Back To Top
Zihni teneffüse çıkaran bir eylül yazısı

Zihni teneffüse çıkaran bir eylül yazısı

 - Son Güncelleme: 21.09.2019 Cumartesi 10:20
- A +

Mehmet Rauf, “Eylül!” der, “öyle bir ay ki geçen her güzel günü için ona minnettar olmak gerekir. Eylül, esef ve özlem ayıdır, içine birkaç günlük kış hücumundan acı düştüğü için, insan o güzel havaların, devamlı yazın artık geçtiğini anlayıp üzülür, özlem çeker… Nazım Hikmet de Eylül’ü şöyle tarif eder: Ayrılıkların, aşktan büyük yaşandığı, koca bir ömürdür Eylül. Yağmurdur, hüzündür, kimse bilmesin isterim, Eylül, Piraye’dir… Eylül, Nazım Hikmet’ten Cemal Süreya’ya, İlhan Berk’ten Ataol Behramoğlu’na, Turgut Uyar’dan Hilmi Yavuz’a kadar birçok şair ve edebiyatçıya ilham veren bir ay, bence ayların en güzelidir. Belki birçok insan, “Ay aydır, biri diğerinden daha güzel değildir” diye düşünebilir ve hatta bu düşünce müstehzi biçimde de dillendirilebilir. Böyle bir durumda, “Keyfimin kâhyası mısın?” sözü etkili bir mukabele olabilir. 

Her neyse, istedim ki bu hafta Eylül’e dair yazayım, yani bu defa suya sabuna dokunmayan bir yazı yazayım istedim. Çünkü hem teolojik meselelerin yükünü 7/24 taşımaktan hem de provokatif eleştirilere polemikçi üslupla mukabelede bulunmaktan hayli yoruldum. Polemik denen şeyin az çok fayda sağlamak şöyle dursun, söylediğimiz sözü kıymetten düşürdüğünü bizzat yaşararak görünce bir o kadar daha yoruldum. Bu yüzden, pamuk gibi bir Eylül yazısı yazarak zihnimi teneffüse çıkarmak istedim. Şimdi sadede gelelim: Kendimi bildim bileli Eylül ayını çok severim. Hatta miladi on bir ayın sultanı Eylül’dür, bile derim. Çocukluk ve gençlik çağlarında yaz aylarını daha çok severdim; ama bu sevginin tatil ve oyundan başka bir sebebi yoktu; Okulların açıldığı ay olmasına rağmen ben o yıllarda da yine en çok Eylül’ü severdim.

***

Herhalde hüznü sevdiğim için Eylül’ü de sevdim. Bir de yaz mevsiminin hoppalık ve şımarıklığına sakin ve ağırbaşlı tavırla atılan okkalı bir tokat gibi olduğundan sevdim Eylül’ü… Yaz mevsimini hem nemli sıcaktan hem de zamanın basbayağı çarçur edilmesine vesile olmasından dolayı hiç sevmedim. Bilindik tatil kültürüm çok zayıf olduğu için de sevemedim yaz mevsimini. Bu yüzden hem tabiatın dinginleştiği hem de insanların sakinleştiği Eylül’ün bir an önce gelmesini beklerdim. Eylül’de hemen her tarafa yayılan kırtasiye kokusu güzel bir koku olarak algılanmasa da çoğu insanın adeta yüz metre yarışında koşar gibi koşuşturduğu yaz aylarının ardından biraz durup soluklanma ihtiyacı duymasına sahne olduğu için, bu ay bir an önce gelsin isterdim. 

Öte yandan, hüznüne yakalandığım bir ay olarak yaşadım her Eylül’ü. Ama Eylül’deki hüzün insanı içten içe ezmekten öte, huzur ve sükûn duygusuyla ruhu okşayan bir hüzündü. Eylül’de ağaçların yapraklarında parlak sarı, turuncu, kırmızı ve kahverengi tonlardan oluşan renk cümbüşüyle kendini hissettiren hüzün de yine aynı hüzündü. Hâlbuki Eylül çoğu insan, özellikle şairler tarafından ayrılık, esef, özlem, solgunluk, yılgınlık, yorgunluk gibi hisleri davet eden bir ay olarak algılanırdı. Bu algı Eylül’ün insan hayatında da sonbahar dönemini hatırlatmasıyla alakalı olmalıydı. Murathan Mungan’ın “Eylül’e girdim, Eylül’e girdim; her ömrün bir Eylül’ü vardır... Onca yaşadım... Şimdi bildim” dizeleri de muhtemelen aynı algının yansımasıydı.

***

Mevsimler ve aylar insan ömründeki farklı dönemleri hatırlatır. İlkbahar çocukluk, yaz gençlik, sonbahar olgunluk, kış da ihtiyarlık çağını anıştırır. Eylül sonbahardır; ama adı üstünde bahardır; yani son da olsa bahardır. İnsan hayatındaki sonbahar olgunluk çağıdır. Bu çağda saç sakal ağarır, yüzdeki kırışıklıklar hem çoğalır hem kalınlaşır. Çoğu insan bunları aşınma ve yıpranma olarak algılar; kuşkusuz beden olgunluk çağında hayli aşınmış ve yıpranmıştır; fakat insan aynı zamanda güz meyveleri gibi olgunlaşmıştır. Kaldı ki hayatın sonbaharında ya da ömür takviminin Eylül ayında saçlara düşen aklar tıpkı bu ayda yaprakların sarı, kırmızı, turuncu renk cümbüşüne dönüşmesi kadar güzeldir. Saç sakaldaki aklar, yüzdeki kırışıklıklar pörsüme göstergesi değil, sinn-i kemal alametidir.

Eylül sanki hüzün ile huzurun birbirine karışıp kaynaştığı bir zaman dilimidir. Bu iki naif duygunun Eylül’de buluşması hoppa, şımarık ve delişmen yaşantıların hüküm sürdüğü yaz aylarının sona ermesi, ardından sürur verici bir sakinlik ve dinginlik hissedilmesiyle ilintili olabilir. Eylül’de hissedilen hüzün aynı zamanda romantiktir. Eylül’ün sakin ikliminde sevmek ve o sevgiyi yüreğinizin en derin yerinde hissetmek, herhalde çok güzel bir şeydir. Aşk genellikle ilkbahar ve yazdan beklenir; ayrılıklar ise çoğu zaman Eylül’le ilişkilendirilir. Tabiattaki yeşil örtünün Eylül’de sararıp solmaya başlaması ve tabiatın yılgınlaşmış gibi bir hâl alması ayrılığı çağrıştırmış olsa gerektir. Fakat Eylül demlenmiş, dinginleşmiş ve dahi Alpay’ın “Eylül’de Gel” diye terennüm ettiği gibi yaz sebebiyle fetret dönemine girmiş aşkların tazelendiği zamanlar olarak da görülebilir. Sözün özü, farz edin ki Eylül’le ilgili bütün bu söylenenler depresif güzellemeler, melankolik vehimlerdir; fakat en azından atopik cildinin aşırı tepkileri sebebiyle yaz mevsimindeki vıcık vıcık nemli sıcaktan hiç hazzetmeyen benim gibi insanlar için Eylül serinlik getirdiği ve daha rahat nefes alma imkânı verdiği için yine güzeldir. Üstelik sadece güzel değil, biraz yaz biraz güz olduğu için de hayli narindir.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Selim Alaca 24 Eylül 2019 10:58
Selam ya Mustafa Hoca ! Bakara suresideki inek kesme bahsi bugün için neyi ifade eder? Açıklamanız için şimdiden teşekkürler !
Ali Kumaş 23 Eylül 2019 14:18
Bir siz varsınız diye giriyorum bu gazetenin sitesine Hocam...Bırak dedim bırakmadın...Bir Eylül ayında, bir hüzünlü cümle de benden olsun...!
Muhtefi. . 22 Eylül 2019 19:20
Eylül Tüm Yaz neşesinin Teslim Olduğu Donemin Habercisi...Kendine göre güzeldir. Herkeste kendi neşe ve mesrebince hisler uyanır. Güzeldir insanda Hislerin uyanmasi. !..kendini yoklar acaba nereye kadar varmışım. Guzeldir hisler.!..kıpırdamadır Gönle doğru. .:)))..Akil biraz kenara çekilsin. :))
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 18:05
Benim de ensevdiğim aydır eylül
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 17:57
Hocam Eylül yazınıza bayıldım. Sahanızla ilgili yazdığınız kadar farklı konularda da yazmanız dileği ile.
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 13:08
“Eylül”, Türkçe değil, Süryani yada Arap, Sami kökenli bir kelime ama, bir duruşu, kendisine özgü bir kişiliği olan, kısa, öz, ahenkli, şiirimsi bir kelime. Eskilerin Şahsına münhasır dedikleri türden. Eylül’de herkes doyar, bağbozumu zamandır, harmanlarda Kazan’lar kaynardı bizim Çerkes köylerinde Eylül ayının sonlarına doğru. Gelen geçene kaynamış bir koçan Mısır, bir dilim kabak ikram edilirdi, bir karpuz, bir kavun verilirdi eline giderken, berekete Şükran’ın amaresi olarak. Ah Eylül, güzel Eylül !
hasan 22 Eylül 2019 02:54
Ömrün ikindi vaktidir Eylül....Ne diyim azizim....Ömrünün dertleri Ahirette dermanın olsun....Terazi mizanda tartılacak gözyaşların....Ömür terlerin....Emeklerin....Ne diyim üstadım....Anladıklarım anlatamadıklarımdan çok olduğu için boğulma hissime iyi geliyor yazdıklarınız....EYLÜL....İnsanı derdiyle KANKA yaptığı ay....Hürmetler hocam.
KARAR OKURU 22 Eylül 2019 01:13
Duygularınıza sağlık hocam, depresif, veya melenkolik ne fark eder pozitif etki yeterli
MUHAMMET APAYDIN 21 Eylül 2019 20:55
Biliyor musunuz, "eylül" Süryanicade "olgunlaşmış üzüm" demektir. Yazıya bir de Yahya Kemal'in "hazan şarkısı"nı eklemek uygun olacak diye düşünüyorum: "Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden / Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden..."
Kamil Gozen 21 Eylül 2019 19:38
Sevgili hocam, her ne kadar siz Miladi diye yazmis olsaniz dahi, sizin "Hatta miladi on bir ayın sultanı Eylül’dür," sozunuze de takanlar olabilir :-). Gerci, o onlarin problemi, ama sizin her onune gelenin elestirisini ciddiye alip kendizi yipratmaniz sagliginizi etkiledigi icin bizi de uzuyor. Her soyleneni takmayin hocam, omur bunlari takacak kadar uzun degil.
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 18:52
hocam eylül ile ilgili epey laf etmişsin.iki cümleyi beğendim: Eylül:''yaz ile sonbaharın buluştuğu,huzur ile hüznün karşılaştığı yer.'' güzel bir eylül romantizminin ifadesi.
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 17:00
Herkesin bir Eylülü vardır; bir eylül hikayesi...
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 13:51
haftada bir yazan beyefendi bula bula eylülü bulmuş.
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 21:15
0
Ne güzel demişler, Bir lafa bakarım laf mı diye Bir de adama bakarım adam mı diye
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 11:43
Hocam bütün aylar güzeldir yeterki insan güzel olsun ,Allah sağlık sıhhat versin bizde sizi her mevsim okumaya dinlemeye devam edelim
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 11:22
Eylül size yakışıyor hocam hüznün yakıştığı gibi..Fiyakalı ruhların ayıdır bence Eylül.Varolun...
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 11:01
Evet ... teneffüs vakti hocam. Alpay'ın bir başka eylül şarkısı aklıma geldi; "pişman değilim"
Ana 21 Eylül 2019 10:44
Hüznün mevsimi güz...çocukluğumun büyük parçası, sevgisiyle hale saçan ninemin ardından son domatesleri toplamaya giderken bahçe yolunda seyirtişim.Yaz boyunca hemhal olduğum dut ve meşe ağaçlarıyla bir sonraki yıla sözlenişim.Ninem yürüdüğümüz yola gömüldü,büyüyüp gerçek dünyayla yaka paça oldum,ninemi,eski eylülü ve kendimi özledim... Hocam siz çok gerçeksiniz,varolun
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 15:18
0
Ninemi, eski eylülü ve kendimi özledim. Muhteşem
Şahin Doğan 21 Eylül 2019 10:35
Hissi ve romantik yazılar yakışmıyor size hocam. Teoloji ve polemik daha çok yakışıyor.
Sivasi 21 Eylül 2019 10:03
Hasılı zaman geçiyor ömür tükeniyor hocam.Yaz mevsimi dünya(hoppa ve şımarık) kış ise âhiret.Son bahar da âhiretin habercisi...
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 09:48
Evet sayın yazar ben de eylüle sıcak bakanlardanım hatta bütün aylara rabbim bize armağan etmiş lütfetmiş neden sevmeyelim ah şu kalp gözümüz hep uyanık olsa batıp çıkmasa her şeyin en güzel tarafı ismimiz gibi önümüzde aslında bütün saatler günler aylar yıllara bize armağan edene sonsuz şükürler olsun der her anımızı bahar ayı olarak yaşamayı yüce rabbim bize nasip etsin inşallah saygılarımla
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 09:44
"Eylül geldi sonra"Emre Aydın.....
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 08:43
Çok güzel...biz de eylüldeyiz...güzel ve anlamlı bir nefes...
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 16:09
0
Bence de..
Fuat Ortatepe 21 Eylül 2019 08:41
Eylül benim için fotoğraf ayıdır. Sarının, turuncunun tonları, renk cümbüşü. Fotoğraf ehlinin ateşidir Eylül. Hele bir de sis varsa gündüz vakti görülen rüya...
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 05:12
“Eylül, Nazım Hikmet’ten Cemal Süreya’ya, İlhan Berk’ten Ataol Behramoğlu’na, Turgut Uyar’dan Hilmi Yavuz’a”... Şairlerden bahsetmek ne iyi... Fakat birini, bir şairi özellikle bahis dışı tutatarak!!! “Bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman/bu söz asıl anlamını kavradı...
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 12:40
2
Mustafa Bey'in, İsmet Özel'i "özellikle bahis dışı" tutmasını gerektirecek bir durum, bir husumet falan mı var? "Özellikle" neye işaret ediyor 05:12? Yoksa, Hoca'ya dalaşma refleksi mi, yazdırdı bu yorumu sana? Asıl dikkat çekilecek konu şu: Nazım Hikmet'ten, Cemal Süreya'dan, İlhan Berk'ten, Ataol Behramoğlu'ndan, Turgut Uyar'dan, Hilmi Yavuz'dan haberdar olan kaç ilahiyatçı var bu ülkede?
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 15:09
0
12,40 Hocamızı sadece seven ve sayan biri olarak değil satır satır kitaplarının tamamını okumuş biri olarak hocamızın Özeli dışarıda bırakmasına üzülerek ve fakat bilhassa hocamız adına üzülerek yazılmış bir not. siz; biz olmanın tekilliğini fark ettiğinizde umulur ki “özellikle” ifadesindeki kurbiyete bağlı sorumluluk ve samimiyetide fark edersiniz dost acı söyler
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 16:06
0
Malum, Hoca’nın hasmı çok 15:09. Siperlere keskin nişancılar yerleştirdiler, cüppeliler. Kiralık katiller taktılar peşine, cins cins molladan. Mızraklı askerler gibi saf halinde dizilmiş ünlemlerini görünce, dedim ki, herhalde bu tetikçiyi de Okçular Vakfı gönderdi. :)) Madem “biz”densin sıkıntı yok o zaman. :) Ahmet Altan’ın Eylül şiirinden şu iki dizeyi tanışma hediyemiz olarak kabul edersen sevinirim: Eylülde aşk, eylülde acı, eylülde yalnızlık zordur,/Eylülde her şey zordur, ben eylülü onun için severim.
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 18:15
0
16,06 Eyvallah, Selam olsun ve bilmukabele; ”fly Pan-Am drink Coca-Cola” dememek için “varoldum kayrasıyla Varedenin eşref-i mahlûkat nedir bildim.” bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman...
Yine bol terimli, polemikli bir yazı beklerken bunyede serin bir sonhabar esintisi hissi uyandıran bu yazıyla karşılaşmak bir ohh dedirtti. Bu ayın sizde hissettirdiklerini bizlere bu güzellikte aktardığıniz için teşekkürler hocam
BİZ EYLÜL'ÜNÜ YAŞAYANLAR İÇİN GÜZEL BİR MUHASEBE İMKANI DA SUNAN YAZINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER SAYIN HOCAM.ARTIK SADECE EYLÜL'DE DEĞİL DİĞERAYLARDA DA TENEFFÜS GEREKİYOR,ÇÜNKÜ TÜRKİYE GİBİ BİR ÜLKEDEKİ GÜNDEMLER İNSANI GERÇEKTEN YORUYOR.
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 00:03
Hocam Bu yazı Eylül’ü sevdirir belki bizede fakat bir yazım yanlışını dikkat çekme babında: Naif:Acemi Nahif:ince,zarif
KARAR OKURU 21 Eylül 2019 15:25
1
1) "Hocam Bu..." ‘B’ niye büyük harf? 2) " bizede" ‘de’ niye bitişik? 3) "bir yazım yanlışını dikkat çekme babında" Yanlışı dikkat çekmek ne demek? 4) Türkçe'mizde virgül diye bir noktalama işareti var. Gerektiğinde kullanılmalı değil mi? 5) “Naif:Acemi Nahif:ince,zarif” Noktalama işaretlerinden sonra boşluk olmayacak mı? 6) İki nokta üst üsteden sonra cümle yoksa büyük harfle başlanmaz. Bak bakalım şu nasıl olmuş: Hocam, bu yazı, Eylül’ü sevdirir belki bize de fakat bir yazım yanlışına dikkat çekme babında: Naif: acemi; Nahif: ince, zarif.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN