. Oysa ülkemizdeki genel kanaate göre “eğitim”, bu kelimenin kökleri olan “eğmek” ve “itmek” şeklinde anlaşılmaktadır. Bizdeki eğitim, çocuğu eğmesini çok güzel becermesine rağmen, doğrultmayı, dik tutmayı bir türlü başaramıyor.
KARAR OKURU 27 Mayıs 2019 00:59
Çözüm için doğru tespit yapmışsınız. Önce dilimize dönelim. Türkçe'si varsa kullanalım yoksa diğer dillerden alınabilir. Sadece dil ile düzelmez. Hasan Ali Yücel gibi bakanlar lazım.
ramazan 27 Mayıs 2019 00:36
her yeni gelen bakanın ilk işi; kendinden öncekinin yaptığını bir kalemde silmek ve yerine yeni bir sistem yerleştirmeye çalışmak. ortalama bakan süresi 1.5 yıl. Bakanlığı, işi, sistemi, çalışma arkadaşlarımı tanıyım diyene kadar zaten 1.5 yıl bitiyor. eğitimden; çocuklar, gençler, aileler, devlet de memnun değil. genç bir nüfusa sahip olmakla övündüğümüz kadar eğitim sistemimizle övünemiyoruz
KARAR OKURU10 27 Mayıs 2019 00:22
Eleştirileriniz hislerimize tercüman oldu. Kaleminize sağlık.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN