Back To Top
Bu seçimin en etkili malzemesi

Bu seçimin en etkili malzemesi

 - Son Güncelleme: 13.03.2019 Çarşamba 08:52
- A +

Seçim zamanları gafleti kaldırmaz. Son saniyeye kadar uyanık olacaksın.

Rakibinin açıklarını kollayacaksın. Kendin de açık vermeyeceksin.

‘Gelibolu’ filminden bir sahne hatırlıyorum.

Bir asker, boş konserve kutusunu bir çomağa takıp karşı taraftaki düşman siperlerinden görülebilecek seviyeye kadar kaldırıyor.

Karşıdan bir yaylım ateşi.

Birkaç saniye içinde konserve kutusu delik deşik.

Siyasette de böyle oluyor. Açık verdiğiniz zaman, ya da bir yeri açık unuttuğunuz zaman karşı tarafın yaylım ateşine maruz kalıyorsunuz.

Konserve kutunuz delik deşik oluyor.

Seçim zamanında, sadece o gün verdiğiniz açıklar değildir sizi zor durumda bırakacak...

Eski defterler de açılır.

Çünkü seçimdir, her şey mubahtır!

Mesela Adalet Partililer ve selametçiler Alparslan Türkeş’in 27 Mayıs ihtilalindeki radyo anonsunu zaman zaman kullanmışlardır.

Selametçiler, her seçimde, Süleyman Demirel’in Mason olduğuna dair haberler yayınlamışlardır.

Erbakan’a karşı kullanılan malzemelerden biri, kıldığı ve hiç ihmal etmediği namazdı.

Bunu anlatanlar çoğu zaman kendisi şahit olmuş gibi anlatırdı. Ya da bir arkadaşının ağzından naklederdi.

“Samsun’dan Çorum’a kadar Erbakan’ın otobüsündeydim. Havza’da durduk, Kavak’ta durduk, Merzifon’da durduk, Çorum’da durduk. Erbakan her gittiğimiz yerde namaz kıldı. Bu kadar namaz mı olur? Hadi öğleyi ikindiyi anladık. Ötekiler ne namazı kardeşim?”

Bir de, Hürriyet’te bir haber çıkmıştı.

Adamın birisi, Erbakan’ın attığı temellerden birini sökmüş, temelin betonuyla poz vermiş.

Beylik seçim malzemelerinden biri de, Alparslan Türkeş’in kendi partililerini Devlet Bahçeli hakkında uyaran mektubuydu.

Bu, tabii ki Türkeş’in vefatından sonra, Bahçeli’nin MHP liderliği döneminde revaçtaydı.

***

Seçimde her zaman ‘konserve’ malzemeler kullanılmıyor.

Taze, ne derler ‘simultane’ malzemeler de çok iş görüyor.

AK Parti milletvekili Kemal Gürpınar’ın Şanlıurfa’da “Yarın mahşerde Allah’ın karşısına çıktığınız zaman, Allah o emaneti bize verdiğinizden dolayı size hesap sormayacak” demesi böyle bir malzemeydi.

Bir ‘din istismarı’ cümlesi.

Derinine inersen şuuraltına dair çok şey söylersin ama, biz inmeyelim, hüsnü zan edelim.

CHP ve siyasetin ‘muhalif’ tarafında duranlar tepe tepe kullandı.

AK Parti tarafı üzerinde durdu mu?

Durmadı. Durup da karşı tarafın ekmeğine yağ mı süreceksin?

Bence birileri çıkıp, “Bu söylem bize yakışmıyor” diyebilse AK Parti’ye faydası olurdu.

Feministlerin 8 Mart’ta Taksim de yaptıkları gösteri de seçim için etkili bir malzeme üretti.

Gösteri sırasında yatsı ezanı okunmuştu.

Yatsı ezanıyla feministlerin ıslıkları eşzamanlı olarak kameralara yansıdı.

Bir tarafta ezan okunuyor, aşağıdaki kalabalık da ıslık çalıyor.

Eh, CHP’nin mazisinde de ezanla ilgili sorunlar var. Bilhassa Türkçe ezanla ilgili.

Demirel, senelerce CHP’nin bu konudaki ‘sabıka’sından yararlanarak siyaset yaptı.

“Bayrak inmez, ezan susmaz.”

Arada ‘Ezanın Türkçe olması lazım’ diyen CHP’liler de çıkınca  CHP, geleneksel sağın ve mütedeyyin kitlenin ‘olağan şüpheli’si haline geliyor.

Kıyamet koptu sosyal medyada.

Ezan paylaşımları, ezana sahip çıkma paylaşımları ayyuka çıktı.

Bu görüntünün insanları etkilemesi doğaldır. Etkiledi.

***

‘Ezan protestosu’ Cumhur İttifakı seçmenini motive edecek önemli bir ‘malzeme’ olarak rağbet gördü.

Seçimin şu ana kadarki en etkili malzemesi diyebilirim.

Feministler, ezanı değil polisi protesto ediyorduk dediler ama ok yaydan çıktı bir kere.

Bu hengamenin ortasında iki ‘edibe’ kadının çıkışı dikkat çekiciydi.

Üslupları da bir ‘seviye’yi yansıtıyordu.

Biri Fatma Barbarosoğlu. Nazikçe, şöyle diyordu:

“Kadınlar günü yürüyüşünü lütfen ezanı protesto ettiler diye etiketlemeyelim. Ezan okunurken protestoya devam etmek ile ezanı protesto etmek aynı şey değil. Bu vatanda hep beraber saygı mesafesini koruyarak yaşamayı başarmak zorundayız. Olaylara rikkat ile dikkat ile yaklaşalım.”

Cihan Aktaş’ın cümlelerinde de benzer hassasiyet.

“Bilgi toplumu değil hurafeler çağı adeta. Kadın örgütleri ezana karşı bir kasıtları olmadığını söyledikleri halde bu açıklamayı duymazdan gelerek suçlamayı sürdürmenin anlamı nedir? Ezan bu ülkede provokatörlerin eline düşürülmeyecek kadar hassas bir ortak değer.”

Ama, şu hercümercin içinde kaç kişi duyar bu cümleleri?

Ben duydum ve altını çizme ihtiyacı hissettim.

Şimdi ben böyle demekle CHP’yi mi desteklemiş oldum?

Hayır, böyle bir şey yok.

Sadece, hepimize lazım olan bir hassasiyetin altını çizmiş oldum.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
necdet sevinçel. 19 Mart 2019 11:12
Yazar'ın tam olarak ne dediği pek anlaşılamıyor; anlaşılan şu: İktidar ve Hükümet'ten hazzetmeyen kişi, kuruluş ve devletlere açık bir temennah..
KARAR OKURU 14 Mart 2019 11:30
Ülkemizde de herkes çevresinden bu cümleyi çokça duymuş ve itiraz etmemiştir: "Bunların üç-beşini Taksim Meydanında sallandıracaksın...!" Ortadoğu'da siyaset bu kafaya oynuyor. Nitekim bir kaç gün sonra cellatlık gönüllüsü bir yığın insan Taksime çıkmış, Müslüman Türk milletinin hassasiyetini göstermiştir. Allahtan gavurdan aldığımız kanun, nizam var, bunlara dayalı kurumlar yarım yamalak da olsa çalışıyorlar da birilerinin verdiği "katledilmeleri vaciptir" fetvasının gereği yapılamadı.
İbrahim Erdoğan 13 Mart 2019 23:48
Hepimize lazım olan hassasiyet... Yerinde bir ifade... Hepimize lâzım olan hassasiyet, galiba toplumu yönetenlere lâzım değil ki bu hassasiyet ihtiyacını umursamaz görünüyorlar. Allah akıl, fikir ve izan versin!..
KARAR OKURU 13 Mart 2019 22:07
Yusuf Bey, kendini asmis bu makaleyi yazarak. iktidarin "kadinlar ezani protesto etti" yalanini ifsa etmis. Reis duymasin...
hamdi bey 13 Mart 2019 21:11
O temeli söküp Ankara'ya götüren adam...CHP Erzincan senatorü Nİyazi Unsal idi. Haberi manşetten veren de Simavi'nin Hürriyeti! Erenler sohbetinde olur da; gazete köşesinde tarihe not düşmek makbuldur.
karar okuru 13 Mart 2019 20:05
Siyasette akla hayale gelmedik olaylar oluyorsa bunun büyük sebeplerinden birisi cumhurbaşkanının partili olması!Yeri gelince seksen milyonun cumhurbaşkanı,yeri gelince akp.nin genel başkanı!Bu durum cumhurbaşkanlığının saygınlığını büyük ölçüde zedeliyor!
E.K 13 Mart 2019 15:44
Sn Yazar dogruyu soylemek, bir seyi dogru oldugu icin soylemektir..Su veya bu partici olmak gerekmez. Chp'yi desteklemediginizi kalin cizgiyle altini cizerek belirtmenize hic gerek yoktu...Okuyucu olarak sizin hangi partiyi desteklediginiz benim icin hic onemli degil. Ben kaleminizden cikanla ilgileniyorum..Sn Erdogan basta, Akp'liler devletin imkanlarinida kullanarak o kadar fazla bos gurultu yaratiyorlar ki, bu hengamede dogrulari soyleyenlerin sesleri ciliz kaliyor..Duyulmuyor..Zaten amaclarida bu..Yeter ki oy gelsin..Bunlar koltuklarini korusunlar.
Okur 13 Mart 2019 11:49
İlginç, ortadoğulu toplumların hassasiyetleri çok fazla. Sanki bir ihtiyaç gibi hani biri hassasiyetimizi gıdıklasada çoşsak beklentisindeler. Bunun tabi arkası psikolojik gibi. Çoğunlukla kendinden kaynaklı sınırlama ve yoksunluklar nedeni ile hep öfkelidir bu topluluk. Beklerki biri gıdıklasın bunlara coşup yaksın yıksın. Biri yanlış anlaşıldığını gösterse de “olsun yinede suyumu bulandırdın” der devam eder. Aslında arka plan kendi zaafları bu öfke sayesinde örtülür. Bu özellik ortsdoğu siyasetinde yaygınca kullanılır. Ama sonuç hep yıkım
Sabahattin 13 Mart 2019 11:46
Türkiye çatışan kabileler topluluğu olmaktan kurtulmalı. Bireylerden oluşan bir millet olmalı.
nadim hatipoğlu 13 Mart 2019 11:36
bir olayı provoka etmek ne tür bir olay olursa olsun doğru değil ister inansın ister inanmasın milli manevi değerler üzerinden bu doğru değil yanlız şunu unutmamak gerek dünyada oynanan oyunların tümü islami inançları zedelemek köreltmek ve yok etmek üzere kurgulanmış bunu düşünerek islami ve milli hassasiyetlerimize sahip çıkmak provokatörlük olamaz çünkü hoş görü milli ve manevi hassasiyetlerde nereye kadar küfre rıza küfür olduğu gibi zülüme rızada zülümdür bir başkası üzülecek diye ALLAHCC. GAZABINA UĞRAMAYI ÜZERİMİZE ÇEKMEYELİM ALLA
ramazan gün... 13 Mart 2019 10:33
(8)Tanıyorum bu ‘gizemli’ kişiyi, liderlerini!. Onu ‘içimizde müşterek’ ahlak duygusundan tanıyorum. ‘örgüt bilincinden’, ‘iktidarı ve zihniyeti ve alışkanlıkları değiştirmeye dair İHTİLALCİ ŞUURUNDAN’ tanıyorum.. Onu tanıyorum.. da.. ben sizleri hiç tanımıyorum!. Ha!. Seçim?. Anlamayız biz; o sizin işiniz!. (uzun oldu, daha da söyleyecek ne çok lafımız vardı oysa.. kusura bakma ‘yusuf abi’..)
ramazan gün... 13 Mart 2019 10:32
(7)Sanki kendisi bakacak ‘….’, yurtta vereceksin bir çocuğa ilgilenecek!.. Öyle saf, öyle ‘sevinç’ dolu ki; inanmanın neşesi sarmış sesini, hiç dert etmiyor gibi; salak sanırsın, SANIRSIN!. Sonra.. bir ‘efsane’ dolaşıyor bu aralar; bir zengin, adamlarına bin lira dolu zarflar verip, fakir mahallelerde, kapı altlarından dağıttırıyor. Yakalandıkları zaman ‘sır vermiyorlar’; ‘örgütçüler’! demek.. Liderlerini söylemiyorlar ve ‘eylem alanını hemen terk ediyorlar’!.
ramazan gün... 13 Mart 2019 10:35
(6)Başlarındaki zaatın büyüklüğüne nisbetle… istisnalar hariç.. zihniyet, adet ve alışkanlığın getirdiği ‘rasyonel yozlaşma’!. Tek yapması gereken ‘bedahati görmek’; 50 lira ne işe yarar?. Rus, Müslüman olmuş, kör, kalkmış gelmiş, dinlediği, okuduğu kitaplardan etkilenmiş, anlatılanlardan menkıbelerden filan.. BU UĞURDA bütün parasını bitirmiş.. o kitapları SEN DE okudun; aranızdaki fark?. Yurda yerleştirmemişler. Mazeret ‘bu KÖR bakamayız buna’!!. YUH SANA!.
ramazan gün... 13 Mart 2019 10:35
(5)Mehmet bir daha arıyor; daha üst mevkide birinin telefonunu veriyor; o halledermiş, HALLEDERMİŞ!. Ah be mehmet!. Olur mu böyle; torpilli hayır mı olur?. Hep gıpta ile baktığım, bir ara ben de gireyim kapanayım, bir lokma bir hırka sırf bilgi ve ilme döneyim diye düşündüğüm yerde OKUNAN o kitapların neresinde yazıyor bunlar?. İyi ki girmemişim!. Alışkanlık beni de ‘hocaefendi’! haline getirirdi!..
ramazan gün... 13 Mart 2019 10:34
(4)Bırakalım hiyerarşinin üst kısmını, bu en sondaki ‘hoca’ kendine yazdığı 10 bin tl maaşa karşılık 50 tl vermiş olmaktan UTANMIYOR!. Zira, alışkanlık-adet böyle yerleşmiş ve hiç düşünmüyor; alışkanlıklar böyledir, hiç düşünmeyiz.. sorsan, ilim irfan ve hayır işindedir; hatta zorlasan, şu an 50 tl yi verirken dahi kendine ‘sevap yazıldığını’ düşünüyordur; kim bilir?. ‘şu kadar yaşa geldik, fatihte hem evim hem kirada mülküm var. Artık bedelsiz ve GERÇEKTEN hayır için yapsam ne olur?’ diye düşünemiyor..
ramazan gün... 13 Mart 2019 10:34
(3)Çocukluğundan beri cemaatte olan bir ‘abim’in lafı geliyor aklıma: ‘çocukken, bir odada, torbalardan boşaltılan DİZLERİMİZE KADAR dolu dolar ve markları düzelttirip saydırırlardı bize; toplanan yardımlar..’ yardım, hayır,sadaka filan filan.. burdan -mesela- 1 trilyon verdiniz diyelim. Sistem öyle bir çalışıyor ki, devasa bir hiyerarşi ve bürokratik yapı silsilesi içinde ‘para piç oluyor’!. Neticede ordan 50 tl olarak çıkıyor!.
ramazan gün... 13 Mart 2019 10:34
(2)Bilgisi bana ulaşıyor. Bizim mehmet bu cemaatten olduğu için telefon açıyor ve durumu anlatıyorum. Bir isim veriyor; ‘filanca hoca’, yardım birimindenmiş. Ben de ona değil, aradaki kişiye bildiriyorum.. bir vakit sonra aradaki kişi ile konuşuyoruz. ‘ne oldu?’ diyorum. ‘gitmiş, 50 tl (yazıyla elli türk lirası) vermişler diyor!. Beni biliyorsunuz; öyle ‘ısınıyorum’ ki, ‘tersten okuyorum’ bildiğim ne varsa!. Açıyor ve mehmete de ‘kıraatimi’ tasdik ettiriyorum!.
ramazan gün... 13 Mart 2019 10:29
(1)Rus.. doğuştan kör.. Müslüman oluyor.. kuran öğrenmek ve kendini ilme vermek için türkiyeye geliyor.. öyle duymuş; buralarda medreseler ve ‘mübarek insanlar’ var(mış); arapça, fıkıh, hadis, siyer; bilirsiniz!. öyle yumuşak ve saf ki, ‘salak’ dersiniz; DERSİNİZ!. Bir eve yerleşiyor; olan parasını bitiriyor. İlim öğrenmekten başka bir şeyi düşünmüyor. Kör olduğu için, fatih’de meşhur bir ‘ilim merkezine’ taksi ile gidip geliyor.. PARASI BİTİYOR!..
KARAR OKURU 13 Mart 2019 09:45
Hiçbir dostu, tanıdığı şu partiye, bu ittifaka oy verdi-verecek diye ötekileştirme yetkim yok. Erdoğan ne derse desin. Benim böyle bir derdim, tasam yok. En üst nokta Türkiye Cumhuriyeti ise, bu cumhuriyetin resmi her partisine, HDP dahil, seçime girme yetkisi Türkiye Cumhuriyeti kurumlarınca verilmişse; şu hain, bu illet demek başta Türkiye Cumhuriyetine hakaret olur. Yetkililer suç tespit etmişse ahaber-trt-24 den bağırmasın, gereğini yapsın. Yoksa şu hain bu zillet, o illet. O zaman o partileri orada tutan, seçime sokan ne oluyor.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 09:36
Fazla hassas olmaya gerek yok Her şey gün gibi ortada. Hak edene hak ettiğini söylemek gerekiyor..İkircikli cümleler söylenen sözlerin yalan olmadığını göstermez Gerçek olan Gözde görülen ve ülkemizde yaşanan enteresan birleşimlerdir.
Bu seçimin en etkili malzemesi Bence AKP li olmayanlara vatan haini terörist Zillet illet denilmesidir AKP ve yöneticileri bunu bilinçli olarak yapıyorlar bilerek yapıyorlar kendi halkını düşman gören benliğini yitirmiş bir iktidarla karşı karşıyayız.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 08:59
Gözler var görmez kulakları var duymaz kalpler var hissetmez işine geleni duyar işine geleni görür işine geleni hisseder
KARAR OKURU 13 Mart 2019 08:49
Gün gelir “ezan ve bayrak düşmanları” manşetlerini yan yana dizer “Türkiye ne badireler atlattı, ne günlerden geçtik, zamanın kartel medyası hangi rezilliklere imza atmıştı” diye de konuşuruz.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 08:17
Yalan dolan ve iftira ile seçim malzemesi olmaz. Bu akp sonunda yalancı çoban halini alacak
Selim 13 Mart 2019 06:40
İyi de çok hassas olmamız ve sağduyulu hareket etmemiz gerekmez mi? Hemen de vay işte bak bunlar din ezan bayrak düşmanı demek ülkeye hiçbir yarar sağlamaz hele ki bunu seçim için yapmak etik değil vicdanı değil aklı selim değil
musto 13 Mart 2019 03:44
Erbakan hoca bu işin piriydi köylüden oy alamazdı şehire göç başladı insanlar işsiz evsiz onlara çare oldu örgütledi iyi bir mühendis ve dünyayı bilen birisi çevresinde ağırlıklı liyakatlı ve vatansever insanlar vardı devletin günahını satmazdı.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 01:07
Şimdi ben böyle demekle CHP’yi mi desteklemiş oldum? Hayır, böyle bir şey yok. Keşke CHP li olsan istikametinin nasıl şaştığını göstermiş oldun Tek tek gidip sorabilecekmisin niçin ıslıklamaya devam ettiğini ? Bir kısmı bile olsa o niyetle ıslıklamıştır Sözümüz onlara Sen de biriki cümle kursaydın onlar için
selman 13 Mart 2019 08:45
45
Bir kısım müslümanlar da kafa kesiyor, hepsine terörist mi diyelim?
KARAR OKURU 13 Mart 2019 00:53
üstad, videoda cami önündeki kalabalık yüzlerini camiye dönüp alkış ve işlik çalıyor.HüsnüZan çok zorlanmış.Yolda biri tesettürlü diğeri açık 2 bayan araçlarıyla yol vermeme münakaşasj yapıyor açık olan aracından inip diğerinin yol vermesi daha zahmetli ve onun arkasında araç yoğunluğu olduğu halde geei gideceksin başına sardığım o çaputla aklını örümcek ağı kaplamış diyerek camını yumrukluyor.Bu laikliğin arkasına sığınan cahiller hep CHP nin arkasında konsolide oldu.Boş konuşuyorsun
Hangi ahlak? 13 Mart 2019 00:22
O kadınlar “toplumun ahlakını bozuyor” denilen pankartlarıyla yürümelerine izin verildiği zamanlarda toplumun ahlakı bugünkü kadar bozulmamıştı. Önce yürüyüşleri engellendi. Bunu protesto edeceklerini en iyi yürüyüşü engelleyenler biliyordu ama belliki hazırlıklıydılar; protestoyu ezanaymış gibi göstermek, bunu yaymak, kadınları linç etmek isteyecek kadar gözü dönmüş bir öfkeyi kışkırtmak. Ve tüm bunları bir avuç oy için yapmak. Ahlakınız o pankartlarla değil, bunları yapınca bozuldu.
KARAR OKURU 14 Mart 2019 18:50
0
Kadına laf söyleyenlerin çoğu erkek. Bunlara ne demeli? Ahlaksızlar.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN