Back To Top
‘Esed’le ne yapacağız’ sorusuna geldik

‘Esed’le ne yapacağız’ sorusuna geldik

 - Son Güncelleme: 21.10.2019 Pazartesi 08:25
- A +

Endişeliydim, Barış Pınarı Harekatı sırasında başımıza bir çorap örüleceğinden.

Trump bir türlü konuşuyordu ‘öteki Amerika’ bir türlü.

Avrupa’da Macaristan hariç aleyhte beyanat vermeyen kalmamıştı.

Münbiç’te rejim birdenbire yeni bir zemin kazanmıştı, üstelik YPG’yle temas halinde.

Kobani de kapsam dışına çıkıyordu.

Trump’ın tweetleri berbat mı berbattı. Mektubu tweetlerinden daha berbat.

ABD Başkan yardımcısı Pence Ankara’ya gelmişti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la tokalaşırken suratından düşen bin parçaydı.

O saatlerde borsa düşüyor, döviz tırmanıyordu.

Demek ki piyasa da endişeliydi.

Derken...

Pence’le Erdoğan’ın görüşmesinden bir anlaşma çıktı.

ABD, 120 saat içinde YPG’nin 30 kilometre güneye çekilmesini sağlayacak, Barış Pınarı Harekatı bu süre içinde durdurulacaktı.

İyi bir şeydi bu.

En azından bu gün için endişeye mahal yoktu.

Borsa düzeldi, döviz geriledi.

Eğer herkes sözünde durursa Türkiye’nin istediği güvenli bölge biraz eksiğiyle de olsa oluşturulabilecekti.

Tabii ki bu sonuca ‘başarı’ dememiz gerekiyor.

Özellikle Türkiye açısından.

120 saatin çoğu gitti azı kaldı.

YPG yeteri kadar çekildi mi?

120 saat dolunca ABD’nin taahhüt ettiği yerlerden çekilebilecek mi?

Sahadaki hareketliliğe, tek tük provokatif saldırılara bakarsanız, YPG çekilirken gönülsüz.

Ama Türkiye kararlı. Dakikasında harekat kaldığı yerden devam eder diyor Cumhurbaşkanı Erdoğan.

Bir kararlılık sonucu Türkiye’nin istediği noktaya yaklaştı ABD.

Aynı kararlılık Türkiye açısından en optimum sonucu sağlayabilir.

***

Türkiye ile Rusya’nın arasında sanki görüşmelerde telaffuz edilmeyen ama iki tarafça da mevcudiyeti bilinen ihtilaflar var.

Rusya rejimin arkasında.

Rejim de Rusya’nın avucunda.

Öyle ki rejim adına bize taahhütler veriyor.

Türkiye ise rejime karşı tavırlı.

Gönlünde Esed’siz bir Suriye çözümü yatıyor.

Ama bilerek söylemiyorum, öyle hissediyorum, Türkiye bu çözümü Rusya ve İran’la birlikte müzakereler yaptığı Astana görüşmelerinde ikide bir masaya sürmüyor.

Ay sonunda başlayacak Anayasa görüşmelerinin belki yıllarca sürecek bir müzakere maratonundan sonra Suriye’yi demokratik ve özgür seçimlere götüreceğini ve bu seçimde Esed’in kaybedeceğini varsayıyor.

Rejim ve Esed konusunda nihai bir tavır belirlemeyi veya tavrını ilan etmeyi o zamana ertelemiş görünüyor.

Oysa, özellikle Rusya’nın ve İran’ın müdahalesinden itibaren bütün işler rejimin lehine seyrediyor.

Türkiye tabii ki kendi güvenliği için bir mücadele veriyor.

Fakat, Suriye’nin toprak bütünlüğü konusundaki kuvvetli vurgusu, -ki bu vurgu gerekli ve doğrudur- kontrol altına alınan sahanın sonunda rejime iade edileceğinin taahhüdü anlamına geliyor.

İstikbaldeki, iç savaştan sonraki rejimin.

Ama istikbaldeki rejim bugünkü rejimin aynısı da olabilir.

Yarın yapılacak Erdoğan-Putin görüşmesinde bu ihtilaflı konu muhtemelen eskisinden daha açık bir şekilde masaya konulacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan rejim konusunda hassas.

Barış Pınarı harekatının ilk günlerinde yaptığı konuşmalar, başlangıçtaki hassasiyeti koruduğunu düşündürüyor.

Suriye halkının aklını peynirle yemediğini, Esed’i seçmeyeceğini söylüyor.

Ancak bütün bu hadiseler Türkiye’yi rejime tavır konusunda yeni ve sıkıntılı bir aşamaya getirebilir.

Türkiye açısından, şu anda Esed’i denkleme koymak da zor çıkarmak da.

Ama her şey bizim elimizde değil.

***

Barış Pınarı harekatı sırasında ABD’yle ve Trump’la inişli-çıkışlı bir ilişkimiz oldu.

Sonu en azından şimdilik olumlu.

Türkiye, iki kuvvet arasında hassas ve zorlu bir politika takip ediyor.

ABD’yle ilişkilerde pozitif bir gelişme olunca Rusya’yla ilişkilerde de bir tesviye gerekebilir.

Yarınki görüşme bu açıdan da önemli.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 23 Ekim 2019 14:13
Hepimiz Haydarpaşanın gar olarak kalmasını çok isteriz. Ancak bu iktidarın tarihi eserlere saygısı olmadığı hepimizin malumu. Sizin de nedense , orası halkın malıdır, bedelsiz ve ihalesiz belediyeye devredilmelidir demeye bir türlü diliniz varmamış, lafı evirip çevirmişsiniz. Size yakışmamış.
okur 21 Ekim 2019 16:54
Vala Esadi Camlica camisine namaza devet edersiniz olur biter. Emevi camisine gitmek nasip olmadi hani. Hem onca Cihadciyi ne yapacagiz diye soru sorsaniz daha iyi edersiniz. Ne putin ne kürtler nede Esad onalari orda tutar bilmis olun. Geldikleri yoldan geri göndereceklere benziyor. Yolun nerden gecdigi malum!
Muhtefi. . 21 Ekim 2019 15:55
TURK MILLETI olarak Kendimize ne.Diliyorsak, Istiyorsak once Ailemizden başlayarak Aynısını Müslüman Komşumuza Dileyeceğiz ki Hakla, Hakta olalım. !.Akıl,Diplomasi, Cesaretle yürüyeceğiz. Tıpkı Ertuğrul Gaziler gibi..Emperyalistler mantığı ile degil..Olduğumuz yerde Bereket, Huzur, Güven, Adalet, Ahlak olmalı. !.Kimseden KORKMADAN. .HAK GÜÇTE DEĞİL. .ADALETTEDIR. .Vesselam.
KARAR OKURUMürsel 21 Ekim 2019 15:09
Esad altındaki eşşeğin öldüğünden habersiz çağdaş bir Fıravun. Ama Suriye halkı için bir kahraman olabilir.Suriye halkı bugün Muaviye'nin Şam meydanına toplayıp; dişi deve erkek deve testinden geçirdiği halkdan 5 adım önde bir mankurt topluluğu.Erdoğan'la görüşmesi tarihi bir yanılgı olur.Suyunun ısınıp belasını bulacağını düşünüyorum.Çünkü zulmü haddi çoktan aştı.Küfür devam eder zulüm bir yerde kesilir.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 22:33
0
Daha cok beklersin esat gitmiyor ustune tek kursun atmada. Turkiye sinirina geliyor
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 13:32
Kimse hayal görmesin, bu saatten sonra Esata bir şey olmaz ve Esatsız bir çözüm de olmaz.
ramazan gün... 21 Ekim 2019 18:52
0
mesela.. esadla görüştün, hatta vaziyeti 'kasarak' nusayrilik-alevilik zorlama bağlantısı, mihraç-muhaberat irtibatlarını filanda temele koyup anlaştın; din kardeşi olamazsakda 'neye düşman olduğumuzda kardeşiz' bağlamına oturdun.. bu çözüm hakkında bir şey söyle, nasıl bir çözüm olacak, ne işe yarayacak; amerikayamı rusyayamı vatan savunan pydyemi dalacağız?. her ne hayal görüyorsan, ne yapmayı istiyorsan, tamam işte; zaten olmayan esadla anlaşmış gibi BU DURAĞI GEÇ ve yapacağını yap!. bırak o sana gelsin!.
ramazan gün... 21 Ekim 2019 19:21
0
bu 'esadla anlaş'çıları anlamak mümkün değil. kaynağı itibarıyle bu müptezel muhalefet çıkışlıdır; zira esadla kötü olunduğu anda, chp (muhalefet ya) 'anlaşılmalı' dedi. bu ne manaya? zira şu an türkiyenin sorunu pyd olduğuna göre? kime karşı bir anlaşma olacak bu?. türkiye girdi chp (muhalefet ya) diplomatik çözüm dedi. masaya oturuldu neden savaşmıyoruz denilmesi gibi bir durum; laf bitmez arkadaşlar.. ama, AKSİYON-YALIN EYLEM, kavramların kaçınılmaz olarak doğurduğu çelişkiyi KAYNAĞINDAN aşma gücüne sahiptir; her adım YENİ BİR FİİLİ-VERİLİ DURUM ÜRETİR. bu ise YENİ LAFAZANLIKLAR!.
ramazan gün... 21 Ekim 2019 11:05
(7)veya SOMUT OLARAK sizi türlü kederlere boğan üzen bir meseleyi ele alalım; bu meseleyi çözemezsiniz; bir çok sebebi vardır muhakkak, ancak temelde dikkat ediniz bunlar İNSAN İLİŞKİLERİ İLE İLGİLİ meselelrdir; sevgili işi herkes zamanında aşık olduğuna göre en açıklayıcısı olabilir. ayrıldınız veya kriz var; göğsünüz daralmış.. ne yapsanız ORDA TAKILI KALIRSINIZ; ama ZAMAN VE HAYATIN İSTİKAMETİ; artık sizin için ya önemsizleşmiştir veya BÖYLE BİR MESELE KALMAMIŞTIR DAHİ!. metodun çıktığı ÖZETİ vereyim: 'allaha inandım de ve dosdoğru yürü!'.. sustum!.
ramazan gün... 21 Ekim 2019 10:58
(6)lehimize hallolmuş olsaydı pozisyonumuz ne olurdu; pozisyonlar ne olurdu; hareketli-hareketli diyalektiği ne biçimde ilerlerdi.. Okuduğumuz kitapta ne yapıyorduk yusuf abi? BAĞLAM, KAVRAMIN İDRAKİNİ VERİYORDU!. (..) suriye veya kürt meselesinde veya tüm benzer meselelerde (herşeyde değil; keşke herşeye otometik olarak uygulanabilecek TEK METODUMUZ OLABİLSEYDİ; marksizm gibi) meseleyi ÇÖZÜLMÜŞ OLARAK KABUL EDİP, bu durağı aşıp devam etmek; hayat beklemez!. çok defa tüm gayretlerimize rağmen çözemediğimiz meselenin gelecekte çözüldüğüne şahitizdir.
ramazan gün... 21 Ekim 2019 10:54
(5)öncelikle kendinden başlayarak dünyayı anlamlandırmış, pozisyonunu ve istikametini hareketli-hareketli ilişkisi üzerinden belirlemiş bir devlet anlayışımız olduğu şartımızı varsayarak devam edelim.. suriye meselesinde, savaş olmasaydı da istikametimiz belli idiyse.. olduktan sonra da, her davranışımız mesele ÇÖZÜLEBİLİYORSA BUGÜN, ÇÖZÜLEMİYORSA bizim için çözülmüş olduğunu varsaydığımız İSTİKAMETİMİZE UYGUN YARINı peşin kabul ederek ilerlemektir. SAÇAKLAR üzerinden zeka ile çözemediğimiz belirsizliği aşırıp müdrikemizde hallolmuş olarak kurmak!.
ramazan gün... 21 Ekim 2019 10:48
(4)burada bazen itiraz ettiğimi hatırlıyorum: 'arkadaş, bir meseleye bir isim verdiğimiz zaman onu hallettiğimize dair yaklaşımı bırakalım'.. kastettiğim, şimdi talep ettiğimle neredeyse aynı gibi durmaktadır; o zaman çelişki midir?. hayır, aynı pozisyondan geçen iki farklı istikametten bahsediyorum; zaten şikayet ettiğim hata da, çelişik görülmem de aynı sebeptendi; konum benzerliğinden adlandırma hatası.. dedim ya metodun felsefi derinliğini ayaküstü hatırlayamam.. şimdi...
ramazan gün... 21 Ekim 2019 10:40
(3)metodu çıkardığım felsefi metni bulursam işin felsefesine dair detayları da anlatabilirim. AMA HAYATINA BAK yusuf abi, çok defa hayat ne senin duraksamanı bekler ve ne de sen akışı kesip durmak istersin; yaşar geçersin. bir tuğlanın yerinde olmadığı zaman dahi çevresine bağlı olarak oluşturduğu boşluğun senin için bir saçaklanma-formel bir fikir sahibi olmanı sağlar ve kavramı yeni duymuş olsaydın dahi bu saçaklanmanın oluşturduğu İNTİBA onu zekayı atlamış olarak müdrikene teslim ederdi.. aslında her meselede ZATEN böyle yapılıyor; yeni bir şey söylemiyorum.
ramazan gün... 21 Ekim 2019 10:38
(2)yanında, ya kavrayıştan veya tasarımdan kaynaklanan eksiklik sebebiyle henüz idrakimizde oturmamış (çözülmemiş) meseleler de kalmaktadır; kitap okuyan biri olarak soruyorum, öyle değil mi yusuf abi?. peki ne yapıyoruz?. bizde oturmamış kavramın peşine düşerek, ÜZERİNDE BULUNDUĞUMUZ İŞİ bırakıp, kavram çevresine dönmek ve bir tür zeka bencilliği üzerinden 'analitik' alanda DURAKLAMAK bir usul olduğu gibi... meselemizi, ÇEVRESİNDE OLUŞMUŞ SAÇAKLAR ile beraber belli-belirsiz bir idrak pozisyonuna oturtup ÇÖZÜLMÜŞ KABUL EDEREK devam etmek!.
ramazan gün... 21 Ekim 2019 10:32
(1)bu benzer meselelerin çözümüne dair bir metod var aklımda.. zihin alanında ve hayatın içinde aslında böyle davranıyor ve düşünüyoruz ama aklın ve zekanın herşeye tahakküm etme cüretkarlığı, kendine maletme yatkınlığı gerçeklikle aramıza giriyor.. zihin alanında metodun nasıl çalıştığına girmeyeceğim, çok uzar ve iş güç arası detayları hatırlayamayabilirim.. ama kitap okumaktan veya öğrenimden örnek vereyim: bir kitabı okurken, kitabın vazettiği meseleye vukuf ve mesafemiz nisbetinde anladıklarımız (kavrayış+tasarım bağdaşması). (..)
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 09:49
Abd nin yillarca 10 000 leri gece n sayida eleman yetistirmesi 100 lerce tir silah vermedi km lerce tahkimat yapilmas sonucunda bu buyuk bolgenin 120 saatte bosaltilabilecegini silahlarinin toplanip imha edilebilecegini mevzilerinin yer lie yeksan edilebilecegini umuyormusunuz.o silahlari kim toplayip imha efitor bilen varmi.anlasma sadece terk uzerine mi yapilmisti.yeni bir sure uzatimi herhalde kapida bekliyordur.resulayn de giren cikan arac sayilarina bakarsak 120 ile 300 kisilik guc icinmi aylarca sinirda tahkimar yapip asker yigdik.bu cekilmeyi kim denetliyor abd demeyin sakin
Meto 21 Ekim 2019 05:22
Esed düşmanlığı ile yola çıkılarak 8 yıl sonuç yok bu düşünce mantıklı degil
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 01:25
Tabii ki Suriye halki Esad'i sececek. Savastan once Suriye halkinin %60indan fazlasi Esadciydi. 2 ay once yapilan anketlerde bu oran %65 civarinda. Zaten Putin Esad'in secimi kazanacagindan emin olmazsa demokratik secim olacak demez. Putin varken Suriye'nin ic islerine karismaya da bizim gucumuz yetmez...Turkiye su anda amaci olan guvenlik bolgesinin %15ini kontrol altina almis durumda. 22 Hazirandaki gorusme, Putin'in daha fazlasina izin vermemesi nedeniyle yapiliyor.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN