Algıyı kim oluşturuyor?

Bir işi yapmayı hedefe koyduysanız ve bu hedefi gerçekleştirecek gücünüz varsa, bunu gerçekleştirirsiniz.

Halkbank Şehir Üniversitesi’nin hesaplarına tedbir koymadan önce de alametler belirmişti.

Bazı devlet yetkilileri bu yönde bir hazırlık olduğunu düşündüren kayıt-dışı beyanlarda bulunuyorlardı.

Ne demek kayıt-dışı beyan?

Bir açıklama niteliği taşımayan, basından herhangi bir kimsenin bulunmadığı gayrı-resmi ortamlarda söylenmiş sözler.

Veya gazeteci varsa bile off the record söylenmiş sözler.

Bunlar benim de kulağıma geliyordu.

Bunlara bakarak Şehir Üniversitesi’ne el koymaya yönelik bir niyetin mevcudiyetine kanaat getirmiştim.

İki oğlum bir kızım Şehir Üniversitesi’nde okuyor.

Bana soruyorlardı ara sıra.

Ben de olabilir, diyordum ama siz derslerinize bakın.

Derken banka üniversitenin hesaplarına tedbir koydu.

Üniversite yeni teminatlar gösterdi.

Öğrencilerden elde ettiği gelirle borcunu çevirebileceğini açıkladı.

Yeniden yapılandırma istedi.

Bankayla yeniden görüştü, YÖK’le temas kurdular, hukuki yollara müracaat ettiler.

Fakat teşebbüslerinin hiç birinden bir netice hasıl olmadı.

Yine de bir son dakika gelişmesi olur mu? Akl-ı selim galip gelir mi diye ümitlendim.

Kuvvetli bir ümit değildi sadece bir ihtimaldi ama gerçekleşmedi o ihtimal.

Son günlerde eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayarak ricada bulundu.

Üniversitenin rektörü Peyami Çelikcan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan durumu arz etmek üzere randevu istedi.

Ancak hiçbir girişim, Şehir Üniversitesi’nin akıbetini değiştirmedi.

AK Parti’nin MYK toplantısından sonra açıklama yapan AK Parti sözcüsü, Şehir Üniversitesi’nin Marmara Üniversitesi’ne devredileceğini bildirdi.

Açıklamayı parti sözcüsünün yapması kararın siyasi bir özellik taşıdığını düşündürür mü?

Bence düşündürür.

Açıklamayı başkası yapsaydı da düşündürürdü.

Fakat parti sözcüsü MYK toplantısından sonra yaparsa biraz daha düşündürür.

Sözcü Ömer Çelik, meselenin siyasi olmadığını anlatmak için gayret sarf etmiş.

Üniversite Yönetim Kurulunun ve bazı hocaların açıklamalarının meseleyi siyasallaştırdığını söylemiş.

Süreci edebildiğim kadar takip ettim.

Mütevelli Heyeti Başkanı Ömer Dinçer’den ve Rektör Peyami Çelikcan’dan siyasi bir açıklama duymadım.

Kaldı ki, meselenin siyasi olması için birilerinin siyasi bir açıklama yapması gerekmiyor.

Türkiye’de herkes, günümüz şartlarında siyasi iktidarın, istediği bir teknik süreci istediği istikamete çevirmeye muktedir olduğunu biliyor.

Siyasi irade üniversitenin borcunu yapılandırma yönünde bir eğilim belirtse, yapılamaz mıydı bu?

Bence yapılırdı.

Siyasi irade aksi yönde tecelli etti.
Şimdi Şehir Üniversitesi’ne el konulacak.

Aslında çok zor değildi Şehir Üniversitesi’nin kurtarılması.

Eminim, bu okula omuz verebilecek, hatta vermek isteyen çok sayıda varlıklı insan var Türkiye’de.

Neden bir teşebbüste bulunamadılar?

Siyasetle ters düşmemek için böyle bir destekten kaçınmış olabilirler mi?

“Hayır olamazlar, siyasetle ters düşmekten korkmaları için bir sebep yok” diyebilir miyiz?

Gerçekten yok mu bir sebep?

Çıkın sokağa, ‘off the record’ konuşun insanlarla, bakalım ne söylüyorlar?

Bir an için AK Parti sözcüsünün ‘siyasallaştırma’ lafının doğru olduğunu varsayalım.

Ve diyelim ki bir algı oluşturuyor.

Peki bu fiiller, el koymalar bir algı oluşturmuyor mu?

Bence, asıl kuvvetli algıyı bunlar oluşturuyor.

Bu işlerin failleri.

Ve her yeni fiil bu algıyı pekiştiriyor.

 

YORUMLAR (29)
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
29 Yorum