Back To Top
Ah o eski güvenli bölge!

Ah o eski güvenli bölge!

 - Son Güncelleme: 09.08.2019 Cuma 09:10
- A +

Suriye’de iç savaş başladı, kaçınılmaz olarak binlerce Suriyeli Türkiye hududuna yöneldi. Mülteciler geliyordu. On bin, yirmi bin, otuz bin.

Türkiye’nin tahammül edemeyeceği, artık yeter diyeceği bir sığınmacı sayısı var mıydı?

Bunun çeşitli zeminlerde sorulduğunu, Erdoğan’ın da Davutoğlu’nun da çok net cevaplar içermeyen cümleler kurduğunu hatırlıyorum.

Sığınmacı sayısı 100 bine ulaşırsa iyi olmaz anlamına geliyordu bu cevaplar.

Fakat, Suriye konusunda hiçbir şey devletin tahmin ettiği istikamette yürümedi.

Ne sığınmacı sayısı yüz binin üstüne çıkınca patlayabildik, ne de Şam’daki Emeviye Camii’nde Cuma Namazı kılabildik.

Halbuki daha önceleri kılıyorduk orada namaz.

O şekilde kılmaya devam edebilsek bizim için yeterli olurdu.

Suriye’nin kuzeyinde bir Güvenli Bölge kurulması fikrini o zamanlardan hatırlıyorum.

Türkiye Batılı müttefiklerini bu çizgiye getirmeye uğraşıyordu.

Fakat zordu böyle bir organizasyon.

İnsanların kendisini güvende hissetmesi için Esed’in uçaklarının sivillerin üstüne varil bombası atamaması lazım. Bu nasıl sağlanacak?

Uçuşa yasak bölge kurularak sağlanacak.

Esed’in toplarının, füzelerinin güvenli bölgeyi vurması engellenerek sağlanacak.

Ya vurursa Esed?

Vurursa karşılık verilecek. Vuramaz hale getirilecek.

O sıralar Rusya henüz fiilen devrede değildi. Daha kolaydı böyle tedbirler düşünmek.

Fakat, devletimiz kimseye laf anlatamadı.

Ne olurdu o zaman kurulabilseydi güvenli bölge?

Türkiye’deki Suriyeli göçmen sayısı 3,6 milyon gibi o yıllardan tahmin bile edilemeyecek rakamlara ulaşmayabilirdi.

Suriye muhalefeti bu kadar kolay imha edilmeyebilirdi. Savaşta bir denge oluşabilirdi.

Rusya ve İran’ın Suriye rejimiyle dayanışması bu kadar kapsamlı olmayabilirdi.

İhtimaldi bunlar.

Fakat olmadı.

Seneler sonra, ABD ile bir güvenli bölge mutabakatına varılması ne anlama gelir?

7,8 yıl önce güvenli bölgenin sağlayabileceği imkanları şimdiki uzlaşma sağlayabilir mi?

Çok uzak.

Belli bile değil güvenli bölgenin kapsamı, derinliği.

Amerikalılar 15 kilometre yeter diyordu, biz 30 kilometre olması lazım diyorduk.

Nerede anlaşma sağladık?

15’te mi? 20’de mi? 30’da mı?

O bölgede ABD’nin sevgili PYD’si var.

Bütün Suriye hikayesinden elde edebildiği tek hasıla PYD.

Geri kalanını Rusya’yla İran aldı.

ABD, PYD’yi gözü gibi korumak istiyor. Güvenli bölgeyi konuşurken bunu gözettiğini saklamıyor.

Halbuki, biz de PYD’yi sevmiyoruz. Gözümüze görünmesin,  cehennem olsun gitsin.

O halde nasıl uzlaştık?

Hem PYD’yi hem Türkiye’nin sınırlarını, hem Suriyelilerin, en azından o bölgedekilerin hayatını koruyacak bir formül mü bulduk?

Amerikalıların Suriye konusundaki sözlerine itimat edebilir miyiz?

Trump başka Pentagon başka konuşuyor. Hangisine inanacağız?

Hani Münbiç’i beraber koruyacaktık?

Hani Trump Suriye’deki Amerikan askerlerini çekiyordu. Tamam biraz yavaş çekileceklerdi, 6 ay, belki daha fazla.

Ama gitmedi kimse. Şimdi de asker sayısını arttıracağız demeye başladılar.

Yani, Türkiye’ye uzattıkları, kuyuya inilecek bir ip değil.

Ama yine de tutalım ipin ucundan. Kuyuya inmemek şartıyla...

Biz ABD ile oturup kalkarken Rusya’nın gönlünden ne geçiyor, onu da bilmiyoruz.

Ele avuca gelir bir netice üretmeyecekse bile faydalı bulunabilir ABD’yle vardığımız, muhtevası henüz şekillenmemiş güvenli bölge uzlaşması.

S 400 konusunda yaptırımın eşiğinden dönmek, Trump’ı Türkiye’nin çizgisine yaklaştırmak başarı hanesine yazılacak bir şeydir.

Güvenli bölge uzlaşması da bu başarının küçük bir uzantısı sayılabilir.

Demek ki ipleri kesip atmıyor kimse.

Taraflar temasta kalmak istiyor.

Birbirlerini kaybetmek istemiyorlar.

Bu da bir şeydir.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Muhtefi. . 09 Ağustos 2019 19:10
Guvenli Bölge.! AHLAK ve ADALETİN olduğu yerdir. Dönen dolaplar Ortadoğuda KEMİK KAVGASI .Zavallı Çocuk ve Kadınlar bu kaosta en çok onlar zarar görüyor. 1'e 1000 en az ölüyoruz. ve Hala Aklımız başımızda değil. Yazıklar olsun. Şah ı Resulün bütün Savaşlarında Bizden Şehit olan sayısı birkac yüzdür. Bu ne bugün ot biçilir gibi insan biciliyor. Din adına çoğunluğu psikopat sürüleri. Düşünmüyorlar ne yapıyoruz diye. Sn Yazar siyasi manevradan cok,Ahlak ve Adalet lazım bize. Antlaşma lazım en kötüsü olsa bile aramızda. !.
Yurdumun insanı 09 Ağustos 2019 09:11
Neye göre başarılıyız sayın Cömert. 4 milyon Suriyeli, 8 yıldır yapılamayan ticaret,potansiyel toplumsal çatışma,yıkılmış bir ülke, milyonlarca yetim, yurtsuz,binlerce ölü tek suçlu Esad' mı! Türkiye Tunus, Libya, Mısır, Suriye'de İhvancı hareketleri iktidara götürecek Arap Baharı Operasyonuna ateş taşıdı. Neden bu gerçeği saklıyorsunuz. İşte eseriniz.Bütün bunlar Başkanlık ambalajlı Hilafeti ihya etme içindi.Hilafet hayal oldu, elde ucube başkanlık kaldı.A.Dilipak Kanada da 2015 te Hilafet kurulacak diye tafra yapıyordu.Sudan'da gitti, geride İhvancı Katar ve Türkiye kaldı.
KARAR OKURU 09 Ağustos 2019 09:08
Putin de, Trump da çözdü Erdoğan'ı. Onu, kendi istediklerini yapıyormuş görüntüsü altında, dilediklerince kullanıyorlar. Yarın şunu söyleyecek : Fırat’ın doğusuna gireceğiz, demiştim, işte girdik. Gireceğimiz toprak Suriye’nin. Ne rejimden, ne Rusya’dan ciddi bir itiraz var. Demek ki, Türkiye için uzun vadede bir “iyilik” düşünüyorlar. Erdoğan’ın asıl hedefi TOKİ’ye iş çıkarmak. Trump da ona inşaat ruhsatı karşılığında 100 uçak daha satar.
Karar Okuru 09 Ağustos 2019 07:12
Amerikan heyeti gelince hemen bir mutabakat çıktı. Bu güzel gelişme ama bir şeyi çözmez. Demokrasi ve ekonomik refah ile düzelecek bir yol bulamaz isek işin ucu nereye varır bilinmez. 80 li yılların sonlarından sonra ABD nin Sovyetler dahil çok sayıda ülkenin belini büktüğü hatırlanırsa işin ciddiyeti anlaşılır. Avrupa doğusunda, orta doğuda kaç devlet bölündü, kaç devlet ortadan kalktı hatırlamak lazım. Yugoslavyanın bölünmesini Bosnalı müslümanlar açısından desteklerken kendimizi unuttuk. Şu olsun ama bu olmasın yok oldumu toptan olur. K. Irak ta olan yakında K. Suriyede olacak. Sonra?
KARAR OKURU 09 Ağustos 2019 01:08
Güvenli bölge veya uçuşa yasak bölge planı 2013 yılında doğruydu ve çok gerekliydi.Bu gün ise PYD yi birazcık güneye itmekten ve onları meşrulaştırmaktan başka bir işe yaramaz.Mültecileri zorla, bu bölgelere Göçe zorlayamayacağımıza göre,Artık çok geç.Bad'el Harab-ül Basra.
KARAR OKURU 09 Ağustos 2019 00:46
Çadırları kurup beklemeye başladık. Hatta gelin diye çağırdık. Plan 100.000 kişi olunca işi bitirmekti. Bizimkiler böyle bir plan yapmışlardı ama ABD'nin başka planı vardı. Bizi çırak çıkardılar. Biz Osmanlı'cılık oynarken adamlar 5 milyon mülteciyi kitledi. Tek yol Esad ile anlaşıp Suriye'nin bütünlüğünü sağlamaktan geçiyor. Güvenli bölge çözüm değil.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN