Back To Top
İnsanın beşinci zindanı: Statüko

İnsanın beşinci zindanı: Statüko

 - Son Güncelleme: 08.06.2019 Cumartesi 09:37
- A +

Bu yazı bana değil, Enes Kerim Şafak’a aittir. Enes, Haydarpaşa Anadolu Lisesi son sınıfa geçmiş olan ve aynı zamanda “https://defterarkasi.com/author/enessfk/” sitesinde öykü, deneme ve sosyal bilimler üzerine yazılar yazan, çok zeki, sevimli, sempatik bir kardeşimizdir. Enes sanki ilkin akıl düzeyinde filozof gibi büyümüş, sonra yaşça küçülmüş bir grup arkadaşıyla birlikte insanın ve toplumun büyük soruları/sorunları üzerine kafa patlamakla meşguller. Belki milyonlarca akranları sabahtan akşama kadar cep telefonlarıyla oynarken bu çocuklar sempozyum programları düzenleyip bu programlarda bildiriler sunmaktalar... Düşüncenin kuduz it gibi kovalandığı, düşünen insanın teşvikten öte tedip ve terbiye edildiği bir zaman ve zeminde körpecik zihinleriyle insanlığın büyük sorunlarını fark etmiş ve bunun derdiyle dertlenmiş bu gencecik kardeşlerimizi hem teşvik hem taltif etmek boynumuzun borcudur…

***

Enes’in bu yazısı Ali Şeriati’nin meşhur “İnsanın Dört Zindanı” isimli eserine dairdir. Şeriati insanın tercih imkânına sahip özgür iradesini baskı altında tutan, sınırlayan ve insan adına seçim yapan dört zindanı “tabiat, tarih, toplum ve benlik” olmak üzere dört kategoride irdelemektedir. Enes bu dört maddeye bir beşincisini eklemekte ve bu beşinci zindanı “statüko zindanı” diye isimlendirmektedir. Bizzat Enes’in ifadelerini kısmen özetleyerek aktarırsak,

Statüko Zindanı… Bu zindanı tanımlamaya ve önerdiğim kurtuluş yoluna geçmeden önce, söz konusu zindanın zihnimde nasıl geliştiğine bakmak, sanıyorum daha doğru olur: Ben az önce sorduğumuz soruyu düşündüğüm zamanlar (Bu dört zindana eklenecek bir madde var mı?) aklıma pek çok cevap gelirdi. Evet, başka zindanlar olduğunu hissediyordum ve bazılarını açıkça görüyordum; fakat hiçbiri tek başına “beşinci zindan” olmayı hak edecek kadar temel bir zindan gibi gelmiyordu bana. Peki, genel olarak düşündüklerim nelerdi?

Din, Alışkanlıklar, Gelenekler, Kurallar, Yasalar…

Malum, modern dünyada yaşıyoruz, içinde bulunduğumuz “değişim” furyası inanılmaz boyutlara geldi. Gerçekten de tarihsel süreçte ele aldığımızda eski çağlara nazaran gündelik hayatımız çok daha hızlı değişiyor; toplumsal değer yargılarımız, teknolojimiz, mesleklerimiz ve daha birçok unsurumuz da öyle. Genelde hep bu “değişim” furyasından bahsedildiği için biz de hep “değişime” odaklanıyoruz. Bir süre sonra bu öyle bir hâl alıyor ki sanki her şeyin ama her şeyin değiştiği ve sürekli bir hareket hâlinde olduğu “illüzyonun”una kapılıyoruz. Hâlbuki değişmeyen olgular da çok fazla! Ancak “statüko”yu fark etmek, değişimi fark etmeye göre oldukça zor. Bu durum, hayatımızın neredeyse her noktasında böyledir.

Peki, bu durumda “statüko zindanı” nasıl bir şey olur? (TDK’ye göre statükonun birinci anlamı, süregelen düzenin korunması durumu). “Hayatımı etkileyen” bir şey sırf öyle alışılageldiği için, öyle kabul edildiği için ve öyle süregeldiği için değişime uğramıyorsa, daha doğrusu uğramama eğilimindeyse, buradan şu sonuç çıkar: İşte o şey benim için bir zindandır.

***

Din… Tarih ve toplum zindanlarında kendisini oldukça gösteren bir kavramdır din. Fakat yine aynı din sırf öyle alışılageldiği ve öyle kabul edildiği için değişime uğramıyorsa (üstelik diyelim ki uğraması gerekiyor) ve insanların hayatlarını olumsuz etkiliyorsa, o halde din de statüko zindanının içinde yer alır.

Alışkanlıklar… “Alışkanlıklar” sözcüğünü “gelenekler”den ayırarak incelemeyi uygun gördüm, bu haliyle bu sözcük “bireysel” hayatımızda yer alan bir kavramı ifade ediyor. Peki, alışkanlıklar nasıl zindana dönüşüyorlar? Çünkü bunlar genelde “durduk yere” devam ederler. Bazılarının “bağımlılık” yaptığı görülür, bunlar genelde bireye “zarar” da verir. Hal böyle olunca, insan alışkanlıkların içindeki “statüko”nun esaretine girer ve kim bilir hayatı boyunca da çıkamaz…

Gelenekler ve Kurallar… Bunlar “alışkanlık” sözcüğünün “toplumsal” ölçekteki versiyonlarıdır (toplum zindanıyla da oldukça ilişkili). Toplumun uzun süreli gelenekleri, koydukları kurallar ve kabul ettikleri “sözlü yasalar” genel olarak devam eder durur. A toplumunda 25 yaşın üstünde evlenmenin hoş, 25 yaşın altında evlenmenin yakışıksız görüldüğünü farz edelim. Bu toplumdaki bir genç -25 yaşın altında evlenmek istiyor olsun- hayatını etkileyen böylesine önemli bir kararda açıkça “statüko zindanı”nın esaretine girmiş değil midir?

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Arabada Prenses Var 10 Haziran 2019 13:32
Din kavramı yaşanılan coğrafyaya ve topluma bağlı olarak insanın zihninde farklı şekillerde canlanabilir.Yani, bir Avrupalı için din Hristiyanlık olabilirken bu kavram bir Türk için İslam'dır. Din kavramını daha uzun bir şekilde ele almak konunun daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilirdi. Fakat yine de İslam için konuşmak gerekirse kitapta yer almayan ve İslam ile çelişen birtakım kaidelerin sadece hadiste geçiyor diye eleştirilmemesi de zindanda olduğumuzu gösterir. Ne yazık ki biz günaha gireriz korkusuyla İslam'a zarar veriyoruz.
Garip 08 Haziran 2019 21:19
Asr 3. ayet ve diger bazi ayetlerde dunya ve ahiret icin yararli isleri Kuran ogutluyor. Sayin Ozturk un felsefe ile ilgili referanslarla elestirsemde, hakkini teslim ederim. Muslumanlar ve insanlarin statuko endisesi hakkinda sofistike bir makale. Tesekkurler Sayin Ozturk.
karar okuru 08 Haziran 2019 15:32
delikanlı tarihten bu güne kadar gelen Hakikatada zindan demiş ve kapıyı kapatmış,ayağını bastığı bir miyar yoksa daha çook değişir dönüşür.
Metin Yazar 08 Haziran 2019 14:48
Düşünce tembelleri bir eleştiri gördüklerinde hemen gayrete geliyorlar, çok ilginç.
Bir dolara sattığınız hammaddeyi bin dolara ithal etmemizin başlıca sebebi düşünmeyi hakir görenlerdir Elin gavuru yapıyor bee
Bir dolara ihraç ettiğimiz hammaddeyi bin dolara işlenmiş olarak ithal ederiz sebebi düşünmeyi küfür sanan saygıdeğer vatandaşlardir.
KARAR OKURU 08 Haziran 2019 09:40
Vah ki ne vah Sen mi bu çocuğu böyle egitip zindana mahkum ettin ALLAH yolunda cihad etmekle mükellef olması gereken bu gençler böyle ifsad edici alışkanlıklar edinirse ne devlet ne de millet kalir
... 08 Haziran 2019 21:19
1
Bence bu dünyada herkesin öncelikle hazıra konmuşlukla cihat etmesi gerekir. Zira hazıra konmuşluğun kibri bol olur. Kendinizden olmayanı sürekli suçlar,böbürlenir,kibirlenirsiniz;ama dünyanın başka bir yerinde doğsanız benzerini şu anki konumunuza yapabileceğinizin farkında dahi olmazsınız.
KARAR OKURU 08 Haziran 2019 09:40
Ehlisunnet din alimi bu dünya nin geçici bir oyun ve eğlence olduğunu bilir imtihan olundugumuzu bilir ahiret için çalışır zindiklar gibi zindanda bahsetmez
KARAR OKURU 08 Haziran 2019 12:37
1
Evet, bu geçici dünya değil hep ahiret için çalışalım. Bilim ve teknolojiye bir gram katkımız yok ama elin kafiri zaten sürekli icat ediyor, bize de parayı bastırıp almak düşüyor. Ne rahat değil mi?
KARAR OKURU 08 Haziran 2019 13:08
1
Ehli sünnetinizi sevsinler sizin; sizi gidi yanmaz kefenciler
Muhtefi. . 08 Haziran 2019 17:39
0
Geçici olan Dünyada yerlerde sürünen..!.. Alemi Ahirettede SÜRÜNÜR. .:)))...arkasını, önünü iyi değerlendirip konuşmak lazım. ..iskembeden sallayıp zavallı, saf kuru soğana muhtaç Müslümana,,, Tok karninla yavrum bu dünya geçici öbür tarafta doyarsın demek tamamen TIYATRODUR. ..egemen güçlerin Ver Kutsalı (afyonu)..taktigi. bizde yemezler. .:)))..
Ali Desidero 08 Haziran 2019 04:48
Aferin çocuğa!!Allah aklına,gayretine yardım etsin.Ancak,hoca Nasrettin'in DÜŞÜNEN LEYLEK'i olmazlar inşaallah.
KARAR OKURU 08 Haziran 2019 01:37
Allahın emir ve yasaklarını statükonun zindan olarak görmek yanlıştır din değişmez değişirse tahrifata uğramış olur
İbrahim Zengin 08 Haziran 2019 00:13
Ah be delikanlı. Boyundan büyük işlere girmişsin. Bu mantık yürütme kıyamete kadar değişmeyecek esas ve unsurları bulunan dinine "statüko zindanı " bağlamında yaklaşmana neden olmuş. Eğer , hayatını bu ilimlere adamış cumhur ulemanın ittifakla kabul ettiği "zamanın değişmesine bağlı olarak değişmesi/gelişmesi mümkün görülen bazı unsurları " kastediyorsan bu ayrımı yapmanda veya bunun farkında olmanda fayda var. Eleştirel bakış açısına sahip olmak iyi bir haslettir ; ancak önce " sabiteleri " bilmek gerek.
KARAR OKURU 08 Haziran 2019 12:36
1
Zengin, Enes Kerim Şafak, akil baliğ olmuş yani Allah'ın muhatap değeri biçtiği yaşta. Adaşın Halilullah gibi, sorgulayan biri. Allah, İbrahim “Boyundan büyük işlere” girme, demedi; sor İbo sor, dedi. İnsana zindan olan, Marks’ın HAKLI OLARAK afyon dediği, dinler/dinsel kültürler, ed-din’in dışında inançlar, yok mu ? Onları geçtim ed-din inzal orijinalitesini hala koruyor mu ? Her aklı başında Müslüman bilir ki, Allah’ın dini, ekoller/mezhepler tarafından beşerileştirilmiş, ed-din bile insana zindan yapılmıştır.
Enes Kerim Şafak 09 Haziran 2019 16:39
0
İbrahim abi, yorumunuzda değindiğiniz şeyler iyi hoş... Ancak bir sıkıntı var: din derken, İslam dinini kastetmedim. Dünya üzerinde binlerce din var; ve takdir edersiniz ki binlerce dindeki milyonlarca insanın kendi dinlerinde bir ömür boyu geçirmesi, çoğu zaman alışkanlıktan başka bir şey değildir (statüko zindanı burada devreye giriyor). Yani kastettiğiniz ayrımın elbette ki farkındayım fakat konu zaten İslam dini değildi... Din kavramıydı. Yazımın tamamını (Beşinci Zindan) okuyunca bu durumu daha iyi göreceğinizi umut ediyorum: Defter Arkası'ndan bakabilirsiniz. Sevgiler ve selamlar.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN