Back To Top
Devletin pejmürdeliği

Devletin pejmürdeliği

 - Son Güncelleme: 30.09.2019 Pazartesi 09:50
- A +

İstanbul’da yeterli toplanma alanı var mı?

Ben devlet değilim. Bu soruya şöyle bir cevap verebilirim.

Eğer enkaz altında kalmamışsan, sen, karın, çoluğun çocuğun, annen, baban, kardeşlerin sağ ve salimse, bulursun bir toplanma alanı. Bulamazsan da bulamazsın, sığışırsın bir yere, dünyanın sonu değil.

Ama yaşadığın bina, ya da çalıştığın işyeri veya önünden geçtiğin bina üstüne yıkılmışsa, senin için dünyanın sonudur.

Toplanma alanına ihtiyacın yok.

Bulabilirlerse bir kabre koyarlar seni.

‘Seni’ dediğime bakma, hepimiz için geçerli bunlar.

İnsani tepkilerimiz var.

“Kaçmış depremin şiddeti?”

“5,8’miş.”

“Hımmm. 5,8 yıkıma sebep olmaz.”

Bazıları depremle kaşarlanmış gibi konuşur. Sanki senelerce depremci dükkanında çalışmış!

“İyi sallandık ama!”

Sanki herifi salıncakta annesi salladı!

Bazıları samimi.

“Çok fena sallandık.”

“Çok korktuk.”

“Çok korktum.”

Bunlar hep depremi atlattıktan sonra söylenebilecek sözler.

Depremi atlatamadıysanız, sizin için bu fani alemdeki sorunlar bitmiştir. Yorumlar da bitmiştir.

Sizden sonrakiler münakaşaya devam ederler.

“GSM operatörleri sınavı kaybetti!”

“Belediye çuvalladı!”

“Devlet çuvalladı!”

Deme imkanına sahip olanlar, depremi atlatabilenlerdir.

Farkındayım, oldukça katı, acımasız, asap bozucu gerçekler.

Bu gerçekleri yumuşatmak, katlanılır hale getirmek daha ciddi şeyleri konuşmakla mümkün olur.

Fakat bakıyorum devlet de vatandaş da işin o tarafına fazla bakmak istemiyor.

Belediye çalışıyor mu, toplanma yeri var mı, AFAD depreme hazır mı, depremden sonra elektrikler kesilir mi, doğalgaz çalışır mı, trafik tıkanır mı?

Çünkü işin o tarafına bakmak devlete de vatandaşa da ciddi işler yüklüyor.

Nedir işin o tarafı?

Bize büyük deprem ikazı 1999’da yapıldı.

1999’da içinde yaşadığımız binaların depreme uygun olmadığını ve 20-30 bin insanımızın bundan dolayı can verdiğini öğrendik.

Devletimiz, yetkililerimiz bundan dolayı hiç utanmadı.

Deprem paraları ne oldu, deprem vergileri nereye harcandı sorularına karşı bile duyarsız devlet.

Sembolik olarak bir Veli Göçer bulduk, cezaevine attık, müsterih olduk.

Ey devlet! O yıkılan evlerin hemen hepsi senin yaptığın mevzuata uygun inşa edilmişti, mevzuata uygun olmayanların da denetim sorumluluğu sendeydi.

Bu insanların ölümünde en büyük pay senin. Sen ihmal ettin, sen gevşek davrandın, sen ciddiye almadın

Bari bundan sonra kendine bir sorumluluk yükle.

Hadi geçmişi değiştiremiyorsun, geleceği düzeltmeye çalış.

O yıllarda, yani 1999’da, “Uzun iş” diye düşünüyordum “Bütün binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi.”

Ne kadar uzun iş?

Bana sorulsaydı, “İyi çalışılsa belki 20 yılda biter” derdim. Aklımdan böyle süreler geçiyordu.

İşte, geçti 20 yıl.

Devlet, ne yaptı 20 yılda?

Kevgire dönmüş bir kentsel dönüşüm. Saçma sapan, ne tarafından tutsan eline gelir.

Bina stoğumuz nasıl?

Berbat! İstanbul’un 3’te ikisi depreme dayanıksız.

Devletin görünür bir yerine bu pejmürdeliği yazmak lazım.

Peki, geçen hafta deprem oldu. Bir şey de yıkılmadı. Sadece birkaç bina hasar gördü bir minarenin de tepesi düştü.

Şimdi ne yapmak lazım?

Geçen 20 senede yapılmayanı yapmak için kolları sıvamak lazım.

Belki vakit vardır. Belki beş on senede ortalığı toparlayabiliriz. Ne kadarını toparlasak o kadar iyi.

Bu, dua yerine de geçer. Umulur ki çabaladığımız için Allahu Te’ala bize merhamet eder.

Evet, dua kalp ile yapılır.

Ama fiili dua diye de bir şey vardır.

Depremin fiili duası, binaları depreme dayanıklı hale getirmektir.

Ama bizim kafamız böyle düşünmeye müsait değil.

Deprem, sanki sağcı solcu ayırıyormuş, parti farkı gözetiyormuş gibi politik prizmalardan geçirilmiş deprem tartışmaları.

Aman, fiyakamız bozulmasın.

Böyle giderse bozulacak!

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 22:06
Siz ne yaptınız 2 sene öncesine kadar bugün ayrı düştükten sonra eleştiriyosunuz öncesinde pamuklara sarıyodunuz
ÖTÜKENLİKURT 30 Eylül 2019 18:34
Muhterem yazar yazınız çok güzel. Bu millete tedbiri öğretemezsiniz! Bu millet, DÜNYA MÜSLÜMANIN CEHENNEMİDİR gidi saçmalıkları İslami beyan diye yutturan angutların şıh diye baştacı edildiği bir ülke! Bu ülke sigorta yoluyla felaketlerin tahribatını önlemeye ALLAHTAN GELENE TEDBİR ALMAK GÜNAHTIR diyecek kadar zıvanadan çıkan angutların yaşadığı bir ülke! Bu tarikat ve cemaatçilere sor, depreme tedbiri de günah sayar! Çünkü bunlar aklı devredışı bırakan özel bir dine inanırlar! Bunlar İmam Maturidi hazretlerini tanımazlar! Bu sebeple boşverin ölen ölür kalan sağlar bizimdir!
ramazan gün... 30 Eylül 2019 16:42
hemmen sorup kaçıyorum: bu arada kaç yönetici, siyasetçi, ekabir ve dahi bilmem ne kallavi taife.. kaç tanesi ailesini, çoluğu çocuğu (bazıları metresi filan:) ÇOK ACİL BİR İŞ, eğitim için rutin gidiş-geliş, bir önemli görüşme vb için yurtdışına, istanbuldan uzak illere vb gönderdi?.. özellikle ülkemizin ve özellikle 'istanbulumuzun' sorunlarıyla yakından ilgilenen tvde gazatede filan bizi canhıraş biçimde 'biliçlendirmeye' çalışanlardan kaçı? ne, yok valla bişi demedim ya; biz 15 temmuz sonrası şenliklere ve cenazelere 'kesin dönüş' yapan b. başkanı da gördük!
engineer 30 Eylül 2019 16:00
1-kentseldönüşüm sırlar hattından denizi gören yerlerde rantı yüksek olan mahalleler, yani incir ağacından olmuşları toplayan rantsal dönüşüm, iyice anladım kimse kimseye kentsel dönüşüm falan yapmaz 2-dapremde yıkımlar rant için uygun, yıkım maliyeti sıfır, 3-nüfus planlaması açısından da uygun, köye dönüş projesi yerine tahtalı köye dönüş projesi olacak önemli olan devletin bekası, insanı öldür ki devlet yaşasın 3-ölüler hak talep etmez, 4-ruhsatsız kaçak yapılar,tapusu olmadığından devletin yükümlülüğü olmaz, sadece tapusu olanlara birebir daire verir
ASES AS 30 Eylül 2019 13:13
Burdaki yazarlar duasınıda niyetinide değiştirmişler.Bence önce kendinizi dönüştürün.
E.K 30 Eylül 2019 12:37
Sn yazar, oncelikle depremden kurtulursak bir yerlere siginiriz sozu tamamen dogru degil..Her tarafin gokdelen oldugu kentte yikilan binalardan bos alan kalmaya bilir.. Yuzbinlerce insan, logistik, ambulans, gida vs...Yani mesele o kadar basit degil...Ikincis: 99 depreminden sonra Akp iktidar oldu...Hamasette yeri gogu inleten siyasal islmaci bu zihniyet, deprem ile ilgili bir sey yapamamis...Keske bir satirda olsa bunu soyleseydiniz...Biliyorum bu sag sol meselesi degil, ama iktidar onlarin elindeydi...
musto 30 Eylül 2019 12:23
Devleti şirket olarak görür kar zarar ortak hesabı yaparak yönetirsen çukura saplanırsın.Yasal kurucu ortaklar kukla perde arkasında kuklayı oynatanlar.Kuklayı oynatanlar daha çok kazanmak isterler köle düzeni ile mutlak itaat isterler.
Yazar yazmış : "Evet, dua kalp ile yapılır. Ama fiili dua diye de bir şey vardır. Depremin fiili duası, binaları depreme dayanıklı hale getirmektir." İşin can alıcı noktası burası. Bizler fiili duayı bilmiyoruz ve yapmıyoruz. Batı düşüncesi ise fiili olarak dua ediyor. Allah da Rahman ismi gereği onlara yardım ediyor. Bizler Rahman'ın rahmetine bu dünyada uzağız ama Rahim'in yardımına korkarım ki, hepten uzağız.
Krr 30 Eylül 2019 09:56
Milletin parasını toplayıp gerektiği gibi kullanmayan hükümet yöneticilerinin tamamının, üç kuruşluk menfaat (rüşvet) için kusurlu binaya onay veren memurun, belediye yetkilisinin, kendinden başkasını düşünmeyen aç gözlü müteahhidin, Allah ....... versin. Amin...
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 09:24
Bu depremde de bir iki kurban bulur politikacılar. Devlet pir ü pak olur. Bir tek masum çocuklara yüreğim yanar. O çürük binaları, onların tepesine biz çattık. Olan masumlara olacak, politik palavralar devam edecek. Yola devam, diyorlar zaten.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 08:41
Sorumlunun etrafında pejmürde pejmürde dolaşıyor yazar. Adını koysana birader! Devlet, diyerek ne gizliyorsun. Bu işin tek sorumlusu, İstanbul'u 25 yıldır yönetendir; bu pejmürdeliğin tek müsebbibi Erdoğan'dır, desene!
ERKAN DOĞAN 30 Eylül 2019 08:17
Sayın Yazar İslamcının kafası fizik kanunlarına ne zaman bastı ki şimdi bassın. İnşaattan çal, zengin ol soran olursa memleket için çaldım de.Sonrada işi üç beş din şarlatanın duasına havale et. Bu memleket bu kafalardan temizlenmedikçe bize huzur yok. Sizin göreviniz de her halde bunları normalleştirmek ki ne yani dua etmeyelim mi diye üste çıkmak. Pompei de yanardağ patlayıp kamayan esir ve köleleri görmeyip tanrı fuhuş için onları helak etti diyen adamlar gene bu deprem için de bir günah reçetesi elbette yazacaktır.
Okuyucu 30 Eylül 2019 08:01
AKP 18 Yildır bizleri kandırıyor ve deprem için tedbirler ve yeni binalar falan. Fiyasko üstüne fiyasko. Asıl deprem AKP için çok yakında yapılacak seçimlerde olacak fakat kaç şiddetinde olacak onu millet belirleyecek. Artık daha fazla kandırılmak istemiyoruz. Bugün 30 Eylül bakalım yarın Suriye’nin kuzeyine girecekmişiz yoksa o da mı oyalama.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 09:44
2
Fetöye girdik,oraya da gireriz
Türk oğlu ! 30 Eylül 2019 07:42
Yusuf bey "büyüklerimiz doğrusunu bilir, vardır bir bildikleri." "Takdiri ilahidir" "kaderde varsa ne gelir elden" gibi gibileri, kültürü başlı başına acizliğimizin, beceriksizliğimizin kamuflajı değil mi. Diyemiyoruz biz ders almaz, beceriksiz tembelin tekiyiz diye, böyle sözlerin ardına saklanıp kendinimizi rahatlatıyoruz. Günlük çıkar peşinde koşuyoruz. "Ne inandığımız gibi yaşıyoruz, ne de yaşadığımız gibi inanıyoruz." Müslüman,yahudi,hıristiyan ve diğerlerine bakın, bir öğreti nasıl 180 derece ters yöne döndürülür görürsünüz. "Ders alınsaydı edermiydi tekerrür" ders almıyoruz azizim ders
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 05:00
Bu hükümet döneminde hiç bir dönemde olmadığı kadar inşaat oldu. Neredeyse tüm kamu binaları yenilendi, altyapı yenilendi ;depreme dayanıklı hale getirildi. Konut stokunun içindeki depreme dayanıklı konut alanı müthiş bir oranda arttı. 'Muhalif olacağım 'diye bunları görmemek insani ve vicdani bir tutum değildir, bu yol, yol da değildir. Elbette yapılanlarda hatalar olabilir, eksiklikler olabilir.Son söz :Muhalif olbilirsiniz ;ama asla CHP gibi inkarcı, fetö gibi algıcı olmayınız, Selametle..
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 07:04
0
Bu hükümet depreme dayanıksız binalara imar barışı yaptı. Artık selametle mi cehaletle mi sefaletle mi sen söyle.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 09:48
8
Depreme dayanıksız binalarda zaten oturuluyordu, değişen bir şey olmadı ;bu tür binalar kayıt altına alındı. Ama sefil fetöcüler hiç bir şeyi anlamazlar. Zaten fetö şarlatanına inananda akıl da aranmaz.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 14:32
1
09.48 seni Allaha havale ediyoruz. Senin gibilerin biran önce nesli tükensin inşallah. Birilerinin sorumsuzlugunu alakasız bir kitleye bağlayıp günah cikartamazsin. Yemiyor artık toplum, gerçeği biliyoruz. Hem yüreğiniz hem agziniz bozulmuş sizin, ıslah olursunuz umarım.
KARAR OKURU 30 Eylül 2019 18:01
1
09.48 Çürük binaya imar affıyla iskan vermek ile vermemek arasındaki farkı bilmeyecek kadar cehaletinizi kusmuşsunuz.diğer haşhaşilerle aynı ruh halinde olan siz gibilerini ki birilerini temize çıkaracağım diye insanların hayatlarını bile değersiz görecek kadar "siyasi haşhaşi:" olmuşsunuz..Allah ıslah etsin hepimizi
Has Parti 30 Eylül 2019 01:09
Sayın yazar acaba devlet ve devletin fetva ve dua konusunda yetki verdiği ya da ses çıkarmadığı 'devletin imamları' devletin ayıbını örtmek için mi dua çözümünü buldu? Aynen Soma'da ölen 301 madencinin devletin ehil kişiler tarafından yönetilmediğinin gizlenmesi için 'şehit' ilan edilmesi gibi .
Has Parti 30 Eylül 2019 01:02
Bu kafayla toplama kampı olmaya aday bir ülkede toplanma alanı olmaması çelişki mi acaba, yönetenler açısından?
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN