Back To Top
Anneler, babalar, oğullar, kızlar

Anneler, babalar, oğullar, kızlar

 - Son Güncelleme: 16.09.2019 Pazartesi 08:36
- A +

Çocuklar belki bilmez. Biz, anneler, babalar, pek belli etmeden, uluorta dillendirmeden, hatta birbirimize bile itiraf etmeden, sofrada olmayan oğullarımızı ve kızlarımızı ararız.

İçimizde bir eksiklik, bir yoksunluk hissi olur onlar bizden uzaktayken.

İster gezmeye gitmiş olsunlar, ister okumaya... İsterse de hane yuva kurup evimizden uzaklaşmış olsunlar... Annelik ve babalık, kah hüzünle, kah sevinçle, hayata değer katan, hayatı derinleştiren hisler bahşeder insana.

Ya gözaltındaysa oğlunuz?

Ya işkencedeyse?

Ya öldürüldüyse gözaltındayken?

Olmadı mı böyle hadiseler?

Devletin surat asıp geçtiği kim bilir kaç vaka var sadece annelerin, babaların içinde acı olarak varlığını sürdüren.

Bunlar işin devletle ilgili tarafı.

Ya madalyonun öteki tarafı?

Ya teröristlerin eline düştüyse oğlumuz, kızımız?

Veya şimdi, Diyarbakır’da HDP il başkanlığının önünde toplanıp çocuklarını isteyen annelerin-babaların çocukları gibi teröristler tarafından dağa kaçırıldıysalar?

Her ne şekilde olduysa...

Bu, tahammülü zor bir hasrettir.

Hiçbir yerde yakanızı bırakmayan, sürekli içinizi ezen, yakan bir sızı olur, yıkar, çökertir sizi.

Ana-baba, evde birbirinizin yüzüne bakamazsınız.

Oğlunuzun mintanını, ceketini görünce bir hıçkırık düğümlenir boğazınıza.

Bunun idrakinde olan hiçbir vicdan, birkaç aciz kelimeyle tasvir etmeye çalıştığım bu sızıya, bu acıya lakayt kalamaz.

‘Diyarbakır’daki anneleri destekliyor musunuz?’ sorusu bile yaralar böyle bir vicdanı.

Evet, biz, anneler, babalar, oğullar ve kızlar, hepimiz, sorgusuz, sualsiz, ‘ama’sız, ‘fakat’sız, birbirimizi destekliyoruz.

HDP’nin önünde veya başka bir yerde “Oğlumu istiyorum” “O gelsin, benim bayramım olur” “Çok özledim” “O gidince dünyam yıkıldı” “Benim yanımdaydı, teröristler otobüsü durdurdular, alıp götürdüler” diyen annelerin ‘dava’sı saygıdeğerdir.

Tabii ki, Cumartesi annelerinin davası da saygıdeğerdir.

Cumartesi annelerini Diyarbakır annelerinin karşısına koymak en azından kabalıktır.

Ahmet Kaya’nın “Beni bul, beni bul anne” diye,

“Seni özledim anne

Gözlerinden akan bendim

Düştüm göğsüne

Söyle canın yandı mı anne...”

Diye seslendiği şarkının sözleri kadar gerçektir Cumartesi anneleri.

Fakat anne sesine politik çıkarlar, hesap kitaplar karıştığı zaman o gerçeğin kıvamı bozulur.

Hani gıdalara konulan katkı maddeleri gibi.

Hani her şeyin ‘hakiki’sini ararız ya...

(Maalesef nadiren bulabiliriz.)

Ne kadar saf, ne kadar katışıksız, ne kadar sivil, ne kadar anne, o kadar iyi.

Annelerin sesini işitmek, çok katı siyasi ve askeri ‘realite’lerin geri planında, kulak verilmeye layık, bir gerçek olarak görülmeye layık anne sıcaklığının, anne acısının varlığını hatırlatmak değerlidir.

Terörün vahşetine, şiddetine bir de anne sesiyle, içinde zerre kadar ‘menfaat’ olmayan, ‘hesap’ olmayan ana-oğul, ana-kız sevgisiyle mukabele etmek değerlidir.

Ben de görüyorum, işitiyorum, içine siyaset zerk edilmiş münakaşaları, kelime oyunlarını, mugalataları...

Herkes nasıl da durduğu taraftan bakıyor!

Fazla kulak asmıyorum.

Her durumda annelerin tarafını tutuyorum.

Er veya geç, annelerin yüreğinden kopan sesin işitilmesini, sonunda merhametin galip gelmesini istiyorum.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 16 Eylül 2019 16:42
Peki Diyarbakır’daki Cumartesi Anneleri ille de savaş, ille de kan diyerek mi yıllarca oturuyorlar? Hayır öyle bir istemle sokaklarda oturmadıkları her vicdan sahibi olan insan biliyor Zira Kürt sorununun gerek PKK’den gerekse sözüm ona dağa kaçırılan çocuklardan kat be kat büyük olduğunu hemen herkes biliyor. Kaldı ki Kürt sorununu PKK’ye endekslemeye çalışmak bile başlı başına ciddi bir sorundur. Velhasılıkelam Kürt sorununun şöylesi böylesi oyunlarla bugüne kadar çözülmediğine herkes şahittir
KARAR OKURU 16 Eylül 2019 14:18
AKP’nin iki seçim arası İBB’ye yerleştirdiği yandaşlarını İmamoğlu işten çıkarttı. Var olsun. Nur olsun. Şimdi o zevat CHP binası önünde oturma eylemi başlatmış. Tabi hemen anladınız o zevatı kimin sokağa döktüğünü. At izini it izine karıştırıp, on binlerce mağdur yaratmış AKP’nin önünde bir oturma eylemi yapılmaya kalkışılsa, Soylu’yu, karşılarında plastik mermisiyle, gazıyla, boyasıyla, copuyla, orantısız güç kullanımıyla bulurlar. Artık Türkiye halkını şöyle de sınıflandırıyoruz: Gösteri ve yürüyüş hakkı olanlar ve olmayanlar.
KARAR OKURU 16 Eylül 2019 13:52
Annelere saygımız sonsuz. HDP önünde devam eden eylem ise devletin HDP'yi itibarsızlaştırma çabasından başka bir şey değil. O yüzden bir anlamı yok. Devlet, o çocukların dağa çıkmasını engellesin ya da dağdaki çocukları sağ salim ailelerine teslim etsin.
KARAR OKURU 16 Eylül 2019 12:55
Hiçbir sağ görüşlünün cumartesi annelerine destek olduğuna şahit olmadım sayın yazar da dahil. O konuda iki yüzlüyüz
Tabi ki Çocuklar,Anneler, Mazlumlar, Mahsunlar, Yaşlılar, Garibler, Hastalar, Acizler sırasıyla Hayvanlar, Ağaçlar, Ormanlar, Denizler Bunlar olmazsa ,derdin,tasan DÜNYAYI ne yapacaksın. !..siyaseti, politikayı ne yapacaksın. Mutlu olamazsın ki . !..İnsan ÇEVRESİNİ Mutlu Ederek ancak MUTLU olabilir. .Ailede bir kişi sadece mutlu olabilir mi .?..İnsanlıkta büyük bir Ailedir. Deneyin görün ispatı gayet basit. !.acizane. .
KARAR OKURU 16 Eylül 2019 08:42
Çocuk dağa çıkalı, hadi kaçırıldı diyelim, 3-5 sene olmuş. "Ana"nın aklına yeni gelmiş. Tam da HDP’li seçilmiş başkanlar yargı kararı olmadan, hukuksuz bir şekilde görevden alındığı zaman, gidip HDP’nin önüne oturmuş. Bu çocuklar AKP iktidarında kaç(ırıl)mış. O "ana"ların yarısı da Diyarbakır AKP binasının önüne otursa, İçişleri Bakanı yanlarına geldiğinde, yakasını tutup, sen nasıl devletsin, getir çocuğumu, dese, eylemin kendiliğinden olduğuna, siyasi olmadığına, ben de ikna olurdum.
KARAR OKURU 16 Eylül 2019 09:55
8
Analar çocukları nereden dağa kaçırılmışsa orada oturuyor.
HDP'nin doğrusunu yanlışını tartışmak başka, ihaleyi HDP,ye yikmak başka, yakinda 17500 faili meçhulden HDP sorumlu tutulursa şaşırmam, ülkede hangi şey doğru ve temiz yapılıyorki sayasatte doğru ve temiz olsun, dün neredeyse biribirine ana avrat küfredenler bir bakmışın kırk yıllık dost gibi, niye acaba, çok ilginç....
KARAR OKURU 16 Eylül 2019 11:02
4
Konuyu sulandırmayın, hedef saptırmaya kalkmayın. Kimse aptal değil .
KARAR OKURU mahmut şen 16 Eylül 2019 14:28
2
" saptırmak/ sulandırmak " sanırım bu konuda yeteneklisinz. Insan zekası iki türlü açığa çıkarmış, ya sorduğu soruyla, yada sorulan soruya verdiği cevapla...
KARAR OKURU 16 Eylül 2019 01:06
Siyâset üstü bir değil her şeyin üstünde anne vardır. Ayaklarının altında cennet... Kadınlar insadır,biz insanoğlu... N.Ertaş Çok güzel yazmışsınız yüreğinize sağlık!
KARAR OKURU 16 Eylül 2019 00:15
Diyarbakir annelerinin kayyim olayindan 2 hafta sonra ortaya cikmasi aklima "acaba halkin tepkisini susturmak icin yapilan bir kurgu mu?" sorusunu getiriyor. 20 anne cocuklarinin PKK tarafindan daga kacirildigini iddia ediyor ve HDP hakkinda suc duyurusunda bulunuyor. Kacirildiklari iddia edilenlerin yaslarinin 19 - 48 arasinda olmasi da kafami karistiran birsey. Annelerden birinin 83 yasinda oldugunu yaziyor yandas gazeteler. Cumartesi annelerinin eylemini yasaklayan hukumetin bakanlari hergun Diyarbakir anneleriyle resim cektiriyor. Osman Ocalan'in TRTye cikarilmasi gibi birsey olmasin.
Zevahiri kurtarmak... 16 Eylül 2019 00:09
Analar diyor ki "bizim çocuklarımı HDP dağa gönderdi" ... Sen hala HDP'ye bir çift laf edeceğine apolitik takılarak zevahiri kurtardığını sanıyorsun.
KARAR OKURU 16 Eylül 2019 02:40
3
Çok haklisiniz, katılıyorum. Bir siyasi parti bir terör örgütünün militan devşirme,18 yaş altı çocukları ailelerinden kaçırma işlevi görüyor, buna bir laf etmiyecek misiniz.tamam hdp kapatılmasın, ama bu parti de yasal sınırlar içinde parti gibi davransın. Sağ-sol tüm aydın,sanatçı,akademisyen,stk'lar bu durumu protesto eden bildiri yayınlayıp yürüyüş yapmalı. Terör ancak böyle sona erer. Tıpkı ispanyada sağ-sol tüm halkın sokağa çıkmasıyla terör örgütü ETA silah bırakması gibi. Cesur olun ve hdp'yi kınamaktan korkmayın sn yazar,eğer daha fazla insan ölmesini istemiyorsanız, ülkede huzur istiy
KARAR OKURU 16 Eylül 2019 08:42
5
02:40...Adalet olmayan bir ulkede huzur olmaz. Siz once halkin sectigi milletvekillerini siyasi kararlarla hapse atan, buyuk oy farkiyla secilen belediye baskanlatini hukuka aykiri bir sekilde gorevlerinden alip yerlerine kayyim koyan iktidari elestirin. Hapse atilan gazetecilerde acik farkla birinciyiz dunyada. Gulunc iddianamelerle muhalif vekiller, gazeteciler yillardir hapiste. Butun bu kararlar AiHMden geri donecek.
KARAR OKURU 16 Eylül 2019 09:52
2
8.42, Terör ve darbe yasalarımıza göre suçtur. Terör ve darbeye destek vermek de suçtur. Bu yüzden PKK ve Fetöye destek veren herkes yargılanır, görevden alınır.
KARAR OKURU 16 Eylül 2019 20:13
1
09:52...."Terore veya darbeye destek vermek" neleri kapsiyor, neleri kapsamiyor belli bile degil ama kesin olan birsey var: DEVLETi VEYA ikTIDARI ELESTiRMEK SUC DEGiLDiR. Dusunce ve ifade ozgurlugu de en temel insan hakkidir. Butun vatandaslarin devleti elestirmeye hakki vardir. Vay sen devleti elestirdin, PKKyi elestirmedin diye insanlar hapse atilamaz, islerinden kovulamaz. insanlar soylemedikleri seyler yuzunden de cezalandirilamaz. Vay sen darbecilere subliminal mesaj verdin diyerek, gulunc iddianamelerle insanlara muebbet hapis verirseniz hukuku yok edersiniz.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN