Back To Top
Dinî hamaset ve hurâfâttân taharet olmayınca…

Dinî hamaset ve hurâfâttân taharet olmayınca…

- A +

Geçen hafta bu köşede “Dinî Hamaset ve Hurâfâttan Taharet” başlıklı bir yazı yazmıştım; fakat anlaşılan o ki bazıları bu yazıyı tersinden anlamış ve alabildiğine hamasete yaslanıp ulusal bir gazetenin köşesinden başta şahsım olmak üzere Prof. Dr. İlhami Güler, Prof. Dr. Ömer Özsoy, Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün ve Prof. Dr. Ali Köse gibi İlahiyat hocalarıyla ilgili olarak tahkir ve tezyif namına ağzına geleni saymış... Türkiye’de siyaset ve futbol yorumculuğunun yanı sıra genelde İlahiyatçılık, özelde tefsir ve tefsirciliğin de anonim bir meslek dalı olarak icra edildiğine ve bu alanlarda konuşmanın hiçbir alt yapı ve uzmanlık gerektirmediğine epey zamandan beri tanık oluyorduk; fakat şimdilerde yeni bir meslek dalının daha popüler hâle geldiğine tanık olmaya başladık…

***

Bu yeni mesleğin adı İlahiyatçı terbiyeciliği ve İlahiyatçı muhbirliği… Burada söz konusu olan “terbiyecilik” kelimesi öncelikli olarak “had bildirmek” ve “ayar vermek” anlamına geliyor. Bunun yanında söz konusu kelime “muhbirlik” anlamını da içeriyor. Ne var ki muhbirliğin devlet katında duyarlılık yaratması ve fiilî bir karşılık bulması için, ihbar konusu olan İlahiyatçı hocaları bir şekilde “FETÖ” ile de ilişkilendirmek gerekiyor. Dolayısıyla “İlahiyat terbiyeciliği” denilen meslek dalı sözüm ona dini ve sahih itikadı müdafaa adına tepeden tırnağa derin ahlaksızlıkla icra ediliyor.

Yukarıda isimleri geçen İlahiyat hocalarıyla ilgili olarak, “İlahiyat Fakültelerine giden gençlerimizi böylelerinin ellerine teslim ediyoruz! İmam Hatip liselerinde hocalık yapacakları maalesef bunlar yetiştiriyor. FETÖ’nün kucağına da çocuklarımızı zamanında bunlar taşıyordu” gibi ifadeler kullanan muhbir yazar bir taraftan hoparlörle ezan okumanın bidat olup olmadığı gibi konularda Vehhabi meşrep bir kılığa bürünen, diğer taraftan da sahip oldukları televizyon kanallarında kadın sanatçılara çalgılı çengili programlar yaptıracak kadar dünyevileşmekte hiçbir beis görmeyen, keza bir taraftan hurafe ve menkıbe edebiyatını sahih din olarak takdim eden, diğer taraftan da son dönem İslam dünyasında Muhammed Abduh ve Reşid Rıza’dan Seyyid Kutub ve Muhammed Hamidullah’a kadar birçok değerli ilim-fikir adamını son derece ağır ifadelerle tahkir, tezyif, hatta kimi zaman tekfir edebilecek düzeyde Harici meşrep bir kimliğe bürünebilen “Seadet-i Ebediyye” zihniyetinin kendine sağladığı imkânla sağa sola saldırıp duruyor.

Kendi işini avukata havale edip sırf başka insanların işleriyle meşgul olmayı ve o insanlar hakkında dedikodu yapmayı kendine vazife edindiği anlaşılan bu şahıs da İlahiyat ve İlahiyatçılığın anonim bir meslek dalı hâline geldiğini fark ettiğinden ve aynı zamanda bu mesleğin popülerlik sağlama katsayısı özellikle son zamanlarda oldukça yüksek göründüğünden belli ki İlahiyat alanına dalmaktan kendini alamamış… Hoş, artık Ecdat edebiyatı, Kayı hikâyesi gibi konular geçen yıllarda olduğu gibi pek ilgi çekmiyor… Şayet popülarite virüsü size bulaşmışsa ne yapıp edip geniş ölçekte ilgi çeken konular bulmanız ve o konularda ehliyet/liyakat sahibi olmasanız dahi ahkam kesmeniz bir bakıma kaçınılmaz hâle geliyor.

Pespaye köşe yazısında ilk sıraya ismimi koyup şahsımı hedef alan ve benimle birlikte diğer birçok İlahiyat hocasını Kur’an’a saygısızlıkla suçlayan muhbir yazar hiç utanıp sıkılmadan “FETÖ’nün kucağına da çocuklarımızı zamanında bunlar taşıyordu” diyebiliyor. Bu ifadenin sahibi aklı sıra muhbirlik yaparken, baltayı taşa vurduğundan habersiz görünüyor. Tam bu noktada kendisine, “17-25 Aralık sürecinde FETÖ hakkında herhangi bir şey yazıp çizdin mi? Yahut o süreçte FETÖ aleyhine tek söz söyleme cesareti gösterebildin mi?” diye sormak gerekiyor. Bu arada, 17-25 Aralık sürecinde “Haşhâşî” nitelemesi de dâhil olmak üzere FETÖ hakkındaki en şedit yazıların bu satırların yazarından çıktığını ve birbiri ardınca Star Açık Görüş’te yayımlandığını, keza FETÖ/PDY çatı davasındaki bilirkişi raporunun da yine söz konusu muhbir yazar tarafından “FETÖ’nün kucağına çocuklarımızı zamanında bunlar taşıyordu” diye iftira atılan şahsıma ait olduğunu bu vesileyle hatırlatmak gerekiyor.

***

“Mustafa Öztürk, İlhami Güler, Ömer Özsoy gibi İlahiyat hocaları Kur’an ahkâmının geçerliliğini sorguluyor” mealindeki sözde eleştirilerine karşı muhtemelen kendisinin de çok hürmet ettiği İmam el-Mâtüridî’nin, “Bu ayette ictihad yoluyla Kur’an hükmünün nesh edildiğine delil var” (Tevbe 9/60. ayetin tefsiri) şeklindeki ifadesi ile “Bu ayetteki hüküm insanların (müslümanların) ameli terk etmesiyle birlikte metruk (terk edilmiş) hale gelmiştir” (Mümtehine 60/10. ayetin tefsiri) şeklindeki ifadesini sayın muhbir yazara hatırlatmak gerekiyor. Ayrıca söz konusu yazardan “İmam el-Mâtüridî’nin Kur’an’a Saygısızlığı” gibi bir başlık altında okkalı bir yazı yazması da bekleniyor.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
turgut 02 Kasım 2018 08:59
iyiki varsınız mustafa hocam ve sizin gibi değerli hocalar sizin sayenizde gerçek dinimizi öğreniyoruz allah razı olsun siz bildiğiniz doğruları söylemeye devam edin size bu lafları söyleyenler akıllarını kiraya verip ne olduğu belli olmayan kaynaklardan alıp yazıyorlar onları zerre dikkate almıyoruz.
Erdem 01 Kasım 2018 17:23
Bir tarih profesörünün kendi alanı dışında kalan ve alanın uzmanı kişiye arkası boş hakaretler etmesi hiç yakışık almamış. Varsa bir bildiği delillendirip ortaya koyar eleştiri sınırını aşmadan sorgular biz de avam tabakası olarak anlamaya çalışırız kim haklı kim haksız diye. Mustafa Hoca'nın iman sempozyumunda söyledi gibi bizim bu tahammülsüzlükle gidişimiz taliban'a çıkar. Ben Mustafa Hocam ile tarihselcilik noktasında hiç uyuşmasam da fikirlerini okuyup yöntemlerinden faydalanmaktan gurur duyuyorum. İyi ki varsınız Sn. Öztürk.
KARAR OKURU 31 Ekim 2018 18:57
Hocam agziniza saglik. Saglicakla kalin.
Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için Dost'un evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim. (Yunus Emre) Şeytan taşlamak var da, bir başlarsak taşlamaya, başkaca işlere ne zaman kalır ne de can... Güzel Hocam ne olur, siz gideceğiniz yoldan gidin, havlayanlar olacak, bağıranlar olacak elbet... Onlara da "Selâm" eylemek yakışır/yakışıyor size. "Yel kayadan neyin alır, eser eser tozun alır" demişler. Sağlık, sıhhat ve selamet tüm kardeşlerimizin üzerine olsun.
İnsiyator... 28 Ekim 2018 22:29
NAKLİ İLİMLERİN (ezberleyip) Arkasına saklanıyor (istisna haric) sonra da subliminal mesajla bizlere o şunu demiş, yok o başka türlü demiş, oburu niye öyle demişmiş , mişmişte, mişmiş bırakın Bu DEDİKODULARI. !. eeee sen Soye yürü geç. Pratik Hayatta (işte, fende,okulda,muhendislikte,Ahlakta vb ) Gecerliligi varsa gelir insanlar. Beyler ,Hocalar Sayın abiler GAVUR bizi dövüyor. Biz dedikoduyu bırakalım. Care bulalim. Cebbeli vb taifesinden bi cacık olmaz. Bırakın o zavalliyi. Hayatta Güncel değer üretin değer. !..
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 23:37
Din veya dindarlık devlet ve toplum hayatımın referans noktası kabul edilir laiklik rafa kaldırılsa işte böyle bir birimizi yer dururuz...
selahattin 27 Ekim 2018 21:27
maalesef ülkemizde rayiç uygulama, fikri ve ilmi alanda baş edemediğin herhangi bir görüş veya düşünceyi zapturapt altına alması için devleti göreve çağırmak. işin ilginç tarafı, bu güne kadar laik devleti tezyif edenler muhalifine karşı laik devletten medet bekliyor. diğer taraftan çoğu zaman, dile getirdiği düşünceye muhalif bir fikir duymaktan hazzetmeyenler düşünce dünyamızın kısırlığından dem vuruyor. muhalif ve aykırı fikirleri (örgütleri değil) devlet eliyle bastırmak gibi tuhaf beklentileri olan ilginç bir memleketiz. oysa tezini deliller
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 17:53
İlahiyatçı muhbirliğine karşı Cemaat/Tarikat muhbirliği... Çok iyi taktik. Laik devletin hakim ve savcıları tarikat ve cemaatlere karşı iş başına!!!
KARAR OKURU 28 Ekim 2018 00:27
1
Beyefendi, bu yazının acaba neresinde cemaatlere karşı muhbirlik var. Acaba siz daha birkaç gün önce cübbesiyle tanınan bir zatın tv programında "Şu şu İlahiyat hocalarını tıpkı fetöcüler gibi kamu görevinden ihraç edin" şeklindeki beyanlarını dinlediniz mi? Siz mustafa öztürk gibi bazı hocaların "görevden ihraç" konulu cimer ve bimer şikayetlerinden başını kaldıramadıklarından haberiniz var mı? Ayıptır, yazıktır, günahtır.
KARAR OKURU 28 Ekim 2018 00:37
2
Önceki yazıyla birlikte okuyun o zaman anlarsınız kimin ne muhbirliği peşinde olduğunu
KARAR OKURU 28 Ekim 2018 00:58
0
Önceki yazıdan: "Ancak bu iş devlet sopasıyla ve jakobence yaklaşımlarla değil, ülke sathında demokratik, çoğulcu ve özgürlükçü düşünceye geniş alan açma yoluyla gerçekleştirilmelidir." Sizce bu ifadeleri yazan birine "cemaat muhbirliği" isnadında bulunmak hakşinaslık mıdır?
Fehim 27 Ekim 2018 17:09
Hocanın mezkur yazısında bahsettiği konulara neden cevap verilmeyip farklı tarafa çekiliyor? İlim adamından beklenen konuyu aydınlatması değil mi? İslamiyet sadece bazı akademisyenlerin tekelinde değil herhalde
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 21:55
1
Ülkemizde islamiyet tekel altında...o da tarikatçı ve cemaatçi geçinen veya şuradan buradan metotsuz öğrendiklerini ilim sayanların tekelinde...maşallah ilahiyatçılardan başka herkes bu alanda uzman..size kalsa ilahiyatçılar hiç bir şey bilmiyor..
İlbeyhan 27 Ekim 2018 15:47
Hocam Din diye Hindu ve Ortadoğu masalları , mistisizmi , menkıbeleri kurnaz egemenler ,ruhban sınıfı çıkar karşılığı binlerce yıldır pazarlamışlar...Mesela KALP GÖZÜ diye birşey uydurmuşlar...Yaradanın verdiği GÖZÜMÜZÜN gördüğü hakikatleri TEVİL için kullanmışlar..Zahiren gördüğünün aslı yok aslolan batınidir diye her türlü ahlaksızlıklarını , mübarek diye yutturmuşlar... gözünle gördüğüne inanma , bilmediğin sırlar var demişler..Karılar ,kızlar tekbir giyimi terketti , eşarplarını versace ,wakko ,louıs vittondan al
KARAR OKURU (4) 29 Ekim 2018 11:47
0
Özür dilerim kırmak gibi bir niyetim zinhar yok ancak neden "karılar,kızlar" üzerinden böyle bir eleştiri yapma gereği duydunuzu anlayamadım acaba yazar farklı bir şey mi söyleyecekti? Yorum kesik çünkü.
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 15:28
Hocam neden böyle kişileri muhatap alıyorsunuz? Taşrada onlarca yüzlercesiyle karşılaştığımız, nasıl akademisyen olabildiğini anlayamadığımız tiplerden biri işte.
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 14:57
Cübbeli Ahmet de birkaç akşam önce çıktığı bir televizyon programında ilahiyat hocaları hakkında muhbirlik yaptı ve açıkça "Bu hocaları tıpkı fetöcüler gibi görevden ihraç edin" dedi. Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete. Gidişat çok tuhaf. Hayrolsun inşallah
Ali Arslan 27 Ekim 2018 14:43
Hocam bu şahsı ne zaman görsem hangi disiplin olduğu fark etmeksizin alakasız analojiler kurup birine saldırmaya çalışıyor. FETÖ üzerinden Prof. Mehmet Görmez'e, Sarıkamış üzerinden Dr. Mustafa Çalık'a, Fahreddin Paşa üzerinden İlber Ortaylı'ya... Uzar gider. Fikir üretmiyor. Hep hamaset.
erol karaca 27 Ekim 2018 14:02
Sayin Hocam yaziniz icin tesekur ederiz. Fikirlerin catismasindan hakikat gunesi dogar der eskiler. Farkli gorusler olabilir. Tartismayi sahsa indirgemeden fikir duzeyinde goturebilirseniz sanirim daha etkili olur. Haklisiniz, bilip bilmeden ilahiyat konusunda futbol gibi hepimiz fikir beyan etmekten cekinmiyoruz. Bazen, bunun bilgi, birikim ve uzmanlik sahasi oldugunu unutuyoruz.
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 13:25
Yrd. Doç. Dr. Zekai Erdal tarafından kaleme alınan ve Ahmet Şimşirgil'in akademik hırsızlığını ortaya çıkaran makalenin okunması tavsiye olunur.
ben bir sevda kuşuyam 27 Ekim 2018 15:38
1
Of of of, of ki ne of! Haberim yoktu, okudum, utandım. Fakat yine de hakkaniyetli olmak adına bir de Şimşirgil'in cevabını okuyayım dedim, iki kat utandım. Yok onu unuttum, yok bunu nereden bilebilirdim, yok bilmem neyi daha önce zaten ben yazmıştım (adam self-plagiarism denen şeyden de bihaber), sonra bir de intihali ortaya çıkaran Erdal'a saçma sapan suçlamalar. Başkası adına utanmak kadar acı veren şey yok.
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 17:05
3
cevap verdi ona cahil herif oku da konuş her duyduğuna atlama
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 13:21
Mustafa Hoca'nın bu yazıda eleştirdiği zatın güya uzmanlık alanı olan tarih konusunda ne tür intihallere/hırsızlıklara imza attığını internette minik bir sörf yaparak şahit olabilirsiniz.
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 12:47
Alim kalmadı bu ülkede. Parayla çalışan akademisyen çok maaşlar tıkır tıkır yatıyor iktidar a göre yaz çiz zülfü yare dokunan fetö oluyor.
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 12:10
Rezaletiebediye + muktedirlerin boyuna göre taşlara yanaşan = meina heci seid.
Hocam, Yine enfes bir üslûpla sizlere dil uzatan “ilahîyat muhbiri” yazarı mat etmişsiniz.
Karar Okuru 27 Ekim 2018 11:25
Hocanın ismini saydığı diğer ilahiyatçılar ve benzer doğrultuda dini metinleri yorumlayan hoca ve yazarlar, içinde bulunduğumuz skolastik din anlayışından kurtulabilmemizin mücahitleridir. Onlarla tartişmaya gücü yetmeyen modern haricileri güneşe bakamayan yarasaya benzetiyorum. Kimi tarihçi, kimi sözüm ona tarikatçı, kimi muhafazakar ama hepsi dedikoducu, iftiraci ve ahlaksız. Hocaların yazı veya konuşmalarının içinden cımbızla çektikleri bir kaç kelimeyi bağlamından koparıp utanmadan bir kaşık suda fırtına koparıyorlar.
Eleştirel Bakış 27 Ekim 2018 10:07
IV-"..hangi alanın yeniden güçlendirilmesi İslam düşüncesini ve İslam medeniyetini temellendirir sorusunu değerlendiriyor. Ne kelam, ne felsefe ne de tasavvuf… Güngör de “usul-i fıkıh/içtihat” diyor. Müslüman gençliğin dinî heyecanının, dinî duygularının içtihada yönlendirilmesi zaruridir. Bugün artık günümüz şartlarında tek kişilik içtihatlarla yürümek kolay değildir. Günün şartlarının gerektirdiği içtihatlar, ancak oluşturulacak bilim heyetleri kanalıyla gerçekleştirilebilir. Eserin sonunda bu formülü tavsiye ediyor. Ki bin sene önce
Eleştirel Bakış 27 Ekim 2018 09:55
II- “Pozitif bilimleri mahkûm ediyor.” diyemezsiniz. Gazali el-Mustasfa’da diyor ki: Vahiy ile pozitif bilimlerin ilgi alanı olan tabiat kanunlarının görünürde tearuzu (çelişkisi) hâlinde şöyle düşünürüz: “kâinatın işleyişi yani tabiat kanunları, sünnetullah, Allah’ın fiilidir. Vahiy ise Allah’ın kelamıdır. Allah’ın kelamı ile Allah’ın fiilinin tearuzunu/çelişkisini akıl kabul etmez.” Şayet vahiy ile tabiat kanunları arasında bir çelişki görürseniz, böyle bir durumda siz Allah’ın fiilini yani tabiat kanunlarını esas alırsınız,
Eleştirel Bakış 27 Ekim 2018 09:50
IV-"Rahmetli Prof. Dr. Erol Güngör de İslam’ın Bugünkü Meseleleri’nden sonra İslam Tasavvufu’nun Meseleleri’ne geliyor. Kitabın sonunda İslam dünyasında hangi alanın yeniden güçlendirilmesi İslam düşüncesini ve İslam medeniyetini temellendirir sorusunu değerlendiriyor. Ne kelam, ne felsefe ne de tasavvuf… Güngör de “usul-i fıkıh/içtihat” diyor. Müslüman gençliğin dinî heyecanının, dinî duygularının içtihada yönlendirilmesi zaruridir. Bugün artık günümüz şartlarında tek kişilik içtihatlarla yürümek kolay değildir..." Prof. Dr. Sait
Eleştirel Bakış 27 Ekim 2018 09:33
III-".. kronolojik okursanız, Gazali hakkında, onun kanaatlerinde en son vardığı noktayı rahatça anlarsınız. Aksi hâlde onun hakkında edineceğiniz kanaat, vereceğiniz hükümler, nihayetü’l-emirde yanlış ve hatalı olacaktır.Bu tarzda nihai kanaatlerinde ciddi değişiklikler yaptığı son eserlerinden biri de “Faysalu’t-tefrika”dır. Bu eseri okumadan Gazali’yi, “filozofları tekfir ediyor” deyip atamazsınız bir kenara. O, daha önceki eserlerinde kullandığı tekfir kriterlerinin hepsini, artık değiştirmiştir.“el-Mustasfa” onun son eseridir. Gazali,
Eleştirel Bakış 27 Ekim 2018 09:25
I-"Gazali diyor ki, ümmetin yolunun ıslahı ancak içtihat ile gerçekleşir. Çok enteresandır, ona göre “ne kelam, ne felsefe, ne de tasavvuf.” Mutlak surette “İçtihat” edilecektir. Çünkü içtihadın kapısını hiç kimse kapamamıştır, kimsenin buna yetkisi de yoktur. Gazali vefatından (h. 505) bir süre önce tamamladığı Usul-i Fıkıh (Hukuk Metodolojisi) (h. 504) kitabı “el-Mustasfa”da bu gerçeği bütün teferruatıyla dile getirmektedir...."PROF. DR. SAİM YEPREM: "KARGAŞADAN KURTULABİLMENİN YOLU, BUGÜNKÜ NESLE KENDİ DİLİNDEN KONUŞABİLMEK."
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 08:48
Mustafa Bey,bahsettiğiniz şahıslar sebebiyle islamın olduğu ülkeler yozluk ve bataklık içinde!Onlar var olduğu için işid'inden tut el kaidesine varlar:tabii ki hep emperyalistler bunları aparat olarak kullanmış,ama bu irin yuvaları olmasa emperyallar kullanamaz zaten!Ama mücadeleye devam, berbat kaderin değişmesi gerekiyor!Bu şahıslar herzaman olur çünkü o pisliğin kralları bunlar, egemenliklerini kaybetmemek için hertürlü şeyi yaparlar!Sizinle gerçek anlamda fikri tartışma yapmalarını beklemeyin, olsa dükkan senin!
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 08:21
Hocam cahile niye açıklama yapıyorsunuz. Bizim sizin gibi bilgi peşinde koşan insanlara ihtiyaçımız var. Şarlatanlara değil. Her dönem böyle soytarılar çıkar. Dindar ım demekle temiz ahlak sahibi olunmuyor.
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 08:11
Hocam allah aşkına muhatap almayın böylelerini. İnanın sizin duruşunuz zarar görüyor bundan. Boşverin gitsin.
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 08:03
BU KADAR AĞIR BİR DİL HOCAMIN NEZAKETİNE HİÇ YAKIŞMAMIŞ. BİZİM DUAMIZ HEP ŞÖYLE. RABBİMİZ İNSANLARIN KALBİNDEKİ VAHŞETİ GİDER ÜNSİYETE TEBDİL EYLE.
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 09:32
6
Neresi ağır bu yazının ? Ben de İmam Maturidi gibi düşünüyorum; SIKIYORSA, onu da eleştirsene, kısmı mı ? FETÖ'nün kucağına çocuklarımızı taşıyan, FETÖ'yü devlete taşıyan AKP'dir.
Neyzen 27 Ekim 2018 07:00
Sorunumuz dini,ilmi olan ile malumatı karıştırmamız!Ahlak ve edep yoksunluğu! Birde tuhaflık. Elin ehli kitaplısının islam hakkında yazdığını kaynak gösterir iken huşu içinde olan bir çok tipi tip ,bizden birinin çalışıp,araştırıp, analiz edip ortaya koyduğu düşünce ve görüşüne gelince "tutmayın küçük enişte" moduna girip ortamı velveleye verip,sağa sola da işmar ediyorlar.Tavşanın suyunun suyu gibi,nakilin nakilinin,nakili!işi ile işi götürüp işi ASSOLİSTE BAĞLAYIP koğuculuk yapıyorlar.Üretme yok üretene düşmanlık var.Bunlar Islamın
Üzülmeyiniz 27 Ekim 2018 03:02
Tarih; doğru yanlış ortaya kalıcı bir ürün koyanları yazacaktır. İftiracilik ve sağa sola saldırmaktan başka işi olmayanlara gelince, onlar ise ancak tarihin çöplüğünde yok olup gideceklerdir.
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 01:19
Malum karşı yazıyı da okudum. Keşke okumasaydım çok üzücü. İnsanımız eleştiri yaptığı kişi hakkındaki kanaatlerini sloganlardan alıyor sanırım. Ortadan kesilen videodan, kitaptaki başı sonu olmayan satırlardan hüküm vermeler, bilip bilmeden konuşmalar... Benim anlamadığım bir insanın vicdanı buna nasıl onay verir? Bir de dindarsa...
KARAR OKURU (2) 27 Ekim 2018 18:33
0
Ben yine de hocam polemik türü yazılardan kaçınmanızı isterim ancak tabi ki eleştiri yapılan sizsiniz o açıdan da haddimi aşmış olmak istemem. Siz bilirsiniz.
KARAR OKURU (3) 27 Ekim 2018 18:36
0
Bir özeleştiri de yapayım mesela keşke karşı yazıyı da okumasaydım ama bu tarz konulara girilince kendime hakim olamıyorum(olmak istemiyorum).Ama karşılıklı polemikleri okumak tecessüse sebep oluyor maalesef.
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 00:58
Kim ki bu yazar?
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 09:21
3
"Osmanlı'nın kılına dokundurtmam, 600 yıl boyunca en küçük bir kusuru, hatası yoktur, hepsi de evliyadır" tadında yazılar döşenen bir tarih hurafecisi.
KARAR OKURU 27 Ekim 2018 09:39
1
Ahmet Şimşirgil
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN